• Haberi Oku..

    Kaju aslında meyvesinin sapıdır...

  • Haberi Oku..

    Ananas aslında meyve değildir.

  • Makale

    Çekilen fotolar

  • Makale

    Yıldız sayısı..

  • 13 Nisan 2014 Pazar


    Malzemeler:
    1 Bardak nar taneleri
    2 Bardak ılık su
    1 Tatlı kaşığı toz acı biber
    1 Yemek kaşığı bal
    1 Tatlı kaşığı Hintyağı

    Hazırlanışı
    Müthiş saç çıkartıcı tarifi hazırlamak için Maya, Nar, Toz Biber, bal, Hintyağını  en son ılık suyu(maya olduğu için) bir cam kavonazda karıştırın. Kavanozun ağzını kapatıp bir havluya sarıp  mayalandırın hepsi bu haftada iki defa saç diplerine 40-45 dakika uygulayın saç diplerine bekleme esnasında masaj yapılmayacak.

    Not: Sakalları seyrek çıkan veya hiç çıkmayan erkekler haftada iki defa yaş mayayı ıslatarak homur haline getirip sürsünler sakalları coşturuyor(hanımlara yasak).

    Şems Aslan ~ Saç dökülmesini durduran tonik

    Konu Saati  05:53  |  in  Şems Arslan  |  Devamı»


    Malzemeler:
    1 Bardak nar taneleri
    2 Bardak ılık su
    1 Tatlı kaşığı toz acı biber
    1 Yemek kaşığı bal
    1 Tatlı kaşığı Hintyağı

    Hazırlanışı
    Müthiş saç çıkartıcı tarifi hazırlamak için Maya, Nar, Toz Biber, bal, Hintyağını  en son ılık suyu(maya olduğu için) bir cam kavonazda karıştırın. Kavanozun ağzını kapatıp bir havluya sarıp  mayalandırın hepsi bu haftada iki defa saç diplerine 40-45 dakika uygulayın saç diplerine bekleme esnasında masaj yapılmayacak.

    Not: Sakalları seyrek çıkan veya hiç çıkmayan erkekler haftada iki defa yaş mayayı ıslatarak homur haline getirip sürsünler sakalları coşturuyor(hanımlara yasak).

    12 Nisan 2014 Cumartesi


    Şimdi de bir külçe maydanoz katalım

    Hey sen! Elindekini sadece bir demet maydanoz mu sanırsın? E, o zaman çok yanılırsın. Elinde tuttuğun o demet, altın kadar ağırdır, tatmasını bilirsen

    Eski Yunan’da maydanoza bir avuç altın adı verilmiş. Ben de tıpkı Eski Yunan’dakiler gibi maydanozun altın kadar değerli olduğuna inanıyorum. Yaptığım araştırmalar bu fikre inanmamı sağladı. Bu araştırmam ışığında elde ettiğim bilgileri sizinle de paylaşarak evinize giren maydanozdan çok farklı sağlık hizmetleri sağlayabilmenize katkıda bulunmak isterim. Yunan tanrılarının kutsal yaşam alanı olan Olimpiya Dağı’nda düzenlenen yarışmalarda kazanan sporcu kahramanların başlarına defne ve zeytin yapraklarından taç takıp ellerine de maydanoz yapraklarından muhteşem demet verirlermiş. Çünkü maydanoz bu sporcu kahramanların vazgeçemeyecekleri güzellik ve sağlık bitkisidir. Hatta bazı antik heykellerde bunları görebiliriz. Yunanca maydanozun anlamı; taşların üstünde yetişen demek. Eski hekimler şifalı maydanozu öncelikle ilaç niyetine kullanırdı. Ama modern hayatta maydanozu sadece salatalarda, soslarda ve bazen de bitki çaylarında kullanıyoruz.

    Size avuç dolu, sır dolu, bilgi dolu, sağlıklı hayat için şifa dolu maydanozdan nasıl faydalanacağınızın tariflerini vereceğim.

    Yaprakları A, C ve K vitaminleri, demir, potasyum, kükürt, magnezyum ve klorin yönünden zengin olan maydanozun bir tutamı vücudumuzun günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılamakta. Yani maydanozda C vitamini elmadan, limon ve portakaldan beş kat daha fazla. Maydanozun bu özelliği görme gücü, kılcal damar sistemi, adrenal ve tiroid bezlerinin fonksiyonları üzerinde etkili.


    Cildi güzelleştirerek lekeleri açar, yanıkları iyileştirir.

    Tahrişli ve kılcal damar görüntüsü olan ciltlere çok faydalı

    Akne ve sivilceleri azaltarak mikroplarla mücadele eder

    Gözaltı torbalanmalarını başarıyla azaltır

    Siyah nokta oluşumunu azaltır

    Gözenekleri sıklaştırır

    Ağız kokusunu ve terlemeyi önler

    Bağırsakları temizler, bu anlamda maydanoz kilo verenlerin bitkisidir

    ÇİLLERİN RENGİNİ AÇMAK İÇİN TİBET TARİFİ

    Malzemeler:
    1 çay kaşığı limon suyu,
    1 çay kaşığı bal
    1 çay kaşığı kıyılmış maydanoz
    Uygulama:
    Malzemeleri karıştırıp her gün 15 dakika lekelere sürün. 1 ay sonra haftada 3 defa devam edin. Lekelerde açılmalar olacak. A ve C vitaminleri içerdiğinden dolayı cilde canlılık verir ve cilt lekelerinin oluşumunu engeller. Ayrıca E ve K vitaminlerini içerdiğinden saçı canlı gösterir ve kepek oluşumunu engeller.

    TÜBERKÜLOZ HASTALARI İÇİN KAHVALTI TARİFİ:

    4 yemek kaşığı yulaf ezmesi,
    1 tatlı kaşığı bal,
    6 yemek kaşığı sıcak süt, kabuklarıyla rendelenmiş elma,
    4 tane öğütülmüş ceviz,
    1 limonun suyu.
    Hepsini karıştırıp sabahları tüketin. Bir de kahvaltıdan sonra 1 bardak demlenmiş maydanoz suyunu balla karıştırıp tüketin. Bu tarif eski ayurveda kitaplarından alınmıştır.

    ÖDEM SÖKTÜRÜCÜ KOKTEYL
    2 yemek kaşığı kurutulmuş maydanoz yapraklarının üstüne 1 litre kaynar su ilave edin. 5 dakika kaynatın ve gün boyunca tüketin. Haftada 2 defa yeterli. Ödemli, kilolu kişilerin metobolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerek. Su kasların dengesini sağlayarak vücudun zararlı maddelerden arınmasını sağlar.

    VÜCUT SIKLAŞTIRICI MAYDONUZLU KOKTELİ
    1 bardak maden suyunun içine 1 yemek kaşığı kıyılmış maydanoz, dere otu ve rendelenmiş salatalık ilave edin. Günde 2 defa sabah ve akşam 1 ay boyunca bu kürü uygulayın. Kilo vererek sarkmamak için sıkı kalmak lazım. Önlemlerinizi önceden almayı unutmayın.

    MİDE SORUNLARI OLANLARA MAYDONUZ REÇELİ
    2 demet maydanozu kökleri ile beraber ve 1 limonu kıyma makinesinde kıyın ve içine 300 gram bal ilave edin. Sabah ve akşam yemekten 20 dakika önce 1 tatlı kaşığı tüketin. Bu doğal reçel bağırsakları çalıştırdığı için mide ve bağırsak gazlarını vücuttan atar. Artık maydanozu sadece salatalarda bir sebze olarak görmezseniz, bir demet altın gibi değerli ve şifalı bitki... Doğal tarifleri uygulamadan önce doktorunuza danışmayı unutmayın.

    İNATÇI LEKELERİN RENGİNİ AÇMA
    Kıyma makinesinde 1 demet maydanozu kökleri ile iyice kıyın ve günde 2 defa lekelerin üstüne 5 dakika koyun. Ilık suyla yıkayın ve leke giderici nemlendirici sürün.

    KİLOLARA KARŞI MAYDANOZ KOKTEYLİ
    Kışın çok daha hızlı kilo alıyoruz. Fit görünüm için maydanoz kokteyli tarifimi uygulayın: 2 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanozu 1 bardak kefirin içine dökün. İçine az tarçın ve zencefil ilave edin. Ayrıca bağırsakları temizleyen sarımsak da ilave etmeniz şart. Bu kokteyli akşamları yatmadan önce tüketin. Kilo vererek cildiniz de canlı ve pürüzsüz olacaktır.

    ŞEMS ARSLAN
    sems.arslan@hotmail.com
    www.semsarslan.com

    Alıntıdır:
    Güzellik Pınarı - Şems Aslan - Taraf Gazetesi: Şimdi de bir külçe maydanoz katalım yazısını okumak için tıkla

    Şems Aslan ~ Şems Aslan Maydonoz ve Maydanozun Faydaları

    Konu Saati  18:52  |  in  Şems Arslan  |  Devamı»


    Şimdi de bir külçe maydanoz katalım

    Hey sen! Elindekini sadece bir demet maydanoz mu sanırsın? E, o zaman çok yanılırsın. Elinde tuttuğun o demet, altın kadar ağırdır, tatmasını bilirsen

    Eski Yunan’da maydanoza bir avuç altın adı verilmiş. Ben de tıpkı Eski Yunan’dakiler gibi maydanozun altın kadar değerli olduğuna inanıyorum. Yaptığım araştırmalar bu fikre inanmamı sağladı. Bu araştırmam ışığında elde ettiğim bilgileri sizinle de paylaşarak evinize giren maydanozdan çok farklı sağlık hizmetleri sağlayabilmenize katkıda bulunmak isterim. Yunan tanrılarının kutsal yaşam alanı olan Olimpiya Dağı’nda düzenlenen yarışmalarda kazanan sporcu kahramanların başlarına defne ve zeytin yapraklarından taç takıp ellerine de maydanoz yapraklarından muhteşem demet verirlermiş. Çünkü maydanoz bu sporcu kahramanların vazgeçemeyecekleri güzellik ve sağlık bitkisidir. Hatta bazı antik heykellerde bunları görebiliriz. Yunanca maydanozun anlamı; taşların üstünde yetişen demek. Eski hekimler şifalı maydanozu öncelikle ilaç niyetine kullanırdı. Ama modern hayatta maydanozu sadece salatalarda, soslarda ve bazen de bitki çaylarında kullanıyoruz.

    Size avuç dolu, sır dolu, bilgi dolu, sağlıklı hayat için şifa dolu maydanozdan nasıl faydalanacağınızın tariflerini vereceğim.

    Yaprakları A, C ve K vitaminleri, demir, potasyum, kükürt, magnezyum ve klorin yönünden zengin olan maydanozun bir tutamı vücudumuzun günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılamakta. Yani maydanozda C vitamini elmadan, limon ve portakaldan beş kat daha fazla. Maydanozun bu özelliği görme gücü, kılcal damar sistemi, adrenal ve tiroid bezlerinin fonksiyonları üzerinde etkili.


    Cildi güzelleştirerek lekeleri açar, yanıkları iyileştirir.

    Tahrişli ve kılcal damar görüntüsü olan ciltlere çok faydalı

    Akne ve sivilceleri azaltarak mikroplarla mücadele eder

    Gözaltı torbalanmalarını başarıyla azaltır

    Siyah nokta oluşumunu azaltır

    Gözenekleri sıklaştırır

    Ağız kokusunu ve terlemeyi önler

    Bağırsakları temizler, bu anlamda maydanoz kilo verenlerin bitkisidir

    ÇİLLERİN RENGİNİ AÇMAK İÇİN TİBET TARİFİ

    Malzemeler:
    1 çay kaşığı limon suyu,
    1 çay kaşığı bal
    1 çay kaşığı kıyılmış maydanoz
    Uygulama:
    Malzemeleri karıştırıp her gün 15 dakika lekelere sürün. 1 ay sonra haftada 3 defa devam edin. Lekelerde açılmalar olacak. A ve C vitaminleri içerdiğinden dolayı cilde canlılık verir ve cilt lekelerinin oluşumunu engeller. Ayrıca E ve K vitaminlerini içerdiğinden saçı canlı gösterir ve kepek oluşumunu engeller.

    TÜBERKÜLOZ HASTALARI İÇİN KAHVALTI TARİFİ:

    4 yemek kaşığı yulaf ezmesi,
    1 tatlı kaşığı bal,
    6 yemek kaşığı sıcak süt, kabuklarıyla rendelenmiş elma,
    4 tane öğütülmüş ceviz,
    1 limonun suyu.
    Hepsini karıştırıp sabahları tüketin. Bir de kahvaltıdan sonra 1 bardak demlenmiş maydanoz suyunu balla karıştırıp tüketin. Bu tarif eski ayurveda kitaplarından alınmıştır.

    ÖDEM SÖKTÜRÜCÜ KOKTEYL
    2 yemek kaşığı kurutulmuş maydanoz yapraklarının üstüne 1 litre kaynar su ilave edin. 5 dakika kaynatın ve gün boyunca tüketin. Haftada 2 defa yeterli. Ödemli, kilolu kişilerin metobolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerek. Su kasların dengesini sağlayarak vücudun zararlı maddelerden arınmasını sağlar.

    VÜCUT SIKLAŞTIRICI MAYDONUZLU KOKTELİ
    1 bardak maden suyunun içine 1 yemek kaşığı kıyılmış maydanoz, dere otu ve rendelenmiş salatalık ilave edin. Günde 2 defa sabah ve akşam 1 ay boyunca bu kürü uygulayın. Kilo vererek sarkmamak için sıkı kalmak lazım. Önlemlerinizi önceden almayı unutmayın.

    MİDE SORUNLARI OLANLARA MAYDONUZ REÇELİ
    2 demet maydanozu kökleri ile beraber ve 1 limonu kıyma makinesinde kıyın ve içine 300 gram bal ilave edin. Sabah ve akşam yemekten 20 dakika önce 1 tatlı kaşığı tüketin. Bu doğal reçel bağırsakları çalıştırdığı için mide ve bağırsak gazlarını vücuttan atar. Artık maydanozu sadece salatalarda bir sebze olarak görmezseniz, bir demet altın gibi değerli ve şifalı bitki... Doğal tarifleri uygulamadan önce doktorunuza danışmayı unutmayın.

    İNATÇI LEKELERİN RENGİNİ AÇMA
    Kıyma makinesinde 1 demet maydanozu kökleri ile iyice kıyın ve günde 2 defa lekelerin üstüne 5 dakika koyun. Ilık suyla yıkayın ve leke giderici nemlendirici sürün.

    KİLOLARA KARŞI MAYDANOZ KOKTEYLİ
    Kışın çok daha hızlı kilo alıyoruz. Fit görünüm için maydanoz kokteyli tarifimi uygulayın: 2 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanozu 1 bardak kefirin içine dökün. İçine az tarçın ve zencefil ilave edin. Ayrıca bağırsakları temizleyen sarımsak da ilave etmeniz şart. Bu kokteyli akşamları yatmadan önce tüketin. Kilo vererek cildiniz de canlı ve pürüzsüz olacaktır.

    ŞEMS ARSLAN
    sems.arslan@hotmail.com
    www.semsarslan.com

    Alıntıdır:
    Güzellik Pınarı - Şems Aslan - Taraf Gazetesi: Şimdi de bir külçe maydanoz katalım yazısını okumak için tıkla

    Ceviz ağacının ikinci adı ömür ağacıdır

    Ceviz ağacının ikinci adı ömür ağacıdır. Asırlardır insanoğlunun en sevdiği gıdalardan biri olmuştur. Ceviz hakkında Çiçeron’dan tutun da Hipokrat ve İbni Sina’ya kadar çok sayıda düşünür görüş beyan etmiştir. O, vücudumuzun enerji aküsü olarak kalmayıp, güzelliğimize de güzellik katar.

    1940 yılında atom bombası yüzünden Hiroşima ve Nagazaki’de kilometrekarelerce alanda tüm canlılar yok edildi ve yıllarca radyasyon devam etti. Ama Japonlar buna rağmen dünyada sağlıklı ve uzun yaşayan insanlar olarak kaldılar. Bunun nedeni sağlığa önem verip sağlıklı bir yaşlılık için önlem almak. Üstelik kalp hastalıklarıyla göğüs kanseri gibi birçok kanser türüne en az yakalanma oranı da onlarda. Hawaili bir bilim adamının 8 bin Japon kökenli ABD’linin beslenme ve yaşam biçimleri üzerine yaptığı araştırmada bu insanların bir günde 27 çeşit besin tükettiğini fark etmiş. Bunlar arasında pirinç, soya, ceviz, balık turşu ve tahıllar bulunuyor.

    Bu ay size cevizle hazırlanan tarifler vereceğim.


    Yaşam şerbeti

    Öncelikle sağlığımız için kalkan görevi yapan, vücudu koruyan, kolesterolü düşüren, cildi güzelleştiren, metabolizmayı güçlendiren, yüksek antioksidan içeren, deri hasarlarına, kronik iltihaplara ve kemik hastalıklarına iyi gelen yaşam şerbeti:

    Malzemeler:
    - İki bardak ceviz içi
    - 1 kg. çilek (ahududu, böğürtlen)
    - 1 kg. yeşil elma
    - 2.5 kg. şeker
    - Yarım su bardağı su

    Hazırlanışı:
    Öncelikle şekere su katıp şerbeti hazırlayın. Geri kalan malzemeleri küçük parçalar halinde doğrayıp 10 dakika yoğurarak elimizle ezin. Üzerine şerbeti ekleyip 25 dakika ocakta pişirdikten sonra hepsini iki kat tülbentten geçirin. Sabah ve akşam bir yemek kaşığı bu şerbeti tüketin. Şeker hastalarına tavsiye etmiyorum.


    Sivilce ve akne tedavisi için tonik

    Bir bardak küçültülmüş ceviz yapraklarının üstüne 0.5 litre su ilave edin ve 20-30 dakika benmari yapın ve süzün. Daha sonra içine bir çay kaşığı tuz ve bir yumurta akı ilave edin. Hepsini karıştırın ve günde 10-15 defa yüzünüzü bu tonikle temizleyin. Bir hafta içinde ciddi değişikler görebilirsiniz. Bu toniği sivilceleriniz bittikten sonra da haftada bir defa tekrarlayın.


    Ölü hücrelere cevizli deodorant

    0.5 litre gül suyuna cevizin 10 tane yaprağını ve bir demet yaş nane ilave edin. Bir hafta sonra süzün ve sprey kabına doldurup her banyo sonrası kullanın. Vücuttaki tahrişleri, kaşıntıyı, ölü hücreleri atmaya yardımcı olur. Nanenin ferahlatıcı etkisinden deri oksijen alışverişini sağlar.


    Kış için ceviz kremi

    Kış aylarında cildimiz hep kuru ve cansız görünür. Böyle zamanlarda yine ceviz yardıma geliyor. Yoğun nemlendiricileri bile aratmayan ceviz kremin yapılışı çok kolay. Havanda bir yemek kaşığı cevizi ezin ve içine bir yumurta sarısı ilave edin. Bir çay kaşığı tereyağı ve bir çay kaşığı bal ekledikten sonra cildinize 20 dakika uygulayın. Ilık suyla yıkayın. Bu krem maskeyi akşamları uygulayın ve dışarıya çıkmayın. Cilt nemlenmiş ve dış etkenlere hassas olacaktır. Haftada iki defa uygulanması kâfidir.

     ŞEMS ARSLAN
    sems.arslan@hotmail.com
    www.semsarslan.com

    Alıntıdır:
    Güzellik Pınarı - Şems Aslan - Taraf Gazetesi: Süper doktor ceviz ağacı yazısını kaynağın'dan oku

    Şems Aslan ~ Süper doktor ceviz ağacı

    Konu Saati  14:20  |  in  Şifalı Bitkiler  |  Devamı»

    Ceviz ağacının ikinci adı ömür ağacıdır

    Ceviz ağacının ikinci adı ömür ağacıdır. Asırlardır insanoğlunun en sevdiği gıdalardan biri olmuştur. Ceviz hakkında Çiçeron’dan tutun da Hipokrat ve İbni Sina’ya kadar çok sayıda düşünür görüş beyan etmiştir. O, vücudumuzun enerji aküsü olarak kalmayıp, güzelliğimize de güzellik katar.

    1940 yılında atom bombası yüzünden Hiroşima ve Nagazaki’de kilometrekarelerce alanda tüm canlılar yok edildi ve yıllarca radyasyon devam etti. Ama Japonlar buna rağmen dünyada sağlıklı ve uzun yaşayan insanlar olarak kaldılar. Bunun nedeni sağlığa önem verip sağlıklı bir yaşlılık için önlem almak. Üstelik kalp hastalıklarıyla göğüs kanseri gibi birçok kanser türüne en az yakalanma oranı da onlarda. Hawaili bir bilim adamının 8 bin Japon kökenli ABD’linin beslenme ve yaşam biçimleri üzerine yaptığı araştırmada bu insanların bir günde 27 çeşit besin tükettiğini fark etmiş. Bunlar arasında pirinç, soya, ceviz, balık turşu ve tahıllar bulunuyor.

    Bu ay size cevizle hazırlanan tarifler vereceğim.


    Yaşam şerbeti

    Öncelikle sağlığımız için kalkan görevi yapan, vücudu koruyan, kolesterolü düşüren, cildi güzelleştiren, metabolizmayı güçlendiren, yüksek antioksidan içeren, deri hasarlarına, kronik iltihaplara ve kemik hastalıklarına iyi gelen yaşam şerbeti:

    Malzemeler:
    - İki bardak ceviz içi
    - 1 kg. çilek (ahududu, böğürtlen)
    - 1 kg. yeşil elma
    - 2.5 kg. şeker
    - Yarım su bardağı su

    Hazırlanışı:
    Öncelikle şekere su katıp şerbeti hazırlayın. Geri kalan malzemeleri küçük parçalar halinde doğrayıp 10 dakika yoğurarak elimizle ezin. Üzerine şerbeti ekleyip 25 dakika ocakta pişirdikten sonra hepsini iki kat tülbentten geçirin. Sabah ve akşam bir yemek kaşığı bu şerbeti tüketin. Şeker hastalarına tavsiye etmiyorum.


    Sivilce ve akne tedavisi için tonik

    Bir bardak küçültülmüş ceviz yapraklarının üstüne 0.5 litre su ilave edin ve 20-30 dakika benmari yapın ve süzün. Daha sonra içine bir çay kaşığı tuz ve bir yumurta akı ilave edin. Hepsini karıştırın ve günde 10-15 defa yüzünüzü bu tonikle temizleyin. Bir hafta içinde ciddi değişikler görebilirsiniz. Bu toniği sivilceleriniz bittikten sonra da haftada bir defa tekrarlayın.


    Ölü hücrelere cevizli deodorant

    0.5 litre gül suyuna cevizin 10 tane yaprağını ve bir demet yaş nane ilave edin. Bir hafta sonra süzün ve sprey kabına doldurup her banyo sonrası kullanın. Vücuttaki tahrişleri, kaşıntıyı, ölü hücreleri atmaya yardımcı olur. Nanenin ferahlatıcı etkisinden deri oksijen alışverişini sağlar.


