• Haberi Oku..

    Kaju aslında meyvesinin sapıdır...

  • Haberi Oku..

    Ananas aslında meyve değildir.

  • Makale

    Çekilen fotolar

  • Makale

    Yıldız sayısı..

  • Cinsel Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
    Cinsel Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

    15 Nisan 2014 Salı

    Birlikteliğiniz aynı yatağa girmekten öteye gitmiyorsa cinsel yaşamınızda sorun var demektir. 

    Cinsel yaşamınız ilk günlerdeki heyecana hasret kaldıysa yatağınızdaki düşmanları tanımıyorsunuz demektir. İyi bir cinsel yaşam istiyorsanız düşmanı yakından tanımalı ve yatakta önleminizi almalısınız.


    Stres
    Stres altında yaşamaya alışkın biri olabilirsiniz. Hatta stresle baş etmeyi öğrendiğinizi de düşünebilirsiniz. Fakat yatakta aynı oranda başarılı olamazsınız. İş stresi, maddi konular libidoyu etkiler, cinsel arzular siz farkında olmadan azalmaya başlar. Böyle bir durumla karşı karşıya olduğunuzda stresinizle baş etmenin yollarını öğrenmeli, gerekirse bir uzmandan yardım almalı ve stresi mümkün olduğunca ilişkinizden uzak tutmaya çalışmalısınız.


    İlişki problemleri
    Cinsel yaşamdaki sorunların altında ilişki problemleri yatar. Özellikle kadınlar eşleriyle yaşadıkları sorunları yatağa girer girmez unutamazlar. Bu da cinsel mutluluğa engel olur. Yataktaki bu problemi aşmak için aranızdaki sorunları halletmeden yatağa girmemeye çalışmalısınız.


    Uykusuzluk
    Eğer cinsel yaşamınız eskisi gibi değilse sebeplerden biri de az uyku olabilir. Sabah erken kalkıyor ve akşamları da geç yatıyorsanız arzulu bir cinsel yaşamınızın olmaması gayet normaldir. Az uyku yorgunluğu beraberinde getirirken yataktaki heyecanı da alıp götürür.


    Anne ve baba olmak
    Bir bebek sahibi olmak dünyanın en güzel olaylarından biridir. Fakat ilk zamanlar çiftler, bebek ağlayacak korkusuyla birlikte olmaktan çekinirler. Oysa günün belirli saatlerini birbirinize ayırmalısınız ve örneğin; bebeğinizin derin bir uykudayken birlikte olmayı denemelisiniz.


    İlaç tedavisi
    Bazı medikal tedavilerin libido üzerinde etkisi vardır. Bunlar arasında çoğunlukla antidepresanlar, kemoterapi, tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları bulunur. Böyle bir durumda doktorunuzla konuşarak size başka bir ilaç tedavisi vermesini isteyebilirsiniz.


    Vücudunuz
    Aldığınız fazla kilolar ya da vücudunuzdaki bazı değişimler yatakta kendinizi rahat hissetmemenize neden olur. Bu da cinsel yaşamda mutsuzluğu beraberinde getirir. Yapılan araştırmalar yatakta kendilerine güvenen ve kusurlarını kafasına takmayan çiftlerin çok daha mutlu bir cinsel yaşama sahip olduklarını ortaya koymuştur. Bu nedenle yatağa girdiğinizde eşinizin sizin kusurlarınızı göreceğini düşünmekten vazgeçmeli ve sizi ne kadar sevdiğini düşünmelisiniz.


    Obezite
    Çok kilolu olmak ya da obezite cinsel isteksizliğe ve yatakta performans düşüklüğüne neden olur. Bunun sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte güven eksikliği, sosyal kısıtlanma gibi sebepler ve psikolojik sorunlar buna neden olabilir.


    Depresyon 
    Antidepresanlar gibi depresyon da cinsel isteksizliğe neden olur. Aynı zamanda eğer sebepsiz yere cinsel isteksizlik yaşadıysanız sebebi depresyon olabilir.


    Menopoz
    Menopoza giren birçok kadının sorunlarından biri de cinsel isteksizliktir. Çünkü menopoz döneminde kadınlar vajinal kuruluk ve acı gibi sorunlar yaşarlar. Bu da cinsel yaşamı isteksiz bir hale getirir. Böyle bir durumda bir uzmana danışarak yardım alabilir ve kullanılan ilaçlar değiştirilerek soruna çare bulunabilir. 

    İyi bir cinsel yaşam istiyorsanız

    Konu Saati  04:08  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Birlikteliğiniz aynı yatağa girmekten öteye gitmiyorsa cinsel yaşamınızda sorun var demektir. 

    Cinsel yaşamınız ilk günlerdeki heyecana hasret kaldıysa yatağınızdaki düşmanları tanımıyorsunuz demektir. İyi bir cinsel yaşam istiyorsanız düşmanı yakından tanımalı ve yatakta önleminizi almalısınız.


    Stres
    Stres altında yaşamaya alışkın biri olabilirsiniz. Hatta stresle baş etmeyi öğrendiğinizi de düşünebilirsiniz. Fakat yatakta aynı oranda başarılı olamazsınız. İş stresi, maddi konular libidoyu etkiler, cinsel arzular siz farkında olmadan azalmaya başlar. Böyle bir durumla karşı karşıya olduğunuzda stresinizle baş etmenin yollarını öğrenmeli, gerekirse bir uzmandan yardım almalı ve stresi mümkün olduğunca ilişkinizden uzak tutmaya çalışmalısınız.


    İlişki problemleri
    Cinsel yaşamdaki sorunların altında ilişki problemleri yatar. Özellikle kadınlar eşleriyle yaşadıkları sorunları yatağa girer girmez unutamazlar. Bu da cinsel mutluluğa engel olur. Yataktaki bu problemi aşmak için aranızdaki sorunları halletmeden yatağa girmemeye çalışmalısınız.


    Uykusuzluk
    Eğer cinsel yaşamınız eskisi gibi değilse sebeplerden biri de az uyku olabilir. Sabah erken kalkıyor ve akşamları da geç yatıyorsanız arzulu bir cinsel yaşamınızın olmaması gayet normaldir. Az uyku yorgunluğu beraberinde getirirken yataktaki heyecanı da alıp götürür.


    Anne ve baba olmak
    Bir bebek sahibi olmak dünyanın en güzel olaylarından biridir. Fakat ilk zamanlar çiftler, bebek ağlayacak korkusuyla birlikte olmaktan çekinirler. Oysa günün belirli saatlerini birbirinize ayırmalısınız ve örneğin; bebeğinizin derin bir uykudayken birlikte olmayı denemelisiniz.


    İlaç tedavisi
    Bazı medikal tedavilerin libido üzerinde etkisi vardır. Bunlar arasında çoğunlukla antidepresanlar, kemoterapi, tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları bulunur. Böyle bir durumda doktorunuzla konuşarak size başka bir ilaç tedavisi vermesini isteyebilirsiniz.


    Vücudunuz
    Aldığınız fazla kilolar ya da vücudunuzdaki bazı değişimler yatakta kendinizi rahat hissetmemenize neden olur. Bu da cinsel yaşamda mutsuzluğu beraberinde getirir. Yapılan araştırmalar yatakta kendilerine güvenen ve kusurlarını kafasına takmayan çiftlerin çok daha mutlu bir cinsel yaşama sahip olduklarını ortaya koymuştur. Bu nedenle yatağa girdiğinizde eşinizin sizin kusurlarınızı göreceğini düşünmekten vazgeçmeli ve sizi ne kadar sevdiğini düşünmelisiniz.


    Obezite
    Çok kilolu olmak ya da obezite cinsel isteksizliğe ve yatakta performans düşüklüğüne neden olur. Bunun sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte güven eksikliği, sosyal kısıtlanma gibi sebepler ve psikolojik sorunlar buna neden olabilir.


    Depresyon 
    Antidepresanlar gibi depresyon da cinsel isteksizliğe neden olur. Aynı zamanda eğer sebepsiz yere cinsel isteksizlik yaşadıysanız sebebi depresyon olabilir.


    Menopoz
    Menopoza giren birçok kadının sorunlarından biri de cinsel isteksizliktir. Çünkü menopoz döneminde kadınlar vajinal kuruluk ve acı gibi sorunlar yaşarlar. Bu da cinsel yaşamı isteksiz bir hale getirir. Böyle bir durumda bir uzmana danışarak yardım alabilir ve kullanılan ilaçlar değiştirilerek soruna çare bulunabilir. 

    12 Mart 2014 Çarşamba

    Karın bölgesinde oluşan fıtıkların en sık görülen türü olan kasık fıtığı ağrı oluşturarak günlük aktiviteleri sınırlamasının yanı sıra cinsel yaşamı da olumsuz etkileyebiliyor. Örneğin, cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açmak gibi...

    Karın iç organların bir kısmının doğumsal veya sonradan oluşan zayıf noktalardan karın dışına çıkmasına fıtık deniliyor. Karın duvarı fıtıkları, yüzde 80 gibi rakamla en sık kasıkta ortaya çıkıyor.  Her 100 kişiden 1-2’sinde görülen kasık bölgesindeki fıtık tedavi edilmezse zamanla büyüyebiliyor. Bunun sonucunda ağrı oluşturarak hayat standartlarını ciddi boyutlarda düşürebiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gök, fıtığın aynı zamanda cinsel hayatı da olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekiyor!

    Aşırı Kilo ve Sigara Riski Artırıyor

    Fıtık herkeste görülebiliyor. Ancak; aşırı kilolularda, ileri yaştakilerde, bağ dokusu hastalığı olanlarda, sigara içenlerde ve diyaliz hastalarında risk artıyor. Kesi fıtıkları ise ameliyat yaralarının çeşitli etkenlerden ötürü tam iyileşmemesi nedeniyle zayıflamasına bağlı oluşuyor. Fıtık genellikle kolay teşhis ediliyor. Karın ön duvarı ya da kasıkta derinin altında bir şişlik ve dolgunluk fıtığın tipik belirtilerini oluşturuyor.

    Cinsel İlişkide Ağrı Nedeni

    Fıtık tedavi edilmezse büyüyor ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Örneğin ağır şeyler kaldırmak, öksürmek, ıkınmak, uzun süre oturmak ya da ayakta kalmak fıtık bölgesinde ağrıya neden oluyor. Fıtık aynı zamanda cinsel fonksiyonları da olumsuz etkiliyor. Örneğin her iki cinsiyette de cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açabiliyor. Ayrıca oluşan şişlik kişileri estetik yönden rahatsız ederek özgüven eksikliği oluşturabiliyor. Bu faktörlerin etkisiyle de zamanla cinsel isteksizlik sorunu başlayabiliyor.

    Hayatı Tehdit Edebiliyor

    Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gök tanı konduğunda fıtığın en yakın zamanda ameliyatla onarılması gerektiğini belirterek nedenlerini şöyle sıralıyor: “Çünkü geç kalındığında zayıf olan alan genişlediği için onarımı daha zor olduğu gibi fıtığın tekrarlama riski de artıyor. Ayrıca fıtığın içine giren bağırsağın boğulmasıyla, şiddetli ağrının yanı sıra delinme sonucu oluşan enfeksiyon gibi hayatı tehdit edebilecek komplikasyonlar oluşabiliyor. Bunun aksine erken tanı ve tedaviyle hasta kısa sürede normal hayatına dönebiliyor.”

    Laparoskopik Yöntem Büyük Konfor Sağlıyor

    Fıtığın tek tedavisi var, o da cerrahi yöntem. Laparoskopik yöntemle uygulanan operasyonda karın bölgesi, içine özel bir iğne yardımıyla vücut için zararsız bir gaz olan karbondioksit verilerek şişiriliyor. Ardından karın duvarının uygun bir yerine 1 santim gibi küçük bir kesiden endoskop denilen ince bir teleskop benzeri alet sokularak karın içi görüntüleniyor. Endoskop bağlı olduğu kamera yardımıyla görüntüyü bir televizyon ekranına aktarıyor. Fıtık kesesi içine giren organlar yerlerine yerleştirildikten sonra sentetik bir yama zayıf olan yere tespit edilerek onarım tamamlanıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gök operasyonun fıtığın yerine ve büyüklüğüne göre 15 dakika ile 60 dakika arasında tamamlandığını belirterek, hastaların bir gün sonra taburcu olabildiklerini ve 3-5 günde de rutin işlerine dönebildiklerini söylüyor.

    Fıtık Cinsel Hayatı Olumsuz Etkiliyor

    Konu Saati  01:34  |  in  Genel Sağlık  |  Devamı»

    Karın bölgesinde oluşan fıtıkların en sık görülen türü olan kasık fıtığı ağrı oluşturarak günlük aktiviteleri sınırlamasının yanı sıra cinsel yaşamı da olumsuz etkileyebiliyor. Örneğin, cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açmak gibi...

    Karın iç organların bir kısmının doğumsal veya sonradan oluşan zayıf noktalardan karın dışına çıkmasına fıtık deniliyor. Karın duvarı fıtıkları, yüzde 80 gibi rakamla en sık kasıkta ortaya çıkıyor.  Her 100 kişiden 1-2’sinde görülen kasık bölgesindeki fıtık tedavi edilmezse zamanla büyüyebiliyor. Bunun sonucunda ağrı oluşturarak hayat standartlarını ciddi boyutlarda düşürebiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gök, fıtığın aynı zamanda cinsel hayatı da olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekiyor!

    Aşırı Kilo ve Sigara Riski Artırıyor

    Fıtık herkeste görülebiliyor. Ancak; aşırı kilolularda, ileri yaştakilerde, bağ dokusu hastalığı olanlarda, sigara içenlerde ve diyaliz hastalarında risk artıyor. Kesi fıtıkları ise ameliyat yaralarının çeşitli etkenlerden ötürü tam iyileşmemesi nedeniyle zayıflamasına bağlı oluşuyor. Fıtık genellikle kolay teşhis ediliyor. Karın ön duvarı ya da kasıkta derinin altında bir şişlik ve dolgunluk fıtığın tipik belirtilerini oluşturuyor.

    Cinsel İlişkide Ağrı Nedeni

    Fıtık tedavi edilmezse büyüyor ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Örneğin ağır şeyler kaldırmak, öksürmek, ıkınmak, uzun süre oturmak ya da ayakta kalmak fıtık bölgesinde ağrıya neden oluyor. Fıtık aynı zamanda cinsel fonksiyonları da olumsuz etkiliyor. Örneğin her iki cinsiyette de cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açabiliyor. Ayrıca oluşan şişlik kişileri estetik yönden rahatsız ederek özgüven eksikliği oluşturabiliyor. Bu faktörlerin etkisiyle de zamanla cinsel isteksizlik sorunu başlayabiliyor.

    Hayatı Tehdit Edebiliyor

    Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gök tanı konduğunda fıtığın en yakın zamanda ameliyatla onarılması gerektiğini belirterek nedenlerini şöyle sıralıyor: “Çünkü geç kalındığında zayıf olan alan genişlediği için onarımı daha zor olduğu gibi fıtığın tekrarlama riski de artıyor. Ayrıca fıtığın içine giren bağırsağın boğulmasıyla, şiddetli ağrının yanı sıra delinme sonucu oluşan enfeksiyon gibi hayatı tehdit edebilecek komplikasyonlar oluşabiliyor. Bunun aksine erken tanı ve tedaviyle hasta kısa sürede normal hayatına dönebiliyor.”

    Laparoskopik Yöntem Büyük Konfor Sağlıyor

    Fıtığın tek tedavisi var, o da cerrahi yöntem. Laparoskopik yöntemle uygulanan operasyonda karın bölgesi, içine özel bir iğne yardımıyla vücut için zararsız bir gaz olan karbondioksit verilerek şişiriliyor. Ardından karın duvarının uygun bir yerine 1 santim gibi küçük bir kesiden endoskop denilen ince bir teleskop benzeri alet sokularak karın içi görüntüleniyor. Endoskop bağlı olduğu kamera yardımıyla görüntüyü bir televizyon ekranına aktarıyor. Fıtık kesesi içine giren organlar yerlerine yerleştirildikten sonra sentetik bir yama zayıf olan yere tespit edilerek onarım tamamlanıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gök operasyonun fıtığın yerine ve büyüklüğüne göre 15 dakika ile 60 dakika arasında tamamlandığını belirterek, hastaların bir gün sonra taburcu olabildiklerini ve 3-5 günde de rutin işlerine dönebildiklerini söylüyor.

    10 Mart 2014 Pazartesi

    Seks hayatınıza biraz renk katmak için yapmanız gerekenler nelerdir

    1) Beklenmeyeni yapın:
    İlişkinizdeki monotonluğu ortadan yok edecek tek şey şaşırtıcı bir şeyler yapmaktır. Küçük sürprizler, şaşırtıcı dokunuşlar...

    2) Romantizmi arttırın: 
    Sevgilinizle birlikte güzel bir gece geçirmeyi planları yaparken bazı detayları da sakın ihmal etmeyiniiz. Yakılan birkaç mum, odaya yayılan hoş bir koku ve hafifçe çalan romantik bir müzik romantizmin doruğa ulaşmasında en büyük yardımcılarınız olacak. Böylece partnerizini baştan çıkarmanız da fazla kolaylaşacak.

    3) Rahat ama seksi giyinin: 
    Kendinizi seksi hissetmeniz için öncelikle rahat olmanız gerekli. Eğer vücudunuzun herhangi bir bölümüyle ilgili rahatsız oluyorsanız uygun iç çamaşırlarıyla bu kusuru kolaylıkla saklayabilirsiniz. Güven afrodizyak gibidir ve yatak odasında ne kadar iyi görünürseniz o kadar güzel bir gece geçirirsiniz.

    4) Partnerinizin ne istediğini düşünün:
    Seks hayatınızda yeni bir adım atmak istiyorsanız partnerinizi memnun etmek için zaman harcayın. İlişki sırasında kulağına hoş şeyler söyleyin.

    5) Sadece kendi isteklerinize yoğunlaşın:
    Onlara ne istediğinizi söyleyin. İster inanın ister inanmayın ama erkekler sizi neyin harekete geçirdiğini bilmek ister. Hatta çok buna önem verirler. Sizi mumnun etmekten gurur duyarlar. Asıl önemli olanın ikinizin de mutlu olması gerektiğini unutmayın ve bunun için çaba sarfedin.

    6) Yeni bir yer deneyin: 
    Mekan değişikliği yaparak seks hayatınıza biraz yenilik ve heyecan katabilirsiniz. Bir otel odası kiralayın, başka bir odayı deneyin ve ya hiç akla gelmeyecek yerler seçin... Unutmayın seçeneklerin sonu yoktur.

    7) Duygularınızı saklamayın:
    Kendinizi ve duygularınızı açığa vurmaktan sakın çekinmeyin ve bu kouda mümkün olduğunca kendinizi özgür hissedin. Nasıl hissettiğinizi dile getirin ve hoşlandığınız şeyleri yapmaktan asla çekinmeyin.

    8) Konuşmadan harekete geçin: 
    Sessizlik kimi zaman heyecanlandırıcı olabilir. Bu fikir özellikle partneriniz eve geldiği anda hiç konuşmadan onu çekip birlikte olduğunuz zaman işe yarayabilir.

    9) Buz ya da filmler işinize yarayabilir: 
    Yeni bir şeyler denemeye ne dersiniz? İlişikiniz zaten mükemmelse yeni bir şey denemek onu daha da değerli kılacaktır. Göz bağı, filmler, buz, oyuncaklar. Bu arada isterseniz sadece kendiniz hayal edin ve ya partnerinizle paylaşın ama fantazileri de sakın yabana atmayın. Asıl önemlisi yaratıcı olmak.