    Kış için ceviz kremi

    Kış aylarında cildimiz hep kuru ve cansız görünür. Böyle zamanlarda yine ceviz yardıma geliyor. Yoğun nemlendiricileri bile aratmayan ceviz kremin yapılışı çok kolay. Havanda bir yemek kaşığı cevizi ezin ve içine bir yumurta sarısı ilave edin. Bir çay kaşığı tereyağı ve bir çay kaşığı bal ekledikten sonra cildinize 20 dakika uygulayın. Ilık suyla yıkayın. Bu krem maskeyi akşamları uygulayın ve dışarıya çıkmayın. Cilt nemlenmiş ve dış etkenlere hassas olacaktır. Haftada iki defa uygulanması kâfidir.

     ŞEMS ARSLAN
    sems.arslan@hotmail.com
    www.semsarslan.com

    Alıntıdır:
    Güzellik Pınarı - Şems Aslan - Taraf Gazetesi: Süper doktor ceviz ağacı yazısını kaynağın'dan oku

    8 Nisan 2014 Salı

    Sadece erkeklerle flört edilmez
    Bu 15 mükemmel öneri istediklerinizi elde etmeniz konusunda size yardımcı olacaktır.

    Mükemmel flört için 15 öneri.

    Flört bir sanattır! Ve sadece erkeklerle flört edilmez. Hayatınızdaki herkesle uyumlu bir ilişki yaşamak istiyorsanız onlarla küçük küçük flört edin. Örneğin komşunuza çiçekleri sularken yardımcı olun, annenize ne kadar zayıf göründüğünü söyleyiniz.

    İlişkilerinizde karşı konulamaz cazibenizle partnerinizin başını döndürüyor olabilirsiniz, ama bu gücünüzü hayatınızın diğer alanlarına yansıtamıyorsanız, tahmin ettiğinizden daha fazla şey kaçırıyorsunuz demektir. Erkekler, kız arkadaşlarınız, patronunuz, çocuklar, hatta köpeğiniz bile sizin çekim alanınızda olmalı.

    HEM EĞLENCELİ HEM CESUR
    Sevginizi ve hoşgörünüzü cömertçe sergilemeniz, yalnızca insanların üzerinde olumlu bir etki bırakmakla kalmayacak aynı zamanda hayatın her alanında istediklerinizi elde etmeniz konusunda da size yardımcı olacaktır. Flört, sanıldığı gibi yalnızca kadınerkek ilişkisinden ibaret değildir. Çok farklı biçimlerde de karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Gündelik yaşantınızda, etkileyici bir gülümseme ve biraz samimiyetle, karşınızdakileri kendinize hayran bırakabilir ve sizin için ellerinden geleni yapmalarını sağlayabilirsiniz. Cosmopolitan dergisi, birilerinin kalbini kazanırken dekoltenizi ikinci plana atacak en eğlenceli ve en cesur ipuçlarını 50 maddede topladı. Burada sadece 15 maddesini görebileceğiniz yazının tamamını Cosmopolitan'dan okuyabilirsiniz.

    İnsanları çekim alanınıza alın

    1- Sevgilinizin patronuyla tanışmak üzere gittiğiniz yemekte; tokalaşırken, iki elinizi de kullanarak karşı tarafın elini kavrayın. Bu etkili jestle samimiyetinizi gösterin.

    2- Alışveriş için gittiğiniz mağazadaki satış görevlisini görür görmez isteklerinizi sıralamak yerine, ona ne kadar enerjik göründüğünü söyleyin.

    3- Komşunuz bahçesinde çiçeklerle uğraşırken yardım etmeyi teklif edin. Böylelikle yazın tatile çıkarken, komşunuz çiçeklerinizle ve evinizle ilgilenmeyi teklif edecektir.

    Yakışıklıları etrafınıza toplayın

    4- Erkeklerle dolu bir odada sıra beklerken bacak bacak üzerine atın, arkanıza yaslanın ve saçlarınızla oynamaya başlayın. Bakışların size yönelmeye başladığını hissedeceksiniz.

    5- Arkadaşlarınızla gittiğiniz barda müzik dolabının yanında içkisini yudumlayan yakışıklı çocuğa, şarkı seçerken fikir danışın.

    6- Maç yayınlayan bir bara gidin ve heyecanla maç izleyen fanatiğe hangi takımı tuttuğunu sorun. Böylelikle ilerleyen dakikalarda, birlikte tezahürat yapma fırsatı yakalayarak onunla iletişim kurabilirsiniz.

    7- Yakın bir erkek arkadaşınıza hediye seçerken, mağazadaki en seksi satış elemanını gözünüze kestirerek ondan yardım isteyin.

    Çevrenizle ilişkinizi güçlendirin

    8- Utangaç bir kız arkadaşınızı, bir türlü açılamadığı yakışıklının duyabileceği şekilde övün, bol bol iltifat edin.

    9- Annenize, son günlerde daha fit göründüğünü söyleyerek, kilo verip vermediğini sorun.

    10- Büyükannenize hiçbir neden yokken en sevdiği çiçeklerden yaptırıp yollayın.

    11- Arkadaşlarınızdan tavsiye isterken, sizi tamamen anlayıp, yardım edebilecek olan nadir insanlardan olduklarını söyleyin.

    Erkek arkadaşınızı ateşlendirin

    12- Sevgilinizle akşam yemeğindeyken dudağınızda kalan kırıntıyı temizlemek için, peçete yerine dilinizi kullanın.

    13- Rafın tepesinde duran ağır kutuyu indirmek için sevgilinizden yardım isteyin. Bunun için onun güçlü kollarına ihtiyacınız olduğunu söyleyebilirsiniz.

    14- Sevgilinizle birlikte uykuya dalmadan önce, başınızı koluna yaslayın. Ona yavaşça sarılırken, kol kaslarına dokunarak mırıldanın: "Mükemmel!

    15- Bir gün dışarı çıkarken süper mini bir etek giyin. Gittiğiniz yerde merdivenlerden çıkarken, arkanızdan gelen sevgilinizin sizi gözleriyle takip etmesine izin verin.

    Yakışıklıları etrafınıza toplayın

    Konu Saati  06:05  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Sadece erkeklerle flört edilmez
    Bu 15 mükemmel öneri istediklerinizi elde etmeniz konusunda size yardımcı olacaktır.

    Mükemmel flört için 15 öneri.

    Flört bir sanattır! Ve sadece erkeklerle flört edilmez. Hayatınızdaki herkesle uyumlu bir ilişki yaşamak istiyorsanız onlarla küçük küçük flört edin. Örneğin komşunuza çiçekleri sularken yardımcı olun, annenize ne kadar zayıf göründüğünü söyleyiniz.

    İlişkilerinizde karşı konulamaz cazibenizle partnerinizin başını döndürüyor olabilirsiniz, ama bu gücünüzü hayatınızın diğer alanlarına yansıtamıyorsanız, tahmin ettiğinizden daha fazla şey kaçırıyorsunuz demektir. Erkekler, kız arkadaşlarınız, patronunuz, çocuklar, hatta köpeğiniz bile sizin çekim alanınızda olmalı.

    HEM EĞLENCELİ HEM CESUR
    Sevginizi ve hoşgörünüzü cömertçe sergilemeniz, yalnızca insanların üzerinde olumlu bir etki bırakmakla kalmayacak aynı zamanda hayatın her alanında istediklerinizi elde etmeniz konusunda da size yardımcı olacaktır. Flört, sanıldığı gibi yalnızca kadınerkek ilişkisinden ibaret değildir. Çok farklı biçimlerde de karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Gündelik yaşantınızda, etkileyici bir gülümseme ve biraz samimiyetle, karşınızdakileri kendinize hayran bırakabilir ve sizin için ellerinden geleni yapmalarını sağlayabilirsiniz. Cosmopolitan dergisi, birilerinin kalbini kazanırken dekoltenizi ikinci plana atacak en eğlenceli ve en cesur ipuçlarını 50 maddede topladı. Burada sadece 15 maddesini görebileceğiniz yazının tamamını Cosmopolitan'dan okuyabilirsiniz.

    İnsanları çekim alanınıza alın

    1- Sevgilinizin patronuyla tanışmak üzere gittiğiniz yemekte; tokalaşırken, iki elinizi de kullanarak karşı tarafın elini kavrayın. Bu etkili jestle samimiyetinizi gösterin.

    2- Alışveriş için gittiğiniz mağazadaki satış görevlisini görür görmez isteklerinizi sıralamak yerine, ona ne kadar enerjik göründüğünü söyleyin.

    3- Komşunuz bahçesinde çiçeklerle uğraşırken yardım etmeyi teklif edin. Böylelikle yazın tatile çıkarken, komşunuz çiçeklerinizle ve evinizle ilgilenmeyi teklif edecektir.

    Yakışıklıları etrafınıza toplayın

    4- Erkeklerle dolu bir odada sıra beklerken bacak bacak üzerine atın, arkanıza yaslanın ve saçlarınızla oynamaya başlayın. Bakışların size yönelmeye başladığını hissedeceksiniz.

    5- Arkadaşlarınızla gittiğiniz barda müzik dolabının yanında içkisini yudumlayan yakışıklı çocuğa, şarkı seçerken fikir danışın.

    6- Maç yayınlayan bir bara gidin ve heyecanla maç izleyen fanatiğe hangi takımı tuttuğunu sorun. Böylelikle ilerleyen dakikalarda, birlikte tezahürat yapma fırsatı yakalayarak onunla iletişim kurabilirsiniz.

    7- Yakın bir erkek arkadaşınıza hediye seçerken, mağazadaki en seksi satış elemanını gözünüze kestirerek ondan yardım isteyin.

    Çevrenizle ilişkinizi güçlendirin

    8- Utangaç bir kız arkadaşınızı, bir türlü açılamadığı yakışıklının duyabileceği şekilde övün, bol bol iltifat edin.

    9- Annenize, son günlerde daha fit göründüğünü söyleyerek, kilo verip vermediğini sorun.

    10- Büyükannenize hiçbir neden yokken en sevdiği çiçeklerden yaptırıp yollayın.

    11- Arkadaşlarınızdan tavsiye isterken, sizi tamamen anlayıp, yardım edebilecek olan nadir insanlardan olduklarını söyleyin.

    Erkek arkadaşınızı ateşlendirin

    12- Sevgilinizle akşam yemeğindeyken dudağınızda kalan kırıntıyı temizlemek için, peçete yerine dilinizi kullanın.

    13- Rafın tepesinde duran ağır kutuyu indirmek için sevgilinizden yardım isteyin. Bunun için onun güçlü kollarına ihtiyacınız olduğunu söyleyebilirsiniz.

    14- Sevgilinizle birlikte uykuya dalmadan önce, başınızı koluna yaslayın. Ona yavaşça sarılırken, kol kaslarına dokunarak mırıldanın: "Mükemmel!

    15- Bir gün dışarı çıkarken süper mini bir etek giyin. Gittiğiniz yerde merdivenlerden çıkarken, arkanızdan gelen sevgilinizin sizi gözleriyle takip etmesine izin verin.

    Birçok insan doktora gitmeye utandığı için bu hastalıklarla nasıl başedeceğini bilemiyor. Sun gazetesinde yer alan haberde, en utanç verici sağlık problemleri ve bunları düzeltmenin yolları şu şekilde açıklandı: 

    1. Ağız Kokusu: 
    Nefesinizin kötü kokması genellikle sabahları, özellikle ağzınız açık olarak uyuduğunuzda görülür. Fakat bazı insanlar, sosyal hayatlarını etkileyen derecede sürekli olan ağız kokusundan şikayet eder.

    Nedeni: Susuzluk, bakımsız dişler, iltihaplı dişetleri ya da çok fazla alkol. Nadiren sünüs ya da akciğer sorunu da ağız kokusuna yol açabilir.

    Tedavisi: Yeni bir diş fırçası alın ve dilinizi de fırçalayın. Tükürük akışınızı düzenlemek için sigara içmeyin, daha az kahve ve daha fazla su için. Eğer herhangi bir değişiklik olmazsa doktora ya da dişhekimine gidin.

    2. Bağırsak Problemleri: 
    İnsanlar günde ortalama 12 kez gaz çıkarırlar. Ancak, bunun daha sık olması bir sağlık sorunu olduğunun göstergesidir.

    Nedeni: Sık sık gürültülü gaz çıkarıyorsanız, bunun nedeni İrritabl Bağırsak Sendromu ya da bağırsak kanseri olabilir. İshale gelince, küçük çocuklardaki rotavirüs gibi enfeksiyonlar en yaygın nedendir. Yetişkinlerde görülen bağırsak sorunları ise besin zehirlenmesi, ishal, bağırsak kanseridir.

    Tedavi: Gaz çıkarmamak için, gazlı içeceklerden uzak durun ve hava yutmamak için daha yavaş yemek yiyin. Eğer, belirtiler devamlı oluyorsa ve kendinizi hasta hissediyor, kilo veriyorsanız doktora gitmelisiniz.
    İshal için yetişkinler birkaç günlüğüne reçetesiz ilaçları deneyip ishalin geçip geçmediğini gözlemleyebilir.

    3. Cilt Sorunları: 
    Herkesin sizi işaret ettiği hissine kapılabilirsiniz, ancak cilt sorunları başkaları için daha az aşikardır. Akne ve egzama, utanılan en yaygın cilt sorunlarından ikisidir.

    Nedeni: Akne, pul pul olan olan ve kaşınan cilt.

    Tedavisi: Akne reçetesiz ilaçlara genellikle yanıt veriyor, eczacınıza sorabilirsiniz, ancak bazen dermatologa gitmeniz gerekebilir.

    4. Aşırı Terleme: 
    Aşırı kiloluysanız, aşırı alkol tüketiyorsanız ya da fazla baharatlı yiyecekler yerseniz terleyebilirsiniz. Ergenlik çağındakiler de aşırı terler.

    Tedavisi: Kilo verin, içkiyi kesin ve güçlü bir ter önleyici kullanın. Bunlar işe yaramazsa, doktorunuza gidin.

    5. Kızarma:
    Birçok insan zor durumda kaldığında yüzü kızarır. Fakat bazı insanlar ise şapkası düştüğünde ya da hiçbir neden olmaksınız kızarır.

    Nedeni: Sıcak basması menopozdan kaynaklanır. Bazı insanlar Çin yemeklerinde bulunan monosodyum glutamat isimli tatlandırıcı maddeyi yedikleri zaman kızarırlar.

    Tedavisi: Eğer ergenlik çağındaysanız, kızarıklık bundan kaynaklanıyor. Değilseniz, baharatlı yiyecekleri, alkol alımını ve sıcak içecekleri kesin, kalın giysiler giymeyin.

    6. Obezite:
     İnsan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olan obezite son yıllarda tüm dünyada hızla yayılıyor.

    Nedeni: Genelde yaktığınızdan daha fazla kalorili yiyecekler yemekten meydana geldiği biliniyor. Ancak, bazen obezitenin altında başka nedenler yatıyor: kortizon tedavisi veya troid bezinin az çalışması gibi.

    Tedavisi: Eczacınızdan yardım alabilir, internette diyet sitelerine bakabilir ya da WeightWatchers isimli Amerikan diyetini uygulayabilirsiniz.

    Utandıran sağlık sorunları...

    Konu Saati  06:04  |  in  sağlık  |  Devamı»

    Birçok insan doktora gitmeye utandığı için bu hastalıklarla nasıl başedeceğini bilemiyor. Sun gazetesinde yer alan haberde, en utanç verici sağlık problemleri ve bunları düzeltmenin yolları şu şekilde açıklandı: 

    1. Ağız Kokusu: 
    Nefesinizin kötü kokması genellikle sabahları, özellikle ağzınız açık olarak uyuduğunuzda görülür. Fakat bazı insanlar, sosyal hayatlarını etkileyen derecede sürekli olan ağız kokusundan şikayet eder.

    Nedeni: Susuzluk, bakımsız dişler, iltihaplı dişetleri ya da çok fazla alkol. Nadiren sünüs ya da akciğer sorunu da ağız kokusuna yol açabilir.

    Tedavisi: Yeni bir diş fırçası alın ve dilinizi de fırçalayın. Tükürük akışınızı düzenlemek için sigara içmeyin, daha az kahve ve daha fazla su için. Eğer herhangi bir değişiklik olmazsa doktora ya da dişhekimine gidin.

    2. Bağırsak Problemleri: 
    İnsanlar günde ortalama 12 kez gaz çıkarırlar. Ancak, bunun daha sık olması bir sağlık sorunu olduğunun göstergesidir.

    Nedeni: Sık sık gürültülü gaz çıkarıyorsanız, bunun nedeni İrritabl Bağırsak Sendromu ya da bağırsak kanseri olabilir. İshale gelince, küçük çocuklardaki rotavirüs gibi enfeksiyonlar en yaygın nedendir. Yetişkinlerde görülen bağırsak sorunları ise besin zehirlenmesi, ishal, bağırsak kanseridir.

    Tedavi: Gaz çıkarmamak için, gazlı içeceklerden uzak durun ve hava yutmamak için daha yavaş yemek yiyin. Eğer, belirtiler devamlı oluyorsa ve kendinizi hasta hissediyor, kilo veriyorsanız doktora gitmelisiniz.
    İshal için yetişkinler birkaç günlüğüne reçetesiz ilaçları deneyip ishalin geçip geçmediğini gözlemleyebilir.

    3. Cilt Sorunları: 
    Herkesin sizi işaret ettiği hissine kapılabilirsiniz, ancak cilt sorunları başkaları için daha az aşikardır. Akne ve egzama, utanılan en yaygın cilt sorunlarından ikisidir.

    Nedeni: Akne, pul pul olan olan ve kaşınan cilt.

    Tedavisi: Akne reçetesiz ilaçlara genellikle yanıt veriyor, eczacınıza sorabilirsiniz, ancak bazen dermatologa gitmeniz gerekebilir.

    4. Aşırı Terleme: 
    Aşırı kiloluysanız, aşırı alkol tüketiyorsanız ya da fazla baharatlı yiyecekler yerseniz terleyebilirsiniz. Ergenlik çağındakiler de aşırı terler.

    Tedavisi: Kilo verin, içkiyi kesin ve güçlü bir ter önleyici kullanın. Bunlar işe yaramazsa, doktorunuza gidin.

    5. Kızarma:
    Birçok insan zor durumda kaldığında yüzü kızarır. Fakat bazı insanlar ise şapkası düştüğünde ya da hiçbir neden olmaksınız kızarır.

    Nedeni: Sıcak basması menopozdan kaynaklanır. Bazı insanlar Çin yemeklerinde bulunan monosodyum glutamat isimli tatlandırıcı maddeyi yedikleri zaman kızarırlar.

    Tedavisi: Eğer ergenlik çağındaysanız, kızarıklık bundan kaynaklanıyor. Değilseniz, baharatlı yiyecekleri, alkol alımını ve sıcak içecekleri kesin, kalın giysiler giymeyin.

    6. Obezite:
     İnsan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olan obezite son yıllarda tüm dünyada hızla yayılıyor.

    Nedeni: Genelde yaktığınızdan daha fazla kalorili yiyecekler yemekten meydana geldiği biliniyor. Ancak, bazen obezitenin altında başka nedenler yatıyor: kortizon tedavisi veya troid bezinin az çalışması gibi.

    Tedavisi: Eczacınızdan yardım alabilir, internette diyet sitelerine bakabilir ya da WeightWatchers isimli Amerikan diyetini uygulayabilirsiniz.

    İlişkinizde bazı şeyleri ‘az’ veya ‘çok’ yaşamak yerine denge kurmayı başarabilmek, uzun vadeli ilişkinin sırrıdır.

    Sevgini aşırı göstermek ya da hiç belli etmemek, vaktinin tamamını ona ayırmak ya da hiç ilgilenmemek… Tüm bu ilişki kriterlerinde dengeyi kurabilmek çok önemlidir. ‘Az’ veya ‘çok’lar yerine her şey dozunda yaşamanız ilişkinizin daha sağlıklı, dolayısıyla daha uzun vadeli olmasını sağlayacaktır.

    Konuşma dengesi: evde ve arkadaş çevresinde konuşulacaklar…
    Eleştirmek, alay etmek, küçümsemek… Bunlar kime, nerede ve nasıl yapılırsa yapılsın, iyi niyet içermeyen hareketlerdir. Hem karşınızdaki insanı kıracak, hem de sizi pek de mutlu bir insan yapmayacaktır. İlişkinizde de mutlaka insan içinde konuşulacaklar, aile içinde konuşulacaklar ve ikiniz baş başayken konuşulacaklar dengesini kurmak gerekir. Arkadaşlarınızın yanında, aslında ikinizin arasında kalması gereken konuları asla paylaşmayın. Eleştireceğiniz bir konu varsa bunu evde baş başayken yapın. Ve evde konuştuğunuz konular her zaman evde kalsın!

    Tartışma dengesi: ne hep ne hiç…
    Tüm kızgınlıkların içe atıldığı, hiçbir tartışmanın yaşanmadığı bir ilişki; sürekli kavga edilen ilişkiler kadar sağlıksızdır. Çünkü içe atılan tüm sıkıntılar ilişkinin ileri safhalarında çok daha büyük zedelenmelere yol açabilir. Sürekli kavganın da sağlıksız bir ilişkinin en büyük göstergesi olduğunu hepimiz biliyoruz zaten. Dolayısıyla burada dengeyi kurarak; gerektiğinde tartışabilmeyi, tartışmanın dozunu ayarlayabilmeyi ve uzlaşarak sona erdirebilmeyi iki tarafın da uygulaması yararlı olacaktır.

    Sevgi dengesi: kendini adamak veya adamamak
    Kimi insan karşısındakine sevgisini aşırı şekilde göstermekten hoşlanır. Sürekli onu sevdiğini söyler, sürekli onu öpmek ister ve kendisini tamamen ikinci plana atarak tüm planlarını ona adayarak yaşamaya başlar. Kimi insan ise çok sevmesine rağmen karşısındakine sevgisini bir türlü gösteremez; dile getiremez, sarılıp öpemez, ilgisini gösteremez. Bu her iki durum da ilişki için oldukça sağlıksızdır. Konu ‘ilgi ve sevgi’ olduğunda dengeyi kurabilmek çok önemli. Sevgiyi göstermek, evet, ama dozunu ayarlayabilmek gerekli. Kendini asla ikinci plana atmamak; ama her zaman yalnızca kendini de düşünmemek; buradaki dengeyi de kurabilmek oldukça önemli…

    Uyku dengesi: biriniz çok erken, biriniz çok geç
    Belki şaşıracaksınız ama bu bir gerçek. Yatağa farklı saatlerde girmenizin ilişkinizi bir süre sonra olumsuz etkilemeye başladığını fark edeceksiniz. Biriniz sabah çok erken kalkıyor, diğeriniz çok geç saatlere kadar uyuyabiliyor olabilir. Fakat ikinizin bu dengeyi kuramaması, vücut saatlerinizin uyuşmamasına; dolayısıyla bir zaman sonra yaşam tarzlarınızın çatışmasına neden olacaktır. Kimi zaman geç yatan erken yatana uyum sağlamalı, kimi zaman da erken yatan biraz dişini sıkıp geç yatana uyum sağlamalı; yatağa birlikte girmeye özen gösterilmelidir.