    10) Her dokunuş önemlidir: 
    Seksten aldığınız keyfi arttırmak istiyorsanız yeni pozisyonlar uygulamalısınız. Bu tabii ki alıştığınız ve hoşunuza gidenleri unutmanız anlamına gelmiyor ama denemekten de korkmayın. Böylece rutinden kurtulmuş olacaksınız. Aldığınız zevki görünce emin olun siz de çok şaşıracasınız.

    Ekolay


    Daha güzel bir seks hayatı için 10 öneri

    Konu Saati  01:57  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Seks hayatınıza biraz renk katmak için yapmanız gerekenler nelerdir

    1) Beklenmeyeni yapın:
    İlişkinizdeki monotonluğu ortadan yok edecek tek şey şaşırtıcı bir şeyler yapmaktır. Küçük sürprizler, şaşırtıcı dokunuşlar...

    2) Romantizmi arttırın: 
    Sevgilinizle birlikte güzel bir gece geçirmeyi planları yaparken bazı detayları da sakın ihmal etmeyiniiz. Yakılan birkaç mum, odaya yayılan hoş bir koku ve hafifçe çalan romantik bir müzik romantizmin doruğa ulaşmasında en büyük yardımcılarınız olacak. Böylece partnerizini baştan çıkarmanız da fazla kolaylaşacak.

    3) Rahat ama seksi giyinin: 
    Kendinizi seksi hissetmeniz için öncelikle rahat olmanız gerekli. Eğer vücudunuzun herhangi bir bölümüyle ilgili rahatsız oluyorsanız uygun iç çamaşırlarıyla bu kusuru kolaylıkla saklayabilirsiniz. Güven afrodizyak gibidir ve yatak odasında ne kadar iyi görünürseniz o kadar güzel bir gece geçirirsiniz.

    4) Partnerinizin ne istediğini düşünün:
    Seks hayatınızda yeni bir adım atmak istiyorsanız partnerinizi memnun etmek için zaman harcayın. İlişki sırasında kulağına hoş şeyler söyleyin.

    5) Sadece kendi isteklerinize yoğunlaşın:
    Onlara ne istediğinizi söyleyin. İster inanın ister inanmayın ama erkekler sizi neyin harekete geçirdiğini bilmek ister. Hatta çok buna önem verirler. Sizi mumnun etmekten gurur duyarlar. Asıl önemli olanın ikinizin de mutlu olması gerektiğini unutmayın ve bunun için çaba sarfedin.

    6) Yeni bir yer deneyin: 
    Mekan değişikliği yaparak seks hayatınıza biraz yenilik ve heyecan katabilirsiniz. Bir otel odası kiralayın, başka bir odayı deneyin ve ya hiç akla gelmeyecek yerler seçin... Unutmayın seçeneklerin sonu yoktur.

    7) Duygularınızı saklamayın:
    Kendinizi ve duygularınızı açığa vurmaktan sakın çekinmeyin ve bu kouda mümkün olduğunca kendinizi özgür hissedin. Nasıl hissettiğinizi dile getirin ve hoşlandığınız şeyleri yapmaktan asla çekinmeyin.

    8) Konuşmadan harekete geçin: 
    Sessizlik kimi zaman heyecanlandırıcı olabilir. Bu fikir özellikle partneriniz eve geldiği anda hiç konuşmadan onu çekip birlikte olduğunuz zaman işe yarayabilir.

    9) Buz ya da filmler işinize yarayabilir: 
    Yeni bir şeyler denemeye ne dersiniz? İlişikiniz zaten mükemmelse yeni bir şey denemek onu daha da değerli kılacaktır. Göz bağı, filmler, buz, oyuncaklar. Bu arada isterseniz sadece kendiniz hayal edin ve ya partnerinizle paylaşın ama fantazileri de sakın yabana atmayın. Asıl önemlisi yaratıcı olmak.

    10) Her dokunuş önemlidir: 
    Seksten aldığınız keyfi arttırmak istiyorsanız yeni pozisyonlar uygulamalısınız. Bu tabii ki alıştığınız ve hoşunuza gidenleri unutmanız anlamına gelmiyor ama denemekten de korkmayın. Böylece rutinden kurtulmuş olacaksınız. Aldığınız zevki görünce emin olun siz de çok şaşıracasınız.

    Ekolay


    5 Mart 2014 Çarşamba

    Fazla kiloları yakıyor, cildi güzelleştiriyor, kalbe damarlara iyi geliyor. Bu yazımızı okuduktan sonra 'başım ağrıyor' mazeretini kullanmak istemeyeceğinize eminiz.

    1. Seksin kalbiniz ve damarlarınız için en iyi egzersizlerden biri olduğunu biliyor muydunuz? Belfast Queens Üniversitesi'nde 1000 erkek üzerinde yapılan araştırmaya göre seks kalp-damar sağlığını güçlendiriyor. Araştırma, haftada 3 kere ya da daha fazla seks yapan erkeklerin kalp krizi geçirme oranlarının yarı yarıya düştüğünü ortaya koymuş.

    2. Seks, kalori yakmanın da en eğlenceli yolu herhalde... 30 dakikalık bir yatak odası aktivitesi sonunda yaklaşık 200 kalori yakıyorsunuz.

    3. Sabahları işe sürünerek, asık bir suratla gitmeye son! Seks, beynimizin nörotransmiter (sinir iletici) üretimine yardımcı oluyor, bu da bizim ruh halimizin daha iyi olmasını sağlıyor.
    Seks ayrıca sinirleri yatıştırmanın da en iyi yolu...

    4. Seks, uykusuzluk çekenlerin derdine de deva oluyor. Erotik bir masaj sonrasında çarşaflar üzerinde yapacağınız dans, deliksiz bir uykuyu garantiliyor. Neden mi? Orgazm sonrasında endorfin serbest kalıyor, bu da beyinde morfin etkisi yaratıyor, vücut gevşeyip rahatlıyor; siz de çok faydalı, dinlendirici bir uykuya dalıyorsunuz.

    5. Doyuma ulaştığınız gecenin sabahında çiçekleri koklayın. Patrick Süskind'in "Koku" adlı romanının kahramanı Grenouille kadar olmasa da kokuları daha iyi algıladığınızı göreceksiniz. Çünkü, orgazm sonrası salgılanan prolaktin hormonu beynin koku alma merkezini uyarıyor ve düzenli yapıldığında koku alma duyusunu geliştiriyor.

    6. Soğuk algınlığına karşı portakal-mandalina yemenin yanında yapabileceğiniz diğer bir aktivite de bol bol sevişmek. Yapılan araştırmalara göre haftada bir ya da iki kere seks yapmak bağışıklık sistemini yüzde 30 oranında güçlendiriyor.

    7. Seks pelvis bölgesindeki kasları güçlendirerek, mesane, rahim ve bağırsaklara destek oluyor. Bu da daha iyi bir "idrar kontrolü" anlamına geliyor.

    8. Yine aynı araştırmaya göre, düzenli seks erkeğinizin inme riskini de düşürüyor.

    9. "Yok hiç havamda değilim, başım ağrıyor" yerine "Evet hayatım, bu gece yapalım çünkü başım fena ağrıyor" demelisiniz! Çünkü seks aynı zamanda harika bir ağrı kesici. Nasıl mı? Orgazm öncesinde vücudunuz tam 5 kat daha fazla oksitoksin salgılıyor. Oksitosin de endorfin hormonunu harekete geçirerek migrenden arterit ağrılarına kadar bir çok şikayeti hafifletiyor.

    10. Ağrıdan bahsetmişken, düzenli seksin adet dönemlerindeki ağrıları azalttığını da listemize eklemekte fayda var.


    Seks yapmanız için size 10 iyi neden

    Konu Saati  05:22  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Fazla kiloları yakıyor, cildi güzelleştiriyor, kalbe damarlara iyi geliyor. Bu yazımızı okuduktan sonra 'başım ağrıyor' mazeretini kullanmak istemeyeceğinize eminiz.

    1. Seksin kalbiniz ve damarlarınız için en iyi egzersizlerden biri olduğunu biliyor muydunuz? Belfast Queens Üniversitesi'nde 1000 erkek üzerinde yapılan araştırmaya göre seks kalp-damar sağlığını güçlendiriyor. Araştırma, haftada 3 kere ya da daha fazla seks yapan erkeklerin kalp krizi geçirme oranlarının yarı yarıya düştüğünü ortaya koymuş.

    2. Seks, kalori yakmanın da en eğlenceli yolu herhalde... 30 dakikalık bir yatak odası aktivitesi sonunda yaklaşık 200 kalori yakıyorsunuz.

    3. Sabahları işe sürünerek, asık bir suratla gitmeye son! Seks, beynimizin nörotransmiter (sinir iletici) üretimine yardımcı oluyor, bu da bizim ruh halimizin daha iyi olmasını sağlıyor.
    Seks ayrıca sinirleri yatıştırmanın da en iyi yolu...

    4. Seks, uykusuzluk çekenlerin derdine de deva oluyor. Erotik bir masaj sonrasında çarşaflar üzerinde yapacağınız dans, deliksiz bir uykuyu garantiliyor. Neden mi? Orgazm sonrasında endorfin serbest kalıyor, bu da beyinde morfin etkisi yaratıyor, vücut gevşeyip rahatlıyor; siz de çok faydalı, dinlendirici bir uykuya dalıyorsunuz.

    5. Doyuma ulaştığınız gecenin sabahında çiçekleri koklayın. Patrick Süskind'in "Koku" adlı romanının kahramanı Grenouille kadar olmasa da kokuları daha iyi algıladığınızı göreceksiniz. Çünkü, orgazm sonrası salgılanan prolaktin hormonu beynin koku alma merkezini uyarıyor ve düzenli yapıldığında koku alma duyusunu geliştiriyor.

    6. Soğuk algınlığına karşı portakal-mandalina yemenin yanında yapabileceğiniz diğer bir aktivite de bol bol sevişmek. Yapılan araştırmalara göre haftada bir ya da iki kere seks yapmak bağışıklık sistemini yüzde 30 oranında güçlendiriyor.

    7. Seks pelvis bölgesindeki kasları güçlendirerek, mesane, rahim ve bağırsaklara destek oluyor. Bu da daha iyi bir "idrar kontrolü" anlamına geliyor.

    8. Yine aynı araştırmaya göre, düzenli seks erkeğinizin inme riskini de düşürüyor.

    9. "Yok hiç havamda değilim, başım ağrıyor" yerine "Evet hayatım, bu gece yapalım çünkü başım fena ağrıyor" demelisiniz! Çünkü seks aynı zamanda harika bir ağrı kesici. Nasıl mı? Orgazm öncesinde vücudunuz tam 5 kat daha fazla oksitoksin salgılıyor. Oksitosin de endorfin hormonunu harekete geçirerek migrenden arterit ağrılarına kadar bir çok şikayeti hafifletiyor.

    10. Ağrıdan bahsetmişken, düzenli seksin adet dönemlerindeki ağrıları azalttığını da listemize eklemekte fayda var.


    2 Mart 2014 Pazar

    Ahmet Maranki İktidarsızlık ve Sertleşmeme Sorununa Çözüm

    Ahmet Maranki cinsel güç arttırıcı bitkilerden de yararlanabileceğinizi söylüyor. Ahmet Maranki’nin cinsel performans arttırıcı tavsiyeleri Ahmet Maranki Cinsel güç artırıcı bitkisel çözümler, Sertleşmeme sorunu için
    Erkekler için cinsel sorunlar arasında iktidarsızlık en büyük sorunlardan birisidir. Ahmet Maranki iktidarsızlık için uzmanlara başvurmanızı öneriyor ve alternatif tıp kullanımını tavsiye ediyor.
    Ahmet Maranki, erkeklerin korkulu rüyası olan iktidarsızlık için nokta masajlarla destek olmanızın mümkün olduğunu söylüyor. Sertleşme bozukluğu(Empotans) olarak adlandırılan iktidarsızlığın 75-80 yaşın üzerindeki erkeklerde görülme oranı yüzde 75′ler gibi oldukça büyük oranlara çıkmaktadır.

    İktidarsızlık Sebepleri ve Kozmik Yöntemlerle tedavisi

    Erkeklerde yaşın ilerlemesi ile birlikte görülen iktidarsızlığın çeşitli sebepleri olabilir. Alternatif tıp tedavisi olarak (özellikle akupunktur) İktidarsızlık için sebebine göre şu 5 metodu uygulamak tavsiye edilir:

    ENERJİ BOŞLUĞUNA BAĞLI İKTİDARSIZLIK


    Sizde enerji boşluğuna bağlı olup olmadığını anlamak için şu belirtilere dikkat edin. Erbezinde soğukluk hissi uyandıran iktidarsızlık, zayıf düşme, yüz solgunluğu, nefes darlığı, baş dönmesi, kulak çınlaması, bel ve dizlerde halsizlik ve ağrı, soğuğa dayanamama, el ve ayaklarda üşüme, bol miktarda şeffaf idrar, ince yağlı tabakalı solgun dil gibi belirtiler gösterir. Kozmik tedavi olarak böbrekleri ısıtma ve böbrek enerjisini dengeleme yolu tavsiye edilir.


    KALP KANI VE DALAK YAŞAM ENERJİSİ BOŞLUĞUNDAN KAYNAKLANAN İKTİDARSIZLIK

    Bu tür iktidarsızlığın belirtileri; iktidarsızlık, yüz solgunluğu, halsizlik, düşlerle bölünen uyku, sık uyanma ve uykusuzluk, el ve ayaklarda halsizlik, mide boşluğunun üst kısmında gerilme ve doluluk hissi, tat duyusunun kaybı, sık sulu gaita ve ince tabakalı solgun dildir. Kozmik yöntem olarak kalp kanını besleme ve dalak yaşam enerjisini çalıştırma yolu önerilir.

    KARACİĞER YAŞAM ENERJİSİ DURGUNLUĞUNA BAĞLI İKTİDARSIZLIK

    Bu tür iktidarsızlık belirtileri; iktidarsızlık, bezginlik duygusu, sinirlilik, sık iç çekme, göğüste sıkkınlık, karnın üst kısmında gerilme ve dolgunluk hissi, ağızda acılık, iştahsızlık, kuru gaita, koyu renkli az miktarlı idrar ve ince sarı tabakalı kırmızı dildir. Karaciğer durumunu rahatlatarak iktidarsızlığı gidermek, bezginlik duygusundan kurtarmak ve destekleyici damarları çalıştırmak tavsiye edilir.

    AŞAĞIYA AKAN NEMLİ SICAKLIKTAN KAYNAKLANAN İKTİDARSIZLIK


    Belirtileri:İktidarsızlık, apış arasında ıslaklık ve kaşıntı ya da keskin ağrı, pis koku, tüm vücutta ağırlık ve rahatsızlık duygusu, göğüs ve karında gerilme ve sıkıntı hissi, iştahsızlık, koyu renkli az miktarda idrar ve ağrılı idrara çıkma, sık sıvı gaita ve anüs bölgesinde rahatsızlık ve yağlı sarı tabakalı dildir.


    5 KORKUYA BAĞLI İKTİDARSIZLIK

    Belirtileri; iktidarsızlık, seksüel faaliyetle ilgili endişe, huzursuzluk duygusu, düşlerle bölünen uyku, meni gelme, halsizlik ve ince yağlı tabakalı solgun dildir. Kalbi rahatlatma ve böbrekleri güçlendirme yolu önerilir.

    Ahmet Maranki Noktalarla İktidarsızık Tedavisi

    İktidarsızlık tedavisi için noktalarla masaj yapılarak destek olunması önerilir:
    Üç çizgi rotasında uzun süreli bastırma.
    Du-meridyeni boyunca parmakla vibrasyon.
    Ön orta kanal 8 bölgesinde dairesel ovalama.
    Husye torbasını (erbezini) tutup çekiştirme, ön orta kanal 1 bölgesinde dairesel el gezdirme ve ovalama.
    Penisin çekiştirilmesi, anüs ve penis arası boşluğun tam ortasının silindir ovalanması.
    Konuyla ilgili geniş açıklamayı Elmas-Ahmet Maranki’nin “Shiatsu Noktalarla Mucizevi Tedaviler Pratik Uygulamalı” kitabında bulabilirsiniz.

    Ahmet Maranki İktidarsızlık ve Sertleşmeme Sorununa Çözüm

    Konu Saati  11:10  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Ahmet Maranki İktidarsızlık ve Sertleşmeme Sorununa Çözüm

    Ahmet Maranki cinsel güç arttırıcı bitkilerden de yararlanabileceğinizi söylüyor. Ahmet Maranki’nin cinsel performans arttırıcı tavsiyeleri Ahmet Maranki Cinsel güç artırıcı bitkisel çözümler, Sertleşmeme sorunu için
    Erkekler için cinsel sorunlar arasında iktidarsızlık en büyük sorunlardan birisidir. Ahmet Maranki iktidarsızlık için uzmanlara başvurmanızı öneriyor ve alternatif tıp kullanımını tavsiye ediyor.
    Ahmet Maranki, erkeklerin korkulu rüyası olan iktidarsızlık için nokta masajlarla destek olmanızın mümkün olduğunu söylüyor. Sertleşme bozukluğu(Empotans) olarak adlandırılan iktidarsızlığın 75-80 yaşın üzerindeki erkeklerde görülme oranı yüzde 75′ler gibi oldukça büyük oranlara çıkmaktadır.

    İktidarsızlık Sebepleri ve Kozmik Yöntemlerle tedavisi

    Erkeklerde yaşın ilerlemesi ile birlikte görülen iktidarsızlığın çeşitli sebepleri olabilir. Alternatif tıp tedavisi olarak (özellikle akupunktur) İktidarsızlık için sebebine göre şu 5 metodu uygulamak tavsiye edilir:

    ENERJİ BOŞLUĞUNA BAĞLI İKTİDARSIZLIK


    Sizde enerji boşluğuna bağlı olup olmadığını anlamak için şu belirtilere dikkat edin. Erbezinde soğukluk hissi uyandıran iktidarsızlık, zayıf düşme, yüz solgunluğu, nefes darlığı, baş dönmesi, kulak çınlaması, bel ve dizlerde halsizlik ve ağrı, soğuğa dayanamama, el ve ayaklarda üşüme, bol miktarda şeffaf idrar, ince yağlı tabakalı solgun dil gibi belirtiler gösterir. Kozmik tedavi olarak böbrekleri ısıtma ve böbrek enerjisini dengeleme yolu tavsiye edilir.


    KALP KANI VE DALAK YAŞAM ENERJİSİ BOŞLUĞUNDAN KAYNAKLANAN İKTİDARSIZLIK

    Bu tür iktidarsızlığın belirtileri; iktidarsızlık, yüz solgunluğu, halsizlik, düşlerle bölünen uyku, sık uyanma ve uykusuzluk, el ve ayaklarda halsizlik, mide boşluğunun üst kısmında gerilme ve doluluk hissi, tat duyusunun kaybı, sık sulu gaita ve ince tabakalı solgun dildir. Kozmik yöntem olarak kalp kanını besleme ve dalak yaşam enerjisini çalıştırma yolu önerilir.

    KARACİĞER YAŞAM ENERJİSİ DURGUNLUĞUNA BAĞLI İKTİDARSIZLIK

    Bu tür iktidarsızlık belirtileri; iktidarsızlık, bezginlik duygusu, sinirlilik, sık iç çekme, göğüste sıkkınlık, karnın üst kısmında gerilme ve dolgunluk hissi, ağızda acılık, iştahsızlık, kuru gaita, koyu renkli az miktarlı idrar ve ince sarı tabakalı kırmızı dildir. Karaciğer durumunu rahatlatarak iktidarsızlığı gidermek, bezginlik duygusundan kurtarmak ve destekleyici damarları çalıştırmak tavsiye edilir.

    AŞAĞIYA AKAN NEMLİ SICAKLIKTAN KAYNAKLANAN İKTİDARSIZLIK


    Belirtileri:İktidarsızlık, apış arasında ıslaklık ve kaşıntı ya da keskin ağrı, pis koku, tüm vücutta ağırlık ve rahatsızlık duygusu, göğüs ve karında gerilme ve sıkıntı hissi, iştahsızlık, koyu renkli az miktarda idrar ve ağrılı idrara çıkma, sık sıvı gaita ve anüs bölgesinde rahatsızlık ve yağlı sarı tabakalı dildir.


    5 KORKUYA BAĞLI İKTİDARSIZLIK

    Belirtileri; iktidarsızlık, seksüel faaliyetle ilgili endişe, huzursuzluk duygusu, düşlerle bölünen uyku, meni gelme, halsizlik ve ince yağlı tabakalı solgun dildir. Kalbi rahatlatma ve böbrekleri güçlendirme yolu önerilir.

    Ahmet Maranki Noktalarla İktidarsızık Tedavisi

    İktidarsızlık tedavisi için noktalarla masaj yapılarak destek olunması önerilir:
    Üç çizgi rotasında uzun süreli bastırma.
    Du-meridyeni boyunca parmakla vibrasyon.
    Ön orta kanal 8 bölgesinde dairesel ovalama.
    Husye torbasını (erbezini) tutup çekiştirme, ön orta kanal 1 bölgesinde dairesel el gezdirme ve ovalama.
    Penisin çekiştirilmesi, anüs ve penis arası boşluğun tam ortasının silindir ovalanması.
    Konuyla ilgili geniş açıklamayı Elmas-Ahmet Maranki’nin “Shiatsu Noktalarla Mucizevi Tedaviler Pratik Uygulamalı” kitabında bulabilirsiniz.

    Ahmet Maranki Cinsel sorunlar ve performans için bitkisel çözümler

    Ahmet Maranki sağlıklı bir cinsel ilişkinin gençlik çağlarında olduğunu belirtiyor ve kaliteli bir cinsel ilişki için kadınlara ve erkeklere şu tavsiyelerde bulunuyor. Cinsel ilişkiye vücut sıcak ve nemliyken girilmeli, bir önceki cinsel birleşmeden sonra belirli süre geçmesi beklenmeli, kalbin nefsani meşgalelerden arındığı bir zaman seçilmeli, cinsel ilişki için karnın fazla aç veya tok olduğu zamanlar tercih edilmemeli ve cinsel ilişki sevgi ve istekle olmalıdır.

    Ahmet Maranki tavsiyeli cinsel performans arttırıcı doğal ilaçlar ve cinsel performans artırıcı bitkisel tedavi formülleri şunlardır:

    Cinsel performans(güç) artırıcı anason-sinameki formülü

    2 litre suyun içinde 30 gram anason, 10 gram sinameki 20 dakika boyunca kaynatılır ve bu cinsel artırıcı doğal ilaçtan sabah ve akşamları birer bardak içilir.

    Cinsel performans eksikliği için doğal çözüm ısırgann formülü

    Toz haline getirilen ısırgan tohumundan her gün 8-10 gram kadarı inek sütü ile birlikte içilir.

    Cinsel performans artırıcı bitkisel ilaç formülü

    1 su bardağı kaynamış suyun içine 4-10 gram maydanoz tohumu ilave edilip 10 dakika demlenmesi beklenir. Bu doğal ilaçtan günde 2-3 bardak hazırlanıp içilir.

    Cinsel güç artırıcı  keteten tohumu formülü

    Keten tohumu toz haline getirildikten sonra karabiber ile beraber bala karıştırılır ve macun yapılıp bu macundan yenilir.

    Cinsel güç artırıcı ceviz -bal formülü

    Taze ceviz, bal ile birlikte tüketilir.

    Cinsel performans arttırıcı bitkisel çay formülü

    1 bardak kaynar suda 2 gram papatya 10 dakika demlenir ve bu çaydan sabahları aç karnına 1 bardak, şekerle tatlandırılarak, içilir.

    Cinsel performans eksikliği tedavisi için çay formülü 2

    1 bardak suyun içine 10 gram parçalanmış keçiboynuzu meyvesi ilave edilip 10 dakika kaynatılır. Hazırlanan bu çaydan her gün 3-5 bardak miktarında yemek aralarında içilir.

    Ahmet Maranki Cinsel sorunlar ve performans için bitkisel çözümler

    Konu Saati  07:15  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Ahmet Maranki Cinsel sorunlar ve performans için bitkisel çözümler

    Ahmet Maranki sağlıklı bir cinsel ilişkinin gençlik çağlarında olduğunu belirtiyor ve kaliteli bir cinsel ilişki için kadınlara ve erkeklere şu tavsiyelerde bulunuyor. Cinsel ilişkiye vücut sıcak ve nemliyken girilmeli, bir önceki cinsel birleşmeden sonra belirli süre geçmesi beklenmeli, kalbin nefsani meşgalelerden arındığı bir zaman seçilmeli, cinsel ilişki için karnın fazla aç veya tok olduğu zamanlar tercih edilmemeli ve cinsel ilişki sevgi ve istekle olmalıdır.

    Ahmet Maranki tavsiyeli cinsel performans arttırıcı doğal ilaçlar ve cinsel performans artırıcı bitkisel tedavi formülleri şunlardır:

    Cinsel performans(güç) artırıcı anason-sinameki formülü

    2 litre suyun içinde 30 gram anason, 10 gram sinameki 20 dakika boyunca kaynatılır ve bu cinsel artırıcı doğal ilaçtan sabah ve akşamları birer bardak içilir.

    Cinsel performans eksikliği için doğal çözüm ısırgann formülü

    Toz haline getirilen ısırgan tohumundan her gün 8-10 gram kadarı inek sütü ile birlikte içilir.

    Cinsel performans artırıcı bitkisel ilaç formülü

    1 su bardağı kaynamış suyun içine 4-10 gram maydanoz tohumu ilave edilip 10 dakika demlenmesi beklenir. Bu doğal ilaçtan günde 2-3 bardak hazırlanıp içilir.

    Cinsel güç artırıcı  keteten tohumu formülü

    Keten tohumu toz haline getirildikten sonra karabiber ile beraber bala karıştırılır ve macun yapılıp bu macundan yenilir.

    Cinsel güç artırıcı ceviz -bal formülü

    Taze ceviz, bal ile birlikte tüketilir.

    Cinsel performans arttırıcı bitkisel çay formülü

    1 bardak kaynar suda 2 gram papatya 10 dakika demlenir ve bu çaydan sabahları aç karnına 1 bardak, şekerle tatlandırılarak, içilir.

    Cinsel performans eksikliği tedavisi için çay formülü 2

    1 bardak suyun içine 10 gram parçalanmış keçiboynuzu meyvesi ilave edilip 10 dakika kaynatılır. Hazırlanan bu çaydan her gün 3-5 bardak miktarında yemek aralarında içilir.

    27 Şubat 2014 Perşembe

    Kalp hastalığı cinselliğe engel değil!

    Hattat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, kalp hastalarının en büyük korkularından, çekincelerinden birinin seks yapmak olduğunu, ve bu nedenle kalp-damar hastalığı yaşayan bir çok kişi seksin tehlikeli olduğunu düşünüp cinsellikten tamamen vazgeçtiğini belirtiyor.

    Seks kalp hastalarının yeni ilacı
    Ancak Prof. Hattat'ın açıklamalarına göre; kalp hastalığının cinselliğe engel olmadığı, hatta kalp performansını yükselterek ömrü uzattığı biliniyor.

    Aslında seks için gereken enerji öyle çok fazla değil. Araştırmalar birçok çiftin cinsellik için 5-15 dakika harcadığını gösteriyor. Seks sırasındaki oksijen tüketimi 1 veya 2 kat merdiven çıkmaya eşit. Bir çok kişi için cinsellik için gereken enerji bir eşya taşımak, orta şiddette 20 dakika yürüyüş yapmak, bahçe ve ev işleriyle uğraşmaktan fazla değil.

    Normalde cinsellik esnasında kalp hızı dakikada 110-130 atım arasında oluyor. Bu da hafif-orta şiddette yapılan bir egzersize eşit bir rakam. Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) yaklaşık 2 katına yani 120 mm Hg'den ortalama 150-180 mm Hg'ye, bazı durumlarda ise 240 mm Hg'ye kadar çıkabiliyor. Solunum hızı da dakikada 16-18 nefesten yaklaşık 60 nefese çıkıyor. Bu rakamlar erkekler için biraz daha yüksek olabiliyor. Bu durum özellikle erkeğin üstte olduğu pozisyonlarda görülüyor.

    Sonuçta cinsel ilişki kalp hastalarına çok fazla yük bindiren bir durum değil. Ancak aldatma gibi stres yaratan durumlarda ve farklı aktivitelerde kalbin üzerindeki yük biraz daha fazla.

    Seks kalpten ölümleri arttırır mı?
    Oysa cinsel aktivite sonrası içinde kalp krizi geçirme riski veya cinsellik esnasında kalpteki sorunlara bağlı ölümler oldukça nadirdir. Sağlıklı bir kişide seks sonrasında kalp krizi görülme riski yaklaşık 1 milyonda 2.5'tur. Bu rakam daha önce kalp hastalığı geçiren kişilerde 1 milyonda 25'e kadar çıkar. Ancak yine de oldukça düşük bir risk söz konusudur.

    Örneğin yapılan bir çalışmaya göre 5500 koroner problemlere bağlı ölümlerin yalnızca %1'i sekse bağlı olarak gelişmiş. Bunların da çoğu evlilik dışı ilişki olduğundan suçluluk, endişe ve acelecilik hislerinin bu ölümlere katkıda bulunduğu düşünülüyor. Ancak özellikle erkekseniz, daha önceden geçirilmiş bir kalp krizi hikayeniz varsa ve aşırı hareketsiz bir hayat tarzı sürüyorsanız riskinizi arttırdığınızı bilmelisiniz.

    Hangi pozisyonlar kalbe daha faydalı?
    Aslında bazı pozisyonların diğerlerine göre kalbi daha fazla zorladığı çok da doğru değil. Erkek üstte, kadın üstte, yan yana, oral seks ve mastürbasyon arasında bu açıdan bir fark yok. Yani çift olarak seçtiğiniz pozisyonda rahatlık hissetmeniz yeterli. Ancak bazı uzmanlar eğer erkekte bir kalp sorunu varsa yan yana pozisyon veya kadının üstte olduğu pozisyonlar seçilerek erkeğin harcadığı eforun azaltabileceğini düşünüyor. Zamanla doktor kontrolünde yapılan doğru bir egzersiz ve kondüsyon programı ile erkeğin fitness seviyesi düzeltilerek eski pozisyonlara geri dönülebilir.

    Kalp hastalığı cinsel sorunları arttırır mı?
    Kalbi etkileyen her şey cinselliği de etkiler. Yani kalp damarlarını etkileyecek herhangi bir sorun (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol problemi, plak oluşumu, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, hareketsiz bir yaşam) cinsel bölgeye giden damarlarda da hasar yaratır. Bu nedenle kalp hastalıklarında, şeker problemi, tansiyon ve damar sertliğinde başta sertleşme sorunları olmak üzere çeşitli cinsel sorunları daha sık görülür. İstek azlığı, sertleşme sorunu, tatminsizlik yaşayan erkekte performans endişesi gelişerek kısırdöngü şeklinde sertleşme problemi daha da artabilir.

    Kalp ilaçları da cinselliği bozabilir
    Kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlar cinsel isteği azaltıp sertleşme sorununa neden olabilir. Biz bu durumda eğer hasta için uygunsa kalp hekimi ile görüşüp cinselliği daha az etkileyen ilaçların kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyoruz. Ancak bu ilaçların muhakkat kullanılması gerekirse o zaman hastaya bunun hayatı için önemli olduğunu anlatıyoruz. Bu durumda hastalara başka öneriler sunuyoruz. Cinselliğin farklı boyutlarını öğretiyoruz. Bypass sonrasında korkular nedeniyle nitrat grubu ilaçlara psikolojik bir bağımlılık gelişebilir. Bu durumda da psikolojik bir yardım almalarını öneriyoruz. Bazen anksiyete veye depresyona yönelik ilaçlardan yardım alıyoruz.

    Sertleşme sorunu görülebilir
    Kalp krizi sonrasında sertleşme sorunu hem fiziksel hem psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir. Bir erkek eforlu bir hareket esnasında veya seks yaparken kalp ağrısı yaşıyorsa korkup psikolojik olarak sertleşme sorunu yaşayabilir. Bu durumda damarları rahatlatan nitrat grubu ilaçlar kullanılabilir (ancak bunlar da sertleşme ilaçları ile alınamaz). Kalp krizinden ve ölümden korkmak da, performans endişesi yaratarak sertleşmeyi bozabilir.

    Performans ilaçları kullanırken dikkat!
    Kalp damar sorunu yaşayan kişilerde sertleşme sorununda kullanılan ilaçlar oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebiliyor. Ancak nitrat grubu ilaçları kullanan hastaların bu ilaçları kullanmamaları gerekiyor.

    Partnerler moralinizi bozmayın
    Kalp krizi yaşayan bir çok kişi endişeli, depresif ve sıkıntılı hisseder, hatta partnerlerinin onları beğenmediğini düşünür. Bir başka durum da partnerin aşırı korumacı hale gelmesidir ki bu durumda hastanın moralini bozar.



    Seks kalp hastalarının yeni ilacı

    Konu Saati  04:17  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Kalp hastalığı cinselliğe engel değil!

    Hattat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, kalp hastalarının en büyük korkularından, çekincelerinden birinin seks yapmak olduğunu, ve bu nedenle kalp-damar hastalığı yaşayan bir çok kişi seksin tehlikeli olduğunu düşünüp cinsellikten tamamen vazgeçtiğini belirtiyor.

    Seks kalp hastalarının yeni ilacı
    Ancak Prof. Hattat'ın açıklamalarına göre; kalp hastalığının cinselliğe engel olmadığı, hatta kalp performansını yükselterek ömrü uzattığı biliniyor.

    Aslında seks için gereken enerji öyle çok fazla değil. Araştırmalar birçok çiftin cinsellik için 5-15 dakika harcadığını gösteriyor. Seks sırasındaki oksijen tüketimi 1 veya 2 kat merdiven çıkmaya eşit. Bir çok kişi için cinsellik için gereken enerji bir eşya taşımak, orta şiddette 20 dakika yürüyüş yapmak, bahçe ve ev işleriyle uğraşmaktan fazla değil.

    Normalde cinsellik esnasında kalp hızı dakikada 110-130 atım arasında oluyor. Bu da hafif-orta şiddette yapılan bir egzersize eşit bir rakam. Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) yaklaşık 2 katına yani 120 mm Hg'den ortalama 150-180 mm Hg'ye, bazı durumlarda ise 240 mm Hg'ye kadar çıkabiliyor. Solunum hızı da dakikada 16-18 nefesten yaklaşık 60 nefese çıkıyor. Bu rakamlar erkekler için biraz daha yüksek olabiliyor. Bu durum özellikle erkeğin üstte olduğu pozisyonlarda görülüyor.

    Sonuçta cinsel ilişki kalp hastalarına çok fazla yük bindiren bir durum değil. Ancak aldatma gibi stres yaratan durumlarda ve farklı aktivitelerde kalbin üzerindeki yük biraz daha fazla.

    Seks kalpten ölümleri arttırır mı?
    Oysa cinsel aktivite sonrası içinde kalp krizi geçirme riski veya cinsellik esnasında kalpteki sorunlara bağlı ölümler oldukça nadirdir. Sağlıklı bir kişide seks sonrasında kalp krizi görülme riski yaklaşık 1 milyonda 2.5'tur. Bu rakam daha önce kalp hastalığı geçiren kişilerde 1 milyonda 25'e kadar çıkar. Ancak yine de oldukça düşük bir risk söz konusudur.

    Örneğin yapılan bir çalışmaya göre 5500 koroner problemlere bağlı ölümlerin yalnızca %1'i sekse bağlı olarak gelişmiş. Bunların da çoğu evlilik dışı ilişki olduğundan suçluluk, endişe ve acelecilik hislerinin bu ölümlere katkıda bulunduğu düşünülüyor. Ancak özellikle erkekseniz, daha önceden geçirilmiş bir kalp krizi hikayeniz varsa ve aşırı hareketsiz bir hayat tarzı sürüyorsanız riskinizi arttırdığınızı bilmelisiniz.

    Hangi pozisyonlar kalbe daha faydalı?
    Aslında bazı pozisyonların diğerlerine göre kalbi daha fazla zorladığı çok da doğru değil. Erkek üstte, kadın üstte, yan yana, oral seks ve mastürbasyon arasında bu açıdan bir fark yok. Yani çift olarak seçtiğiniz pozisyonda rahatlık hissetmeniz yeterli. Ancak bazı uzmanlar eğer erkekte bir kalp sorunu varsa yan yana pozisyon veya kadının üstte olduğu pozisyonlar seçilerek erkeğin harcadığı eforun azaltabileceğini düşünüyor. Zamanla doktor kontrolünde yapılan doğru bir egzersiz ve kondüsyon programı ile erkeğin fitness seviyesi düzeltilerek eski pozisyonlara geri dönülebilir.

    Kalp hastalığı cinsel sorunları arttırır mı?
    Kalbi etkileyen her şey cinselliği de etkiler. Yani kalp damarlarını etkileyecek herhangi bir sorun (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol problemi, plak oluşumu, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, hareketsiz bir yaşam) cinsel bölgeye giden damarlarda da hasar yaratır. Bu nedenle kalp hastalıklarında, şeker problemi, tansiyon ve damar sertliğinde başta sertleşme sorunları olmak üzere çeşitli cinsel sorunları daha sık görülür. İstek azlığı, sertleşme sorunu, tatminsizlik yaşayan erkekte performans endişesi gelişerek kısırdöngü şeklinde sertleşme problemi daha da artabilir.

    Kalp ilaçları da cinselliği bozabilir
    Kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlar cinsel isteği azaltıp sertleşme sorununa neden olabilir. Biz bu durumda eğer hasta için uygunsa kalp hekimi ile görüşüp cinselliği daha az etkileyen ilaçların kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyoruz. Ancak bu ilaçların muhakkat kullanılması gerekirse o zaman hastaya bunun hayatı için önemli olduğunu anlatıyoruz. Bu durumda hastalara başka öneriler sunuyoruz. Cinselliğin farklı boyutlarını öğretiyoruz. Bypass sonrasında korkular nedeniyle nitrat grubu ilaçlara psikolojik bir bağımlılık gelişebilir. Bu durumda da psikolojik bir yardım almalarını öneriyoruz. Bazen anksiyete veye depresyona yönelik ilaçlardan yardım alıyoruz.