    Tatmin dengesi: hiçbir istek ve her istek konusu…
    Her insanın belli istekleri vardır ve bu istekleri yerine geldikçe tatmin olur; ardından hemen mutluluk gelir. Siz çok fazla şey istiyor ve o size hiçbirini vermiyor olabilir. Veya o hiçbir isteğini dile getirmiyor ama siz ona sürekli verme çabası halinde olabilirsiniz. Bu durumların ikisi de hiç sağlıklı değildir. Burada da denge devreye girer. Yani iki taraf da birbirinin isteklerinin bilincinde olmalı. Beklentilerin karşılanamayacağı durumlar varsa konuşularak paylaşılmalı, çözümler aranmalı. Ayrıca, sürekli onun isteklerini karşılama çabası içinde kendini kaybetmemeli…

    Kaynak: pudra. com

    İlişkide dengeler üzerine...

    Konu Saati  06:03  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    İlişkinizde bazı şeyleri ‘az’ veya ‘çok’ yaşamak yerine denge kurmayı başarabilmek, uzun vadeli ilişkinin sırrıdır.

    Sevgini aşırı göstermek ya da hiç belli etmemek, vaktinin tamamını ona ayırmak ya da hiç ilgilenmemek… Tüm bu ilişki kriterlerinde dengeyi kurabilmek çok önemlidir. ‘Az’ veya ‘çok’lar yerine her şey dozunda yaşamanız ilişkinizin daha sağlıklı, dolayısıyla daha uzun vadeli olmasını sağlayacaktır.

    Konuşma dengesi: evde ve arkadaş çevresinde konuşulacaklar…
    Eleştirmek, alay etmek, küçümsemek… Bunlar kime, nerede ve nasıl yapılırsa yapılsın, iyi niyet içermeyen hareketlerdir. Hem karşınızdaki insanı kıracak, hem de sizi pek de mutlu bir insan yapmayacaktır. İlişkinizde de mutlaka insan içinde konuşulacaklar, aile içinde konuşulacaklar ve ikiniz baş başayken konuşulacaklar dengesini kurmak gerekir. Arkadaşlarınızın yanında, aslında ikinizin arasında kalması gereken konuları asla paylaşmayın. Eleştireceğiniz bir konu varsa bunu evde baş başayken yapın. Ve evde konuştuğunuz konular her zaman evde kalsın!

    Tartışma dengesi: ne hep ne hiç…
    Tüm kızgınlıkların içe atıldığı, hiçbir tartışmanın yaşanmadığı bir ilişki; sürekli kavga edilen ilişkiler kadar sağlıksızdır. Çünkü içe atılan tüm sıkıntılar ilişkinin ileri safhalarında çok daha büyük zedelenmelere yol açabilir. Sürekli kavganın da sağlıksız bir ilişkinin en büyük göstergesi olduğunu hepimiz biliyoruz zaten. Dolayısıyla burada dengeyi kurarak; gerektiğinde tartışabilmeyi, tartışmanın dozunu ayarlayabilmeyi ve uzlaşarak sona erdirebilmeyi iki tarafın da uygulaması yararlı olacaktır.

    Sevgi dengesi: kendini adamak veya adamamak
    Kimi insan karşısındakine sevgisini aşırı şekilde göstermekten hoşlanır. Sürekli onu sevdiğini söyler, sürekli onu öpmek ister ve kendisini tamamen ikinci plana atarak tüm planlarını ona adayarak yaşamaya başlar. Kimi insan ise çok sevmesine rağmen karşısındakine sevgisini bir türlü gösteremez; dile getiremez, sarılıp öpemez, ilgisini gösteremez. Bu her iki durum da ilişki için oldukça sağlıksızdır. Konu ‘ilgi ve sevgi’ olduğunda dengeyi kurabilmek çok önemli. Sevgiyi göstermek, evet, ama dozunu ayarlayabilmek gerekli. Kendini asla ikinci plana atmamak; ama her zaman yalnızca kendini de düşünmemek; buradaki dengeyi de kurabilmek oldukça önemli…

    Uyku dengesi: biriniz çok erken, biriniz çok geç
    Belki şaşıracaksınız ama bu bir gerçek. Yatağa farklı saatlerde girmenizin ilişkinizi bir süre sonra olumsuz etkilemeye başladığını fark edeceksiniz. Biriniz sabah çok erken kalkıyor, diğeriniz çok geç saatlere kadar uyuyabiliyor olabilir. Fakat ikinizin bu dengeyi kuramaması, vücut saatlerinizin uyuşmamasına; dolayısıyla bir zaman sonra yaşam tarzlarınızın çatışmasına neden olacaktır. Kimi zaman geç yatan erken yatana uyum sağlamalı, kimi zaman da erken yatan biraz dişini sıkıp geç yatana uyum sağlamalı; yatağa birlikte girmeye özen gösterilmelidir.

    Tatmin dengesi: hiçbir istek ve her istek konusu…
    Her insanın belli istekleri vardır ve bu istekleri yerine geldikçe tatmin olur; ardından hemen mutluluk gelir. Siz çok fazla şey istiyor ve o size hiçbirini vermiyor olabilir. Veya o hiçbir isteğini dile getirmiyor ama siz ona sürekli verme çabası halinde olabilirsiniz. Bu durumların ikisi de hiç sağlıklı değildir. Burada da denge devreye girer. Yani iki taraf da birbirinin isteklerinin bilincinde olmalı. Beklentilerin karşılanamayacağı durumlar varsa konuşularak paylaşılmalı, çözümler aranmalı. Ayrıca, sürekli onun isteklerini karşılama çabası içinde kendini kaybetmemeli…

    Kaynak: pudra. com

    Göbeğinizdeki şişlik fıtık habercisi olabilir!... Göbek bölgesinde gözle görünür bir şişlik ve ağrıyla kendini belli eden göbek fıtığının tedavi edilebilmesi için erken teşhis şart... 

    Memorial Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Bölümü’nden Op. Dr. Yücel Yankol, “Göbek fıtığı ve tedavi yöntemleri” hakkında bilgi verdi.

    Fazla Doğum Yapmış Kilolu Bayanlarda Risk Artıyor

    Fıtık; karın bölgesindeki organların karın içini saran zarın oluşturduğu bir kese içerisinde, destek dokuların zayıf veya yırtık bir bölgesinden dışarı doğru çıkmasıdır. Karın duvarında çeşitli bölgelerde fıtık oluşabilmektedir. Göbek bölgesinde bu şikayetin olması durumunda göbek fıtığından bahsedilir. Yaklaşık 100 kişiden 4-5‘inde fıtık şikayeti mevcut olup, bunların % 8-9 ‘u göbek fıtığıdır.

    Göbek fıtığı doğumdan itibaren her yaşta ve cinste görülmekle birlikte, fazla doğum yapmış kilolu bayanlarda daha sık rastlanmaktadır.

    Aşırı Ağır Kaldırma Nedenlerden Biri

    Göbek fıtığı oluşması için öncelikle göbekte bir zayıflık olması gerekir. Bu zeminde karın içi basıncı artıran, kronik öksürük, kabızlık, aşırı ağırlık kaldırma, idrar yaparken zorlanmaya sebep olan durumlar ( prostat şikayeti ), fazla kilo, aşırı kilo kaybı, çok sayıda hamilelik, assit ve karında kitleler göbek fıtığına sebep olabilmektedirler.

    Gözle Görülen Şişlik Ve Şekil Bozlukluğu

    Belirgin olması durumunda göbek bölgesinde gözle görülebilen bir şişlik ve şekil bozukluğu mevcuttur. Göbekte baskı hissi ve künt bir ağrı da şişliğe eşlik eder. Parmak ile göbek halkası hissedilir. Şişlik içeriye doğru itilebilir. Şikayetler fiziksel aktivite ile artabilmektedir.

    Erken Teşhis Önemli

    Göbek fıtığının içinde genellikle karın içi yağ dokusu olan omentum ve ince bağırsak bulunur. Göbekteki şişlik içeriye itilemiyorsa, hassasiyet artmışsa, tuvalet yapamama, bulantı ve kusma olmuşsa, akla dışarıya çıkan karın içi organların fıtık deliğinde sıkışması sonrası dolaşımın bozulması, doku harabiyeti olduğu ve sıkışan organın canlılığını kaybetmeden acil ameliyat gerektiği akla getirilmelidir.

    Erişkin döneminde göbek fıtığının tek tedavisi cerrahidir. Göbek fıtığı zaman geçtikçe büyümesi ve kilolu hastalarda ciddi sorunlara sebep olabilmesi nedeniyle başlangıç halinde küçük boyuttayken ameliyat ile onarılması daha kolay ve sonuçları açısından daha başarılıdır. Ameliyat öncesi ideal olan hasta kilolu ise kilo vermesi ve karın içi basıncı arttıran etkenlerin (kronik öksürük, kabızlık, prostat şikayetleri, asit vb ) tedavi edilerek ortadan kaldırılmasıdır.

    Ameliyat esnasında genellikle göbek çukuru korunmaya çalışılır. Ameliyat açık yöntemler ( Primer kapama ve yama ile tamir ) ile veya laparoskopik (kapalı) yöntem ile gerçekleştirilir.


    Göbeğinizdeki şişlik mi fıtık mı?

    Konu Saati  06:03  |  in  sağlık  |  Devamı»

    Göbeğinizdeki şişlik fıtık habercisi olabilir!... Göbek bölgesinde gözle görünür bir şişlik ve ağrıyla kendini belli eden göbek fıtığının tedavi edilebilmesi için erken teşhis şart... 

    Memorial Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Bölümü’nden Op. Dr. Yücel Yankol, “Göbek fıtığı ve tedavi yöntemleri” hakkında bilgi verdi.

    Fazla Doğum Yapmış Kilolu Bayanlarda Risk Artıyor

    Fıtık; karın bölgesindeki organların karın içini saran zarın oluşturduğu bir kese içerisinde, destek dokuların zayıf veya yırtık bir bölgesinden dışarı doğru çıkmasıdır. Karın duvarında çeşitli bölgelerde fıtık oluşabilmektedir. Göbek bölgesinde bu şikayetin olması durumunda göbek fıtığından bahsedilir. Yaklaşık 100 kişiden 4-5‘inde fıtık şikayeti mevcut olup, bunların % 8-9 ‘u göbek fıtığıdır.

    Göbek fıtığı doğumdan itibaren her yaşta ve cinste görülmekle birlikte, fazla doğum yapmış kilolu bayanlarda daha sık rastlanmaktadır.

    Aşırı Ağır Kaldırma Nedenlerden Biri

    Göbek fıtığı oluşması için öncelikle göbekte bir zayıflık olması gerekir. Bu zeminde karın içi basıncı artıran, kronik öksürük, kabızlık, aşırı ağırlık kaldırma, idrar yaparken zorlanmaya sebep olan durumlar ( prostat şikayeti ), fazla kilo, aşırı kilo kaybı, çok sayıda hamilelik, assit ve karında kitleler göbek fıtığına sebep olabilmektedirler.

    Gözle Görülen Şişlik Ve Şekil Bozlukluğu

    Belirgin olması durumunda göbek bölgesinde gözle görülebilen bir şişlik ve şekil bozukluğu mevcuttur. Göbekte baskı hissi ve künt bir ağrı da şişliğe eşlik eder. Parmak ile göbek halkası hissedilir. Şişlik içeriye doğru itilebilir. Şikayetler fiziksel aktivite ile artabilmektedir.

    Erken Teşhis Önemli

    Göbek fıtığının içinde genellikle karın içi yağ dokusu olan omentum ve ince bağırsak bulunur. Göbekteki şişlik içeriye itilemiyorsa, hassasiyet artmışsa, tuvalet yapamama, bulantı ve kusma olmuşsa, akla dışarıya çıkan karın içi organların fıtık deliğinde sıkışması sonrası dolaşımın bozulması, doku harabiyeti olduğu ve sıkışan organın canlılığını kaybetmeden acil ameliyat gerektiği akla getirilmelidir.

    Erişkin döneminde göbek fıtığının tek tedavisi cerrahidir. Göbek fıtığı zaman geçtikçe büyümesi ve kilolu hastalarda ciddi sorunlara sebep olabilmesi nedeniyle başlangıç halinde küçük boyuttayken ameliyat ile onarılması daha kolay ve sonuçları açısından daha başarılıdır. Ameliyat öncesi ideal olan hasta kilolu ise kilo vermesi ve karın içi basıncı arttıran etkenlerin (kronik öksürük, kabızlık, prostat şikayetleri, asit vb ) tedavi edilerek ortadan kaldırılmasıdır.

    Ameliyat esnasında genellikle göbek çukuru korunmaya çalışılır. Ameliyat açık yöntemler ( Primer kapama ve yama ile tamir ) ile veya laparoskopik (kapalı) yöntem ile gerçekleştirilir.


    Modern beslenmede en eksik olan besinler, yeşil sebzeler. Yeşil sebzeleri pişirmeyi ve yemeyi öğrenmek sağlıklı bir hayat yaratmak için yapılması gereken en öncelikli ve temel işlerden biridir.

    Yeşil sebzelerle beslenmeye başladığınız zaman, doğal bir şekilde sizi hasta eden yiyecekler yavaş yavaş diyetinizin dışında kalacaklar. Yeşil sebzeler vücudumuzun içindeki yağmur ormanını beslerken, kan dolaşımı ve solunum sisteminizi güçlendirmektedir. Özellikle şehirde yasayan ve çayır çimen, kırsal alanlarla çok kısıtlı ilişki içinde olan bizler için yeşil sebzeleri hayatımızın düzenli bir parçası yapmamız çok önemlidir.


    Yeşil renk bahar ayıyla ilişkilendirilir. Bahar, yenilenmenin, ferahlamanın ve yaşam enerjisinin ayıdır. Doğu tıbbında ise yeşil karaciğerle ilişkilendirilir; duygusal denge ve yaratıcılığın çıkış noktası olarak kabul edilir. Besin değeri olarak yeşiller kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko ve A, C, E, K vitaminlerinden zengindir. Lif, folik asit, klorofil gibi birçok mikro besin maddesi ve faydalı bitkisel kimyasallarla doludur.

    Koyu yeşil yapraklı sebzeler yemenin bazı faydaları aşağıdaki gibidir:
    - Kanı temizler.
    - Kanseri engeller.
    - Dolaşımı hızlandırır, kalitesini artırır.
    - Bağışıklık sistemini güçlendirir.
    - Sağlıklı bağırsak florasını destekler.
    - Hafif, esnek, sakin bir enerjiyi destekler.
    - Modunuzu yükseltir, depresyondan kurtulmaya yardımcı olur.
    - Karaciğer, safra kesesi ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.
    - Soğuk algınlığı, özellikle ciğerlerdeki tıkanıklığı, mukusu azaltmak suretiyle temizler.

    Tüketmek için birçok yeşil bitki seçeneği mevcuttur. Sevdiğiniz yeşilleri tespit edin ve bolca tüketmeye çalışın. Favorilerinizden sıkıldığınız zaman maceracı olup daha önce hiç duymadığınız yeşilleri deneyin.
    - Brokoli hem yetişkinler hem de çocuklar arasında oldukça popüler. Kökleri ağacın köküne benzeyen brokoli kuvvetli, sağlam, ayakları yere basan bir enerji sağlar.
    - Pazı, kara lahana, tere, semizotu, hindiba, labada ve bulabildiğiniz diğer bütün yeşilleri değişimli olarak sürekli kullanın.
    - Lahana çiğ, turşulanmış, kapuska yapılmış, her şekilde muhteşem bir sebzedir.
    - Roka, marul, meskulin ve yabani yeşiller genellikle çiğ yenmekle birlikte aklınıza gelebilecek her türlü yaratıcı şekilde tüketilebilir.
    - Ispanak ve pancarın uç kısmındaki yeşiller, oksalik asitten zengin olduğu için kemik ve dişlerden kalsiyumun çekilmesine sebep olabilir, dolayısıyla daha az miktarda tüketilmelidir; tüketirken de çeşitli tohum, fındık fıstık türevleri, tofu, baklagiller, tereyağı, yoğurt gibi protein ve yağ kaynaklarıyla birlikte pişirilmesi oksalik asitin etkisini azaltacaktır.

    Türkiye'de mevcut bütün yeşil sebzelerin listesi için www.erust.com.tr adresine bakabilirsiniz. Satın almak için en güzel kaynak organik pazar ve kendi bahçesinde ilaçsız üretim yaptığını bildiğiniz seyyar ya da pazarlardaki satıcıladır. Günümüzde büyük marketlerde de organik bolümler mevcut. Erüst tarımın ürünlerini paketlenmiş olarak süpermarketlerde bulmanız mümkün. Arnavutköy Kolaylar'da pahalı olmasına rağmen genellikle çok çeşitli seçenek bulmanız mümkün. Paketli ürün alırken içindekilerin kalitesini kontrol ettiğinizden ve birkaç gün içinde tüketeceğinizden emin olun.

    Yeşil sebzeleri pişirme yöntemleri

    Yeşillerinizi çok çeşitli yöntemlerle pişirmeyi deneyebilirsiniz. Buharda pişirmek, haşlamak, yağda sotelemek, sade su ya da sebze/tavuk suyuyla sotelemek, hafifçe turşulamak (lahananın üzerine biraz sirke ve tuz koyup üzerine ağırlıkla bastırarak yapılan salata gibi)

    Enerji açısından farklı pişirme tekniklerinin farklı etkileri vardır. Haşlamak yeşilleri yumuşatır ve sakinleştirir. Kaynayan suda 1 dakikanın altında tutun ki yeşillerin içerisindeki besin değerleri suda kaybolmasın. Eğer organik yeşillikler kullanıyorsanız haşladığınız suyu çay ya da aromalı bir su gibi tüketebilirsiniz. Buharda pişirmek yeşilleri daha lifli ve gergin yapar ki bu özellikle kilo vermek isteyenler için harika bir pişirme yöntemi. Yeşilleri çiğ olarak tüketmek de harika, tazeleyici, serinletici ve yumuşak bir yöntem ve canlı enzimler sağlaması yönünden çok faydalı.

    İnsanlar "lifli yeşil gıdalar" lafını duyunca genellikle göbek salatayı düşünürler. Fakat açık renk, çoğu restoranda servis edilen göbek salatada diğer yeşillerde olan faydalar ne yazık ki yok! Bir an önce koyu renkli yeşil yapraklı bu sebzeleri günlük beslenmenize ekleme alışkanlığını başlatın. Bir ay boyunca deneyin ve kendinizi nasıl hissettiğinizi gözlemleyin.

    Muhteşem yeşil sebzeler sağlık veriyor

    Konu Saati  06:02  |  in  sağlıklı yaşam  |  Devamı»

    Modern beslenmede en eksik olan besinler, yeşil sebzeler. Yeşil sebzeleri pişirmeyi ve yemeyi öğrenmek sağlıklı bir hayat yaratmak için yapılması gereken en öncelikli ve temel işlerden biridir.

    Yeşil sebzelerle beslenmeye başladığınız zaman, doğal bir şekilde sizi hasta eden yiyecekler yavaş yavaş diyetinizin dışında kalacaklar. Yeşil sebzeler vücudumuzun içindeki yağmur ormanını beslerken, kan dolaşımı ve solunum sisteminizi güçlendirmektedir. Özellikle şehirde yasayan ve çayır çimen, kırsal alanlarla çok kısıtlı ilişki içinde olan bizler için yeşil sebzeleri hayatımızın düzenli bir parçası yapmamız çok önemlidir.


    Yeşil renk bahar ayıyla ilişkilendirilir. Bahar, yenilenmenin, ferahlamanın ve yaşam enerjisinin ayıdır. Doğu tıbbında ise yeşil karaciğerle ilişkilendirilir; duygusal denge ve yaratıcılığın çıkış noktası olarak kabul edilir. Besin değeri olarak yeşiller kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko ve A, C, E, K vitaminlerinden zengindir. Lif, folik asit, klorofil gibi birçok mikro besin maddesi ve faydalı bitkisel kimyasallarla doludur.

    Koyu yeşil yapraklı sebzeler yemenin bazı faydaları aşağıdaki gibidir:
    - Kanı temizler.
    - Kanseri engeller.
    - Dolaşımı hızlandırır, kalitesini artırır.
    - Bağışıklık sistemini güçlendirir.
    - Sağlıklı bağırsak florasını destekler.
    - Hafif, esnek, sakin bir enerjiyi destekler.
    - Modunuzu yükseltir, depresyondan kurtulmaya yardımcı olur.
    - Karaciğer, safra kesesi ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.
    - Soğuk algınlığı, özellikle ciğerlerdeki tıkanıklığı, mukusu azaltmak suretiyle temizler.

    Tüketmek için birçok yeşil bitki seçeneği mevcuttur. Sevdiğiniz yeşilleri tespit edin ve bolca tüketmeye çalışın. Favorilerinizden sıkıldığınız zaman maceracı olup daha önce hiç duymadığınız yeşilleri deneyin.
    - Brokoli hem yetişkinler hem de çocuklar arasında oldukça popüler. Kökleri ağacın köküne benzeyen brokoli kuvvetli, sağlam, ayakları yere basan bir enerji sağlar.
    - Pazı, kara lahana, tere, semizotu, hindiba, labada ve bulabildiğiniz diğer bütün yeşilleri değişimli olarak sürekli kullanın.
    - Lahana çiğ, turşulanmış, kapuska yapılmış, her şekilde muhteşem bir sebzedir.
    - Roka, marul, meskulin ve yabani yeşiller genellikle çiğ yenmekle birlikte aklınıza gelebilecek her türlü yaratıcı şekilde tüketilebilir.
    - Ispanak ve pancarın uç kısmındaki yeşiller, oksalik asitten zengin olduğu için kemik ve dişlerden kalsiyumun çekilmesine sebep olabilir, dolayısıyla daha az miktarda tüketilmelidir; tüketirken de çeşitli tohum, fındık fıstık türevleri, tofu, baklagiller, tereyağı, yoğurt gibi protein ve yağ kaynaklarıyla birlikte pişirilmesi oksalik asitin etkisini azaltacaktır.

    Türkiye'de mevcut bütün yeşil sebzelerin listesi için www.erust.com.tr adresine bakabilirsiniz. Satın almak için en güzel kaynak organik pazar ve kendi bahçesinde ilaçsız üretim yaptığını bildiğiniz seyyar ya da pazarlardaki satıcıladır. Günümüzde büyük marketlerde de organik bolümler mevcut. Erüst tarımın ürünlerini paketlenmiş olarak süpermarketlerde bulmanız mümkün. Arnavutköy Kolaylar'da pahalı olmasına rağmen genellikle çok çeşitli seçenek bulmanız mümkün. Paketli ürün alırken içindekilerin kalitesini kontrol ettiğinizden ve birkaç gün içinde tüketeceğinizden emin olun.

    Yeşil sebzeleri pişirme yöntemleri

    Yeşillerinizi çok çeşitli yöntemlerle pişirmeyi deneyebilirsiniz. Buharda pişirmek, haşlamak, yağda sotelemek, sade su ya da sebze/tavuk suyuyla sotelemek, hafifçe turşulamak (lahananın üzerine biraz sirke ve tuz koyup üzerine ağırlıkla bastırarak yapılan salata gibi)

    Enerji açısından farklı pişirme tekniklerinin farklı etkileri vardır. Haşlamak yeşilleri yumuşatır ve sakinleştirir. Kaynayan suda 1 dakikanın altında tutun ki yeşillerin içerisindeki besin değerleri suda kaybolmasın. Eğer organik yeşillikler kullanıyorsanız haşladığınız suyu çay ya da aromalı bir su gibi tüketebilirsiniz. Buharda pişirmek yeşilleri daha lifli ve gergin yapar ki bu özellikle kilo vermek isteyenler için harika bir pişirme yöntemi. Yeşilleri çiğ olarak tüketmek de harika, tazeleyici, serinletici ve yumuşak bir yöntem ve canlı enzimler sağlaması yönünden çok faydalı.

    İnsanlar "lifli yeşil gıdalar" lafını duyunca genellikle göbek salatayı düşünürler. Fakat açık renk, çoğu restoranda servis edilen göbek salatada diğer yeşillerde olan faydalar ne yazık ki yok! Bir an önce koyu renkli yeşil yapraklı bu sebzeleri günlük beslenmenize ekleme alışkanlığını başlatın. Bir ay boyunca deneyin ve kendinizi nasıl hissettiğinizi gözlemleyin.

    2 Nisan 2014 Çarşamba


    Ülkemizde erişime engellenen Twitter'ın ne zaman açılacağı bilinmese de kapalı kaldığı sürede yeni bir girişimcilik örneği gün yüzüne çıktı.

    Yazı güncellenmiştir, güncelleme bilgisi yazı sonundadır.










    Tamamen yerli yapım Twitter diyebileceğimiz Ahsar.com sitesi sosyal medya severlere kapılarını açtı. Twitter'ın bire bir benzeri olan Türk yapımı Ahsar, kelime anlamı olarak Osmanlıcada "

    Yerli Twitter Ahsar

    Konu Saati  15:03  |  in  Sosyal Medya  |  Devamı»


    Ülkemizde erişime engellenen Twitter'ın ne zaman açılacağı bilinmese de kapalı kaldığı sürede yeni bir girişimcilik örneği gün yüzüne çıktı.

    Yazı güncellenmiştir, güncelleme bilgisi yazı sonundadır.










    Tamamen yerli yapım Twitter diyebileceğimiz Ahsar.com sitesi sosyal medya severlere kapılarını açtı. Twitter'ın bire bir benzeri olan Türk yapımı Ahsar, kelime anlamı olarak Osmanlıcada "

    31 Mart 2014 Pazartesi

    Hepimiz zaman zaman kıskançlıklar yaşarız. Bazılarımızınki tatlı kıskançlıklarken bazılarımız kıskançlığın dozunu kaçırırız. Peki, hemen herkesde ilişkileri ve romantizmi kimi zaman tüketen, kimi zaman da güçlendiren kıskançlığın türleri olduğunu biliyor muydunuz?    
    Kıskançlığın tarifi her ne kadar onu yaşayan her kişiye göre farklı bir biçime bürünse de, fazlası istenmeyen, yokluğu da çekilmeyen bu garip duygu halinin psikologlar tarafından kabullenilen tek ve genel bir tanımı bulunuyor: Değerli bir ilişkiye veya onun niteliğine tehdit algılanması durumunda verilen karmaşık bir tepki...
    Bu karmaşık tepkinin içsel ve dışsal öğeleri bulunuyor. İçsel öğeler, genellikle dışardan görülmeyen duygular, düşünceler ve fiziksel belirtileri içeriyor: Gücenme, kendini suçlama, rakiple kendini karşılaştırma, toplum içindeki imajının sarsılmasından duyulan endişe ve kendine acıma gibi...

    Kışkançlık Nasıl Ortaya Çıkıyor?

    Kıskançlık fiziksel anlamda yüz kızarması, ellerde titreme ve terleme, nefessiz kalma, mide krampları, baygınlık hissi, hızlı nabız ve uyuma güçlüğü gibi semptomlarla belirebiliyor. Bu duyguyu oluşturan dışsal öğeler ise sorun hakkında açıkça konuşma, bağırma, ağlama, konuyu önemsemiyor gibi görünme, alaya alma, karşılık verme veya şiddete başvurma gibi kolayca görülebilir bazı davranışlarla ifade ediliyor.

    Gerçek ya da Sanal Tehditler

    Kıskançlık tepkisi, ilişkiye bir tehdit algılanmasıyla tetikleniyor. Algılanan tehdit gerçek ya da sanal olabiliyor. Örneğin bir erkek karısının başka erkeklere ilgi duyduğunu düşünürse, tehdit onun çılgın hayalinden kaynaklanmasına rağmen yoğun bir kıskançlıkla tepki gösterebiliyor. Öte yandan evliliğinde kendini güvende hisseden bir erkek karısı başka erkeklerle yakın ilişkideyken bunu ilişki için tehdit olarak algılamıyorsa kıskançlıkla tepki vermeyebiliyor.

    Sebepler Birbirinden Farklı

    Kıskançlık tepkisini doğuran duyguların öncelikleri de kişiden kişiye değişebiliyor. Kimileri için kıskançlığın en önemli öğesi terk edilme korkusuyken, bazıları için birincil öğe başkalarının gözünde değer yitirmek olabiliyor. Bazıları için en acı veren olay ihanete uğramakken, kimileri için en önemli öge rekabet olabiliyor.

    Temelde Neler Var?

    Kıskançlık değişik şekiller ve değişken yoğunluk derecelerinde görülmesine rağmen bir eğilimle karşı karşıya gelme veya bir olayın tetiklemesiyle ortaya çıkıyor. Bu eğilim içinde yetiştiğimiz kültür tarafından biçimlendiriliyor. Bazı kültürler kıskançlığı körüklerken, diğer kültürler kıskançlığı hoş görmeyebiliyor. Kıskançlık eğilimi bireyin yetiştiği aile tarafından da yönlendiriliyor. Anne ya da baba arasında aldatma ya da kıskançlık krizlerinin yaşandığı bir ailede yetişen kişi, anne ve babanın güvenli bir sevgiyle birbirine bağlı olduğu bir ailede yetişen kişiye göre kıskançlığa daha fazla eğilimli olabiliyor. Çocukluk dönemini kardeşleriyle rekabet duygusu içinde geçirmiş olan bir insanın kıskançlığa eğilimli olma ihtimali de yüksek olabiliyor. "Sosyobiyolojik yaklaşım" kadın ve erkeğin doğuştan kıskançlık eğilimlerini cinsiyet farklılıklara bağlarken "sosyopsikolojik yaklaşım" kıskançlığın nedenlerini kültürel normlarda arıyor.
    Çocukluk travmaları yaşayan bir kişi yetişkinlik döneminde bunun yansımalarını alınganlık, korku veya güvensizlik olarak yaşayabiliyor. Aşık olduklarında duygularına karşılık gördükleri zaman bu korkular azalıyor ve kendilerini güvende hissediyorlar. Aşık olunan insanı kaybetme korkusunun kıskançlık tepkisine dönüşmesi kaçınılmaz oluyor.

    Sizin Kıskançlığınız Normal mi, Anormal mi?

    Kıskançlıkla verilen bazı tepkiler o kadar aşırı olabiliyor ki, bunların patolojik olduğunu görmek için uzman olmak gerekmiyor. Normal kıskançlık köklerini gerçek tehditten alırken sanrılı kıskançlık gerçek veya olası tehdidin bulunmaması durumunda da devam ediyor. Sadık karısından şüphelenen ve onu takip eden adam sanrılı kıskançlığa iyi bir örnek olabilir. Anormal kıskançlık tanımlamasıyla tarif edilen kıskançlık türleri ise kronik ve akut kıskançlıklar olarak biliniyor. Akut kıskançlık hiç kıskanç olduğunu düşünmeyen, ancak partneri tarafından aldatıldığında bunu keşfeden kişilerde görülüyor.

    Kıskançlıkla Baş Edilebilir mi?

    Aile terapisti Sevil Gençay kendisine kıskançlık sorunuyla başvuran kişilerin en sık sordukları sorulardan birinin "Kıskançlık yenilebilir mi?" olduğunu söylüyor ve kendisinin verebildiği yanıtın "Evet, ama zorlukla" olduğunu da eklemeden geçemiyor. Gençay'a göre diğer tüm duygusal deneyimler gibi kıskançlık da doğru şekilde ele alındığında gelişime yol açabiliyor. Kıskançlıkla baş edebilmek için yapılması gereken en öncelikli şey bir uzmana başvurmak. Uzman kontrolünde yapılan terapide ilk aşamada kıskançlık sorununun farkına varmak konusunda çaba gösteriliyor. Daha sonra bu konuda bir şeyler yapma sorumluluğunu almak, ne yapılabileceği ve yapılması gerektiği konusunu açıklığa kavuşturmak, yeni yöntemler üretmek ve eski yöntemleri geliştirmek gibi aşamalar izlenerek çözüme ulaşmaya çalışılıyor. Kıskançlık sorununun farkına varmanınsa iki unsuru bulunuyor: Bunlardan biri sorun olduğunu fark etmek, diğeri ise sorunu kıskanç kişinin suçu olarak görmek yerine ilişkinin belirli dinamiklerinin veya belirli bir durumunun işlevi olarak değerlendirmek. İnsanlar bunun farkına varınca, başa çıkmanın odak noktası, "Beni bu kadar kıskanç yapan şey nedir?" sorusundan, "Kıskançlığımın bu kadar kolay ortaya çıkmasını önlemek amacıyla durumu değiştirmek için ne yapabilirim?" sorusuna kayıyor. Kıskançlık yaratan ilişkide belirli davranışlar belirli çabalar sonucu değiştirilebiliyor. Çünkü kıskançlık "sadece farkındalıkla aşılabilecek bir tutkunluk patlaması" olarak tanımlanıyor.

    Sizin kıskançlığınız hangisi?

    Konu Saati  03:45  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Hepimiz zaman zaman kıskançlıklar yaşarız. Bazılarımızınki tatlı kıskançlıklarken bazılarımız kıskançlığın dozunu kaçırırız. Peki, hemen herkesde ilişkileri ve romantizmi kimi zaman tüketen, kimi zaman da güçlendiren kıskançlığın türleri olduğunu biliyor muydunuz?    
    Kıskançlığın tarifi her ne kadar onu yaşayan her kişiye göre farklı bir biçime bürünse de, fazlası istenmeyen, yokluğu da çekilmeyen bu garip duygu halinin psikologlar tarafından kabullenilen tek ve genel bir tanımı bulunuyor: Değerli bir ilişkiye veya onun niteliğine tehdit algılanması durumunda verilen karmaşık bir tepki...
    Bu karmaşık tepkinin içsel ve dışsal öğeleri bulunuyor. İçsel öğeler, genellikle dışardan görülmeyen duygular, düşünceler ve fiziksel belirtileri içeriyor: Gücenme, kendini suçlama, rakiple kendini karşılaştırma, toplum içindeki imajının sarsılmasından duyulan endişe ve kendine acıma gibi...

    Kışkançlık Nasıl Ortaya Çıkıyor?

    Kıskançlık fiziksel anlamda yüz kızarması, ellerde titreme ve terleme, nefessiz kalma, mide krampları, baygınlık hissi, hızlı nabız ve uyuma güçlüğü gibi semptomlarla belirebiliyor. Bu duyguyu oluşturan dışsal öğeler ise sorun hakkında açıkça konuşma, bağırma, ağlama, konuyu önemsemiyor gibi görünme, alaya alma, karşılık verme veya şiddete başvurma gibi kolayca görülebilir bazı davranışlarla ifade ediliyor.

    Gerçek ya da Sanal Tehditler

    Kıskançlık tepkisi, ilişkiye bir tehdit algılanmasıyla tetikleniyor. Algılanan tehdit gerçek ya da sanal olabiliyor. Örneğin bir erkek karısının başka erkeklere ilgi duyduğunu düşünürse, tehdit onun çılgın hayalinden kaynaklanmasına rağmen yoğun bir kıskançlıkla tepki gösterebiliyor. Öte yandan evliliğinde kendini güvende hisseden bir erkek karısı başka erkeklerle yakın ilişkideyken bunu ilişki için tehdit olarak algılamıyorsa kıskançlıkla tepki vermeyebiliyor.

    Sebepler Birbirinden Farklı

    Kıskançlık tepkisini doğuran duyguların öncelikleri de kişiden kişiye değişebiliyor. Kimileri için kıskançlığın en önemli öğesi terk edilme korkusuyken, bazıları için birincil öğe başkalarının gözünde değer yitirmek olabiliyor. Bazıları için en acı veren olay ihanete uğramakken, kimileri için en önemli öge rekabet olabiliyor.

    Temelde Neler Var?

    Kıskançlık değişik şekiller ve değişken yoğunluk derecelerinde görülmesine rağmen bir eğilimle karşı karşıya gelme veya bir olayın tetiklemesiyle ortaya çıkıyor. Bu eğilim içinde yetiştiğimiz kültür tarafından biçimlendiriliyor. Bazı kültürler kıskançlığı körüklerken, diğer kültürler kıskançlığı hoş görmeyebiliyor. Kıskançlık eğilimi bireyin yetiştiği aile tarafından da yönlendiriliyor. Anne ya da baba arasında aldatma ya da kıskançlık krizlerinin yaşandığı bir ailede yetişen kişi, anne ve babanın güvenli bir sevgiyle birbirine bağlı olduğu bir ailede yetişen kişiye göre kıskançlığa daha fazla eğilimli olabiliyor. Çocukluk dönemini kardeşleriyle rekabet duygusu içinde geçirmiş olan bir insanın kıskançlığa eğilimli olma ihtimali de yüksek olabiliyor. "Sosyobiyolojik yaklaşım" kadın ve erkeğin doğuştan kıskançlık eğilimlerini cinsiyet farklılıklara bağlarken "sosyopsikolojik yaklaşım" kıskançlığın nedenlerini kültürel normlarda arıyor.
    Çocukluk travmaları yaşayan bir kişi yetişkinlik döneminde bunun yansımalarını alınganlık, korku veya güvensizlik olarak yaşayabiliyor. Aşık olduklarında duygularına karşılık gördükleri zaman bu korkular azalıyor ve kendilerini güvende hissediyorlar. Aşık olunan insanı kaybetme korkusunun kıskançlık tepkisine dönüşmesi kaçınılmaz oluyor.

    Sizin Kıskançlığınız Normal mi, Anormal mi?

    Kıskançlıkla verilen bazı tepkiler o kadar aşırı olabiliyor ki, bunların patolojik olduğunu görmek için uzman olmak gerekmiyor. Normal kıskançlık köklerini gerçek tehditten alırken sanrılı kıskançlık gerçek veya olası tehdidin bulunmaması durumunda da devam ediyor. Sadık karısından şüphelenen ve onu takip eden adam sanrılı kıskançlığa iyi bir örnek olabilir. Anormal kıskançlık tanımlamasıyla tarif edilen kıskançlık türleri ise kronik ve akut kıskançlıklar olarak biliniyor. Akut kıskançlık hiç kıskanç olduğunu düşünmeyen, ancak partneri tarafından aldatıldığında bunu keşfeden kişilerde görülüyor.

    Kıskançlıkla Baş Edilebilir mi?

    Aile terapisti Sevil Gençay kendisine kıskançlık sorunuyla başvuran kişilerin en sık sordukları sorulardan birinin "Kıskançlık yenilebilir mi?" olduğunu söylüyor ve kendisinin verebildiği yanıtın "Evet, ama zorlukla" olduğunu da eklemeden geçemiyor. Gençay'a göre diğer tüm duygusal deneyimler gibi kıskançlık da doğru şekilde ele alındığında gelişime yol açabiliyor. Kıskançlıkla baş edebilmek için yapılması gereken en öncelikli şey bir uzmana başvurmak. Uzman kontrolünde yapılan terapide ilk aşamada kıskançlık sorununun farkına varmak konusunda çaba gösteriliyor. Daha sonra bu konuda bir şeyler yapma sorumluluğunu almak, ne yapılabileceği ve yapılması gerektiği konusunu açıklığa kavuşturmak, yeni yöntemler üretmek ve eski yöntemleri geliştirmek gibi aşamalar izlenerek çözüme ulaşmaya çalışılıyor. Kıskançlık sorununun farkına varmanınsa iki unsuru bulunuyor: Bunlardan biri sorun olduğunu fark etmek, diğeri ise sorunu kıskanç kişinin suçu olarak görmek yerine ilişkinin belirli dinamiklerinin veya belirli bir durumunun işlevi olarak değerlendirmek. İnsanlar bunun farkına varınca, başa çıkmanın odak noktası, "Beni bu kadar kıskanç yapan şey nedir?" sorusundan, "Kıskançlığımın bu kadar kolay ortaya çıkmasını önlemek amacıyla durumu değiştirmek için ne yapabilirim?" sorusuna kayıyor. Kıskançlık yaratan ilişkide belirli davranışlar belirli çabalar sonucu değiştirilebiliyor. Çünkü kıskançlık "sadece farkındalıkla aşılabilecek bir tutkunluk patlaması" olarak tanımlanıyor.

    27 Mart 2014 Perşembe


    Ülkemizde son dönemlerde yayınlanan yasal ve yasal olmayan tapelerle gündeme gelen iki dev platform Twitter ve YouTube yetkililer tarafından uyarılmışlardı.







    Twitterın erişim yasağından sonra şimdi de YouTube erişime engellendi. Şu an için resmi olarak bir açıklama gelmemiş olsa da YouTube'a erişim sağlanamıyor.



    Yayınlanan son MİT-Dış İşleri görüşmesi olduğu iddia edilen ses kaydından

    Youtube Erişime Engellendi

    Konu Saati  07:49  |  in  Youtube  |  Devamı»


    Ülkemizde son dönemlerde yayınlanan yasal ve yasal olmayan tapelerle gündeme gelen iki dev platform Twitter ve YouTube yetkililer tarafından uyarılmışlardı.







    Twitterın erişim yasağından sonra şimdi de YouTube erişime engellendi. Şu an için resmi olarak bir açıklama gelmemiş olsa da YouTube'a erişim sağlanamıyor.



    Yayınlanan son MİT-Dış İşleri görüşmesi olduğu iddia edilen ses kaydından

    26 Mart 2014 Çarşamba


    Hızın her geçen gün daha da çok önem kazandığı günümüzde, sigorta sektörünün teknolojiyi yakından takip ettiğini görmek güzel. Ben de blogumda böyle firmaları yakından takip ediyorum.



    Generali Sigorta, hızlı ve teknolojik hizmet konusunda öncülük yapmış diyebiliriz. Artık her an, her yerden Generali’nin 0850 555 55 55 numaralı telefonundan veya generali.com.tr web sitesinden ve acentelerdan

    1 Dakikada Teklif, 3 Dakikada Poliçe!

    Konu Saati  06:29  |  in  Sponsor  |  Devamı»


    Hızın her geçen gün daha da çok önem kazandığı günümüzde, sigorta sektörünün teknolojiyi yakından takip ettiğini görmek güzel. Ben de blogumda böyle firmaları yakından takip ediyorum.



    Generali Sigorta, hızlı ve teknolojik hizmet konusunda öncülük yapmış diyebiliriz. Artık her an, her yerden Generali’nin 0850 555 55 55 numaralı telefonundan veya generali.com.tr web sitesinden ve acentelerdan

    24 Mart 2014 Pazartesi

    Uzmanlar ıslak ayakla gezilmemesi konusunda uyarılarda bulunuyor.

    Tıbbi adıyla 'Tinea pedis' olan ayak mantarının bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, toplumun yüzde 50'sinde hastalığın görüldüğü uyarısında bulundu. En çok yetişkin erkeklerde görülen hastalığın ayak parmak aralarında kaşıntı, sulantı, kepeklenme, çatlaklar veya beyazlaşmalar şeklinde kendini gösterdiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Neval Bayazit, 'Ayakta kötü kokuya sebep olabilir. Ayakların uzun süre havasız ve nemli kalması, yıkandıktan sonra iyi kurulanmaması veya aşırı terlemesi mantarın yerleşip hastalık yapmasını sağlayan en önemli etkenlerdendir.' diye söylüyor.
    Ayak mantarının ortak kullanılan terlik, ayakkabı, havlu gibi kişisel eşyalardan, havuzlardan, duşlardan, hamam ve kaplıcalardan, tuvaletlerden, hijyene dikkat edilmediğinde kuaförlerde pedikür sırasında bulaşabildiğini anlatan Uzm. Dr. Neval Bayazit, ayak mantarının en sık olarak küçük parmak arasında kaşıntı, sulantı, kepeklenme, çatlaklar şeklinde görüldüğünü ve mantar hastalığının zamanla tüm parmak aralarına yayılabildiğini kaydetti. Ayak tabanında ve ayak yan kısımlarında kuruluk, kepeklenme, deride kalınlaşma şeklinde hastalığın karşımıza çıkabileceğini anlatan Dr. Bayazit, mantar hastalığının ayak tabanında şiddetli kaşıntılı su kabarcıkları şeklinde de görülebildiğini dile getirdi. Ayaklarda görülen mantar hastalığının parmak arasında sulantı, çatlaklar, ayak tabanında kuruluk veya su kabarcıklarıyla giden türlerinin de bulaşıcı olduğunu ve özellikle nemli ortamı sevdiğini belirten Uzm. Dr. Bayazit şöyle devam etti:

    'Ayak mantarı tedavi edilmezse, deride oluşan yarık ve çatlaklardan bakteriler deriden içeriye girerek, ayakta ve daha da yukarıya ilerleyerek bacakta yumuşak doku enfeksiyonuna sebep olabilir. Yani bacakta şişme, kızarıklık, ağrı görülebilir ve bu durum yüksek doz antibiyotik tedavisini gerektirir. Mantar hastalığı tedavi edilmezse, bir süre sonra tırnaklara yayılarak tırnaklarda şekil bozukluğuna yol açabilir, bu da hem estetik açıdan kötü bir görüntüye sebep olur, hem de zamanla ağrı, kapalı ayakkabı giyememe ile sonuçlanabilir. Bazen kasığa da bulaşma görülebilmektedir, bu durumda kasıkta kaşıntı, kızarıklık ve kepeklenme olmaktadır.'

    Ayak mantarının tedavisinde dışarıdan sürme şeklinde uygulanan krem veya sprey şeklindeki ilaçların kullanılabileceğini anlatan Uzm. Dr. Neval Bayazit, bazı durumlarda özel ayak banyolarının da tedaviye eklenebileceğini kaydetti. Eğer tırnakta da mantar tespit edilmişse hap veya tırnak cilası şeklindeki ilaçlara başvurulmasını tavsiye eden Dr. Bayazit, tırnaktaki mantarın yok edilmemesi durumunda ayak mantarının devamlı tekrarlanacağına dikkat çekti. Koruyucu bazı önlemlerin de mutlaka alınması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Neval Bayazit şu tavsiyelerde bulundu:

    'Kişinin her gittiği yere kendi terliğini götürmesi, ayakları yıkadıktan veya abdest aldıktan sonra ayak parmak aralarının kağıt havluyla kurulanması, ayakların devamlı kuru tutulması, tırnakların zedelenmemesi gerekmektedir. Sentetik yerine pamuklu çoraplar giyilmesi, yazın hava aldıran açık ayakkabı ve terlikler tercih edilmesi önerilir. Ayakkabıların içi, dışı deri olanları tercih edilmeli ve ayakkabılar günlük olarak değiştirilmelidir, ayağın teri nedeniyle içi ıslanan ayakkabı kuruyana kadar tekrar giyilmemelidir. Aile içi bulaşma çok sık görüldüğü için benim önerim, mantar hastalığının tekrarlamaması için ailedeki tüm fertlerin de mantar açısından değerlendirilmesi olacaktır.'