    Sertleşme sorunu görülebilir
    Kalp krizi sonrasında sertleşme sorunu hem fiziksel hem psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir. Bir erkek eforlu bir hareket esnasında veya seks yaparken kalp ağrısı yaşıyorsa korkup psikolojik olarak sertleşme sorunu yaşayabilir. Bu durumda damarları rahatlatan nitrat grubu ilaçlar kullanılabilir (ancak bunlar da sertleşme ilaçları ile alınamaz). Kalp krizinden ve ölümden korkmak da, performans endişesi yaratarak sertleşmeyi bozabilir.

    Performans ilaçları kullanırken dikkat!
    Kalp damar sorunu yaşayan kişilerde sertleşme sorununda kullanılan ilaçlar oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebiliyor. Ancak nitrat grubu ilaçları kullanan hastaların bu ilaçları kullanmamaları gerekiyor.

    Partnerler moralinizi bozmayın
    Kalp krizi yaşayan bir çok kişi endişeli, depresif ve sıkıntılı hisseder, hatta partnerlerinin onları beğenmediğini düşünür. Bir başka durum da partnerin aşırı korumacı hale gelmesidir ki bu durumda hastanın moralini bozar.



    20 Şubat 2014 Perşembe


    Gençleştirici karışım

    15-16 tane maydonoza 2 yemek kaşığı taze limon suyu ve yarım bardak da su ilave edildikten sonra blenderdan geçirilir. Sabah aç karnına kahvaltıdan 15-20 dakika önce içilir. Bu karışımın özelliği gençleştirici bir etkisinin olmasıdır. Vücuttan toksin attırır ve karaciğer yağlanmasına karşı da mükemmel bir çözümdür. 15 gün boyunca her sabah içmek gerekir. 2. günden itibaren sabahları kalktığınızda daha dinç ve daha zinde kalkacaksınız. Yorgunluğu daha az

    Gençlerde doğal beslenmemenin etkileri:

    Bu olay bir bütündür bunu tek başına tanımlamanız mümkün değil. Bugün gencecik kızlarımız 16-17 yaşında polikistik over. Çok sık rastlanmaya başlandı. Genç delikanlılar, daha yeni evliler, sperm sayıları düşük ve tüp bebek merkezlerine koşuyorlar. Bunların hepsi beslenmeden kaynaklı. Sağlıklı beslenme gerekli ve şart. Ancak yeterli değil.

    Keçiboynuzunun mucizevî etkisi

    Prof. Dr.  İbrahim SARAÇOĞLU , beslenmeye bağlı olarak son yıllarda erkeklerde sıkça görülen sperm sayısının düşüklüğüne çare olarak keçiboynuzunu tavsiye etti. 7-8 tane keçiboynuzunu kırıp yarım litre sıcak suya atarak 7-8 dakika kaynatın. Bunun suyu 3 ay içilmeli.

    İltihaplı romatizma için formül

    MS hastaları ve MS’e karşı önleyici olan bitki Anadolu buğdayıdır. Ancak nereden bulacağız? Yarım litre suya bir avuç buğday atılır ve 6-7 dakika haşlanır. Daha sonra ılımaya bırakıp yarısını sabah kahvaltısından sonra diğer yarısını da öğlen aç karnına içeceksiniz.

    Alzheimer için havuç suyu

    Alzheimer’dan korunmak için taze sıkılmış havuç suyu. Ama gece yatağa gitmeden önce içilecek. Alzheimer’in birinci evresinde ise o da ortadan kalkar. Alzheimer bir iki yılda değil en erken 15 yıl önce başlar ve ortaya çıktıktan sonra da geç kalmış olursunuz. Bunu önlemek istiyorsanız zaman zaman bu havuç suyunu içmeliler.

    Unutkanlığa karşı mucize formül

    Bir ay taze sıkılmış havuç suyu uygulayacaksınız. Bunu gündüz de içebilirsiniz.


    Yorgunluğa karşı karanfil

    Bu bilgi hiç bir yerde yok!: Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız ve özellikle zihin yorgunluğunuz varsa; açık bir çay, bildiğimiz siyah en az 4-5 dakika demlenmiş siyah çayın içine 10-12 tane kuru karanfil atılacak. Ancak karanfili parmağınızla ufalamaya çalıştığınızda ufalanırsa o raf ömrünü tamamlamıştır. Taze olmasına dikkat edin. 2-3 dakika bekleyin ve karıştırıp için. İçtikten 10 dakika sonra saçınızın kökünde bile dahi kıpırdanmayı hissedeceksiniz. Yorgunluğunuzun buharlanıp gittiğini belirgin şekilde farkedeceksiniz. Dinçleştiren ve üzerinizdeki ağırlığı alan bir formül. Yalnız çay sallama çay olmayacak.

    Demleme siyah çay’ın faydaları:

    4-5 dakika demlenmiş çay sindirim sistemini uyarır. Eğer bunu 8-10 dakika demlerseniz keyif veren ve rahatlatan bir etki verir. Ancak günde 4 bardaktan fazla çay kalp krizini tetikler. Çok fazla içilmesi de doğru değil.

    Sigara içenlere özel formül

    Tabi ki bir insanın kendi kendine vereceği en büyük ceza sigara içmesidir. Ancak, sigarayı bırakamıyorlarsa, nikotinden kurtulamıyorlarsa, sigaranın zararlarını ortadan kaldırıcı bir etkisi var. Ben bugüne kadar bunu söylemedim çünkü ’Sigara için, bu zararlarını ortadan kaldırıyor’ anlamı ortaya çıkıyor diye. Şüphesiz ki önemli zararlar kalıyor ancak her ay 5 gün 1 bağ tereyi 1 günde bitireceksiniz. Salatanın içinde değil ayrıca tüketeceksiniz. Yarısını öğleden önce, diğer yarısını da öğleden sonra. Limon sıkabilirsiniz üzerine. Fakat 5 gün uygulayıp bırakacaksınız. Bu kürü uygularken idrara çıkıldığında yanma hissedebilirler. Bu zararlı bir şey değil. Aynı zamanda idrar yollarını da temizliyor. Balgam çıkartmaya 2., 3. gün başlarlar. Daha rahat nefes alırlar. Tere anfizeme karşı da bir mucizedir. Ayda bir defa 5 gün uygulayıp bırakacaksınız.

    Dereotunun mucizevi faydası 

    Ben bunu bulduğumda heyecanımdan günlerce uyku uyuyamadım. Troid’in hızlı ya da az çalışması durumunda dereotu çok etkilidir. 3 ay boyunca bir yemek kaşığı dereotu sabah, öğle, akşam öğünlerden 15 dakika önce tüketilecek. Bu konuda 5 ay sonra ilaçlarını bırakan hastaların oranı yüzde 90’dır.

    Zayıflamak isteyenler için de mucize 

    Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaşığı dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız. 10 dakika sonra tokluk hissi artacaktır. Daha az yemek yersiniz. Diyet yapanların özellikle yemesi gerekir. Açlık duygusana fren yaptıran dereotudur. Hatta yemek arasında da yiyebilirsiniz. İştahınızın yavaş yavaş kalktığını görürsünüz. Göreceksiniz ki iştahınız daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektirİbrahim SARAÇOĞLU

    İbrahim Saraçoğlu Mucizevî olarak nitenlendirdiği tarifleri

    Konu Saati  18:05  |  in  Zindelik  |  Devamı»


    Gençleştirici karışım

    15-16 tane maydonoza 2 yemek kaşığı taze limon suyu ve yarım bardak da su ilave edildikten sonra blenderdan geçirilir. Sabah aç karnına kahvaltıdan 15-20 dakika önce içilir. Bu karışımın özelliği gençleştirici bir etkisinin olmasıdır. Vücuttan toksin attırır ve karaciğer yağlanmasına karşı da mükemmel bir çözümdür. 15 gün boyunca her sabah içmek gerekir. 2. günden itibaren sabahları kalktığınızda daha dinç ve daha zinde kalkacaksınız. Yorgunluğu daha az

    Gençlerde doğal beslenmemenin etkileri:

    Bu olay bir bütündür bunu tek başına tanımlamanız mümkün değil. Bugün gencecik kızlarımız 16-17 yaşında polikistik over. Çok sık rastlanmaya başlandı. Genç delikanlılar, daha yeni evliler, sperm sayıları düşük ve tüp bebek merkezlerine koşuyorlar. Bunların hepsi beslenmeden kaynaklı. Sağlıklı beslenme gerekli ve şart. Ancak yeterli değil.

    Keçiboynuzunun mucizevî etkisi

    Prof. Dr.  İbrahim SARAÇOĞLU , beslenmeye bağlı olarak son yıllarda erkeklerde sıkça görülen sperm sayısının düşüklüğüne çare olarak keçiboynuzunu tavsiye etti. 7-8 tane keçiboynuzunu kırıp yarım litre sıcak suya atarak 7-8 dakika kaynatın. Bunun suyu 3 ay içilmeli.

    İltihaplı romatizma için formül

    MS hastaları ve MS’e karşı önleyici olan bitki Anadolu buğdayıdır. Ancak nereden bulacağız? Yarım litre suya bir avuç buğday atılır ve 6-7 dakika haşlanır. Daha sonra ılımaya bırakıp yarısını sabah kahvaltısından sonra diğer yarısını da öğlen aç karnına içeceksiniz.

    Alzheimer için havuç suyu

    Alzheimer’dan korunmak için taze sıkılmış havuç suyu. Ama gece yatağa gitmeden önce içilecek. Alzheimer’in birinci evresinde ise o da ortadan kalkar. Alzheimer bir iki yılda değil en erken 15 yıl önce başlar ve ortaya çıktıktan sonra da geç kalmış olursunuz. Bunu önlemek istiyorsanız zaman zaman bu havuç suyunu içmeliler.

    Unutkanlığa karşı mucize formül

    Bir ay taze sıkılmış havuç suyu uygulayacaksınız. Bunu gündüz de içebilirsiniz.


    Yorgunluğa karşı karanfil

    Bu bilgi hiç bir yerde yok!: Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız ve özellikle zihin yorgunluğunuz varsa; açık bir çay, bildiğimiz siyah en az 4-5 dakika demlenmiş siyah çayın içine 10-12 tane kuru karanfil atılacak. Ancak karanfili parmağınızla ufalamaya çalıştığınızda ufalanırsa o raf ömrünü tamamlamıştır. Taze olmasına dikkat edin. 2-3 dakika bekleyin ve karıştırıp için. İçtikten 10 dakika sonra saçınızın kökünde bile dahi kıpırdanmayı hissedeceksiniz. Yorgunluğunuzun buharlanıp gittiğini belirgin şekilde farkedeceksiniz. Dinçleştiren ve üzerinizdeki ağırlığı alan bir formül. Yalnız çay sallama çay olmayacak.

    Demleme siyah çay’ın faydaları:

    4-5 dakika demlenmiş çay sindirim sistemini uyarır. Eğer bunu 8-10 dakika demlerseniz keyif veren ve rahatlatan bir etki verir. Ancak günde 4 bardaktan fazla çay kalp krizini tetikler. Çok fazla içilmesi de doğru değil.

    Sigara içenlere özel formül

    Tabi ki bir insanın kendi kendine vereceği en büyük ceza sigara içmesidir. Ancak, sigarayı bırakamıyorlarsa, nikotinden kurtulamıyorlarsa, sigaranın zararlarını ortadan kaldırıcı bir etkisi var. Ben bugüne kadar bunu söylemedim çünkü ’Sigara için, bu zararlarını ortadan kaldırıyor’ anlamı ortaya çıkıyor diye. Şüphesiz ki önemli zararlar kalıyor ancak her ay 5 gün 1 bağ tereyi 1 günde bitireceksiniz. Salatanın içinde değil ayrıca tüketeceksiniz. Yarısını öğleden önce, diğer yarısını da öğleden sonra. Limon sıkabilirsiniz üzerine. Fakat 5 gün uygulayıp bırakacaksınız. Bu kürü uygularken idrara çıkıldığında yanma hissedebilirler. Bu zararlı bir şey değil. Aynı zamanda idrar yollarını da temizliyor. Balgam çıkartmaya 2., 3. gün başlarlar. Daha rahat nefes alırlar. Tere anfizeme karşı da bir mucizedir. Ayda bir defa 5 gün uygulayıp bırakacaksınız.

    Dereotunun mucizevi faydası 

    Ben bunu bulduğumda heyecanımdan günlerce uyku uyuyamadım. Troid’in hızlı ya da az çalışması durumunda dereotu çok etkilidir. 3 ay boyunca bir yemek kaşığı dereotu sabah, öğle, akşam öğünlerden 15 dakika önce tüketilecek. Bu konuda 5 ay sonra ilaçlarını bırakan hastaların oranı yüzde 90’dır.

    Zayıflamak isteyenler için de mucize 

    Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaşığı dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız. 10 dakika sonra tokluk hissi artacaktır. Daha az yemek yersiniz. Diyet yapanların özellikle yemesi gerekir. Açlık duygusana fren yaptıran dereotudur. Hatta yemek arasında da yiyebilirsiniz. İştahınızın yavaş yavaş kalktığını görürsünüz. Göreceksiniz ki iştahınız daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektirİbrahim SARAÇOĞLU

    19 Şubat 2014 Çarşamba


    İngilizcesi her ne kadar “carob” ise de, genelde “St.Johns Bread” olarak bilinir. Almanca’sı da “johannisbrot” dur. Her iki lisanda da “Yakup Peygamber’in Ekmeği“ anlamına gelir. Yakup Peygamber’in çölde ekmek yerine tükettiği bir meyvedir.
    Yıllar içerisinde insanlar harnupun beslenmedeki önemini unuttular. Çeşit çeşit hazır besinler tüm süpermarketlerde insanın hizmetine sunulurken, doğal beslenme gelenekleri ve alışkanlıkları da yavaş yavaş ortadan kalkmıştır. Son birkaç yıldan beri tekrar eskiye dönüş yolları aranmaya başlandı. Avrupa’da “reformhaus” veya “bioladen” adı altındaki marketlerde zirai ilaç ve suni gübre kullanılmadan yetiştirilen meyve ve sebzeler ayrıcalıklı olarak satılıyor. Hem de nerede ise gösterişli sebze ve meyvelerin iki katı fiyatına. Harnup, kakaonun yerine kullanılabilen en mükemmel alternatiftir. Kakaoda bulunan kafenoid’leri içermez. Örneğin, keçiboynuzunda theobromin yoktur. Kakaoda yüksek miktarda bulunan yağ, harnupta sadece yüzde 1’dir. Kakaoda bulunan birkaç tane etkin madde migreni tetikleme özelliğine sahiptir.
    Unutmayınız ki, çikolatanın temel maddesi kakaodur.Eğer kakaoya karşı alerjiniz var ise, keçiboynuzunu rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Kakao vücudumuzda alerjiye neden olan antikor üretimine sebep olmaktadır. Bu nedenle alerjiye yatkınlığı olanların veya alerjik reaksiyonları olanların kakao tüketiminde ölçülü olmalarını tavsiye ederim. Kakaolu kek veya pastaları tüketirken de ölçülü olmak gerekir. Keçiboynuzunun kakao karşısındaki diğer avantajı da oksalik asit içermemesidir.


    İdeal bir destekleyici

    Çocukların ve yetişkinlerin ishallerinin durdurulmasında keçiboynuzu ideal bir destekleyicidir. Keçiboynuzunun içeriğindeki lignin ve pectin miktarları öylesine ilginç bir dengeyle kuruludur ki, mesleği gereği veya çalışma ortamlarından dolayı ağır metal ya da radyoaktif madde alımına maruz kalanlara veya ağır sanayi bölgesinde yaşayanlara keçiboynuzu tüketimine önem vermelerini tavsiye ederim. Çünkü, vücuttan ağır metallerin atılmasında oldukça etkilidir.
    Ayrıca, alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir. Alerjik nefes darlığı çeken birçok insan tanıdım, bu insanlar yılın belli mevsimlerinde kortizon tedavisinden başka çare bulamıyorlardı. Öksürük krizlerinin nedenli şiddetli olduğunu anlatıyorlardı. Keçiboynuzunu önerdiğim bu insanların çoğu daha hemen ertesi gün rahatlamaya başladıklarını söylediler. Çocuklarda, keçiboynuzu (harnup) kürünü uygularken dikkat edeceğiniz en önemli nokta, günde bir defa ve sadece sabah kahvaltısı arasında tüketilmesidir. Öğle veya akşam uygulanmaması gerekir. Guatr rahatsızlığından dolayı nefes darlığı çekenler de bu kürden olumlu sonuçlar aldıklarını belirtmişlerdir.
    Keçiboynuzu aynı zamanda hareketli sperm sayısını artıran özelliğe de sahiptir. Aktif sperm sayısı az olan ve az sperm sayısından dolayı çocuğu olmama riski yüksek baba adaylarının kullanmasında çok büyük fayda vardır. Kısaca, sperm sayısı az olanlar için ideal bir bitkisel çözümdür.

    Nefes darlığı, alerjik nefes darlığı ve soğuk alerjisi

    Kür 1: Genel nefes darlığı, alerjik nefes darlığı ve soğuk alerjisi durumunda Orta büyüklükteki keçiboynuzundan 6-7 tanesini önce soğuk su altında yıkayınız. Daha sonra bunları küçük küçük (3-4 cm uzunluğunda) kırarak, kaynamakta olan yarım litreye yakın suyun içine atınız. Hafif ateşte 7-8 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu cam şişeye doldurunuz. Buzdolabında en fazla üç gün bekletebilirsiniz. Her gün sabah kahvaltı arasında ve akşam yemeğinden önce bir çay bardağı içilir. Yaklaşık yarım litre olarak hazırladığınız keçiboynuzu suyu üç gün buzdolabında bozulmadan korunabilir. Her üç günde bir, taze olarak hazırlamanız gerekecektir. Hiç ara vermeden 20 gün uygulayınız. Yirmi gün tamamlandıktan sonra aynı şekilde hiç ara vermeden 15 gün devam ediniz. Onbeş günlük kürü uygularken bir çay bardağı içerisine bir küçük çay kaşığı bal ilave edip karıştırınız, sabah kahvaltınız arasında ve akşam yemeğinden önce birer çay bardağı içiniz. Keçiboynuzu kürünü uygularken sabah kahvaltınızda ayrıca bal tüketmeyiniz.

    Dikkat: 5 ile 12 yaş arasındaki çocuklarda nefes darlığı veya alerjiye bağlı nefes darlığı söz konusu ise, bu taktirde uygulama 1’ e göre sadece bir çay bardağı sabah kahvaltısı arasında içilecektir. Akşam yemeklerinde içilmeyecektir

    İbrahim Saraçoğlu İktidarsızlığa karşı ve sperm sayısını artırıcı keçiboynuz kürü

    Kür 2: Erkeklerde iktidarsızlığa karşı, hareketli sperm sayısını ve kalitesini artırıcı etki Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6-7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karnına, diğer yarısını da akşam yatmadan önce içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca her gün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca her gün akşam yatmadan önce bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.

    Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

    Kaynak


    İbrahim Saraçoğlu İktidarsızlığa karşı ve sperm artırıcı keçiboynuzu kürü

    Konu Saati  07:48  |  in  Solunum Sistemi Hastalıkları  |  Devamı»


    İngilizcesi her ne kadar “carob” ise de, genelde “St.Johns Bread” olarak bilinir. Almanca’sı da “johannisbrot” dur. Her iki lisanda da “Yakup Peygamber’in Ekmeği“ anlamına gelir. Yakup Peygamber’in çölde ekmek yerine tükettiği bir meyvedir.
    Yıllar içerisinde insanlar harnupun beslenmedeki önemini unuttular. Çeşit çeşit hazır besinler tüm süpermarketlerde insanın hizmetine sunulurken, doğal beslenme gelenekleri ve alışkanlıkları da yavaş yavaş ortadan kalkmıştır. Son birkaç yıldan beri tekrar eskiye dönüş yolları aranmaya başlandı. Avrupa’da “reformhaus” veya “bioladen” adı altındaki marketlerde zirai ilaç ve suni gübre kullanılmadan yetiştirilen meyve ve sebzeler ayrıcalıklı olarak satılıyor. Hem de nerede ise gösterişli sebze ve meyvelerin iki katı fiyatına. Harnup, kakaonun yerine kullanılabilen en mükemmel alternatiftir. Kakaoda bulunan kafenoid’leri içermez. Örneğin, keçiboynuzunda theobromin yoktur. Kakaoda yüksek miktarda bulunan yağ, harnupta sadece yüzde 1’dir. Kakaoda bulunan birkaç tane etkin madde migreni tetikleme özelliğine sahiptir.
    Unutmayınız ki, çikolatanın temel maddesi kakaodur.Eğer kakaoya karşı alerjiniz var ise, keçiboynuzunu rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Kakao vücudumuzda alerjiye neden olan antikor üretimine sebep olmaktadır. Bu nedenle alerjiye yatkınlığı olanların veya alerjik reaksiyonları olanların kakao tüketiminde ölçülü olmalarını tavsiye ederim. Kakaolu kek veya pastaları tüketirken de ölçülü olmak gerekir. Keçiboynuzunun kakao karşısındaki diğer avantajı da oksalik asit içermemesidir.


    İdeal bir destekleyici

    Çocukların ve yetişkinlerin ishallerinin durdurulmasında keçiboynuzu ideal bir destekleyicidir. Keçiboynuzunun içeriğindeki lignin ve pectin miktarları öylesine ilginç bir dengeyle kuruludur ki, mesleği gereği veya çalışma ortamlarından dolayı ağır metal ya da radyoaktif madde alımına maruz kalanlara veya ağır sanayi bölgesinde yaşayanlara keçiboynuzu tüketimine önem vermelerini tavsiye ederim. Çünkü, vücuttan ağır metallerin atılmasında oldukça etkilidir.
    Ayrıca, alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir. Alerjik nefes darlığı çeken birçok insan tanıdım, bu insanlar yılın belli mevsimlerinde kortizon tedavisinden başka çare bulamıyorlardı. Öksürük krizlerinin nedenli şiddetli olduğunu anlatıyorlardı. Keçiboynuzunu önerdiğim bu insanların çoğu daha hemen ertesi gün rahatlamaya başladıklarını söylediler. Çocuklarda, keçiboynuzu (harnup) kürünü uygularken dikkat edeceğiniz en önemli nokta, günde bir defa ve sadece sabah kahvaltısı arasında tüketilmesidir. Öğle veya akşam uygulanmaması gerekir. Guatr rahatsızlığından dolayı nefes darlığı çekenler de bu kürden olumlu sonuçlar aldıklarını belirtmişlerdir.
    Keçiboynuzu aynı zamanda hareketli sperm sayısını artıran özelliğe de sahiptir. Aktif sperm sayısı az olan ve az sperm sayısından dolayı çocuğu olmama riski yüksek baba adaylarının kullanmasında çok büyük fayda vardır. Kısaca, sperm sayısı az olanlar için ideal bir bitkisel çözümdür.

    Nefes darlığı, alerjik nefes darlığı ve soğuk alerjisi

    Kür 1: Genel nefes darlığı, alerjik nefes darlığı ve soğuk alerjisi durumunda Orta büyüklükteki keçiboynuzundan 6-7 tanesini önce soğuk su altında yıkayınız. Daha sonra bunları küçük küçük (3-4 cm uzunluğunda) kırarak, kaynamakta olan yarım litreye yakın suyun içine atınız. Hafif ateşte 7-8 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu cam şişeye doldurunuz. Buzdolabında en fazla üç gün bekletebilirsiniz. Her gün sabah kahvaltı arasında ve akşam yemeğinden önce bir çay bardağı içilir. Yaklaşık yarım litre olarak hazırladığınız keçiboynuzu suyu üç gün buzdolabında bozulmadan korunabilir. Her üç günde bir, taze olarak hazırlamanız gerekecektir. Hiç ara vermeden 20 gün uygulayınız. Yirmi gün tamamlandıktan sonra aynı şekilde hiç ara vermeden 15 gün devam ediniz. Onbeş günlük kürü uygularken bir çay bardağı içerisine bir küçük çay kaşığı bal ilave edip karıştırınız, sabah kahvaltınız arasında ve akşam yemeğinden önce birer çay bardağı içiniz. Keçiboynuzu kürünü uygularken sabah kahvaltınızda ayrıca bal tüketmeyiniz.

    Dikkat: 5 ile 12 yaş arasındaki çocuklarda nefes darlığı veya alerjiye bağlı nefes darlığı söz konusu ise, bu taktirde uygulama 1’ e göre sadece bir çay bardağı sabah kahvaltısı arasında içilecektir. Akşam yemeklerinde içilmeyecektir

    İbrahim Saraçoğlu İktidarsızlığa karşı ve sperm sayısını artırıcı keçiboynuz kürü

    Kür 2: Erkeklerde iktidarsızlığa karşı, hareketli sperm sayısını ve kalitesini artırıcı etki Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6-7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karnına, diğer yarısını da akşam yatmadan önce içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca her gün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca her gün akşam yatmadan önce bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.

    Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

    Kaynak


    Akciğer ödemine karşı

    Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6-7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte altı dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 15 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkarınız. Soğuduktan sonra üçte birini sabah aç karnına, üçte birini öğlen aç karnına, son kalan üçte birini de akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca her gün devam ediniz. İkinci haftadan itibaren haftada dört gün ödem tamamen bitene kadar kür uygulamaya devam edilir.


    Değerli okuyucu, bugün sizlere yine keçiboynuzu ya da harnuptan (Ceratonia siliqua) bahsedeceğim. Çünkü, son yazıma Akdeniz Bölgesi’nin tipik meyvesi olan keçiboynuzunun araştırmalarımda bulduğum tüm özelliklerini sığdırmak mümkün olmamıştı... Bu nedenle, bugün size keçiboynuzunu tanıtmaya devam ediyorum.

    Soğuk alerjisine karşı

    Şu sıralar kış mevsimini yaşamaktayız. Kış mevsiminde bazı insanlar soğuk alerjisinden şikâyet eder. Yaz mevsiminde klimaların çalıştığı ortama giremezler, çünkü soğuk alerjileri tetiklenir. Yaz aylarında arabasında veya yaşam ortamlarında klima çalıştıramayan birçok insan tanıdım. İşte soğuk alerjisine çözüm, mükemmel bir keçiboynuzu kürünü uygulamaktır. Bu kür, özellikle kış aylarının soğuğuna bağlı, soğuk alerjisi çekenlerin de imdadına yetişir.

    Mükemmel destekleyici Bir bitki aynı anda bir-iki rahatsızlığa karşı destek verebilir. Ancak, öyle bitkiler var ki, birçok şikâyete karşı yardımcıdır. Keçiboynuzu birçok şikâyete karşı mükemmel bir destekleyicidir. Onu halen araştırmaya devam ediyorum. Günde üç - dört adet tüketilecek keçiboynuzu hem kabızlığı önler, hem de ishalin durdurulmasında yardımcıdır. Tüketildiğinde uzun müddet tok tutar. Eğer, çok sık acıkıyorsanız, gün içerisinde birkaç adet keçiboynuzu (Harnup) tüketmenizi öneririm. Radyoterapi aldıklarında, akciğerleri ödem yapan hastalara da özellikle önermekteyim. Radyoterapi alırken oluşabilecek akciğer ödemine karşı rahatlıkla keçiboynuzu kürünü uygulayabilirler. O, hangi kürü uygulanırsa uygulansın mükemmel bir balgam söktürücüdür. Keçiboynuzu, akciğerlerin temizleyicisidir. Sigara, bir insanın kendi kendisine verebileceği en büyük cezalardan biri. Eğer, sigarayı terk edemiyorsanız, en azından her ay bir hafta boyunca beş-altı adet keçiboynuzunu küçük küçük kırıp iki bardak suda yedi-sekiz dakika kaynatıp haşlama suyunu içiniz.
    Bir haftalık uygulama sonucunda ciğerlerinizin nasıl rahatladığını hissedeceksiniz.

    Cinsel soğukluğa karşı

    Cinsel soğukluk yaşayan kadın veya erkek için mükemmel bir çözümdür. Kürünü uygulamaya başladıktan kısa bir süre sonra rahatsızlığı olanlar sonuç almaya başlayabileceklerdir. Keçiboynuzu, akciğer kanserine karşı önleyici gücüyle mükemmel bir meyvedir. Ancak, akciğer kanserine yakalanmış olanlar için tedavi etme gücü çok zayıftır. Tekrar belirtmekte fayda görüyorum; Bir bitkinin hastalığı önleyici özelliği ile o hastalığı tedavi etme özellikleri birbirlerinden farklı şeylerdir.

    Enzimi aktive ediyor

    Keçiboynuzu kürü insan vücudunda bulunan OGG1 (8-Oxo Guanine DNA Glycosylase) enzimini aktive etme özelliğine sahiptir. OGG1 enzimi, akciğer kanserinin oluşumunda oldukça etkilidir. Akciğer kanserine yakalanmış hastalarda OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olduğu gözlenmiştir. Klinik deneyler OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olması durumunda, akciğer kanserine yakalanma riskinin 10 misli arttığını ortaya koymuştur. Keçiboynuzu kürü OGG1 enziminin aktivitesini yükselterek, bu kanser türüne karşı güçlü bir önleyici özellik gösterir. Bu özellik aynı zamanda taze sıkılmış havuç küründe de bulunmaktadır. Sigara içenlerin zaman zaman keçiboynuzu kürünü uygulamalarında büyük faydalar vardır. OGG1 enziminin diğer bir özelliği de DNA’ yı tamir etme özelliğinin olmasıdır.

    YARARLARI SAYMAKLA BİTMEZ

    Soğuk alerjisine karşı
    Akciğer ödemine karşı
    Kadın ve erkeklerdeki cinsel soğukluğa karşı
    Düşük sperm sayısını artırıcı
    Alerjik astım ve bronşite karşı
    Genel nefes darlığı şikâyetlerine karşı
    Balgam söktürücü
    Akciğer kanserine karşı önleyici etki

    Biliyor muydunuz?

    Alman orduları, 2. Dünya Savaşı’nda Yunan Adaları’na giden tüm gıda malzemelerini engelleyerek kısa zamanda teslim olmalarını bekledi. Ancak halk, açlık savaşına karşı kazandığı mücadeleyi adalarda yetişen keçiboynuzlarına borçlu.
    Keçiboynuzunun içinden çıkan her bir çekirdeğin ortalama ağırlığı 0.2 g = 200 mg gelir. Beş adet keçiboynuzu çekirdeği 1 gram gelir. 0,2 gramın karşılığı 1 Karat’tır. 1 Karat elmas 0,2 gram ağırlığındadır. Keçiboynuzunun, latince adı “ceratonia” karat anlamına gelir. Antik çağda kıymetli taşlar, keçiboynuzu çekirdekleri ile tartılırdı. Tüm okuyucularımın sağlıklarının daim olmasını dilerim.

    Kaynak







    İbrahim Saraçoğlu Akciğer ödemine karşı keçiboynuzu kürü

    Konu Saati  07:45  |  in  Solunum Sistemi Hastalıkları  |  Devamı»

    Akciğer ödemine karşı

    Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6-7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte altı dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 15 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkarınız. Soğuduktan sonra üçte birini sabah aç karnına, üçte birini öğlen aç karnına, son kalan üçte birini de akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca her gün devam ediniz. İkinci haftadan itibaren haftada dört gün ödem tamamen bitene kadar kür uygulamaya devam edilir.


    Değerli okuyucu, bugün sizlere yine keçiboynuzu ya da harnuptan (Ceratonia siliqua) bahsedeceğim. Çünkü, son yazıma Akdeniz Bölgesi’nin tipik meyvesi olan keçiboynuzunun araştırmalarımda bulduğum tüm özelliklerini sığdırmak mümkün olmamıştı... Bu nedenle, bugün size keçiboynuzunu tanıtmaya devam ediyorum.

    Soğuk alerjisine karşı

    Şu sıralar kış mevsimini yaşamaktayız. Kış mevsiminde bazı insanlar soğuk alerjisinden şikâyet eder. Yaz mevsiminde klimaların çalıştığı ortama giremezler, çünkü soğuk alerjileri tetiklenir. Yaz aylarında arabasında veya yaşam ortamlarında klima çalıştıramayan birçok insan tanıdım. İşte soğuk alerjisine çözüm, mükemmel bir keçiboynuzu kürünü uygulamaktır. Bu kür, özellikle kış aylarının soğuğuna bağlı, soğuk alerjisi çekenlerin de imdadına yetişir.

    Mükemmel destekleyici Bir bitki aynı anda bir-iki rahatsızlığa karşı destek verebilir. Ancak, öyle bitkiler var ki, birçok şikâyete karşı yardımcıdır. Keçiboynuzu birçok şikâyete karşı mükemmel bir destekleyicidir. Onu halen araştırmaya devam ediyorum. Günde üç - dört adet tüketilecek keçiboynuzu hem kabızlığı önler, hem de ishalin durdurulmasında yardımcıdır. Tüketildiğinde uzun müddet tok tutar. Eğer, çok sık acıkıyorsanız, gün içerisinde birkaç adet keçiboynuzu (Harnup) tüketmenizi öneririm. Radyoterapi aldıklarında, akciğerleri ödem yapan hastalara da özellikle önermekteyim. Radyoterapi alırken oluşabilecek akciğer ödemine karşı rahatlıkla keçiboynuzu kürünü uygulayabilirler. O, hangi kürü uygulanırsa uygulansın mükemmel bir balgam söktürücüdür. Keçiboynuzu, akciğerlerin temizleyicisidir. Sigara, bir insanın kendi kendisine verebileceği en büyük cezalardan biri. Eğer, sigarayı terk edemiyorsanız, en azından her ay bir hafta boyunca beş-altı adet keçiboynuzunu küçük küçük kırıp iki bardak suda yedi-sekiz dakika kaynatıp haşlama suyunu içiniz.
    Bir haftalık uygulama sonucunda ciğerlerinizin nasıl rahatladığını hissedeceksiniz.

    Cinsel soğukluğa karşı

    Cinsel soğukluk yaşayan kadın veya erkek için mükemmel bir çözümdür. Kürünü uygulamaya başladıktan kısa bir süre sonra rahatsızlığı olanlar sonuç almaya başlayabileceklerdir. Keçiboynuzu, akciğer kanserine karşı önleyici gücüyle mükemmel bir meyvedir. Ancak, akciğer kanserine yakalanmış olanlar için tedavi etme gücü çok zayıftır. Tekrar belirtmekte fayda görüyorum; Bir bitkinin hastalığı önleyici özelliği ile o hastalığı tedavi etme özellikleri birbirlerinden farklı şeylerdir.

    Enzimi aktive ediyor

    Keçiboynuzu kürü insan vücudunda bulunan OGG1 (8-Oxo Guanine DNA Glycosylase) enzimini aktive etme özelliğine sahiptir. OGG1 enzimi, akciğer kanserinin oluşumunda oldukça etkilidir. Akciğer kanserine yakalanmış hastalarda OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olduğu gözlenmiştir. Klinik deneyler OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olması durumunda, akciğer kanserine yakalanma riskinin 10 misli arttığını ortaya koymuştur. Keçiboynuzu kürü OGG1 enziminin aktivitesini yükselterek, bu kanser türüne karşı güçlü bir önleyici özellik gösterir. Bu özellik aynı zamanda taze sıkılmış havuç küründe de bulunmaktadır. Sigara içenlerin zaman zaman keçiboynuzu kürünü uygulamalarında büyük faydalar vardır. OGG1 enziminin diğer bir özelliği de DNA’ yı tamir etme özelliğinin olmasıdır.

    YARARLARI SAYMAKLA BİTMEZ

    Soğuk alerjisine karşı
    Akciğer ödemine karşı
    Kadın ve erkeklerdeki cinsel soğukluğa karşı
    Düşük sperm sayısını artırıcı
    Alerjik astım ve bronşite karşı
    Genel nefes darlığı şikâyetlerine karşı
    Balgam söktürücü
    Akciğer kanserine karşı önleyici etki

    Biliyor muydunuz?

    Alman orduları, 2. Dünya Savaşı’nda Yunan Adaları’na giden tüm gıda malzemelerini engelleyerek kısa zamanda teslim olmalarını bekledi. Ancak halk, açlık savaşına karşı kazandığı mücadeleyi adalarda yetişen keçiboynuzlarına borçlu.
    Keçiboynuzunun içinden çıkan her bir çekirdeğin ortalama ağırlığı 0.2 g = 200 mg gelir. Beş adet keçiboynuzu çekirdeği 1 gram gelir. 0,2 gramın karşılığı 1 Karat’tır. 1 Karat elmas 0,2 gram ağırlığındadır. Keçiboynuzunun, latince adı “ceratonia” karat anlamına gelir. Antik çağda kıymetli taşlar, keçiboynuzu çekirdekleri ile tartılırdı. Tüm okuyucularımın sağlıklarının daim olmasını dilerim.

    Kaynak







    21 Ocak 2014 Salı




    Demirdikeni (Tribulus terrestris); tek yıllık, çiçekli bir bitkidir. Dünyanın birçok yerinde doğal olarak yetişir. Genellikle bahçelerde yabani ot olarak bilinmektedir. Hindistan ve Afrikada bol miktarda yetişmektedir. Toprak üzerine yatık olarak bulunur. Yaprakları bileşik, 10-16 yaprakçıklı olup, çiçekleri küçük ve açık sarı renklidir. Meyveleri 10 mm kadar çapında ve boynuz şeklinde sivri uçlara sahiptir. Kökleri alkaloid, resin, azot ve sabit yağlar; meyveleri %5 yağ, peroxidase, diastase, az miktarda glikosid resin, proteinler ve inorganik maddeler içerir. Protein yüzdesi yaklaşık %10-11 civarında olup; altısı temel olmak üzere ondört amino asit içerir. Sap ve gövdesi nişasta, fructose ve sucrose açısından zengindir. İçerdiği carboline saponinler (harmine, harmaline, harman, tetrahydroharmine), steroidal saponinler (çoğunlukla furostanol) bitkiden değişik yöntemlerle ayrıştırılabilmekte ve bitki ekstrelerinde oranları standart hale getirilebilmektedir.

    Kullanım amacı bazı kültürel farklılıklar gösterse de yıllardır Hindistanda kuvvet verici (tonik), cinsel fonksiyonların düzenlenmesi, özellikle kadınlarda yumurtlama, erkeklerde iktidarsızlık ve her iki cinstede cinsel istek arttırıcı olarak kullanılmaktadır. Yakın zamanda fitness, zindelik ve canlılık arttırıcı özellikleri sporcu, atlet ve vücut yapıcıların dikkatlerine sunulmuştur. Demirdikeni ayrıca değişik kültürlerde anti-inflamatuar, anti-artrit, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için de kullanılmaktadır.