    Islak ayakla gezmeyin

    Konu Saati  05:31  |  in  sağlık  |  Devamı»

    Uzmanlar ıslak ayakla gezilmemesi konusunda uyarılarda bulunuyor.

    Tıbbi adıyla 'Tinea pedis' olan ayak mantarının bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, toplumun yüzde 50'sinde hastalığın görüldüğü uyarısında bulundu. En çok yetişkin erkeklerde görülen hastalığın ayak parmak aralarında kaşıntı, sulantı, kepeklenme, çatlaklar veya beyazlaşmalar şeklinde kendini gösterdiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Neval Bayazit, 'Ayakta kötü kokuya sebep olabilir. Ayakların uzun süre havasız ve nemli kalması, yıkandıktan sonra iyi kurulanmaması veya aşırı terlemesi mantarın yerleşip hastalık yapmasını sağlayan en önemli etkenlerdendir.' diye söylüyor.
    Ayak mantarının ortak kullanılan terlik, ayakkabı, havlu gibi kişisel eşyalardan, havuzlardan, duşlardan, hamam ve kaplıcalardan, tuvaletlerden, hijyene dikkat edilmediğinde kuaförlerde pedikür sırasında bulaşabildiğini anlatan Uzm. Dr. Neval Bayazit, ayak mantarının en sık olarak küçük parmak arasında kaşıntı, sulantı, kepeklenme, çatlaklar şeklinde görüldüğünü ve mantar hastalığının zamanla tüm parmak aralarına yayılabildiğini kaydetti. Ayak tabanında ve ayak yan kısımlarında kuruluk, kepeklenme, deride kalınlaşma şeklinde hastalığın karşımıza çıkabileceğini anlatan Dr. Bayazit, mantar hastalığının ayak tabanında şiddetli kaşıntılı su kabarcıkları şeklinde de görülebildiğini dile getirdi. Ayaklarda görülen mantar hastalığının parmak arasında sulantı, çatlaklar, ayak tabanında kuruluk veya su kabarcıklarıyla giden türlerinin de bulaşıcı olduğunu ve özellikle nemli ortamı sevdiğini belirten Uzm. Dr. Bayazit şöyle devam etti:

    'Ayak mantarı tedavi edilmezse, deride oluşan yarık ve çatlaklardan bakteriler deriden içeriye girerek, ayakta ve daha da yukarıya ilerleyerek bacakta yumuşak doku enfeksiyonuna sebep olabilir. Yani bacakta şişme, kızarıklık, ağrı görülebilir ve bu durum yüksek doz antibiyotik tedavisini gerektirir. Mantar hastalığı tedavi edilmezse, bir süre sonra tırnaklara yayılarak tırnaklarda şekil bozukluğuna yol açabilir, bu da hem estetik açıdan kötü bir görüntüye sebep olur, hem de zamanla ağrı, kapalı ayakkabı giyememe ile sonuçlanabilir. Bazen kasığa da bulaşma görülebilmektedir, bu durumda kasıkta kaşıntı, kızarıklık ve kepeklenme olmaktadır.'

    Ayak mantarının tedavisinde dışarıdan sürme şeklinde uygulanan krem veya sprey şeklindeki ilaçların kullanılabileceğini anlatan Uzm. Dr. Neval Bayazit, bazı durumlarda özel ayak banyolarının da tedaviye eklenebileceğini kaydetti. Eğer tırnakta da mantar tespit edilmişse hap veya tırnak cilası şeklindeki ilaçlara başvurulmasını tavsiye eden Dr. Bayazit, tırnaktaki mantarın yok edilmemesi durumunda ayak mantarının devamlı tekrarlanacağına dikkat çekti. Koruyucu bazı önlemlerin de mutlaka alınması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Neval Bayazit şu tavsiyelerde bulundu:

    'Kişinin her gittiği yere kendi terliğini götürmesi, ayakları yıkadıktan veya abdest aldıktan sonra ayak parmak aralarının kağıt havluyla kurulanması, ayakların devamlı kuru tutulması, tırnakların zedelenmemesi gerekmektedir. Sentetik yerine pamuklu çoraplar giyilmesi, yazın hava aldıran açık ayakkabı ve terlikler tercih edilmesi önerilir. Ayakkabıların içi, dışı deri olanları tercih edilmeli ve ayakkabılar günlük olarak değiştirilmelidir, ayağın teri nedeniyle içi ıslanan ayakkabı kuruyana kadar tekrar giyilmemelidir. Aile içi bulaşma çok sık görüldüğü için benim önerim, mantar hastalığının tekrarlamaması için ailedeki tüm fertlerin de mantar açısından değerlendirilmesi olacaktır.'


    Vücudunuzun kusursuz olması ve diri kalması için masaja ihtiyacı vardır. Aşağıda verdiğimiz ipuçları, masajın sizin için harika bir deneyim haline gelmesine yardımcı olacaktır.

    Bir masajı farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek şekillerde yapabilirsiniz; hatta aynı teknik, nasıl uyguladığınıza bağlı olarak uyarıcı ya da uyku verici bir etki yaratabilir. Sert ve canlı bir masaj uyarıcı olabilirken yavaş ve düzenli hareketler insanı sakinleştirir.

    Masajın eğlencesi, denemedir. Asla aynı masajı iki kez yapmanız gerekmez. Her seferinde arkadaşınızın ihtiyaçlarını keşfetmeye çalışarak bunlara uygun bir masaj yapmaya çalışın. İster belli bir sırayı izleyin, ister kendi tekniklerinizi kendiniz belirleyin aşağıdaki ipuçları masajınızın harika bir deneyim haline gelmesine yardımcı olacaktır.

    Bunları unutmayın
    - Masajın en önemli unsuru, ritimdir. Ritmik hareketler tüm vücuda gevşeme dalgaları gönderir.

    - Masaj haz vermelidir; yaptığınız herhangi bir şey acı veriyorsa, arkadaşınızdan bunu söylemesini isteyin.

    - Ellerinizi vücut çizgilerine göre biçimlendirin ve vücudu kusursuz bir şekle sokmak için yonttuğunuzu düşleyin.

    - Herhangi bir bölgenin masajı sırasında, mutlaka bir eliniz vücutla temas etsin. İdeal durum, tüm masajınızın tek ve sürekli akan bir hareket olarak algılanmasıdır.

    - Uyguladığınız basıncı çok hafiften çok güçlüye kadar değiştirin. Kemikli bölgeler üzerinde basınç hafif, büyük kaslar üzerinde ise daha sert olmalıdır. Derin basınçlar uygulamaktan korkmayın; sert bir dokunuş rahatlatıcı olabilir.

    Vücudunuzu kullanın
    - Masaj sırasında asla kuvvet kullanmanız gerekmez, basınç uygulamak için yalnızca vücudunuzun ağırlığını kullanın.

    - Hareketlerinize konsantre olun ve fazla konuşmayın. Her ikiniz de dikkatinizi çeşitli duyular üzerinde toplarsanız, masajınız daha etkili olur.

    - İlk hareketleriniz acemice görünecek diye endişelenmeyin. Bütün dokunuşlar güzeldir ve masaj ilerledikçe hareketler daha akıcı bir hale gelir.

    - Tek başınıza olmaktansa bir eş ya da arkadaşla birlikte öğrenmek size daha kolay gelebilir; teknikleri birbirinizin üstünde uygularken nasıl duygular uyandırdıklarını daha iyi görebilirsiniz.

    - İyi bir masaj yapmak için tamamen gevşemeniz gerekir, o yüzden kendinizi fazla zorlamayın. Bir sonraki adımın ne olacağından emin değilseniz, yalnızca hareketi devam ettirin. Hareketleriniz belli bir ritim kazandıkça masajınız daha ilginç ve gevşetici bir hale gelecektir.


    Masajın eğlencesi yeni denemelerdir

    Konu Saati  05:30  |  in  sağlıklı yaşam  |  Devamı»

    Vücudunuzun kusursuz olması ve diri kalması için masaja ihtiyacı vardır. Aşağıda verdiğimiz ipuçları, masajın sizin için harika bir deneyim haline gelmesine yardımcı olacaktır.

    Bir masajı farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek şekillerde yapabilirsiniz; hatta aynı teknik, nasıl uyguladığınıza bağlı olarak uyarıcı ya da uyku verici bir etki yaratabilir. Sert ve canlı bir masaj uyarıcı olabilirken yavaş ve düzenli hareketler insanı sakinleştirir.

    Masajın eğlencesi, denemedir. Asla aynı masajı iki kez yapmanız gerekmez. Her seferinde arkadaşınızın ihtiyaçlarını keşfetmeye çalışarak bunlara uygun bir masaj yapmaya çalışın. İster belli bir sırayı izleyin, ister kendi tekniklerinizi kendiniz belirleyin aşağıdaki ipuçları masajınızın harika bir deneyim haline gelmesine yardımcı olacaktır.

    Bunları unutmayın
    - Masajın en önemli unsuru, ritimdir. Ritmik hareketler tüm vücuda gevşeme dalgaları gönderir.

    - Masaj haz vermelidir; yaptığınız herhangi bir şey acı veriyorsa, arkadaşınızdan bunu söylemesini isteyin.

    - Ellerinizi vücut çizgilerine göre biçimlendirin ve vücudu kusursuz bir şekle sokmak için yonttuğunuzu düşleyin.

    - Herhangi bir bölgenin masajı sırasında, mutlaka bir eliniz vücutla temas etsin. İdeal durum, tüm masajınızın tek ve sürekli akan bir hareket olarak algılanmasıdır.

    - Uyguladığınız basıncı çok hafiften çok güçlüye kadar değiştirin. Kemikli bölgeler üzerinde basınç hafif, büyük kaslar üzerinde ise daha sert olmalıdır. Derin basınçlar uygulamaktan korkmayın; sert bir dokunuş rahatlatıcı olabilir.

    Vücudunuzu kullanın
    - Masaj sırasında asla kuvvet kullanmanız gerekmez, basınç uygulamak için yalnızca vücudunuzun ağırlığını kullanın.

    - Hareketlerinize konsantre olun ve fazla konuşmayın. Her ikiniz de dikkatinizi çeşitli duyular üzerinde toplarsanız, masajınız daha etkili olur.

    - İlk hareketleriniz acemice görünecek diye endişelenmeyin. Bütün dokunuşlar güzeldir ve masaj ilerledikçe hareketler daha akıcı bir hale gelir.

    - Tek başınıza olmaktansa bir eş ya da arkadaşla birlikte öğrenmek size daha kolay gelebilir; teknikleri birbirinizin üstünde uygularken nasıl duygular uyandırdıklarını daha iyi görebilirsiniz.

    - İyi bir masaj yapmak için tamamen gevşemeniz gerekir, o yüzden kendinizi fazla zorlamayın. Bir sonraki adımın ne olacağından emin değilseniz, yalnızca hareketi devam ettirin. Hareketleriniz belli bir ritim kazandıkça masajınız daha ilginç ve gevşetici bir hale gelecektir.



    Aşk kişiye göre değişen kavram; kimine göre süresi, kimine göre şekli önemlidir.

    Bazılarına göre aşkın organı kalp, kimine göre ise beyin. "Aşk olmazsa meşk olsun" söyleyen de var, aşkın platoniğini seçen de.

    Peki bu aşk denilen şey nedir? Bilim adamlarına göre beyin aktivitesi. Beyinde artan hormanlarla duygu değişimleri; dopamin, norepinefrin, feniletilamin gibi çeşitli beyin içindeki hormanların aktivasyonları. Memorial Suadiye Tıp Merkezi Dahiliye Bölümü'nden Uz. Dr. İsmail Yağız, "aşkın sağlığa olumlu etkileri" hakkında bilgi verdi.

    Aşk sadece bir duygu mudur? Gösterilebilir mi?

    Aşık bireylerin beyin MR görüntüleri incelendiğinde özellikle dopamin içeren bölgelerin, yani beyin sağ bölgesinin yoğun bir biçimde aktivitesinin arttığı gözleniyor. Dopamin vücuda enerji veriyor, iştahı azaltıyor, ilgiyi artırıyor, uykusuzluk, sürekli karşı tarafa odaklanma, onu düşünmeyi sağlıyor. Aşkın 3 fazının ilk dönemi bu şekilde gösteriliyor. Aşkın 2. ve 3. döneminde ise biraz daha sakinlik, sevgi, iletişim, koku duyguları, alışkanlık ve güven hissi ön planda. Bu dönemlerde ise serotonin ve diğer mutluluk sağlayan endorfinler etkili.

    Peki "aşk olmazsa meşk olsun" diyebiliyor muyuz?

    Yapılan bilimsel çalışmalarda intihar girişiminde bulunan gençlerde kalp kırıklığı, terk edilme, aşkın kabul görmemesi gibi nedenler var. Aşk problemleri özellikle genç bireylerde toplum dışına itilme, yalnızlık ve depresyonu tetikleyerek yaşam isteğini azaltıyor. Kırık kalpli gençlerin hayatları incelendiğinde aile ilişkilerinde problemler, şefkat ve ilgi eksiklikleri gözleniyor. Hükümetler gençlerin üzerine daha fazla durulması, sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi, gençlik cesaretinin olumsuz bir sonuca yol açmaması için önlemler alınması üzerinde duruyorlar.

    Aşık olmak kilo vermede büyük bir etken

    Aşk hem psikolojik hem de fizyolojik etkileri ile sağlığa iyi geliyor. Fiziksel etkilerde iştahsızlık ve metabolizma hızının artması başı çekiyor.

    Aşkın fiziksel etkileri:

    1.Kan akımının düzenlenmesi
     Dopamin ve norepinefrin kan akımını artırır.

    2.İştah azalması
    Tokluk merkezinin uyarılmasıyla açlık hissi kaybolur

    3.Kalp ritminin hızlanması
    Noradrenalin kalp atım hızını artırır.

    4.Yağ yakımı
    Stres hormonları olarak bilinen noradrenalin yağ yıkımını sağlar.

    5.Metabolizmanın hızlanması
    Kilo kontoru ve zayıflık sağlar

    6.Hafıza ve becerilerin artması
    Artan kan beyin kan akımı hafıza ve becerilerin artmasını sağlar.

    7.Ağrıyı daha az hissetme
    Güçlü vücut içi morfin olan endorfinler hem ağrı algısını azaltır hem de mutluluk sağlar.

    8.Bağışıklık sisteminin güçlenmesi
    Endorfin ve serotonin yüksekliği bağışıklık sistemini güçlendirir.

    9.Cilt sağlığının artması
    Kan akımı değişiklikleri ve seks hormonlarının artması ciltte duruluk ve canlılık sağlar.

    10.Östrojen ve testosteron artması
    Üreme isteğini artırır.

    Aşkın psikolojik etkileri arasında motivasyonu artırma yönü ön plana çıkıyor. Kişinin kendisine olan güveninin artması da hem sosyal hayatta hem de iş yaşamında başarıyı getirebiliyor.

    Psikolojik etkiler:

    1.Motivasyonun artması
    Kendine güvenen ve enerjik bir bünye, konsantrasyon yoğunluğunu sağlar.

    2.Anti depresan etkiler
    Kullanılan antidepresanlar serotonin ve noradrenalin türevi maddeler içerir.

    3.Özgüven ve başarı
    Mesleksel başarılara imza atılır.

    4.Dışa dönük, sosyal kişilik yapısı
    Mutlu ve sosyal bir kişilik yapısı sağlar.

    Aşk sağlıklı bir biçimde yaşandığında bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileri sayesinde hastalıklardan koruyabiliyor. Kişinin tüm güzellikleri ile yaşadığı aşka dengeli ve sağlıklı bir yaşam şeklini de eklemesi gerekiyor.

    Aşkın sağlığa olumlu etkileri

    Konu Saati  05:29  |  in  Yaşam  |  Devamı»


    Aşk kişiye göre değişen kavram; kimine göre süresi, kimine göre şekli önemlidir.

    Bazılarına göre aşkın organı kalp, kimine göre ise beyin. "Aşk olmazsa meşk olsun" söyleyen de var, aşkın platoniğini seçen de.

    Peki bu aşk denilen şey nedir? Bilim adamlarına göre beyin aktivitesi. Beyinde artan hormanlarla duygu değişimleri; dopamin, norepinefrin, feniletilamin gibi çeşitli beyin içindeki hormanların aktivasyonları. Memorial Suadiye Tıp Merkezi Dahiliye Bölümü'nden Uz. Dr. İsmail Yağız, "aşkın sağlığa olumlu etkileri" hakkında bilgi verdi.

    Aşk sadece bir duygu mudur? Gösterilebilir mi?

    Aşık bireylerin beyin MR görüntüleri incelendiğinde özellikle dopamin içeren bölgelerin, yani beyin sağ bölgesinin yoğun bir biçimde aktivitesinin arttığı gözleniyor. Dopamin vücuda enerji veriyor, iştahı azaltıyor, ilgiyi artırıyor, uykusuzluk, sürekli karşı tarafa odaklanma, onu düşünmeyi sağlıyor. Aşkın 3 fazının ilk dönemi bu şekilde gösteriliyor. Aşkın 2. ve 3. döneminde ise biraz daha sakinlik, sevgi, iletişim, koku duyguları, alışkanlık ve güven hissi ön planda. Bu dönemlerde ise serotonin ve diğer mutluluk sağlayan endorfinler etkili.

    Peki "aşk olmazsa meşk olsun" diyebiliyor muyuz?

    Yapılan bilimsel çalışmalarda intihar girişiminde bulunan gençlerde kalp kırıklığı, terk edilme, aşkın kabul görmemesi gibi nedenler var. Aşk problemleri özellikle genç bireylerde toplum dışına itilme, yalnızlık ve depresyonu tetikleyerek yaşam isteğini azaltıyor. Kırık kalpli gençlerin hayatları incelendiğinde aile ilişkilerinde problemler, şefkat ve ilgi eksiklikleri gözleniyor. Hükümetler gençlerin üzerine daha fazla durulması, sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi, gençlik cesaretinin olumsuz bir sonuca yol açmaması için önlemler alınması üzerinde duruyorlar.

    Aşık olmak kilo vermede büyük bir etken

    Aşk hem psikolojik hem de fizyolojik etkileri ile sağlığa iyi geliyor. Fiziksel etkilerde iştahsızlık ve metabolizma hızının artması başı çekiyor.

    Aşkın fiziksel etkileri:

    1.Kan akımının düzenlenmesi
     Dopamin ve norepinefrin kan akımını artırır.

    2.İştah azalması
    Tokluk merkezinin uyarılmasıyla açlık hissi kaybolur

    3.Kalp ritminin hızlanması
    Noradrenalin kalp atım hızını artırır.

    4.Yağ yakımı
    Stres hormonları olarak bilinen noradrenalin yağ yıkımını sağlar.

    5.Metabolizmanın hızlanması
    Kilo kontoru ve zayıflık sağlar

    6.Hafıza ve becerilerin artması
    Artan kan beyin kan akımı hafıza ve becerilerin artmasını sağlar.

    7.Ağrıyı daha az hissetme
    Güçlü vücut içi morfin olan endorfinler hem ağrı algısını azaltır hem de mutluluk sağlar.

    8.Bağışıklık sisteminin güçlenmesi
    Endorfin ve serotonin yüksekliği bağışıklık sistemini güçlendirir.

    9.Cilt sağlığının artması
    Kan akımı değişiklikleri ve seks hormonlarının artması ciltte duruluk ve canlılık sağlar.

    10.Östrojen ve testosteron artması
    Üreme isteğini artırır.

    Aşkın psikolojik etkileri arasında motivasyonu artırma yönü ön plana çıkıyor. Kişinin kendisine olan güveninin artması da hem sosyal hayatta hem de iş yaşamında başarıyı getirebiliyor.

    Psikolojik etkiler:

    1.Motivasyonun artması
    Kendine güvenen ve enerjik bir bünye, konsantrasyon yoğunluğunu sağlar.

    2.Anti depresan etkiler
    Kullanılan antidepresanlar serotonin ve noradrenalin türevi maddeler içerir.

    3.Özgüven ve başarı
    Mesleksel başarılara imza atılır.

    4.Dışa dönük, sosyal kişilik yapısı
    Mutlu ve sosyal bir kişilik yapısı sağlar.

    Aşk sağlıklı bir biçimde yaşandığında bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileri sayesinde hastalıklardan koruyabiliyor. Kişinin tüm güzellikleri ile yaşadığı aşka dengeli ve sağlıklı bir yaşam şeklini de eklemesi gerekiyor.

    20 Mart 2014 Perşembe

    Evde kolayca yapılabilen bitkisel formüllerle hem kadınlar hem de erkekler saçlarını mevsim değişimine hazırlayabilir.

    Baharı karşılamaya hazırlandığımız bugünlerde; mevsim değişimleri, hava kirliliği, metropol hayatı derken en çok saçlarımız bu hareketlilikten etkileniyor.

    Biyolog-kozmetolog Pervin Bulgak, saç dökülmesinin sağlıkla ilgili pek çok sebebi olabileceğini ancak sağlık sorunu değil de dönemsel dökülmeler yaşanıyorsa, biraz beslenme ve saç maskelerine vakit ayırarak; canlı, parlak ve sağlıklı saçlara kavuşmanın mümkün olduğunu söylüyor.

    Biyolog-kozmetolog Pervin Bulgak’tan saçlara mevsim değişimi bakımı önerileri:

    Neler Yapabiliriz?

    • B12 vitaminini alınmalı.
    • Kabak çekirdeği (Günde bir avuç: Selenyum deposu) tüketilmeli.
    • Haftada bir gün saç maskesi uygulanmalı.
    • Saç köklerine masaj yapılmalı
    • Saç yıkanırken ılık, hatta soğuk su kullanılmalı.

    Saç Güçlendirmek İçin Losyon

    Malzemeler
    2 yemek kaşığı papatya
    1 yemek kaşığı lavanta
    1 yemek kaşığı kekik
    Yapılışı: Malzemeler elle ya da blender yardımı ile parçalanır. Daha önceden kaynatılmış 1 litre suyun içine malzemeler atılır ve 20 dakika demlenir. Süzüldükten sonra soğutulur ve haftada 1-2 gün durulama suyu olarak uygulanır.

    Not: Bu karışım açık renkli saçlar için uygundur. Saçları kepekten arındırır ve saç köklerini güçlendirir.

    Kuru Saç Maskesi

    Malzemeler
    1/2 çay bardağı nohut unu
    2 kahve kaşığı defne yağı
    1 kahve kaşığı gül yağı
    Gerektiği kadar ılık su
    Yapılışı: Nohut ununun içine defne yağı ilave edilir ve iyice karıştırılır. 1-2 dakika bekledikten sonra gül yağı ilave edilir. Sonra lapa kıvamına gelene kadar ılık su ilave edilir. Saç bu maske ile yoğrulur. Maske saçta 15 dakika tutulduktan sonra önce ellerinizin yardımı ile fazlası atılır sonra da ılık su ile yıkanır.

    Saç Dökülmesi İçin Maske

    Malzemeler
    1 yemek kaşığı biberiye yağı
    3 kahve kaşığı ardıç ağacı yağı
    1 çay kaşığı ısırgan tohumu yağı
    Yapılışı: Yağlar birbirlerine karıştırılır. Bu karışım sıcak su dolu bir kabın üzerinde benmari yöntemi ile karıştırılır. Ilık halde saç köklerine masaj yaparak uygulanır. Masajın ardından saç üzerine bone takılır ya da streç filmle kaplanır.1 saat bekletildikten sonra saç ılık su ile masaj yaparak yıkanır. Bu uygulama haftada bir gün uygulanır.