    Yapılan araştırmalara göre; demirdikeni vücudumuzda özellikle karaciğer tarafından belirli hormonları üretmek için kullanılan temel yağ asitlerinin (EFA) emilimini kolaylaştırmaktadır. Demirdikeni, testesteron seviyesini LH seviyesini arttırarak yükseltmektedir. Bağımsız çalışmalar demirdikenini testesteron seviyesini yükseltmek, normal seviyesini korumak ve kas gelişimini desteklemek için önermektedirler. Testesteron, erkeklerin güçlü fiziklerini, kaslarını ve hatta vücutlarındaki yağ miktarını bile ayarlayan bir hormondur. Erkeklerde er bezinde (haya, testis) üretilen androjen hormonlarının en önemli üyesi olan testesteron kas gelişimini sağlar, vücut kıllanmasını düzenler, spermleri olgunlaştırır ve cinsel gücü arttırır. LH ve FSH hormonları her iki cinste de (kadın ve erkek) hipofiz bezi tarafından üretilirler. Bunlar eşeysel bezlerimizin (kadınlarda yumurtalık, erkeklerde erbezleri) fonksiyonlarını kontrol ederler. Demirdikeni bu iki hormonun dengelenmesine yardımcı olmaktadır. Demirdikeninin bu faydalı etkilerinden yararlanabilmek için düzenli olarak 30-60 günlük bir kullanım süresi önerilmektedir.


    Faydaları ve Kullanım Alanları


    · Kas gücünü, vücut dayanıklılığını ve fiziksel performansı arttırcı (özellikle yoğun egzersiz yapan sporcularda),
    · Vücut enerjisinin ve dayanıklılığının arttırılması,
    · Fiziksel, zihinsel, duygusal dinçlik ve kuvvet verici,
    · Erkeklerde testesteronu arttırıcı, dengeleyici ve normal seviyesini koruyucu,
    · Erkek menopozu (andropoz) semptomlarını azaltıcı,
    · Erkeklerde sperm sayısı, miktarı ve hareketliliğinin arttırılması,
    · Cinsel fonksiyonları düzenleyici,
    · Erkeklerde iktidarsızlık, sertleşme (ereksiyon), kadınlarda yumurtlama problemlerine karşı yardımcı,
    · Her iki cinste de cinsel istek ve libido arttırıcı,

    Demirdikeni bitkisi ve faydaları

    Konu Saati  18:34  |  in  Zindelik  |  Devamı»




    Demirdikeni (Tribulus terrestris); tek yıllık, çiçekli bir bitkidir. Dünyanın birçok yerinde doğal olarak yetişir. Genellikle bahçelerde yabani ot olarak bilinmektedir. Hindistan ve Afrikada bol miktarda yetişmektedir. Toprak üzerine yatık olarak bulunur. Yaprakları bileşik, 10-16 yaprakçıklı olup, çiçekleri küçük ve açık sarı renklidir. Meyveleri 10 mm kadar çapında ve boynuz şeklinde sivri uçlara sahiptir. Kökleri alkaloid, resin, azot ve sabit yağlar; meyveleri %5 yağ, peroxidase, diastase, az miktarda glikosid resin, proteinler ve inorganik maddeler içerir. Protein yüzdesi yaklaşık %10-11 civarında olup; altısı temel olmak üzere ondört amino asit içerir. Sap ve gövdesi nişasta, fructose ve sucrose açısından zengindir. İçerdiği carboline saponinler (harmine, harmaline, harman, tetrahydroharmine), steroidal saponinler (çoğunlukla furostanol) bitkiden değişik yöntemlerle ayrıştırılabilmekte ve bitki ekstrelerinde oranları standart hale getirilebilmektedir.

    Kullanım amacı bazı kültürel farklılıklar gösterse de yıllardır Hindistanda kuvvet verici (tonik), cinsel fonksiyonların düzenlenmesi, özellikle kadınlarda yumurtlama, erkeklerde iktidarsızlık ve her iki cinstede cinsel istek arttırıcı olarak kullanılmaktadır. Yakın zamanda fitness, zindelik ve canlılık arttırıcı özellikleri sporcu, atlet ve vücut yapıcıların dikkatlerine sunulmuştur. Demirdikeni ayrıca değişik kültürlerde anti-inflamatuar, anti-artrit, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için de kullanılmaktadır.

    Yapılan araştırmalara göre; demirdikeni vücudumuzda özellikle karaciğer tarafından belirli hormonları üretmek için kullanılan temel yağ asitlerinin (EFA) emilimini kolaylaştırmaktadır. Demirdikeni, testesteron seviyesini LH seviyesini arttırarak yükseltmektedir. Bağımsız çalışmalar demirdikenini testesteron seviyesini yükseltmek, normal seviyesini korumak ve kas gelişimini desteklemek için önermektedirler. Testesteron, erkeklerin güçlü fiziklerini, kaslarını ve hatta vücutlarındaki yağ miktarını bile ayarlayan bir hormondur. Erkeklerde er bezinde (haya, testis) üretilen androjen hormonlarının en önemli üyesi olan testesteron kas gelişimini sağlar, vücut kıllanmasını düzenler, spermleri olgunlaştırır ve cinsel gücü arttırır. LH ve FSH hormonları her iki cinste de (kadın ve erkek) hipofiz bezi tarafından üretilirler. Bunlar eşeysel bezlerimizin (kadınlarda yumurtalık, erkeklerde erbezleri) fonksiyonlarını kontrol ederler. Demirdikeni bu iki hormonun dengelenmesine yardımcı olmaktadır. Demirdikeninin bu faydalı etkilerinden yararlanabilmek için düzenli olarak 30-60 günlük bir kullanım süresi önerilmektedir.


    Faydaları ve Kullanım Alanları


    · Kas gücünü, vücut dayanıklılığını ve fiziksel performansı arttırcı (özellikle yoğun egzersiz yapan sporcularda),
    · Vücut enerjisinin ve dayanıklılığının arttırılması,
    · Fiziksel, zihinsel, duygusal dinçlik ve kuvvet verici,
    · Erkeklerde testesteronu arttırıcı, dengeleyici ve normal seviyesini koruyucu,
    · Erkek menopozu (andropoz) semptomlarını azaltıcı,
    · Erkeklerde sperm sayısı, miktarı ve hareketliliğinin arttırılması,
    · Cinsel fonksiyonları düzenleyici,
    · Erkeklerde iktidarsızlık, sertleşme (ereksiyon), kadınlarda yumurtlama problemlerine karşı yardımcı,
    · Her iki cinste de cinsel istek ve libido arttırıcı,

    14 Ocak 2014 Salı

    Dr. Ender Saraç formülü vermeden önce karışım stres, vb. gibi sebeplerden sertleşme problemi yaşayan erkekler için. Eğer daha büyük bir sertleşme problemi varsa doktora gidin diye uyarı yapmayı ihmal etmedi.
    İşte Dr. Ender Saraç'tan cinsel güç ve performansı arttıran , ereksiyon problemini çözen doğal viagra tarifi:

    * 1 kilo kaliteli bal
    * 2 çorba kaşığı toz kişniş (dövülmüş)
    * 3 çorba kaşığı toz zencefil
    * 1 tutam hakiki safran (3-4 gr kadar)
    * 4 tatlı kaşığı arı poleni (Polenin güneş görmemesi gerekiyor)
    * 3 çorba kaşığı öğütülmüş kırmızı ginseng
    * 2 çorba kaşığı kakule
    * 150 gram kaymak
    * 100 gr. dövülmüş antep fıstığı
    Arzu edilirse içine dövülmüş ceviz ve tarçın katılabilir
    Hazırlanışı :Tüm malzemeleri bir kapta tahta kaşıkla macun kıvamına gelene kadar karıştırın

    Malzemeleri alüminyum folyo ile kaplanmış cam bir kavanoza koyarak ışık görmeyecek biçimde serin ve loş bir ortamda saklayabilirsiniz. Günde 2 kez ( Sabah ve akşam) bir çorba kaşığı kadar yenecek.

    Benzersiz Erkeklere Özel Bitkisel doğal viagra tarifi

    Konu Saati  21:32  |  in  Herbalistler  |  Devamı»

    Dr. Ender Saraç formülü vermeden önce karışım stres, vb. gibi sebeplerden sertleşme problemi yaşayan erkekler için. Eğer daha büyük bir sertleşme problemi varsa doktora gidin diye uyarı yapmayı ihmal etmedi.
    İşte Dr. Ender Saraç'tan cinsel güç ve performansı arttıran , ereksiyon problemini çözen doğal viagra tarifi:

    * 1 kilo kaliteli bal
    * 2 çorba kaşığı toz kişniş (dövülmüş)
    * 3 çorba kaşığı toz zencefil
    * 1 tutam hakiki safran (3-4 gr kadar)
    * 4 tatlı kaşığı arı poleni (Polenin güneş görmemesi gerekiyor)
    * 3 çorba kaşığı öğütülmüş kırmızı ginseng
    * 2 çorba kaşığı kakule
    * 150 gram kaymak
    * 100 gr. dövülmüş antep fıstığı
    Arzu edilirse içine dövülmüş ceviz ve tarçın katılabilir
    Hazırlanışı :Tüm malzemeleri bir kapta tahta kaşıkla macun kıvamına gelene kadar karıştırın

    Malzemeleri alüminyum folyo ile kaplanmış cam bir kavanoza koyarak ışık görmeyecek biçimde serin ve loş bir ortamda saklayabilirsiniz. Günde 2 kez ( Sabah ve akşam) bir çorba kaşığı kadar yenecek.

    6 Ocak 2014 Pazartesi

    Erkeklerin aklının hep “sekse takılı” olduğu veya “her 8 saniyede bir seksi düşündüğü” yolundaki önyargılarının yanlış olduğu bilimsel olarak kanıtlandı.

    Ohio Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Terri Fisher, iki yardımcı asistanı ile birlikte 283 üniversite öğrencisini denek alarak kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Prof. Fisher ve asistanları, öğrencilerden bir hafta boyunca, akıllarına “seks, yemek ve uyku” geldiğinde bunu hemen not etmelerini istediler. Erkekler arasında bir gün içinde seksi düşünme ortalaması “19 kez” oldu. Halbuki, erkeklerin “her 8 saniyede bir seksi düşündüğü” ileri sürülürdü.

    Popüler ‘yanlış’
    Prof. Fisher, “Popüler algılama gerçeklikten bu kadar uzak olursa doğruları söylemenin zamanı gelmiştir” dedi. Araştırma, “Journal of Sex Research” dergisinde yayınlanacak. Ekibin çalışmasında hem erkek hem kadın öğrenciler yer aldı. Fisher, erkeklerin hep seksi düşündüğüne inanmanın, erkekleri küçük düşürücü olduğuna inandığını da söyledi.

    Kadın ‘yemek’ dedi
    Araştırma, her gün 19 kez seks düşünen erkeklerin günde 18 kez de yemek düşündüğünü ortaya koydu. Araştırmaya katılan kız öğrencilerin ise seksi günde 10 kez, yemeği ise 15 kez düşündükleri tespit edildi. Erkekler 11 kez, kadınlar ise 8 kez uykuyu düşündü. Prof. Fisher, erkeklerin cinsel arzularının en yüksek noktasının 20’li yaşlar, kadınların ise 30’lu yaşlar olduğunu söyledi.

    Kaynak: HT Hayat

    Erkeğin hep seks düşünmediği doğru mu?

    Konu Saati  04:24  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Erkeklerin aklının hep “sekse takılı” olduğu veya “her 8 saniyede bir seksi düşündüğü” yolundaki önyargılarının yanlış olduğu bilimsel olarak kanıtlandı.

    Ohio Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Terri Fisher, iki yardımcı asistanı ile birlikte 283 üniversite öğrencisini denek alarak kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Prof. Fisher ve asistanları, öğrencilerden bir hafta boyunca, akıllarına “seks, yemek ve uyku” geldiğinde bunu hemen not etmelerini istediler. Erkekler arasında bir gün içinde seksi düşünme ortalaması “19 kez” oldu. Halbuki, erkeklerin “her 8 saniyede bir seksi düşündüğü” ileri sürülürdü.

    Popüler ‘yanlış’
    Prof. Fisher, “Popüler algılama gerçeklikten bu kadar uzak olursa doğruları söylemenin zamanı gelmiştir” dedi. Araştırma, “Journal of Sex Research” dergisinde yayınlanacak. Ekibin çalışmasında hem erkek hem kadın öğrenciler yer aldı. Fisher, erkeklerin hep seksi düşündüğüne inanmanın, erkekleri küçük düşürücü olduğuna inandığını da söyledi.

    Kadın ‘yemek’ dedi
    Araştırma, her gün 19 kez seks düşünen erkeklerin günde 18 kez de yemek düşündüğünü ortaya koydu. Araştırmaya katılan kız öğrencilerin ise seksi günde 10 kez, yemeği ise 15 kez düşündükleri tespit edildi. Erkekler 11 kez, kadınlar ise 8 kez uykuyu düşündü. Prof. Fisher, erkeklerin cinsel arzularının en yüksek noktasının 20’li yaşlar, kadınların ise 30’lu yaşlar olduğunu söyledi.

    Kaynak: HT Hayat

    30 Aralık 2013 Pazartesi

    İnsan doğası gereği hata yapar ve mükemmel bir yaratık değildir. Diğer yandan kadın ve erkek de iki ayrı dünyaya sahiptir. İşte tüm bu tehlikeli karışım ortaya ilişkilerdeki hataları meydana getiriyor. 

    CİSED evlilik ve ilişki terapistlerine göre, yapılan ilk hata, çatışmasız, kavgasız mükemmel bir ilişki yaşama arzusudur.

    Mükemmel ilişki ütopya!
    Çatışmasız mükemmel ilişki diye bir şey yoktur. Sadece huzurlu, dengeli ve her iki tarafın da tatmin olduğu bir ilişki vardır. Her iki tarafın da bunu kabullenip ilişkisine bu perspektifle yaklaşması gerekli. İlişkiler söz konusu olan kadın ve erkekse elbette problemsiz olmaz. Çatışmalı bir ilişkide çözüm arap saçına dönmüşse iletişim, karşılıklı yaklaşım ve tutumlar göz önüne alınmalı. CİSED evlilik ve ilişki terapistlerine göre, çift ilişkilerinin dinamiği 3 unsur ile belirleniyor. Bunlar, Etkileşimsel Sistem, Nesillerarası Sistem ve Bireysel Sistem'dir.

    Etkileşimsel sistem, çiftin birbirleriyle olan iletişimi ile ilişkilerinin kuruluşundaki dinamikleri kapsıyor. Yani çift çatışmaları çözmek yerine büyütmeyi seçtiğinde sorunlar artıyor. Bireysel sistem denildiğinde özellikle bireylerin 0-7 yaş döneminde ve ergenlikte yaşadıkları birtakım yanlışlıklardan bahsediliyor. Yani çocukluk yaraları şu anki ilişkilerde sorun yaratabiliyor. İlişki dinamiklerine yönelik belirleyici olan diğer bir unsur da Nesillerarası sistem. Yani kişilerin anne-babalarının birbirleriyle ve diğer aile üyeleri ile yaşadıkları ilişkiler bu başlık altında ele alınıyor. Çiftin geçmişten gelen aile sırlarının aynen bugünkü ilişkilerine de yansıdığına dikkat çeken evlilik ve ilişki terapistleri, tüm bu faktörlerin bir araya gelmesiyle dinamiklerin belirlendiğini vurguluyorlar. İşte bu dinamikler de tarafların bir ilişkiyi sağlıklı götürüp götüremeyeceklerini belirliyor. Bir insanın mükemmel bir ilişki arayışını, cennet arayışına benzeten CİSED evlilik terapistleri, tüm bu gerçekleri göz önüne alarak çiftlere şunları tavsiye ediyorlar:

    Çatışmalarınızda birbirinizi adam etmeye çalışmaktan vazgeçin. Her olayda kendi hatalarınıza odaklanıp, önce kendinizi değiştirmeye çalışın, bunu yaparken de koşulsuz olun. Ben bunu yapıyorum, ben kendimi değiştiriyorum sen de bunu yap, sen de değiştir kendini şeklindeki ifadeyi aklınızdan silin. Konuşmak ve iletişim kurmak zorundasınız. Haklı olmak veya üste çıkmak genellikle size hiçbir şey kazandırmaz. Bunun yerine suçlamadan dinleyin, mutlu olmayı, anlamayı, karşı tarafın söylediklerini sanki Cumhurbaşkanı veya Başbakan konuşuyormuşçasına ciddiyetle dinleyin. Anlaşılmak güveni, güven de yakınlığı getirir. Bunun tam tersi ise öfke ve yıkıma neden olur. Suçlamak, haklı olmak ve üste çıkmak hiçbir şeyi çözmeyecektir.

    CİSED terapistleri, ilişkilerde kadınların ve erkeklerin kendi doğalarına göre birtakım hataları olduğuna dikkat çekiyor. İşte evlilik ve ilişki terapistlerin gözüyle kadınların 10 hatası:

    1. Kutsal anneyi oynamak:
    Annelik tartışmasız kutsal bir olgudur. Bugün hangi topluma bakarsanız bakın annelik kimliğin getirdiği aseksüelite vardır. Ancak bu kimliğinizi yatak odasının kapısına asmanız gerek. Çünkü eşiniz için siz onun evlenmeden önce aşık olduğu ve arzu duyduğu kadınsınızdır. Bu bakış açısı evliliğinizin en sağlam temelidir. Sizin annelik kimliği ile sevgili kimliğini birbirine karıştırmanız da bu temele balyozla vurmak gibi olacaktır.  Bu nedenle evlilik hayatında önce kadın, sonra anne olmalısınız. Kadınlığınız anneliğin içinde yok olmamalıdır.

    2. Orgazm taklidi yapmak:
    Her şeyden önce bilmeniz gerekir ki, her cinsel ilişkinin sonunda orgazm olmak zorunda değilsiniz. Bu hurafeyi bir kenara bırakın. Üstüne üstlük orgazm taklidi yapmak erkeklerin tamamı tarafından reddedilen ve istenmeyen bir tutumdur. Kadınlar böyle yaparak erkeğin kendisine olan saygısını kaybetmesini engelleyerek ona iyilik yaptığını düşünür. Belki eşiniz o anda fark etmeyebilir ama daha sonra öğrenmesi ile kısır bir döngü içine girer. Sürekli sizin orgazm taklidi yapıp yapmadığınızdan şüphelenecektir. Bu durum da onda performans anksiyetesine dönüşür. Taklit yapmak yerine dürüst olun. Samimiyet ilişkilerde her zaman yerini bulacak bir tavırdır. Cinsellik salt orgazmlardan meydana gelen ve mutlaka orgazmla sonuçlanması gereken bir süreç değildir. Cinselliğinizin sonunda cebinizde kalması gerekenler, paylaşımların ve yaşanan haz anlarının bolluğudur. Başta göze alamadığınız küçük hayal kırıklıkları, daha sonra çok derin hayal kırıklıklarına yol açabilir ve hem sizi hem de ilişkinizi geri dönülmez bir noktaya taşıyabilir.