    Not: Mevsiminde taze ısırgan yaprakları iyice dövülerek ilave edilebilir.

    Saçlarda Mevsimsel Değişimi Vakti!

    Konu Saati  06:35  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Evde kolayca yapılabilen bitkisel formüllerle hem kadınlar hem de erkekler saçlarını mevsim değişimine hazırlayabilir.

    Baharı karşılamaya hazırlandığımız bugünlerde; mevsim değişimleri, hava kirliliği, metropol hayatı derken en çok saçlarımız bu hareketlilikten etkileniyor.

    Biyolog-kozmetolog Pervin Bulgak, saç dökülmesinin sağlıkla ilgili pek çok sebebi olabileceğini ancak sağlık sorunu değil de dönemsel dökülmeler yaşanıyorsa, biraz beslenme ve saç maskelerine vakit ayırarak; canlı, parlak ve sağlıklı saçlara kavuşmanın mümkün olduğunu söylüyor.

    Biyolog-kozmetolog Pervin Bulgak’tan saçlara mevsim değişimi bakımı önerileri:

    Neler Yapabiliriz?

    • B12 vitaminini alınmalı.
    • Kabak çekirdeği (Günde bir avuç: Selenyum deposu) tüketilmeli.
    • Haftada bir gün saç maskesi uygulanmalı.
    • Saç köklerine masaj yapılmalı
    • Saç yıkanırken ılık, hatta soğuk su kullanılmalı.

    Saç Güçlendirmek İçin Losyon

    Malzemeler
    2 yemek kaşığı papatya
    1 yemek kaşığı lavanta
    1 yemek kaşığı kekik
    Yapılışı: Malzemeler elle ya da blender yardımı ile parçalanır. Daha önceden kaynatılmış 1 litre suyun içine malzemeler atılır ve 20 dakika demlenir. Süzüldükten sonra soğutulur ve haftada 1-2 gün durulama suyu olarak uygulanır.

    Not: Bu karışım açık renkli saçlar için uygundur. Saçları kepekten arındırır ve saç köklerini güçlendirir.

    Kuru Saç Maskesi

    Malzemeler
    1/2 çay bardağı nohut unu
    2 kahve kaşığı defne yağı
    1 kahve kaşığı gül yağı
    Gerektiği kadar ılık su
    Yapılışı: Nohut ununun içine defne yağı ilave edilir ve iyice karıştırılır. 1-2 dakika bekledikten sonra gül yağı ilave edilir. Sonra lapa kıvamına gelene kadar ılık su ilave edilir. Saç bu maske ile yoğrulur. Maske saçta 15 dakika tutulduktan sonra önce ellerinizin yardımı ile fazlası atılır sonra da ılık su ile yıkanır.

    Saç Dökülmesi İçin Maske

    Malzemeler
    1 yemek kaşığı biberiye yağı
    3 kahve kaşığı ardıç ağacı yağı
    1 çay kaşığı ısırgan tohumu yağı
    Yapılışı: Yağlar birbirlerine karıştırılır. Bu karışım sıcak su dolu bir kabın üzerinde benmari yöntemi ile karıştırılır. Ilık halde saç köklerine masaj yaparak uygulanır. Masajın ardından saç üzerine bone takılır ya da streç filmle kaplanır.1 saat bekletildikten sonra saç ılık su ile masaj yaparak yıkanır. Bu uygulama haftada bir gün uygulanır.

    Not: Mevsiminde taze ısırgan yaprakları iyice dövülerek ilave edilebilir.



    Vücudumuzun her bir hücresini yeterli derecede besleyebilmek için günlük alınması gereken elli kadar besin öğesi bulunmaktadır. 

    Özellikle A, C ve E gibi antioksidan vitaminleri ile folik asit yönünden zengin, yağ ve tuz açısından dengeli bir diyetin yaşlanma sürecini geriye aldığı bilinmektedir.

    Beslenme ve kırışıklık oluşumu arasında inanılmaz bir bağlantı olduğunu savunan Harvardlı profesör ve eczacı Nicholas Perricone’ye göre şeker, beyaz un, makarna, patates gibi kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olan basit karbonhidratlar yaşlanma sürecini de hızlandırmaktadır.

    Deri elastikiyetini kaybeder 

    Özellikle şeker ve şekere dönüşümü daha kolay olan besinler cilt yaşlanmasını sağlayan en büyük düşmanlardır. Kandaki şeker miktarı yükseldikçe, yaşlanma hızı da artar. Yapılan araştırmalara göre, diyabetli kişiler, kan şekeri normal düzeyde olanlardan çok daha erken ve çabuk yaşlanıyorlar. Şeker, vücuttaki insülin miktarını artırmakta bu da yağların depolanmasını hızlandırmaktadır.

    Uzun yıllar karbonhidratlı ve şekerli besinleri tüketen kişilerde kolajen denilen ve derinin elastikiyetini ve de gerginliğini sağlayan maddeler olumsuz yönde etkilenir. Deri elastikiyetini kaybeder, şeker moleküllerinin kolajene bağlandığı bölgelerde kırışıklar meydana gelir. Kan şekeri yükselince, vücutta serbest radikallerin sayısı artar. Serbest radikaller vücut hücrelerinde ve dokularda hasara neden olurlar. Aynı zamanda yaşla birlikte de vücudumuzdaki serbest radikal miktarında artış yaşanır.

    Beslenmenin yaşlanmaya karşı en güçlü silah olduğunu unutmayıp, bize sunulan birbirinden besleyici ve lezzetli besinlerden hiç vakit kaybetmeden tüketmeye başlamalıyız...

    Cildinize besinlerle gençlik aşılamak istiyorsanız aşağıdaki tavsiyeler bir göz atın!

    * Vücudun iyi kaliteli proteinlere ve doğru yağlara ihtiyacı vardır. Yüksek kaliteli protein tüketmemek, hücrelerin bozulmasına ve vücudun onarma işleminde yetersiz kalmasına yol açtığı için bu nedenle özellikle yüksek kaliteli protein içeren balık/tavuk/hindi tüketilmelidir. (yağsız kırmızı et yer almıyor önerilerde!)

    * Doymuş yağlardan uzak durulmalı (margarin, tereyağı) ve doymamış yağlar (zeytinyağı, kanola, soya, mısırözü) tercih edilmelidir.

    * Genç görünmek için yüksek glisemik yüklü karbonhidrat olan sofra şekeri, bal, pekmez, çikolata, mısır, makarna, pilav ve ekmek gibi yiyeceklerden uzak durulmalı onun yerine kan şekerini yavaş yükseltip insülini az uyaran kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.

    * Yeşil ve turuncu renkli sebzeler vücudun A vitamini seviyesini yükseltmekte, böylece cilt hücreleri güçlenip, ten daha canlı ve parlak olmaktadır.

    * Somon, beyaz etli balık, kabuklu deniz ürünleri, tavuk, hindi, ıspanak, kuşkonmaz, lahana, sarımsak, brokoli, karnabahar, rezene, yulaf, tüm baklagiller, arpa, esmer buğday, zeytinyağı, yumurta, az yağlı süt, ceviz, fındık, badem, fıstık gibi sert kabuklular ile kiraz, yeşil elma, kavun, vişne, greyfurt, armut, erik, şeftali, avokado ve portakal gibi meyvelerin kırışık önleyici olduğunu belirtilmektedir.

    * Soya fasulyesi ve yer elması da içerdiği bitkisel östrojen sayesinde cilde parlaklık vermekte ve cildin gerginliğini sağlamaktadır.

    * Omega-3, bir diğer ismiyle ‘alfa linolenik asit’ için yağlı balıklar (somon, ton, uskumru), ceviz, badem, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, keten tohumu ve yeşil yapraklı sebzeler tercih edilmelidir.

    * Besinlerin hücrelere taşınmasını, atıkların da hücrelerden dışarıya çıkışını sağladığı için her gün mutlaka 8-12 bardak su içmelidir.

    * Serbest radikallere karşı önemli hücre koruyucu maddeler içerdiği için Yeşil çay tüketimi arttırılmalıdır.

    * Yeterli uykuyu almak için 7-8 saat uyunmalıdır.

    * Sigara ve alkolden uzak durulmalıdır.

    Kırışıklıkları yok eden besinler

    Konu Saati  06:35  |  in  Kadın Sağlığı  |  Devamı»



    Vücudumuzun her bir hücresini yeterli derecede besleyebilmek için günlük alınması gereken elli kadar besin öğesi bulunmaktadır. 

    Özellikle A, C ve E gibi antioksidan vitaminleri ile folik asit yönünden zengin, yağ ve tuz açısından dengeli bir diyetin yaşlanma sürecini geriye aldığı bilinmektedir.

    Beslenme ve kırışıklık oluşumu arasında inanılmaz bir bağlantı olduğunu savunan Harvardlı profesör ve eczacı Nicholas Perricone’ye göre şeker, beyaz un, makarna, patates gibi kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olan basit karbonhidratlar yaşlanma sürecini de hızlandırmaktadır.

    Deri elastikiyetini kaybeder 

    Özellikle şeker ve şekere dönüşümü daha kolay olan besinler cilt yaşlanmasını sağlayan en büyük düşmanlardır. Kandaki şeker miktarı yükseldikçe, yaşlanma hızı da artar. Yapılan araştırmalara göre, diyabetli kişiler, kan şekeri normal düzeyde olanlardan çok daha erken ve çabuk yaşlanıyorlar. Şeker, vücuttaki insülin miktarını artırmakta bu da yağların depolanmasını hızlandırmaktadır.

    Uzun yıllar karbonhidratlı ve şekerli besinleri tüketen kişilerde kolajen denilen ve derinin elastikiyetini ve de gerginliğini sağlayan maddeler olumsuz yönde etkilenir. Deri elastikiyetini kaybeder, şeker moleküllerinin kolajene bağlandığı bölgelerde kırışıklar meydana gelir. Kan şekeri yükselince, vücutta serbest radikallerin sayısı artar. Serbest radikaller vücut hücrelerinde ve dokularda hasara neden olurlar. Aynı zamanda yaşla birlikte de vücudumuzdaki serbest radikal miktarında artış yaşanır.

    Beslenmenin yaşlanmaya karşı en güçlü silah olduğunu unutmayıp, bize sunulan birbirinden besleyici ve lezzetli besinlerden hiç vakit kaybetmeden tüketmeye başlamalıyız...

    Cildinize besinlerle gençlik aşılamak istiyorsanız aşağıdaki tavsiyeler bir göz atın!

    * Vücudun iyi kaliteli proteinlere ve doğru yağlara ihtiyacı vardır. Yüksek kaliteli protein tüketmemek, hücrelerin bozulmasına ve vücudun onarma işleminde yetersiz kalmasına yol açtığı için bu nedenle özellikle yüksek kaliteli protein içeren balık/tavuk/hindi tüketilmelidir. (yağsız kırmızı et yer almıyor önerilerde!)

    * Doymuş yağlardan uzak durulmalı (margarin, tereyağı) ve doymamış yağlar (zeytinyağı, kanola, soya, mısırözü) tercih edilmelidir.

    * Genç görünmek için yüksek glisemik yüklü karbonhidrat olan sofra şekeri, bal, pekmez, çikolata, mısır, makarna, pilav ve ekmek gibi yiyeceklerden uzak durulmalı onun yerine kan şekerini yavaş yükseltip insülini az uyaran kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.

    * Yeşil ve turuncu renkli sebzeler vücudun A vitamini seviyesini yükseltmekte, böylece cilt hücreleri güçlenip, ten daha canlı ve parlak olmaktadır.

    * Somon, beyaz etli balık, kabuklu deniz ürünleri, tavuk, hindi, ıspanak, kuşkonmaz, lahana, sarımsak, brokoli, karnabahar, rezene, yulaf, tüm baklagiller, arpa, esmer buğday, zeytinyağı, yumurta, az yağlı süt, ceviz, fındık, badem, fıstık gibi sert kabuklular ile kiraz, yeşil elma, kavun, vişne, greyfurt, armut, erik, şeftali, avokado ve portakal gibi meyvelerin kırışık önleyici olduğunu belirtilmektedir.

    * Soya fasulyesi ve yer elması da içerdiği bitkisel östrojen sayesinde cilde parlaklık vermekte ve cildin gerginliğini sağlamaktadır.

    * Omega-3, bir diğer ismiyle ‘alfa linolenik asit’ için yağlı balıklar (somon, ton, uskumru), ceviz, badem, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, keten tohumu ve yeşil yapraklı sebzeler tercih edilmelidir.

    * Besinlerin hücrelere taşınmasını, atıkların da hücrelerden dışarıya çıkışını sağladığı için her gün mutlaka 8-12 bardak su içmelidir.

    * Serbest radikallere karşı önemli hücre koruyucu maddeler içerdiği için Yeşil çay tüketimi arttırılmalıdır.

    * Yeterli uykuyu almak için 7-8 saat uyunmalıdır.

    * Sigara ve alkolden uzak durulmalıdır.



    Hamilelik her kadının hayatında bir dönüm noktası. Hamile olduğunu öğrenen her kadın yeni bir döneme giriyor. Bu dönemde yaşanan fiziksel değişikliklerin yanında bir de psikolojik değişiklikler ekleniyor. Bütün duyguları aynı anda yaşayan anne adayı, kendine destek arıyor.

    Bu dönemde tüm duyguların bir arada yaşanması son derece normaldir. Çünkü anne hem hamileliği hem de kendini keşfetmeye başlamıştır. Kendini farklı ve değişen bir bedende gözlemlerken, hamileliğin getirdiği fiziksel sorunları yaşarken, bir taraftan da bebekle ilgili aklında oluşan bir çok soruyla da baş etmeye çalışmaktadır. Bu durumda annenin yapması gereken tek şey; hamilelik durumunu kabullenip, tüm bu yaşanan duyguların bu döneme has olduğunu düşünmesidir. Ayrıca, bebeğin içerde kendisine bağlı yaşadığını hissetmeli, arkasına yaslanarak bunun keyfini çıkartmalıdır.

    İnsanlar bilmedikleri konularda daha çok telaşlanır, acemilik çeker ve sorun yaşarlar.
    Bu nedenle hamilelikte ilk adım yeterli bilgi edinme olmalıdır. Bilgiyi doğru kaynaktan almak kadar bilginin veriliş tarzı da önemlidir. Kontrolü kaybetmemek ve daha az sorun yaşamak için, mutlaka annenin rahat edeceği bir doktorla bu dönemi geçirmesi en iyi seçimdir. Çünkü anne adayı dokuz ay boyunca, fiziksel değişimin getirdiği rahatsızlıkların yanında, endişe, korku, telaş, kaygı ve huzursuzluğu da yaşamaktadır.

    Doktor dışında, daha çok bilgi alabileceği kitaplardan, internetten ve hamilelik kurslarından da faydalanabilir. Böylece daha fazla bilginin verdiği güç ve bilinçlilikle daha az telaş ve acemilik yaşanacaktır. Anne adayı, hamilelikte yaşadığı psikolojik problemler haricinde, doğum konusundaki olumsuz düşüncelerini de bu şekilde aydınlığa kavuşturabilir.

    Fiziksel olarak yaşanılan her türlü rahatsızlıklar ve problemler anneyi hamilelikten soğutmamalı, doğacak bebeğin mutluluğu ve bu problemlerin kısa süre sonra biteceği düşünülmelidir. Bebeğe iyi bir anne olup olamama kaygısı, iyi bir gelecek verememe korkusu, sağlıklı bir doğum gerçekleştirememe endişesi annenin aklını sürekli meşgul edecektir. Oysa bu düşünceleri uykularını kaçıracak kadar büyütmek yersizdir. Çünkü, doğum sonrasında bebeğini kucağına alan annenin düşünceleri tamamen değişecek, ona dokunmanın verdiği heyecanla bu endişeler silinecektir.

    Anne adayının eşi ve ailesi ile olan ilişkisi de bu dönemde çok büyük rol oynamaktadır.
    Dolayısıyla yeni anne korkularını, kaygılarını, sorunlarını özellikle eşi ile paylaşmalıdır. Anne ve baba, ebeveyn olma sorumluluklarını birlikte üzerlerine almalıdırlar. Eşinin bu desteği ile anne duygusal olarak beslenir ve kendine güven duyar hale gelir. Annenin sağlıklı psikolojik durumu, bebeği de olumlu yönde etkileyecektir. Eş desteğinin yanında aile ve arkadaş desteği de önemlidir. Bazı problemleri eş yerine, bir anne ya da hamilelik konusunda deneyimli bir arkadaş yardımı ile çözmek daha kolay olabilmektedir.

    Sağlıklı çocuk yetiştirmek hamilelik döneminde başlayan bir süreçtir. Anne adayı kendi duygularını doğru tanıdıkça, bebeğine daha sağlıklı bir anne modeli oluşturacaktır. Eğer duygularını tanımaktan kaçınır, onları görmezden gelirse, destek almaz ise gerginlik ve stres dolu bir dönem yaşanması ve bunun bebeği de etkilemesi kaçınılmaz olacaktır.

    Anne tüm bu duyguları yaşarken biraz daha sakinleşmek için, basit bir spor ya da bir hobi ile uğraşabilir. Bunlar; yüzme, yürüyüş, resim yapma, boncuklarla uğraşma, dikiş dikme, yeni yemek tarifleri deneme gibi uğraşlar olabilir. Eğer çalışıyorsa ve sağlıklı bir hamilelik geçiriyorsa iş yerine doktor kontrolünde devam edebilir. Bu şekilde kendini meşgul ederek, hamilelik endişeleri ile daha az yüz yüze gelecek ve daha az kaygı duyacaktır. Önemli olan dokuz ay süresince, stresten uzak, sakin ve huzurlu günler yaşamaktır.

    Hamile olmasalar bile kadınların bakımlı olma çabaları onları rahatlatmakta ve psikolojilerini olumlu yönde etkilemektedir.

    Dolayısıyla, anne adayları kendilerini daha iyi hissetmeleri açısından; el-ayak bakımı, saç şekillerinde değişiklik, bir kaç giysi ve aksesuvar alışverişi, farklı renkte makyaj malzemeleri ile kendilerini olumlu yönde motive edebilirler. Bu konuda dikkat edilmesi gereken konu, yapılan bakım uygulamalarının hijyen ve sağlıklı ürünler çerçevesinde olmasıdır. Bunların haricinde; düzenli uyuma, dengeli beslenme, arada ılık duş alma ve masaj yaptırma gibi şeyler de hamilelik dönemini rahat geçirmek için gözardı edilmemelidir.

    Özetle, bilinmesi gereken tek şey; hamile bir kadının çok hassas olduğudur. Üzerinde durulmaması gereken çok basit bir konuyu büyütebilir, küçük bir olayda saatlerce gözyaşı dökebilir, olmadık şeylere sinirlenebilirler. Hamile anne bunun her ne kadar farkında olsa da, kendini tutamadığı da ayrı bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki; hamilelik, doğum ve arkasından gelen annelik, her kadının yaşamak isteyeceği ve bilinçli bir şekilde yaklaşılırsa, büyük mutlulukları beraberinde getiren, kadınlara verilmiş en güzel armağandır.

    Hamile kadın çok hassas olur

    Konu Saati  06:34  |  in  Kadın Sağlığı  |  Devamı»



    Hamilelik her kadının hayatında bir dönüm noktası. Hamile olduğunu öğrenen her kadın yeni bir döneme giriyor. Bu dönemde yaşanan fiziksel değişikliklerin yanında bir de psikolojik değişiklikler ekleniyor. Bütün duyguları aynı anda yaşayan anne adayı, kendine destek arıyor.

    Bu dönemde tüm duyguların bir arada yaşanması son derece normaldir. Çünkü anne hem hamileliği hem de kendini keşfetmeye başlamıştır. Kendini farklı ve değişen bir bedende gözlemlerken, hamileliğin getirdiği fiziksel sorunları yaşarken, bir taraftan da bebekle ilgili aklında oluşan bir çok soruyla da baş etmeye çalışmaktadır. Bu durumda annenin yapması gereken tek şey; hamilelik durumunu kabullenip, tüm bu yaşanan duyguların bu döneme has olduğunu düşünmesidir. Ayrıca, bebeğin içerde kendisine bağlı yaşadığını hissetmeli, arkasına yaslanarak bunun keyfini çıkartmalıdır.

    İnsanlar bilmedikleri konularda daha çok telaşlanır, acemilik çeker ve sorun yaşarlar.
    Bu nedenle hamilelikte ilk adım yeterli bilgi edinme olmalıdır. Bilgiyi doğru kaynaktan almak kadar bilginin veriliş tarzı da önemlidir. Kontrolü kaybetmemek ve daha az sorun yaşamak için, mutlaka annenin rahat edeceği bir doktorla bu dönemi geçirmesi en iyi seçimdir. Çünkü anne adayı dokuz ay boyunca, fiziksel değişimin getirdiği rahatsızlıkların yanında, endişe, korku, telaş, kaygı ve huzursuzluğu da yaşamaktadır.

    Doktor dışında, daha çok bilgi alabileceği kitaplardan, internetten ve hamilelik kurslarından da faydalanabilir. Böylece daha fazla bilginin verdiği güç ve bilinçlilikle daha az telaş ve acemilik yaşanacaktır. Anne adayı, hamilelikte yaşadığı psikolojik problemler haricinde, doğum konusundaki olumsuz düşüncelerini de bu şekilde aydınlığa kavuşturabilir.

    Fiziksel olarak yaşanılan her türlü rahatsızlıklar ve problemler anneyi hamilelikten soğutmamalı, doğacak bebeğin mutluluğu ve bu problemlerin kısa süre sonra biteceği düşünülmelidir. Bebeğe iyi bir anne olup olamama kaygısı, iyi bir gelecek verememe korkusu, sağlıklı bir doğum gerçekleştirememe endişesi annenin aklını sürekli meşgul edecektir. Oysa bu düşünceleri uykularını kaçıracak kadar büyütmek yersizdir. Çünkü, doğum sonrasında bebeğini kucağına alan annenin düşünceleri tamamen değişecek, ona dokunmanın verdiği heyecanla bu endişeler silinecektir.

    Anne adayının eşi ve ailesi ile olan ilişkisi de bu dönemde çok büyük rol oynamaktadır.
    Dolayısıyla yeni anne korkularını, kaygılarını, sorunlarını özellikle eşi ile paylaşmalıdır. Anne ve baba, ebeveyn olma sorumluluklarını birlikte üzerlerine almalıdırlar. Eşinin bu desteği ile anne duygusal olarak beslenir ve kendine güven duyar hale gelir. Annenin sağlıklı psikolojik durumu, bebeği de olumlu yönde etkileyecektir. Eş desteğinin yanında aile ve arkadaş desteği de önemlidir. Bazı problemleri eş yerine, bir anne ya da hamilelik konusunda deneyimli bir arkadaş yardımı ile çözmek daha kolay olabilmektedir.

    Sağlıklı çocuk yetiştirmek hamilelik döneminde başlayan bir süreçtir. Anne adayı kendi duygularını doğru tanıdıkça, bebeğine daha sağlıklı bir anne modeli oluşturacaktır. Eğer duygularını tanımaktan kaçınır, onları görmezden gelirse, destek almaz ise gerginlik ve stres dolu bir dönem yaşanması ve bunun bebeği de etkilemesi kaçınılmaz olacaktır.