    3. İlişkideki gizemi kaybetmek:
    Bir kadının yaptığı en büyük hatalardan biri kocasına ya da erkek arkadaşına en yakın kız arkadaşıymış, 'kankasıymış' gibi muamele yapmasıdır. Birçok kadın ilişki süresi uzayınca erkekle her şeyini paylaşmaya başlar. Oysa kadının da erkeğinden ayrı birer dünyası vardır. Kız arkadaşlarınızla konuştuğunuz kadınsı birtakım konuları eşinizle paylaşmamanızda fayda var. Çünkü zaten sizi anlamayacaktır. Kadının da erkeğin de kendine has bir gizemi olmalıdır. Bu da her iki tarafın birbirinde aradığı bir özelliktir. Bu durumun deformasyonu da karşılıklı cinsel beklentilerin azalmasıyla ilişkinizi istemediğiniz bir noktaya sürükleyebilir. Partnerinizin size olan arzusunun devam etmesini istiyorsanız onunla kadınlığa has mahremiyetinizi paylaşmayın.

    4. Eşin erotik filme veya porno izleme isteğini aşağılamak:
    Siz bu durumu istediğiniz kadar reddedin ama günümüzde birçok erkek ergenliğinde veya hayatının bir yerinde mutlaka erotik film veya porno izlemiştir. Öncelikle bunu kabullenmeniz gerekir. Diğer yandan erotik filmler cinsel terapistler tarafından cinsel sorunları olan çiftlere tavsiye olarak sunulmaktadır. Eşinizi yargılamak ve aşağılamak yerine onun neden böyle bir seçimde bulunduğunu anlamak daha doğru. Bunu konuşulabilir bir konu olarak görmek ve gerektiğinde eşinizin erotik film izleme teklifine önyargısız yaklaşmak yatak odanıza renk getirebilir.

    5. İlişki sırasında sessiz kalmak:
    Erkek doğasında cinsel olarak uyarılmak için duymaya ve görmeye ihtiyaç vardır. Bunu ondan esirgemeniz de en az onun kadar sizin de cinsel uyumunuza etki edebilir. Hissettiğinizi daha çok hissedebilmek için duygularınızı dile dökmek, gerektiğinde inlemek, çığlık atmak gibi bedensel duyumlarla dışa vurmak mutlu bir yatağın altın sırrıdır.

    6. Kendi bedeninde kusur bulmak:
    O sizi olduğunuz gibi beğendi ve sevdi. Sizin de kendinizi sevmeniz ve beğenmeniz hayatınızı kurtaracak kadar önemlidir. Unutmayın kendini sevmeyeni bir başkası gerçekten sevemez. Kendine değer vermeyene kimse gerçekten değer vermez, veremez. Kısa ya da uzunsunuz, şişman ya da çok zayıf fark etmez. O sizinle olduğunuz gibi birlikte olmak istiyor. Kendinizi sevmeniz ve bedeninizle barışık olmanız, cinsel hayattan zevk almanızın ilk ve en önemli koşuldur. Eşinizle gerektiğinde aydınlıkta, açık ışıkta birlikte olun, evde iç çamaşırlarınızla dolaşın. İlk önce kendi bedeninizle flört edin.

    7. Başka kadınları aşağılamak ve hakaret etmek:
    Başka insanları bedensel veya kişiliksel özellikleriyle aşağılamak kimse tarafından hoş karşılanmaz. Kimse kimseye benzemediği gibi farklı farklı özellikleri veya kusurları olabilir. Ancak kendini mükemmel kabul edip herkesi küçük görmek, sürekli eleştirmek ve açıklarını dile getirmek partneriniz için rahatsız edici bir hal alabilir. Kadınlar eleştirmek söz konusu olunca erkeklere göre hemcinslerine karşı acımasızdırlar. Bu tutum da erkeklerin hoşuna gitmez. Annesinin, kız kardeşinin veya kadın bir iş arkadaşının durup dururken eleştirilmesi bir süre sonra erkeğin bu eleştirileri içselleştirmesine yol açabilir. Bir gün o eleştiriler birikip size dönebilir. Bunu aklınızdan çıkarmayın. Her şeye rağmen insanlarla ve kendinizle barışık bir karakter çizerek kendinize olan güveninizi ortaya koyun. Bu size yönelik, akıllarda daha olumlu bir portre çizecektir.

    8. Seksi amaçlar için kullanmak:
    Cinselliği bir armağan gibi ruhun ve bedenin paylaşılması dışında bir amaç için kullanmak ilişkinizin kalitesini bozacaktır. Bu durum kadınlarda çok eskilere dayanan bir taktiktir. Ancak taş yerinde ağırdır. Cinsellikle günlük hayatın birtakım kazanımlarını birbirinden ayrı tutmanızda yarar var. Yatakta elde edebileceğiniz en büyük kazanç partnerinizle paylaştığınız hazlar ve güzel anlardır. Olguya bu şekilde yaklaşmalısınız. Aklınızdan çıkarmayın ki cinsellikle daha fazla sevgiyi veya gelecek garantisini elde edemezsiniz.

    9. Erkeğe özensiz davranmak:
    Her erkek ve elbette her insan beğenilmek, adam yerine konulmak, önemsenmek ister. Kendine saygı duyulmasını bekler. Partnerinin sadece davranışlarına değil kendine bakmasını, özen göstermesini de ister. Akşam partnerinin güzel kıyafetlerle kendini karşılamasını, güzel kokmasını, küçük sürprizler hazırlamasını hayal eder. Kadının bu şekilde erkeğe özenli davranması kendine ve ilişkisine verdiği değerin bir göstergesidir.

    10. Sadece penise odaklanmak:
    Erkeklerin cinsel hazzı sadece penisten aldığı doğru bir bilgi değildir. Kadın erkek fark etmeksizin insan bedeni tamamen sinir ağları ile örülmüştür. Bir erkeğin cinsel hazzı peniste yoğunlaşmış olabilir ancak tıpkı kadın gibi göğüs uçları da hassastır. Önemli olan kadının partnerinin bedenini keşfetmesidir. Bu nedenle partnerinizle çıktığınız bedensel yolculuğun önemli yol ve kavşaklarını keşfedin.

    İşte kadınların 10 hatası!

    Konu Saati  03:58  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    İnsan doğası gereği hata yapar ve mükemmel bir yaratık değildir. Diğer yandan kadın ve erkek de iki ayrı dünyaya sahiptir. İşte tüm bu tehlikeli karışım ortaya ilişkilerdeki hataları meydana getiriyor. 

    CİSED evlilik ve ilişki terapistlerine göre, yapılan ilk hata, çatışmasız, kavgasız mükemmel bir ilişki yaşama arzusudur.

    Mükemmel ilişki ütopya!
    Çatışmasız mükemmel ilişki diye bir şey yoktur. Sadece huzurlu, dengeli ve her iki tarafın da tatmin olduğu bir ilişki vardır. Her iki tarafın da bunu kabullenip ilişkisine bu perspektifle yaklaşması gerekli. İlişkiler söz konusu olan kadın ve erkekse elbette problemsiz olmaz. Çatışmalı bir ilişkide çözüm arap saçına dönmüşse iletişim, karşılıklı yaklaşım ve tutumlar göz önüne alınmalı. CİSED evlilik ve ilişki terapistlerine göre, çift ilişkilerinin dinamiği 3 unsur ile belirleniyor. Bunlar, Etkileşimsel Sistem, Nesillerarası Sistem ve Bireysel Sistem'dir.

    Etkileşimsel sistem, çiftin birbirleriyle olan iletişimi ile ilişkilerinin kuruluşundaki dinamikleri kapsıyor. Yani çift çatışmaları çözmek yerine büyütmeyi seçtiğinde sorunlar artıyor. Bireysel sistem denildiğinde özellikle bireylerin 0-7 yaş döneminde ve ergenlikte yaşadıkları birtakım yanlışlıklardan bahsediliyor. Yani çocukluk yaraları şu anki ilişkilerde sorun yaratabiliyor. İlişki dinamiklerine yönelik belirleyici olan diğer bir unsur da Nesillerarası sistem. Yani kişilerin anne-babalarının birbirleriyle ve diğer aile üyeleri ile yaşadıkları ilişkiler bu başlık altında ele alınıyor. Çiftin geçmişten gelen aile sırlarının aynen bugünkü ilişkilerine de yansıdığına dikkat çeken evlilik ve ilişki terapistleri, tüm bu faktörlerin bir araya gelmesiyle dinamiklerin belirlendiğini vurguluyorlar. İşte bu dinamikler de tarafların bir ilişkiyi sağlıklı götürüp götüremeyeceklerini belirliyor. Bir insanın mükemmel bir ilişki arayışını, cennet arayışına benzeten CİSED evlilik terapistleri, tüm bu gerçekleri göz önüne alarak çiftlere şunları tavsiye ediyorlar:

    Çatışmalarınızda birbirinizi adam etmeye çalışmaktan vazgeçin. Her olayda kendi hatalarınıza odaklanıp, önce kendinizi değiştirmeye çalışın, bunu yaparken de koşulsuz olun. Ben bunu yapıyorum, ben kendimi değiştiriyorum sen de bunu yap, sen de değiştir kendini şeklindeki ifadeyi aklınızdan silin. Konuşmak ve iletişim kurmak zorundasınız. Haklı olmak veya üste çıkmak genellikle size hiçbir şey kazandırmaz. Bunun yerine suçlamadan dinleyin, mutlu olmayı, anlamayı, karşı tarafın söylediklerini sanki Cumhurbaşkanı veya Başbakan konuşuyormuşçasına ciddiyetle dinleyin. Anlaşılmak güveni, güven de yakınlığı getirir. Bunun tam tersi ise öfke ve yıkıma neden olur. Suçlamak, haklı olmak ve üste çıkmak hiçbir şeyi çözmeyecektir.

    CİSED terapistleri, ilişkilerde kadınların ve erkeklerin kendi doğalarına göre birtakım hataları olduğuna dikkat çekiyor. İşte evlilik ve ilişki terapistlerin gözüyle kadınların 10 hatası:

    1. Kutsal anneyi oynamak:
    Annelik tartışmasız kutsal bir olgudur. Bugün hangi topluma bakarsanız bakın annelik kimliğin getirdiği aseksüelite vardır. Ancak bu kimliğinizi yatak odasının kapısına asmanız gerek. Çünkü eşiniz için siz onun evlenmeden önce aşık olduğu ve arzu duyduğu kadınsınızdır. Bu bakış açısı evliliğinizin en sağlam temelidir. Sizin annelik kimliği ile sevgili kimliğini birbirine karıştırmanız da bu temele balyozla vurmak gibi olacaktır.  Bu nedenle evlilik hayatında önce kadın, sonra anne olmalısınız. Kadınlığınız anneliğin içinde yok olmamalıdır.

    2. Orgazm taklidi yapmak:
    Her şeyden önce bilmeniz gerekir ki, her cinsel ilişkinin sonunda orgazm olmak zorunda değilsiniz. Bu hurafeyi bir kenara bırakın. Üstüne üstlük orgazm taklidi yapmak erkeklerin tamamı tarafından reddedilen ve istenmeyen bir tutumdur. Kadınlar böyle yaparak erkeğin kendisine olan saygısını kaybetmesini engelleyerek ona iyilik yaptığını düşünür. Belki eşiniz o anda fark etmeyebilir ama daha sonra öğrenmesi ile kısır bir döngü içine girer. Sürekli sizin orgazm taklidi yapıp yapmadığınızdan şüphelenecektir. Bu durum da onda performans anksiyetesine dönüşür. Taklit yapmak yerine dürüst olun. Samimiyet ilişkilerde her zaman yerini bulacak bir tavırdır. Cinsellik salt orgazmlardan meydana gelen ve mutlaka orgazmla sonuçlanması gereken bir süreç değildir. Cinselliğinizin sonunda cebinizde kalması gerekenler, paylaşımların ve yaşanan haz anlarının bolluğudur. Başta göze alamadığınız küçük hayal kırıklıkları, daha sonra çok derin hayal kırıklıklarına yol açabilir ve hem sizi hem de ilişkinizi geri dönülmez bir noktaya taşıyabilir.

    3. İlişkideki gizemi kaybetmek:
    Bir kadının yaptığı en büyük hatalardan biri kocasına ya da erkek arkadaşına en yakın kız arkadaşıymış, 'kankasıymış' gibi muamele yapmasıdır. Birçok kadın ilişki süresi uzayınca erkekle her şeyini paylaşmaya başlar. Oysa kadının da erkeğinden ayrı birer dünyası vardır. Kız arkadaşlarınızla konuştuğunuz kadınsı birtakım konuları eşinizle paylaşmamanızda fayda var. Çünkü zaten sizi anlamayacaktır. Kadının da erkeğin de kendine has bir gizemi olmalıdır. Bu da her iki tarafın birbirinde aradığı bir özelliktir. Bu durumun deformasyonu da karşılıklı cinsel beklentilerin azalmasıyla ilişkinizi istemediğiniz bir noktaya sürükleyebilir. Partnerinizin size olan arzusunun devam etmesini istiyorsanız onunla kadınlığa has mahremiyetinizi paylaşmayın.

    4. Eşin erotik filme veya porno izleme isteğini aşağılamak:
    Siz bu durumu istediğiniz kadar reddedin ama günümüzde birçok erkek ergenliğinde veya hayatının bir yerinde mutlaka erotik film veya porno izlemiştir. Öncelikle bunu kabullenmeniz gerekir. Diğer yandan erotik filmler cinsel terapistler tarafından cinsel sorunları olan çiftlere tavsiye olarak sunulmaktadır. Eşinizi yargılamak ve aşağılamak yerine onun neden böyle bir seçimde bulunduğunu anlamak daha doğru. Bunu konuşulabilir bir konu olarak görmek ve gerektiğinde eşinizin erotik film izleme teklifine önyargısız yaklaşmak yatak odanıza renk getirebilir.

    5. İlişki sırasında sessiz kalmak:
    Erkek doğasında cinsel olarak uyarılmak için duymaya ve görmeye ihtiyaç vardır. Bunu ondan esirgemeniz de en az onun kadar sizin de cinsel uyumunuza etki edebilir. Hissettiğinizi daha çok hissedebilmek için duygularınızı dile dökmek, gerektiğinde inlemek, çığlık atmak gibi bedensel duyumlarla dışa vurmak mutlu bir yatağın altın sırrıdır.

    6. Kendi bedeninde kusur bulmak:
    O sizi olduğunuz gibi beğendi ve sevdi. Sizin de kendinizi sevmeniz ve beğenmeniz hayatınızı kurtaracak kadar önemlidir. Unutmayın kendini sevmeyeni bir başkası gerçekten sevemez. Kendine değer vermeyene kimse gerçekten değer vermez, veremez. Kısa ya da uzunsunuz, şişman ya da çok zayıf fark etmez. O sizinle olduğunuz gibi birlikte olmak istiyor. Kendinizi sevmeniz ve bedeninizle barışık olmanız, cinsel hayattan zevk almanızın ilk ve en önemli koşuldur. Eşinizle gerektiğinde aydınlıkta, açık ışıkta birlikte olun, evde iç çamaşırlarınızla dolaşın. İlk önce kendi bedeninizle flört edin.

    7. Başka kadınları aşağılamak ve hakaret etmek:
    Başka insanları bedensel veya kişiliksel özellikleriyle aşağılamak kimse tarafından hoş karşılanmaz. Kimse kimseye benzemediği gibi farklı farklı özellikleri veya kusurları olabilir. Ancak kendini mükemmel kabul edip herkesi küçük görmek, sürekli eleştirmek ve açıklarını dile getirmek partneriniz için rahatsız edici bir hal alabilir. Kadınlar eleştirmek söz konusu olunca erkeklere göre hemcinslerine karşı acımasızdırlar. Bu tutum da erkeklerin hoşuna gitmez. Annesinin, kız kardeşinin veya kadın bir iş arkadaşının durup dururken eleştirilmesi bir süre sonra erkeğin bu eleştirileri içselleştirmesine yol açabilir. Bir gün o eleştiriler birikip size dönebilir. Bunu aklınızdan çıkarmayın. Her şeye rağmen insanlarla ve kendinizle barışık bir karakter çizerek kendinize olan güveninizi ortaya koyun. Bu size yönelik, akıllarda daha olumlu bir portre çizecektir.

    8. Seksi amaçlar için kullanmak:
    Cinselliği bir armağan gibi ruhun ve bedenin paylaşılması dışında bir amaç için kullanmak ilişkinizin kalitesini bozacaktır. Bu durum kadınlarda çok eskilere dayanan bir taktiktir. Ancak taş yerinde ağırdır. Cinsellikle günlük hayatın birtakım kazanımlarını birbirinden ayrı tutmanızda yarar var. Yatakta elde edebileceğiniz en büyük kazanç partnerinizle paylaştığınız hazlar ve güzel anlardır. Olguya bu şekilde yaklaşmalısınız. Aklınızdan çıkarmayın ki cinsellikle daha fazla sevgiyi veya gelecek garantisini elde edemezsiniz.

    9. Erkeğe özensiz davranmak:
    Her erkek ve elbette her insan beğenilmek, adam yerine konulmak, önemsenmek ister. Kendine saygı duyulmasını bekler. Partnerinin sadece davranışlarına değil kendine bakmasını, özen göstermesini de ister. Akşam partnerinin güzel kıyafetlerle kendini karşılamasını, güzel kokmasını, küçük sürprizler hazırlamasını hayal eder. Kadının bu şekilde erkeğe özenli davranması kendine ve ilişkisine verdiği değerin bir göstergesidir.

    10. Sadece penise odaklanmak:
    Erkeklerin cinsel hazzı sadece penisten aldığı doğru bir bilgi değildir. Kadın erkek fark etmeksizin insan bedeni tamamen sinir ağları ile örülmüştür. Bir erkeğin cinsel hazzı peniste yoğunlaşmış olabilir ancak tıpkı kadın gibi göğüs uçları da hassastır. Önemli olan kadının partnerinin bedenini keşfetmesidir. Bu nedenle partnerinizle çıktığınız bedensel yolculuğun önemli yol ve kavşaklarını keşfedin.

    18 Aralık 2013 Çarşamba

    Evli ya da uzun süre birlikteliği olan çiftler cinsel isteksizliğin faturasını genellikle partnerlerine veya stresli yaşam koşullarına çıkarırlar ama uzmanlara göre cinsellik için her zaman isteğe gerek yok. Doğru şeyler yapıldığında beden cinselliğe her zaman hazır olabilir ve kişi istemese de seks yapabilir.

    Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistlerinegöre, cinsellik kişinin istediğine bağlı bir durum değil. Çünkü beden adeta bir makine gibi "uygun mekan, uygun partner ve uygun uyarı" ile her zaman cinselliği hazır hale gelebilir.

    Terapistler, cinselliğin, diğer tüm güdüler gibi bazen içgüdüsel bazen de beyin tarafından salgılanan hormonlarla başlayan kompleks bir süreç olduğunu hatırlattı. Seks dürtüsünü harekete geçiren ve hareketli tutan en önemli unsurun testosteron miktarı olduğunu ifade eden terapistler, kadınlarda bu hormonun vücuttaki oranın erkeklere göre çok daha az olduğunu vurguluyorlar. Ancak yorgunluk ve stres, testosteron miktarını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Hurafelerden (mitler) dolayı çiftlerin cinsel hayatının sosyal, kültürel ve durumsal gerçeklere dayalı olarak şekil değiştirdiğine dikkat çeken CİSED terapistlerine göre, bu durum ilişkilerde tehlike çanlarının çalmasına da yol açabiliyor.

    Cinsel terapistler, çiftlerin “Seks doğal olarak başlamalı, isteğin yoksa ne yapabilirsin ki?” inanışlarının, cinsel ve ilişkisel sorunları içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini kaydederken, çok çarpıcı tespitler yaptılar.