    Anne tüm bu duyguları yaşarken biraz daha sakinleşmek için, basit bir spor ya da bir hobi ile uğraşabilir. Bunlar; yüzme, yürüyüş, resim yapma, boncuklarla uğraşma, dikiş dikme, yeni yemek tarifleri deneme gibi uğraşlar olabilir. Eğer çalışıyorsa ve sağlıklı bir hamilelik geçiriyorsa iş yerine doktor kontrolünde devam edebilir. Bu şekilde kendini meşgul ederek, hamilelik endişeleri ile daha az yüz yüze gelecek ve daha az kaygı duyacaktır. Önemli olan dokuz ay süresince, stresten uzak, sakin ve huzurlu günler yaşamaktır.

    Hamile olmasalar bile kadınların bakımlı olma çabaları onları rahatlatmakta ve psikolojilerini olumlu yönde etkilemektedir.

    Dolayısıyla, anne adayları kendilerini daha iyi hissetmeleri açısından; el-ayak bakımı, saç şekillerinde değişiklik, bir kaç giysi ve aksesuvar alışverişi, farklı renkte makyaj malzemeleri ile kendilerini olumlu yönde motive edebilirler. Bu konuda dikkat edilmesi gereken konu, yapılan bakım uygulamalarının hijyen ve sağlıklı ürünler çerçevesinde olmasıdır. Bunların haricinde; düzenli uyuma, dengeli beslenme, arada ılık duş alma ve masaj yaptırma gibi şeyler de hamilelik dönemini rahat geçirmek için gözardı edilmemelidir.

    Özetle, bilinmesi gereken tek şey; hamile bir kadının çok hassas olduğudur. Üzerinde durulmaması gereken çok basit bir konuyu büyütebilir, küçük bir olayda saatlerce gözyaşı dökebilir, olmadık şeylere sinirlenebilirler. Hamile anne bunun her ne kadar farkında olsa da, kendini tutamadığı da ayrı bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki; hamilelik, doğum ve arkasından gelen annelik, her kadının yaşamak isteyeceği ve bilinçli bir şekilde yaklaşılırsa, büyük mutlulukları beraberinde getiren, kadınlara verilmiş en güzel armağandır.



    Ama neyle yediğinize bağlı..

    Halk arasında şişmanlattığı söylenen ve rejim yapılırken ilk olarak azaltılan ekmek, diyetisyenler tarafından yenmesi gerektiği söyleniyor.

    Çorum Devlet Hastanesi Diyetisyen Hekim Serpil Ovalı, ekmeğin tek başına kilo yapmadığını belirterek, "Ekmek mutlaka tüketilmeli, ancak dengeli beslenilmelidir. Ekmek kan şekerini dengeler" diye konuştu.

    Zayıflama diyetlerinde ekmek yerine yağlı ve aşırı şekerli gıdalardan uzak durulması gerektiğini anlatan Diyetisyen Serpil Ovalı, "Ekmek besin grubu 3. gruptur ve tahılların içerisinde yer alır. Buğday, bulgur, çavdar, pirinç mısır ve makarna bu gurup içerisindedir. Bu besin grubunun protein kalitesi düşüktür. Diğer besinlerle birlikte et, süt, yumurta gibi ürünlerle yenmesi halinde kilo alınmasına sebep olur. Ekmekte yağ oranı düşüktür. Ekmek yerken mutlaka buğdaydan yapılmış ekmek tavsiye edilir." diye konuştu.

    Halk arasında ekmeğin şişmanlık yaptığı belirtilirken bu fikrin doğru olmadığını ifade eden Serpil Ovalı, "Başta da söylediğim gibi ekmek tak başına kilo yapmaz, Toplum olarak çok fazla meyve ve sebze yemediğimiz için gerekli vitamin ekmekte alınabilir. Bu yüzden şişmanlamayalım diye ekmek yememezlik yapılmaması gerekir. Ekmekte dengeli ve oranlı yenmesi gerekir." diye konuştu

    Serpil Ovalı, "Ekmek sebzeyle, yoğurtla, et ürünleriyle yenirse şişmanlatmaz. Ama ekmeği makarnayla, pilavla, börekle yerseniz beslenmeyi tetikler. Artık memnuniyetle görüyoruz ki, diyetisyenlerin diyet programlarında ekmek var. Ekmek şişmanlama için potansiyel bir risk değil" dedi.

    Diyetisyen Ovalı,, beyaz ekmekten kaçınılıp, kepekli, çavdarlı ekmek tüketimine yönlendirmenin nedenlerine de değinirken, "Çavdarlı, kepekli unla yapılan ekmekleri biz genellikle 40 yaş üstündekiler için tavsiye ediyoruz. Çünkü karbonhidrat, protein, amino asit, vitamin, mineral ve lifli maddeler buğday tanesinin tamamında mevcut. Beyaz ekmeğin yapıldığı 60-70-80 randımanlı unlarda öğütme sırasında bunların önemli bir kısmı kayboluyor. Yaşlılarda beslenme toplam kaloriden çok bağırsak fonksiyonları, mide fonksiyonları bakımından önem kazanıyor." şeklinde konuştu

    Ovalı, "Ekmek şişmanlatmaz. Günlük harcayacağı kaloriden daha fazla kalori alırsanız, bunu nereden alırsanız alın kilo alırsınız. Ekmek bileşiminde yağ olmadığı için beslenme açısından şişmanlatmayı en az tetikleyen bir madde. Ekmekte protein ve karbonhidrat var, bunların bir gramı 4 kalori veriyor. Yağ ise bunların iki misli, 9 kalori veriyor. Dolayısıyla ekmek yerken biz börek, makarna, pirinç, patates gibi karbonhidrat oranı yüksek gıdalarla birlikte alıyorsak doğal olarak beslenmemizi tetikliyor. Ama ekmek sebzeyle, yoğurtla, et ürünleriyle yendiği zaman kesinlikle şişmanlatmaz." diye konuştu.

    Ekmek kesinlikle şişmanlatmıyor!

    Konu Saati  06:34  |  in  Diyet zayıflama  |  Devamı»



    Ama neyle yediğinize bağlı..

    Halk arasında şişmanlattığı söylenen ve rejim yapılırken ilk olarak azaltılan ekmek, diyetisyenler tarafından yenmesi gerektiği söyleniyor.

    Çorum Devlet Hastanesi Diyetisyen Hekim Serpil Ovalı, ekmeğin tek başına kilo yapmadığını belirterek, "Ekmek mutlaka tüketilmeli, ancak dengeli beslenilmelidir. Ekmek kan şekerini dengeler" diye konuştu.

    Zayıflama diyetlerinde ekmek yerine yağlı ve aşırı şekerli gıdalardan uzak durulması gerektiğini anlatan Diyetisyen Serpil Ovalı, "Ekmek besin grubu 3. gruptur ve tahılların içerisinde yer alır. Buğday, bulgur, çavdar, pirinç mısır ve makarna bu gurup içerisindedir. Bu besin grubunun protein kalitesi düşüktür. Diğer besinlerle birlikte et, süt, yumurta gibi ürünlerle yenmesi halinde kilo alınmasına sebep olur. Ekmekte yağ oranı düşüktür. Ekmek yerken mutlaka buğdaydan yapılmış ekmek tavsiye edilir." diye konuştu.

    Halk arasında ekmeğin şişmanlık yaptığı belirtilirken bu fikrin doğru olmadığını ifade eden Serpil Ovalı, "Başta da söylediğim gibi ekmek tak başına kilo yapmaz, Toplum olarak çok fazla meyve ve sebze yemediğimiz için gerekli vitamin ekmekte alınabilir. Bu yüzden şişmanlamayalım diye ekmek yememezlik yapılmaması gerekir. Ekmekte dengeli ve oranlı yenmesi gerekir." diye konuştu

    Serpil Ovalı, "Ekmek sebzeyle, yoğurtla, et ürünleriyle yenirse şişmanlatmaz. Ama ekmeği makarnayla, pilavla, börekle yerseniz beslenmeyi tetikler. Artık memnuniyetle görüyoruz ki, diyetisyenlerin diyet programlarında ekmek var. Ekmek şişmanlama için potansiyel bir risk değil" dedi.

    Diyetisyen Ovalı,, beyaz ekmekten kaçınılıp, kepekli, çavdarlı ekmek tüketimine yönlendirmenin nedenlerine de değinirken, "Çavdarlı, kepekli unla yapılan ekmekleri biz genellikle 40 yaş üstündekiler için tavsiye ediyoruz. Çünkü karbonhidrat, protein, amino asit, vitamin, mineral ve lifli maddeler buğday tanesinin tamamında mevcut. Beyaz ekmeğin yapıldığı 60-70-80 randımanlı unlarda öğütme sırasında bunların önemli bir kısmı kayboluyor. Yaşlılarda beslenme toplam kaloriden çok bağırsak fonksiyonları, mide fonksiyonları bakımından önem kazanıyor." şeklinde konuştu

    Ovalı, "Ekmek şişmanlatmaz. Günlük harcayacağı kaloriden daha fazla kalori alırsanız, bunu nereden alırsanız alın kilo alırsınız. Ekmek bileşiminde yağ olmadığı için beslenme açısından şişmanlatmayı en az tetikleyen bir madde. Ekmekte protein ve karbonhidrat var, bunların bir gramı 4 kalori veriyor. Yağ ise bunların iki misli, 9 kalori veriyor. Dolayısıyla ekmek yerken biz börek, makarna, pirinç, patates gibi karbonhidrat oranı yüksek gıdalarla birlikte alıyorsak doğal olarak beslenmemizi tetikliyor. Ama ekmek sebzeyle, yoğurtla, et ürünleriyle yendiği zaman kesinlikle şişmanlatmaz." diye konuştu.

    19 Mart 2014 Çarşamba

    Oyun dünyasının adından sıkça söz ettiren üyelerinden olan Minecraft'ı bilenler ve tutkunu olanlar için ücretsiz bir alternatif oyunu sunuyoruz.








    Minecraft hakkında bilgisi olmayanların oyunun görüntülerine verdikleri ilk tepki "8 bit mi o?" oluyor. Aslında evet oyun modern grafik teknolojisini kullanmak yerine uçsuz bucaksız dünyasında oyunculara  8 bit retrosu yaşatıyor. Tutkunları için

    Minetest Ücretsiz Minecraft Alternatifi

    Konu Saati  07:11  |  in  PC Oyun  |  Devamı»

    Oyun dünyasının adından sıkça söz ettiren üyelerinden olan Minecraft'ı bilenler ve tutkunu olanlar için ücretsiz bir alternatif oyunu sunuyoruz.








    Minecraft hakkında bilgisi olmayanların oyunun görüntülerine verdikleri ilk tepki "8 bit mi o?" oluyor. Aslında evet oyun modern grafik teknolojisini kullanmak yerine uçsuz bucaksız dünyasında oyunculara  8 bit retrosu yaşatıyor. Tutkunları için

    17 Mart 2014 Pazartesi

    Bal Tarçın Karışımı Neye İyi Gelir,Bal Tarçın Karışımı Ne İşe Yarar
    Bal Tarçın Karışımı
    Bal Tarçın Karışımının Faydaları
    Bal Tarçın Karışımı,Bal Tarçın Karışımı Faydaları,Bal ve Tarçın Karışımı Faydaları,Bal Tarçın Karışımı Neye İyi Gelir,Bal Tarçın Karışımı Ne İşe Yarar
    Bal ve tarçın karışımın sayısız faydası bulunmaktadır. Ciltteki sivilce probleminden tutun da, kanser hastalığına kadar pek çok derde deva olan bal ve tarçın karışımın faydalarını sizlerle paylaşmak isteriz.. Bu makaleyi okuduktan sonra, siz de bal ve tarçın karışımını yapmaya başlayın. İnanın çok faydasını göreceksiniz..

    Bal Tarçın Karışımı,Bal Tarçın Karışımı Faydaları,Bal ve Tarçın Karışımı Faydaları,Bal Tarçın Karışımı Neye İyi Gelir,Bal Tarçın Karışımı Ne İşe Yarar
    Yaşlılık ; Bal ve tarçınla hazırlanan çay,düzenli kullanıldığında, yaşlılık sıkıntılarını önler. Bunun için, 4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa 1/4 bardak içilir. Cildinizi diri,taze ve yumuşak tutar, yıpranmasını önler .
    Yorgunluk ; 1 bardak sıcak veya ılık suyun içerisine yarım kaşık bal ve biraz toz tarçın karıştırılarak her gün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı  saat 15.00 sıralarında içilir ise,  1 hafta içinde yorgunluk şikayetleriniz azalır.Düzenli kullanımda tamamen ortadan kalkar.
    Zayıflama ; Bal tarçın karışımının zayıflamak isteyenler için çok büyük yardımı olduğunu biliyor musunuz ?1 bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır.Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir. Düzenli uygulanırsa kilo verilir.Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.
    Hazımsızlık ;  2 kaşık balın üzerine toz tarçın serpilip yemekten 30 dak. önce yenildiğinde, asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler.
    Kalp Hastalıkları ; Bal ve tarçınla hazırlanan karşım, her sabah kahvaltıda ekmek üzerine sürülürülerek yenilir. Bu lezzetli uygulama,damarlardaki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur.Ayrıca bu sayede, kalp Krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden uzak olacağı konusunda uzmanların önemli tavsiyeleri bulunmaktadır. Yalnız önemli olan, bu uygulamayı, düzenli olarak yapmaktır. Bal ve tarçın karışımı uygulaması, düzenli yapıldığında, solunum güçlüğü ortadan kalkar ve kalp atışları kuvvetlenir. 
    Kanser ; Yapılan araştırmalarda, bal tarçın karışımı, özellikle mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde 1 kaşık bal ve 1 kaşık tarçını bir ay süreyle günde 3 defa tüketmelidirler..
    Kolesterol ; 2 kaşık bal, 3 tatlı kaşığı toz tarçın, 450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kandaki Kolesterol seviyesini 2 saat içerisinde % 10 düşürür. Günde  defa içilmelidir. Aynı uygulama Artrit hastalarına tavsiye edilmektedir.
    Mide Ağrıları ve Gaz Problemleri ; Bal ve Tarçın kürünün, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır. Bazı araştırmalar gösteriyor ki midedeki gazı giderdiği saptanmıştır.
    Sivilceler ; 3 ölçü bal, 1 ölçü Tarçın ile bir Krem yapılır. Bu Krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden yok olur. Egzama, Mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki bal ve Tarçın karışımı uygulanır.
    Soğuk Algınlığı ve Grip ;1 kaşık ılıtılmış balın içine, 1/4 tatlı kaşığı toz tarçın karıştırılarak, günde 3 defa yenir. Bu uygulama birçok kronik öksürük, soğuk algınlığı, grip ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.
    Bal Tarçın Karışımı,Bal Tarçın Karışımı Faydaları,Bal ve Tarçın Karışımı Faydaları,Bal Tarçın Karışımı Neye İyi Gelir,Bal Tarçın Karışımı Ne İşe Yarar

    Bal Tarçın Karışımının Faydaları

    Konu Saati  15:17  |  in  Bal ve Tarçın Karışımı Faydaları  |  Devamı»

    Bal Tarçın Karışımı Neye İyi Gelir,Bal Tarçın Karışımı Ne İşe Yarar
    Bal Tarçın Karışımı
    Bal Tarçın Karışımının Faydaları
    Bal Tarçın Karışımı,Bal Tarçın Karışımı Faydaları,Bal ve Tarçın Karışımı Faydaları,Bal Tarçın Karışımı Neye İyi Gelir,Bal Tarçın Karışımı Ne İşe Yarar
    Bal ve tarçın karışımın sayısız faydası bulunmaktadır. Ciltteki sivilce probleminden tutun da, kanser hastalığına kadar pek çok derde deva olan bal ve tarçın karışımın faydalarını sizlerle paylaşmak isteriz.. Bu makaleyi okuduktan sonra, siz de bal ve tarçın karışımını yapmaya başlayın. İnanın çok faydasını göreceksiniz..

    Bal Tarçın Karışımı,Bal Tarçın Karışımı Faydaları,Bal ve Tarçın Karışımı Faydaları,Bal Tarçın Karışımı Neye İyi Gelir,Bal Tarçın Karışımı Ne İşe Yarar
    Yaşlılık ; Bal ve tarçınla hazırlanan çay,düzenli kullanıldığında, yaşlılık sıkıntılarını önler. Bunun için, 4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa 1/4 bardak içilir. Cildinizi diri,taze ve yumuşak tutar, yıpranmasını önler .
    Yorgunluk ; 1 bardak sıcak veya ılık suyun içerisine yarım kaşık bal ve biraz toz tarçın karıştırılarak her gün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı  saat 15.00 sıralarında içilir ise,  1 hafta içinde yorgunluk şikayetleriniz azalır.Düzenli kullanımda tamamen ortadan kalkar.
    Zayıflama ; Bal tarçın karışımının zayıflamak isteyenler için çok büyük yardımı olduğunu biliyor musunuz ?1 bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır.Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir. Düzenli uygulanırsa kilo verilir.Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.
    Hazımsızlık ;  2 kaşık balın üzerine toz tarçın serpilip yemekten 30 dak. önce yenildiğinde, asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler.
    Kalp Hastalıkları ; Bal ve tarçınla hazırlanan karşım, her sabah kahvaltıda ekmek üzerine sürülürülerek yenilir. Bu lezzetli uygulama,damarlardaki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur.Ayrıca bu sayede, kalp Krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden uzak olacağı konusunda uzmanların önemli tavsiyeleri bulunmaktadır. Yalnız önemli olan, bu uygulamayı, düzenli olarak yapmaktır. Bal ve tarçın karışımı uygulaması, düzenli yapıldığında, solunum güçlüğü ortadan kalkar ve kalp atışları kuvvetlenir. 
    Kanser ; Yapılan araştırmalarda, bal tarçın karışımı, özellikle mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde 1 kaşık bal ve 1 kaşık tarçını bir ay süreyle günde 3 defa tüketmelidirler..
    Kolesterol ; 2 kaşık bal, 3 tatlı kaşığı toz tarçın, 450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kandaki Kolesterol seviyesini 2 saat içerisinde % 10 düşürür. Günde  defa içilmelidir. Aynı uygulama Artrit hastalarına tavsiye edilmektedir.
    Mide Ağrıları ve Gaz Problemleri ; Bal ve Tarçın kürünün, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır. Bazı araştırmalar gösteriyor ki midedeki gazı giderdiği saptanmıştır.
    Sivilceler ; 3 ölçü bal, 1 ölçü Tarçın ile bir Krem yapılır. Bu Krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden yok olur. Egzama, Mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki bal ve Tarçın karışımı uygulanır.
    Soğuk Algınlığı ve Grip ;1 kaşık ılıtılmış balın içine, 1/4 tatlı kaşığı toz tarçın karıştırılarak, günde 3 defa yenir. Bu uygulama birçok kronik öksürük, soğuk algınlığı, grip ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.
    Bal Tarçın Karışımı,Bal Tarçın Karışımı Faydaları,Bal ve Tarçın Karışımı Faydaları,Bal Tarçın Karışımı Neye İyi Gelir,Bal Tarçın Karışımı Ne İşe Yarar


    Biz Kadınları her zaman güzel görünmek isteriz ve bunun için büyük emek harcarız. Güzellik hakkında nerde ne okursak, duyarsak ve izlersek uygulamaya gayret gösteriyoruz ve hangi yaşta olursak olalım bu tutkumuzdan vazgeçmiyoruz.
    Bu yazımda sizlere çok değişik ama bilim insanları tarafından araştırılmış ve bazen gerçekten harika sonuçlar vermiş burçlara özel cilt bakım rehberini tanıtmak istiyorum. Bu yazıda burcunuza uygun bitki ve çiçekleri tanıyarak, cildinize uygun tariflerle kendinizi şımartabilirsiniz.

    Aslan Burcu Güzellik Tarifleri

    Kendinden emin, güvenli, dinamik, güçlü, otorite, hükmedici, canlı etkileyici, asil Aslan burcunun
    cildinin neye ihtiyacı olduğunu biliyormusunuz?
    Badem, lavanta, nane,defne,akasya, ananas, buğday gibi bitki esanslarından üretilen ürünler, cildinize sağlıklı, dengelenmiş, pürüzsüz ve parlak bir görünüm kazandırır. Cildinizde oluşan yorgunluğu giderir. Ayrıca devamlı sivilcelerinizden ve siyah notkalarinızdan sizi koruyacak olan domatesi hiç masanızdan eksik etmeyin.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Bol proteinli domates maskesi kuru ve akneli cilt için

    1 Tane domatesi rendeleyin. 1 tane yumurta sarisi ilave edin, 1 yemek kasığı buğday nişastası, hepsini karıştırın ve krema haline gelene kadir çırpın. Haftada 2 defa 20 dakika uygulama yapın ve soğuk suyla yıkayın,cildinize uygun nemlendirici uygulayın. Bu maskeyi sadece aksamları uygulayın. Eğer sivilceleriniz varsa sari kil de ilave edin.


    Yengeç Burcu Cilt Bakımı Tarifleri


    Duygusal, hassas, yumuşak, nazik, savunmasız ve anlayışlı Yenge burcu cilt tiplerinin adaçayı,
    lavanta, mineraller, çilek, badem, üzüm ve arnika gibi etken esanslara ihtiyacı vardır. Özel canlandırıcılı formülü ile cildinizde gün boyu çevre koşulları sebebiyle oluşan kir kalıntılarından kurtulmanın zamanı geldi.


    Evde yapabileceğiniz tarifler

    İşte beyaz fasulye ve salep doğal lifting

    20 gr. beyaz fasulyeyi haşlayın ve iyice ezin, içine f tatlı kaşığı salep ilave edin ve kavanoza koyun. Bu yoğun peeling'i sabahları ve banyo öncesi 2 dakika masaj yaparak uygulayın.
    Ölü hücrelerden cildinizi arındıracaktır. İlk uygulamada bile cildiniz arınmış ve pürüzsüz bir görünüm alacak. Bu tarifte bulunan salep tozunun faydası içindeki nişastada saklı. Uzmanlar, yüzde kırışıklık ve sarkma görülmeye başladığında, yüz gerdirme yani lifting operasyonunun yapılmasının zamanının geldiğini belirtiyor. İşte beyaz fasulye ve salep doğal lifting etkisini cildinizde gerçekleştiriyor.

    Boğa Burcu Güzellik Seti


    Fırsatları zorlayan, inatçı, sabırlı, güvenilir. pratik ve akıllı boğalar papatya, ıhlamur, elma, yeşil
    badem aloğ-vera bitkilerinden kullansın. Güzelliklerine düşkün olan Boğalar, saçlarına da bakım yaparken çok titiz davranmalı. Boğalar saç boyalarının yanısıra bakım kürlerini de eksik etmemeli.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Saç bakım tonigi

    Bir şişe kırmızı şarabın içine 1 yemek kaşığı hardal, 1yemek kaşığı bal, 1 yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı badem yağı ilave edin. 24 saat sonra kullanıma hazır olan bu tonik, haftada 2 defa, 1 saatlik, banyo öncesi saç diplerine sürün ve bone altından sıcak bir sakilde tutun. Doğal şampuanla yıkayın. Bu tonik saçların uzamasındı ve parlak bir gürünüm almasını sağlayacaktır. Ayrıca saç dökülmesini de durdurur.

    İkizler Burcu Cilt Bakım Tavsiyeleri


    Zeki, uyanık, değişken, esprili, meraklı, çabuk kavrayan özellikleriyle konsantrasyona ihtiyacı vardır.
    ikizler burcunun enerji ihtiyacını ve ciltlerine uygun ürünlerden lavanta, zambak, rezene, lahana, gül, kivi. Etken esanslarından hazırlanan ürünler cildinizin bakımlı canlı ve sağlıklı olmasını sağlayacaktır.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Cilt kuruluğunu önleyici ve cildi yumuşatıcı tonik

    1 tane kabuklu greyfurtu rendeleyin, 1 bardak soğuk su ilave edin, 1 gün karanlık bir yerde bekletin. 1 çay kaşığı gliserin ve 1 çay kaşığı pamuk yağı ilave edin, sabah akşam yüzünüzü bu tonikle, silin, ciltte kuruluğu önler, cildin yumuşak olmasını sağlar. Özellikle el, dirsek, topuk, ayak için çok uygundur.


    Kova Burcu Cilt Bakım Tarifleri


    Kovalar bağımsız, bilgili, akıllı doğuştan elleri şifalı, yardım sever, güler yüzlü, özgür, doğru ve
    pozitiftirler. Çalışkan ama hassas ve romantik yaratıcılıklarını ortay oyabilmek için yüksek vücut enerjisi harcarlar ve bazen yorgun düşerler. Eklem ağrıları, romatizma ve varislerinden şikayetçidirler genelde.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Hassas, ince ve güneşten korkan ciltleri için: 

    Avokado, esansları kullanmaları gereklidir.

    Eklem ve romatizma ağrıları için krem: 

    Toprak kaba 100 gr tereyağı koyun ve ağzına kadar çam iğneleri yerleştirin. Ağzına kadar doldurduktan sonra tereyağıyla iğneleri kapatarak folyo ile toprak kabı kapatın. Üç saat boyunca farında düşük derece sıcaklıkta tutun. Çıkardıktan sonra süzün ve akşamları eklemlere kulanın. ! ay kullandıktan sonra, ihtiyaç duydukça kullanabilirsiniz.



    Oğlak Burcu Güzellik Tavsiyeleri


    Oğlak en çalışkan burçlardan biridir. İyi plan yapması, ayrıntılara dikkat etmesin, genç yaşta olgun
    olmasını sağlar. Stresli Oğlaklara sürpriz tatilerle streslerini azaltarak, vücut enerjisin artıran bakım hazırladık: Ayrıca Oğlaklara kivi, çilek, aloe-vera, menekşe, Himalaya balı etken esansları kullanmalarını tavsiye ediyoruz.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Cildi genç ve dinç tutun meyveli kokteyl:

    2 tane kabuklu yeşil elma
    2 tane kabuklu limon
    1 tane çubuk tarçın 1 poşet yeşil çay 1 poşet papatya çayı 1 litre suda 20 dakika kaynatın, süzün ve pet şişeye doldurup gün boyunca tüketin. Haftada 2 defa yeterli, Bağırsak, karaciğer, safra kesesi ve
    önemli organları temizleyerek vücudunuza toksinlerden arındırır.


    Terazi Burcu Güzellik Tarifleri

    Bağlantı kuran, paylaşımcı, iş birlikçi, uyumlu, sosyal, içten, düşünceli, anlaşmaya hazır,dengeli, adil,
    tarafsız, nazik, tatlı, estetik, zarif, sanatkar, zevkli, bağımlı, kararsız, pasif, bocalayan,tembel, kayıtsız, fazla narin ve kolay etki altında kalan burçlardır ikizler. Cildine önem gösterenler için: çam, papatya, muz, böğürtlen, çile, bal kabak, arpa , buğday, kayısı esansları kullanmaların öneriyorum. Beyaz tenli kadınlara da leke önleyici ve giderici maske -krem tarif veriyorum.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Leke açıcı bal kabağı kremi

    2 yemek kaşığı bal kabağı çekirdeğini havanda kabuksuz olarak ezin. İçine 1 yemek kaşığı alabalık yağı katın, 2 yemek kaşığı çocuk pudrası
    ilave edin ve en son kullandığınız nemlendiriciden ilave edin, krem haline gelene kadar tahta kaşıkla karıştırın. Her akşam f saat cildinize uygulayın ılık suyla yıkadıktan sonra bir şey kullanmayın.



    Koç Burcu Güzellik Seti


    Zodyak'ın ilk burcu Koç, atılgan, etkin , tepkisel, enerjik, hızlı, kendine aşırı güvenen. girişken, cesur,
    dik kafalı, açık sözlü, dürüst, yoğun yaşam enerjine ihtiyaç duymakta, Enerji dengesini sağlayan sardunya, zambak, papatya, limon, maydanoz ve çam etken esanslarından oluşan cilt bakım terapisi, Koçların cildini temizleyecektir.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Koç burcuna özel yapılabilecek gerdirici, toparlayıcı zambak yağı tarifi:


    2 Avuç kurutulmuş zambak çiçeği
    250 gr. Alabalık yağı
    50 gr. Himalaya yağı veya zeytinyağı

    Uygulama: Yağları çiçeklerin üstüne döküp, 2 hafta karanlık bir yede bekletin. Banyo sonrası vücut yağı olarak selülitlerin giderilmesinde yardımcı olur. Romatizma ağrılarına iyi gelir. Cildi saklaştırarak daha genç ve diri görünmesini sağlar.

    Yay Burcu Cilt Bakım Tarifleri


    Doğuştan liderdirler, gülü, karizmatik, ışıltılı, karakterleri ile insanları kendilerine çekerler.Bu geniş
    görüş açıları ve tutkuların bilen bizler Yay burcuna;karanfil, menekşe kavun, katran, papatya, arnika, gül ve mandalina kokulu esansları tavsiye ediyoruz.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Göz altı morluklarını önleyen maske

    Mandalina kabuklarını atmayın. Kurutun ve un haline getirin. Bu mandalina unun; Peeling, krem, tonik, oda spreyi, ayakkabı kokusun önleyin fudra ve saç şampuanına kadır birçok farklı alanda kullanabilirsiniz.
    2 yemek kaşığı mandalina unu
    1 yemek kaşığı balık yağı(göz altı için muhteşem)
    karıştırıp her gün kullanın.Gözaltı kremin hemen terapiden sonra unutmayın.

    Akrep Burcu Cilt Bakım Tarifleri

    Su burcu olan akrep; ihtiras fırtınalarına kapılsa bile dışarıya fazla bir şey belli etmez, çekici, güçlü,
    karmaşık, duygusalgizemli özgür ve derin karakterlidir. Bu hassas kişilikleri yüz hatlarına da yansımaktadır. Tenleri genelde çok ince ve cilt yapıları oldukça yumuşaktır. Menekşe, greyfurt, papatya, defne, üzüm, katran ve yaban merini esansları kullanmayı seven Akreplere kendilerine has bir bakım kürü hazırladım.Umarım memnun kalırsınız.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Hassas ciltler için rahatlatıcı, botoks etkili maske

    Sarı kil ve patatesli, hassas ciltler için rahatlatıcı, botoks etkili maske
    2 yemek kaşığı sarı kil
    2 yemek kaşığı ılık süt 1 tatlı kaşığı patates nişastası
    1 tatlı kaşığı badem yağı

    Hepsini karıştırıp, 10 dakika cildinize, dekolte çatlaklar dahil uygulayın. Banyo öncesi yaptığınızda çok etkili olur. Haftada 2 defa karışımları uygulayın.

    Balık Burcu Cilt Bakım Tarifleri


    Balıklar dünyayı zenginleştiren, hassas, merhametli, fedakar, gururlu, idealist, romantik, müzikle
    uğraşan yaratıcı yapısıyla harika bir arkadaş ve annedirler. Evet, doğanın uyandığı mevsimdir: Ihlamur,yosun, maydanoz, ağaçların tomurcuğu, lavanta, hurma ve incir sizin bitkiler ve meyveleridir. Nergis gülü ve salkım sögüt ruhunuzu sakinleştirir.

    Evde yapabileceğiniz tarifler


    Önerilerimiz: Sıcak güneş ışınlarından kendinizi özel UV ürünleri ile koruyun. Çillerin fazlalaşması ve büyümesini engelleyen beyazlatıcı doğal ürünler kullanın. Her akşam size özel maskeyi uygulamayı unutmayın. Kaşıntılı hassas ve kılcal damarlarınız olduğu için hamamda fazla kalmayın. buz terapisin eksik etmeyin.


    Başak Burcu Güzellik Tarifleri


    Başaklar gerçekçidir, kavrama yetenekleri gelişmiştir. Denge ve güzellik enerjilerini; fındık , nane, badem, arpa ve zambak etken esanslarından almaları onlar için uygun özellikle sarı kil cildiniz dış etkenlerden korur, saçlarınız hacimli ve kepeksiz yapar

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Zümrüt Kokteyli

    1 litre sütü ocağa koyun ve içine 5 yemek kaşığı yoğurt ilave edin. Sütü süzün. Blendere koyun ve içine f demet maydanoz ve dereotu ilave edin. Hepsini dorayın. İçine 1 tatlı kaşığı bal ilave edin. Bu kokteyl, cildinizi ve vücudunuzu tekinlerden arındıracak, gerçek bir koruma ve bakım sağlayacak.


    ŞEMS ARSLAN
    sems.arslan@hotmail.com
    www.semsarslan.com

    Şems Arslan Burçlara özel cilt bakımı rehberi

    Konu Saati  15:14  |  in  Şems Arslan  |  Devamı»


    Biz Kadınları her zaman güzel görünmek isteriz ve bunun için büyük emek harcarız. Güzellik hakkında nerde ne okursak, duyarsak ve izlersek uygulamaya gayret gösteriyoruz ve hangi yaşta olursak olalım bu tutkumuzdan vazgeçmiyoruz.
    Bu yazımda sizlere çok değişik ama bilim insanları tarafından araştırılmış ve bazen gerçekten harika sonuçlar vermiş burçlara özel cilt bakım rehberini tanıtmak istiyorum. Bu yazıda burcunuza uygun bitki ve çiçekleri tanıyarak, cildinize uygun tariflerle kendinizi şımartabilirsiniz.

    Aslan Burcu Güzellik Tarifleri

    Kendinden emin, güvenli, dinamik, güçlü, otorite, hükmedici, canlı etkileyici, asil Aslan burcunun
    cildinin neye ihtiyacı olduğunu biliyormusunuz?
    Badem, lavanta, nane,defne,akasya, ananas, buğday gibi bitki esanslarından üretilen ürünler, cildinize sağlıklı, dengelenmiş, pürüzsüz ve parlak bir görünüm kazandırır. Cildinizde oluşan yorgunluğu giderir. Ayrıca devamlı sivilcelerinizden ve siyah notkalarinızdan sizi koruyacak olan domatesi hiç masanızdan eksik etmeyin.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Bol proteinli domates maskesi kuru ve akneli cilt için

    1 Tane domatesi rendeleyin. 1 tane yumurta sarisi ilave edin, 1 yemek kasığı buğday nişastası, hepsini karıştırın ve krema haline gelene kadir çırpın. Haftada 2 defa 20 dakika uygulama yapın ve soğuk suyla yıkayın,cildinize uygun nemlendirici uygulayın. Bu maskeyi sadece aksamları uygulayın. Eğer sivilceleriniz varsa sari kil de ilave edin.


    Yengeç Burcu Cilt Bakımı Tarifleri


    Duygusal, hassas, yumuşak, nazik, savunmasız ve anlayışlı Yenge burcu cilt tiplerinin adaçayı,
    lavanta, mineraller, çilek, badem, üzüm ve arnika gibi etken esanslara ihtiyacı vardır. Özel canlandırıcılı formülü ile cildinizde gün boyu çevre koşulları sebebiyle oluşan kir kalıntılarından kurtulmanın zamanı geldi.


    Evde yapabileceğiniz tarifler

    İşte beyaz fasulye ve salep doğal lifting

    20 gr. beyaz fasulyeyi haşlayın ve iyice ezin, içine f tatlı kaşığı salep ilave edin ve kavanoza koyun. Bu yoğun peeling'i sabahları ve banyo öncesi 2 dakika masaj yaparak uygulayın.
    Ölü hücrelerden cildinizi arındıracaktır. İlk uygulamada bile cildiniz arınmış ve pürüzsüz bir görünüm alacak. Bu tarifte bulunan salep tozunun faydası içindeki nişastada saklı. Uzmanlar, yüzde kırışıklık ve sarkma görülmeye başladığında, yüz gerdirme yani lifting operasyonunun yapılmasının zamanının geldiğini belirtiyor. İşte beyaz fasulye ve salep doğal lifting etkisini cildinizde gerçekleştiriyor.

    Boğa Burcu Güzellik Seti


    Fırsatları zorlayan, inatçı, sabırlı, güvenilir. pratik ve akıllı boğalar papatya, ıhlamur, elma, yeşil
    badem aloğ-vera bitkilerinden kullansın. Güzelliklerine düşkün olan Boğalar, saçlarına da bakım yaparken çok titiz davranmalı. Boğalar saç boyalarının yanısıra bakım kürlerini de eksik etmemeli.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Saç bakım tonigi

    Bir şişe kırmızı şarabın içine 1 yemek kaşığı hardal, 1yemek kaşığı bal, 1 yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı badem yağı ilave edin. 24 saat sonra kullanıma hazır olan bu tonik, haftada 2 defa, 1 saatlik, banyo öncesi saç diplerine sürün ve bone altından sıcak bir sakilde tutun. Doğal şampuanla yıkayın. Bu tonik saçların uzamasındı ve parlak bir gürünüm almasını sağlayacaktır. Ayrıca saç dökülmesini de durdurur.

    İkizler Burcu Cilt Bakım Tavsiyeleri


    Zeki, uyanık, değişken, esprili, meraklı, çabuk kavrayan özellikleriyle konsantrasyona ihtiyacı vardır.
    ikizler burcunun enerji ihtiyacını ve ciltlerine uygun ürünlerden lavanta, zambak, rezene, lahana, gül, kivi. Etken esanslarından hazırlanan ürünler cildinizin bakımlı canlı ve sağlıklı olmasını sağlayacaktır.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Cilt kuruluğunu önleyici ve cildi yumuşatıcı tonik

    1 tane kabuklu greyfurtu rendeleyin, 1 bardak soğuk su ilave edin, 1 gün karanlık bir yerde bekletin. 1 çay kaşığı gliserin ve 1 çay kaşığı pamuk yağı ilave edin, sabah akşam yüzünüzü bu tonikle, silin, ciltte kuruluğu önler, cildin yumuşak olmasını sağlar. Özellikle el, dirsek, topuk, ayak için çok uygundur.


    Kova Burcu Cilt Bakım Tarifleri


    Kovalar bağımsız, bilgili, akıllı doğuştan elleri şifalı, yardım sever, güler yüzlü, özgür, doğru ve
    pozitiftirler. Çalışkan ama hassas ve romantik yaratıcılıklarını ortay oyabilmek için yüksek vücut enerjisi harcarlar ve bazen yorgun düşerler. Eklem ağrıları, romatizma ve varislerinden şikayetçidirler genelde.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Hassas, ince ve güneşten korkan ciltleri için: 

    Avokado, esansları kullanmaları gereklidir.

    Eklem ve romatizma ağrıları için krem: 

    Toprak kaba 100 gr tereyağı koyun ve ağzına kadar çam iğneleri yerleştirin. Ağzına kadar doldurduktan sonra tereyağıyla iğneleri kapatarak folyo ile toprak kabı kapatın. Üç saat boyunca farında düşük derece sıcaklıkta tutun. Çıkardıktan sonra süzün ve akşamları eklemlere kulanın. ! ay kullandıktan sonra, ihtiyaç duydukça kullanabilirsiniz.



    Oğlak Burcu Güzellik Tavsiyeleri


    Oğlak en çalışkan burçlardan biridir. İyi plan yapması, ayrıntılara dikkat etmesin, genç yaşta olgun
    olmasını sağlar. Stresli Oğlaklara sürpriz tatilerle streslerini azaltarak, vücut enerjisin artıran bakım hazırladık: Ayrıca Oğlaklara kivi, çilek, aloe-vera, menekşe, Himalaya balı etken esansları kullanmalarını tavsiye ediyoruz.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Cildi genç ve dinç tutun meyveli kokteyl:

    2 tane kabuklu yeşil elma
    2 tane kabuklu limon
    1 tane çubuk tarçın 1 poşet yeşil çay 1 poşet papatya çayı 1 litre suda 20 dakika kaynatın, süzün ve pet şişeye doldurup gün boyunca tüketin. Haftada 2 defa yeterli, Bağırsak, karaciğer, safra kesesi ve
    önemli organları temizleyerek vücudunuza toksinlerden arındırır.


    Terazi Burcu Güzellik Tarifleri

    Bağlantı kuran, paylaşımcı, iş birlikçi, uyumlu, sosyal, içten, düşünceli, anlaşmaya hazır,dengeli, adil,
    tarafsız, nazik, tatlı, estetik, zarif, sanatkar, zevkli, bağımlı, kararsız, pasif, bocalayan,tembel, kayıtsız, fazla narin ve kolay etki altında kalan burçlardır ikizler. Cildine önem gösterenler için: çam, papatya, muz, böğürtlen, çile, bal kabak, arpa , buğday, kayısı esansları kullanmaların öneriyorum. Beyaz tenli kadınlara da leke önleyici ve giderici maske -krem tarif veriyorum.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Leke açıcı bal kabağı kremi

    2 yemek kaşığı bal kabağı çekirdeğini havanda kabuksuz olarak ezin. İçine 1 yemek kaşığı alabalık yağı katın, 2 yemek kaşığı çocuk pudrası
    ilave edin ve en son kullandığınız nemlendiriciden ilave edin, krem haline gelene kadar tahta kaşıkla karıştırın. Her akşam f saat cildinize uygulayın ılık suyla yıkadıktan sonra bir şey kullanmayın.



    Koç Burcu Güzellik Seti


    Zodyak'ın ilk burcu Koç, atılgan, etkin , tepkisel, enerjik, hızlı, kendine aşırı güvenen. girişken, cesur,
    dik kafalı, açık sözlü, dürüst, yoğun yaşam enerjine ihtiyaç duymakta, Enerji dengesini sağlayan sardunya, zambak, papatya, limon, maydanoz ve çam etken esanslarından oluşan cilt bakım terapisi, Koçların cildini temizleyecektir.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Koç burcuna özel yapılabilecek gerdirici, toparlayıcı zambak yağı tarifi:


    2 Avuç kurutulmuş zambak çiçeği
    250 gr. Alabalık yağı
    50 gr. Himalaya yağı veya zeytinyağı

    Uygulama: Yağları çiçeklerin üstüne döküp, 2 hafta karanlık bir yede bekletin. Banyo sonrası vücut yağı olarak selülitlerin giderilmesinde yardımcı olur. Romatizma ağrılarına iyi gelir. Cildi saklaştırarak daha genç ve diri görünmesini sağlar.

    Yay Burcu Cilt Bakım Tarifleri


    Doğuştan liderdirler, gülü, karizmatik, ışıltılı, karakterleri ile insanları kendilerine çekerler.Bu geniş
    görüş açıları ve tutkuların bilen bizler Yay burcuna;karanfil, menekşe kavun, katran, papatya, arnika, gül ve mandalina kokulu esansları tavsiye ediyoruz.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Göz altı morluklarını önleyen maske

    Mandalina kabuklarını atmayın. Kurutun ve un haline getirin. Bu mandalina unun; Peeling, krem, tonik, oda spreyi, ayakkabı kokusun önleyin fudra ve saç şampuanına kadır birçok farklı alanda kullanabilirsiniz.
    2 yemek kaşığı mandalina unu
    1 yemek kaşığı balık yağı(göz altı için muhteşem)
    karıştırıp her gün kullanın.Gözaltı kremin hemen terapiden sonra unutmayın.

    Akrep Burcu Cilt Bakım Tarifleri

    Su burcu olan akrep; ihtiras fırtınalarına kapılsa bile dışarıya fazla bir şey belli etmez, çekici, güçlü,
    karmaşık, duygusalgizemli özgür ve derin karakterlidir. Bu hassas kişilikleri yüz hatlarına da yansımaktadır. Tenleri genelde çok ince ve cilt yapıları oldukça yumuşaktır. Menekşe, greyfurt, papatya, defne, üzüm, katran ve yaban merini esansları kullanmayı seven Akreplere kendilerine has bir bakım kürü hazırladım.Umarım memnun kalırsınız.

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Hassas ciltler için rahatlatıcı, botoks etkili maske

    Sarı kil ve patatesli, hassas ciltler için rahatlatıcı, botoks etkili maske
    2 yemek kaşığı sarı kil
    2 yemek kaşığı ılık süt 1 tatlı kaşığı patates nişastası
    1 tatlı kaşığı badem yağı

    Hepsini karıştırıp, 10 dakika cildinize, dekolte çatlaklar dahil uygulayın. Banyo öncesi yaptığınızda çok etkili olur. Haftada 2 defa karışımları uygulayın.

    Balık Burcu Cilt Bakım Tarifleri


    Balıklar dünyayı zenginleştiren, hassas, merhametli, fedakar, gururlu, idealist, romantik, müzikle
    uğraşan yaratıcı yapısıyla harika bir arkadaş ve annedirler. Evet, doğanın uyandığı mevsimdir: Ihlamur,yosun, maydanoz, ağaçların tomurcuğu, lavanta, hurma ve incir sizin bitkiler ve meyveleridir. Nergis gülü ve salkım sögüt ruhunuzu sakinleştirir.

    Evde yapabileceğiniz tarifler


    Önerilerimiz: Sıcak güneş ışınlarından kendinizi özel UV ürünleri ile koruyun. Çillerin fazlalaşması ve büyümesini engelleyen beyazlatıcı doğal ürünler kullanın. Her akşam size özel maskeyi uygulamayı unutmayın. Kaşıntılı hassas ve kılcal damarlarınız olduğu için hamamda fazla kalmayın. buz terapisin eksik etmeyin.


    Başak Burcu Güzellik Tarifleri


    Başaklar gerçekçidir, kavrama yetenekleri gelişmiştir. Denge ve güzellik enerjilerini; fındık , nane, badem, arpa ve zambak etken esanslarından almaları onlar için uygun özellikle sarı kil cildiniz dış etkenlerden korur, saçlarınız hacimli ve kepeksiz yapar

    Evde yapabileceğiniz tarifler

    Zümrüt Kokteyli

    1 litre sütü ocağa koyun ve içine 5 yemek kaşığı yoğurt ilave edin. Sütü süzün. Blendere koyun ve içine f demet maydanoz ve dereotu ilave edin. Hepsini dorayın. İçine 1 tatlı kaşığı bal ilave edin. Bu kokteyl, cildinizi ve vücudunuzu tekinlerden arındıracak, gerçek bir koruma ve bakım sağlayacak.


    ŞEMS ARSLAN
    sems.arslan@hotmail.com
    www.semsarslan.com

    Etiketler

    Hakkımızda-Gizlilik-İletişim
    Copyright © 2013 Develi Kayseri. by Her Telden
    By Seven Blogcu.
    back to top