    Görev Diye Algılamak Yanlış Değil

    Uzun birlikteliklerde yıllar içinde her şeyde olduğu gibi cinsel olarak uyarılma şekilleri de değişebilir. Doğru yöntem ise duruma uygun olarak kişinin yeni bir cinsel yaklaşım geliştirmesidir. Şunu da kabullenmek gerekiyor; cinsel istek cinsel temas başlamadan önce sizi yakıp tutuşturan türden olmasa bile çoğu zaman olay başladıktan sonra gelişecek ve alacağınız zevk eskisinden farklı olmayacak. Yani uygun mekan, uygun partner ve uygun uyarı ile cinsellik seks görev olarak da başlıyorsa bir zararı yok. Görev olsun diye cinsel ilişkiye başlayan çiftlerin çoğu bu aktiviteyi büyük zevk alarak noktalayabiliyor. Öyleyse cinsel aktivite, görev olarak başlayıp zevkle bittiği sürece amacına ulaşmıştır.

    İstemeseniz de Yapın!

    İlerleyen yıllar içinde çiftin sekse karşı körelmeye başlayan ilgiyi canlandırabilmesinin anahtarı düşüncelerinden geçiyor. Cinsel terapistlerin bu konuda önemli uyarıları var:

    Sürekli cinsel teması başlatmaya çalışan ve sürekli reddedilip gururu kırılan kişi, bir zaman sonra partnerine bunu sormamayı tercih ediyor. Bu da ilişkilerin uzun vadede ciddi hasarlar almasına neden olabiliyor. İlerde yaşanması muhtemel cinsel işlev bozukluklarının önüne geçmek için cinselliği istemeyi beklemeyin, istemeseniz de seks yapın. Seks yapmak demek ille de penis-vajina birlikteliği değildir. Bazen sevişmek, okşamak, öpüşmek, erotik masaj yapmak, birlikte banyo yapmak veya sarılarak uyumaya çalışmak da seks yapmaktır. Çünkü cinsellik, rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilmedir. Ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatıdır.
    Peki cinsel soğukluktan yakınan çiftler bunun üstesinden nasıl gelebilir?

    İşte Sıcak Tavsiyeler

    • Öncelikle mevcut cinsel sorunu, düşük istekli bireyin sorunu olmaktan ziyade ortak sorununuz olarak görmeye çalışın.
    • Cinselliğe yaklaşım tarzınızı değiştirin. Bir kere başladı mı zevkin kendiliğinden geleceğini düşünüp, kabul edip ona göre davranmanız şart.
    • Gün içinde zaman buldukça seksten alacağınız zevki düşünün. Geçmişte sizi etkileyip aklınızda kalmış olan bir cinsel ilişki hatırasını ya da sizi hakikaten uyaran bir fanteziniz varsa onu düşünün.
    • Cinsel teması başlatmadan önce 5 dakikalık bir motivasyon yapın. Hayal dünyanıza başvurun ve aklınızda cinsel fanteziler kurun. Partnerinizle paylaşılmasında sakınca olmayacak olan cinsel fantezilerinizi paylaşın.
    • Aşk kaslarınız için Kegel Egzersizleri adı verilen uygulamaları yapın. Yani erkekte makat, yumurtalıklar ve kasıkları, kadınlarda vajina çevresini kapsayan aşk kaslarınızı belli bir disiplin içinde peş peşe kasıp yavaşça gevşetin.
    • Cinsel ilişki sırasında sadece dokunmanın ve sevişmenin verdiği hazza, alacağınız zevke odaklanmanız gerekli. Asla eşinizden karşılanmayan beklentilerinizi veya onun bu beklentilerinizi yerine getirmeyerek sizi nasıl çileden çıkardığını düşünmeyin.
    • Cinsel istek günlüğü tutun. Cinsel açıdan uyarıcı televizyon şovları ile filmlerdeki sahneleri not edin. Romantik/erotik içeriğe sahip kitapları okuyun ve kendi erotik fantezilerini oluşturun.
    • Nefes ve gevşeme egzersizleriyle arada bir kendinizi ödüllendirin.
    • Arada bir cinsel birleşmeyi kendi kendinize yasaklayın.
    • İlişkinizde yeniden bir flört etme dönemi yaratın. Daha fazla keyif alacağınız veya yakınlaşacağınız sıcakkanlı davranışları arttıracak metotları araştırın. Sarılmalar, elle şakalaşmalar, küçük öpücükler, el ele tutuşmak, televizyon izlerken birinin diğerinin kucağına oturması, kol kola yürüyüş yapmak gibi davranışlar sıcakkanlı davranışlara örnek verilebilir.
    • Partnerinizle birlikte cinselliğe bakış açınızı ve cinsel davranış özelliklerinizi konuşun ve yanlış davranış kalıplarınızı düzeltmeye çalışın.

    Cinsel Soğukluğa 'Çok Sıcak' Tavsiyeler

    Konu Saati  06:01  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Evli ya da uzun süre birlikteliği olan çiftler cinsel isteksizliğin faturasını genellikle partnerlerine veya stresli yaşam koşullarına çıkarırlar ama uzmanlara göre cinsellik için her zaman isteğe gerek yok. Doğru şeyler yapıldığında beden cinselliğe her zaman hazır olabilir ve kişi istemese de seks yapabilir.

    Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistlerinegöre, cinsellik kişinin istediğine bağlı bir durum değil. Çünkü beden adeta bir makine gibi "uygun mekan, uygun partner ve uygun uyarı" ile her zaman cinselliği hazır hale gelebilir.

    Terapistler, cinselliğin, diğer tüm güdüler gibi bazen içgüdüsel bazen de beyin tarafından salgılanan hormonlarla başlayan kompleks bir süreç olduğunu hatırlattı. Seks dürtüsünü harekete geçiren ve hareketli tutan en önemli unsurun testosteron miktarı olduğunu ifade eden terapistler, kadınlarda bu hormonun vücuttaki oranın erkeklere göre çok daha az olduğunu vurguluyorlar. Ancak yorgunluk ve stres, testosteron miktarını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Hurafelerden (mitler) dolayı çiftlerin cinsel hayatının sosyal, kültürel ve durumsal gerçeklere dayalı olarak şekil değiştirdiğine dikkat çeken CİSED terapistlerine göre, bu durum ilişkilerde tehlike çanlarının çalmasına da yol açabiliyor.

    Cinsel terapistler, çiftlerin “Seks doğal olarak başlamalı, isteğin yoksa ne yapabilirsin ki?” inanışlarının, cinsel ve ilişkisel sorunları içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini kaydederken, çok çarpıcı tespitler yaptılar.

    Görev Diye Algılamak Yanlış Değil

    Uzun birlikteliklerde yıllar içinde her şeyde olduğu gibi cinsel olarak uyarılma şekilleri de değişebilir. Doğru yöntem ise duruma uygun olarak kişinin yeni bir cinsel yaklaşım geliştirmesidir. Şunu da kabullenmek gerekiyor; cinsel istek cinsel temas başlamadan önce sizi yakıp tutuşturan türden olmasa bile çoğu zaman olay başladıktan sonra gelişecek ve alacağınız zevk eskisinden farklı olmayacak. Yani uygun mekan, uygun partner ve uygun uyarı ile cinsellik seks görev olarak da başlıyorsa bir zararı yok. Görev olsun diye cinsel ilişkiye başlayan çiftlerin çoğu bu aktiviteyi büyük zevk alarak noktalayabiliyor. Öyleyse cinsel aktivite, görev olarak başlayıp zevkle bittiği sürece amacına ulaşmıştır.

    İstemeseniz de Yapın!

    İlerleyen yıllar içinde çiftin sekse karşı körelmeye başlayan ilgiyi canlandırabilmesinin anahtarı düşüncelerinden geçiyor. Cinsel terapistlerin bu konuda önemli uyarıları var:

    Sürekli cinsel teması başlatmaya çalışan ve sürekli reddedilip gururu kırılan kişi, bir zaman sonra partnerine bunu sormamayı tercih ediyor. Bu da ilişkilerin uzun vadede ciddi hasarlar almasına neden olabiliyor. İlerde yaşanması muhtemel cinsel işlev bozukluklarının önüne geçmek için cinselliği istemeyi beklemeyin, istemeseniz de seks yapın. Seks yapmak demek ille de penis-vajina birlikteliği değildir. Bazen sevişmek, okşamak, öpüşmek, erotik masaj yapmak, birlikte banyo yapmak veya sarılarak uyumaya çalışmak da seks yapmaktır. Çünkü cinsellik, rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilmedir. Ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatıdır.
    Peki cinsel soğukluktan yakınan çiftler bunun üstesinden nasıl gelebilir?

    İşte Sıcak Tavsiyeler

    • Öncelikle mevcut cinsel sorunu, düşük istekli bireyin sorunu olmaktan ziyade ortak sorununuz olarak görmeye çalışın.
    • Cinselliğe yaklaşım tarzınızı değiştirin. Bir kere başladı mı zevkin kendiliğinden geleceğini düşünüp, kabul edip ona göre davranmanız şart.
    • Gün içinde zaman buldukça seksten alacağınız zevki düşünün. Geçmişte sizi etkileyip aklınızda kalmış olan bir cinsel ilişki hatırasını ya da sizi hakikaten uyaran bir fanteziniz varsa onu düşünün.
    • Cinsel teması başlatmadan önce 5 dakikalık bir motivasyon yapın. Hayal dünyanıza başvurun ve aklınızda cinsel fanteziler kurun. Partnerinizle paylaşılmasında sakınca olmayacak olan cinsel fantezilerinizi paylaşın.
    • Aşk kaslarınız için Kegel Egzersizleri adı verilen uygulamaları yapın. Yani erkekte makat, yumurtalıklar ve kasıkları, kadınlarda vajina çevresini kapsayan aşk kaslarınızı belli bir disiplin içinde peş peşe kasıp yavaşça gevşetin.
    • Cinsel ilişki sırasında sadece dokunmanın ve sevişmenin verdiği hazza, alacağınız zevke odaklanmanız gerekli. Asla eşinizden karşılanmayan beklentilerinizi veya onun bu beklentilerinizi yerine getirmeyerek sizi nasıl çileden çıkardığını düşünmeyin.
    • Cinsel istek günlüğü tutun. Cinsel açıdan uyarıcı televizyon şovları ile filmlerdeki sahneleri not edin. Romantik/erotik içeriğe sahip kitapları okuyun ve kendi erotik fantezilerini oluşturun.
    • Nefes ve gevşeme egzersizleriyle arada bir kendinizi ödüllendirin.
    • Arada bir cinsel birleşmeyi kendi kendinize yasaklayın.
    • İlişkinizde yeniden bir flört etme dönemi yaratın. Daha fazla keyif alacağınız veya yakınlaşacağınız sıcakkanlı davranışları arttıracak metotları araştırın. Sarılmalar, elle şakalaşmalar, küçük öpücükler, el ele tutuşmak, televizyon izlerken birinin diğerinin kucağına oturması, kol kola yürüyüş yapmak gibi davranışlar sıcakkanlı davranışlara örnek verilebilir.
    • Partnerinizle birlikte cinselliğe bakış açınızı ve cinsel davranış özelliklerinizi konuşun ve yanlış davranış kalıplarınızı düzeltmeye çalışın.

    2 Aralık 2013 Pazartesi

    Kadınların dikkatli olması gereken, doğru bilinen yanlışlar...

    Cinsel ilişki sonrası vajinanın sabunla yıkanması kadını enfeksiyonlardan korur: Yanlış! ın sabun ve benzeri maddelerle yıkanması doğal ortamını bozar ve enfeksiyonlara karşı direnci azaltır. Bu tür uygulamalar sonucunda mantar ve gardnerella vaginalis gibi bazı enfeksiyonlar oluşabilir.

    Kızlık zarı bozulmadan gebe kalmak mümkün değildir: Yanlış! kızlık zarı bozulmadan da gebe kalınabilir. Kızlık zarı yapı olarak ilişkiyle bozulmayacak (esnek) özellik taşıyabilir veya gebelik vajina girişine akan meninin vajina içerisine girmesiyle oluşabilir.

    Prezervatif bütün enfeksiyon hastalıklarının bulaşmasını engelleyebilir: Yanlış! , HPV dışındaki enfeksiyon ajanlarının bulaşmasını engellese de günümüzün cinsel yolla bulaşan en yaygın hastalığı olan HPV’yi tam olarak engelleyemez.

    Her cinsel ilişkide gebe kalınabilir: Yanlış! ınlarda ayda bir kez gerçekleşen yumurtlama nedeniyle, bugünlere yakın beş-altı günlük sürede hamile kalma şansı bulunur. Bunun dışındaki günlerde gebe kalma şansı çok düşüktür.

    Genital enfeksiyonlar sadece cinsel ilişkiyle bulaşır: Yanlış! enfeksiyonların asıl bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Fakat düşük ihtimalle de olsa alafranga tuvaletlerden de bazı enfeksiyonlar bulaşabilmektedir.

    Mantar enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır ve eşlerde tedavi edilmelidir: Yanlış! enfeksiyonları cinsel yolla bulaşan hastalıklardan değildir ve eş tedavisi gerektirmez.

    Ertesi gün hapları güvenli bir doğum kontrol yöntemidir ve sık kullanılabilir: Yanlış! gün hapları, normal doğum kontrol hapları oranında koruyuculuğa sa hip olmadığı gibi sık kulanılması önerilmez. Bu haplara ancak acil durumlarda başvurulması gerekir.

    Acil durumlarda başvurulabilecek tek doğum kontrol yöntemi ertesi gün haplarıdır: Yanlış! durumlarda ertesi gün hapları dışında kullanılabilecek başka yöntemlerde bulunmaktadır. Bunlardan biri de korunmasız ilişki sonrası kadına birkaç gün içinde spiral takılmasıdır.

    Menopoz dönemi kadın cinselliğini çok olumsuz etkiler: Yanlış! dönemi sonrası kadının cinsel yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek birtakım olaylar gelişse de, bunlar doktor kontrolüyle rahatlıkla çözümlenebilir. Buradaki asıl problem toplumdaki bu yanlış inanıştır.

    Cinsellikle ilgili doğru bilinen 9 yanlış

    Konu Saati  23:11  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Kadınların dikkatli olması gereken, doğru bilinen yanlışlar...

    Cinsel ilişki sonrası vajinanın sabunla yıkanması kadını enfeksiyonlardan korur: Yanlış! ın sabun ve benzeri maddelerle yıkanması doğal ortamını bozar ve enfeksiyonlara karşı direnci azaltır. Bu tür uygulamalar sonucunda mantar ve gardnerella vaginalis gibi bazı enfeksiyonlar oluşabilir.

    Kızlık zarı bozulmadan gebe kalmak mümkün değildir: Yanlış! kızlık zarı bozulmadan da gebe kalınabilir. Kızlık zarı yapı olarak ilişkiyle bozulmayacak (esnek) özellik taşıyabilir veya gebelik vajina girişine akan meninin vajina içerisine girmesiyle oluşabilir.

    Prezervatif bütün enfeksiyon hastalıklarının bulaşmasını engelleyebilir: Yanlış! , HPV dışındaki enfeksiyon ajanlarının bulaşmasını engellese de günümüzün cinsel yolla bulaşan en yaygın hastalığı olan HPV’yi tam olarak engelleyemez.

    Her cinsel ilişkide gebe kalınabilir: Yanlış! ınlarda ayda bir kez gerçekleşen yumurtlama nedeniyle, bugünlere yakın beş-altı günlük sürede hamile kalma şansı bulunur. Bunun dışındaki günlerde gebe kalma şansı çok düşüktür.

    Genital enfeksiyonlar sadece cinsel ilişkiyle bulaşır: Yanlış! enfeksiyonların asıl bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Fakat düşük ihtimalle de olsa alafranga tuvaletlerden de bazı enfeksiyonlar bulaşabilmektedir.

    Mantar enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır ve eşlerde tedavi edilmelidir: Yanlış! enfeksiyonları cinsel yolla bulaşan hastalıklardan değildir ve eş tedavisi gerektirmez.

    Ertesi gün hapları güvenli bir doğum kontrol yöntemidir ve sık kullanılabilir: Yanlış! gün hapları, normal doğum kontrol hapları oranında koruyuculuğa sa hip olmadığı gibi sık kulanılması önerilmez. Bu haplara ancak acil durumlarda başvurulması gerekir.

    Acil durumlarda başvurulabilecek tek doğum kontrol yöntemi ertesi gün haplarıdır: Yanlış! durumlarda ertesi gün hapları dışında kullanılabilecek başka yöntemlerde bulunmaktadır. Bunlardan biri de korunmasız ilişki sonrası kadına birkaç gün içinde spiral takılmasıdır.

    Menopoz dönemi kadın cinselliğini çok olumsuz etkiler: Yanlış! dönemi sonrası kadının cinsel yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek birtakım olaylar gelişse de, bunlar doktor kontrolüyle rahatlıkla çözümlenebilir. Buradaki asıl problem toplumdaki bu yanlış inanıştır.

    17 Kasım 2013 Pazar

    Halen kesin tedavisi olmayan AIDS, ağırlıklı olarak cinsel yolla bulaşıyor. Resmi kayıtlara göre Türkiye'de 4 binin üzerinde kişiyi etkileyen bu hastalık, özellikle gençleri ve kadınları tehdit ediyor.

    İnsan Bağışık Yetmezliği Virüsü (HIV), tanısının ilk kez konulduğu 1 Aralık 1981 yılından bu yana geçen 30 senede, dünya üzerinde 33 milyon insanda görüldü. Halen kesin tedavisi olmayan AIDS'ten etkilenen Türkiye'de kayıtlı hasta sayısı ise 4 bin 826.

    Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, çoğunlukla cinsel yollardan bulaşan bu öldürücü hastalığın uzun vadeli etkilerini bertaraf etmeye yönelik halen tüm dünyada etkili ve organize bir strateji belirlenmemiş olduğuna dikkat çekti. Dr. Keçe şunları kaydetti:

    "Tüm dünya için giderek önemli bir tehlikeye dönüşen AIDS, sadece bir hafta değil, devamlı ciddiye alınması gereken bir konudur. Çünkü AIDS hastalığının önlenebilmesi için yılda 10 milyar dolar harcanıyor. Bu rakam hastalığın yayılmasını önlemede ve bilgilendirmede kullanılsa hem insan sağlığı ve nesli korunmuş olacak hem de daha az maddi kaynak ayrılmış olacaktır."

    "Cinsel İlişki Yaşı Düşüyor"

    AIDS'in özellikle kadınları ve gençleri tehdit ettiğine dikkat çeken Dr. Keçe, CİSED tarafından 15-25 yaş arası bir 480 genç üzerinde yapılan araştırmalardan çıkan tehlikeli gerçeği açıkladı:

    "'Cinsel yönden aktif misiniz?' sorusuna ankete katılan her 100 gençten 16′sı 'evet' yanıtını verdi. Cinselliğin yaşanma yaşının tüm dünyada olduğu gibi 18 yaşın altına Türkiye'de de düşmesi, başta AIDS olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıkların daha hızlı yayılmasına yol açmaktadır. Bu nedenle CİSED olarak, cinsel eğitimin kademeli olarak anaokulundan itibaren biyolojik değişiklikler ortaya çıkmadan verilmeye başlanmasını tavsiye ediyoruz."

    Korunmanın En Etkili Yolu; Prezervatif

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanın en etkin yolunun prezervatif kullanmak olduğunu vurgulayan Dr. Cem Keçe, şu açıklamalarda bulundu:

    "Ayrıca her türlü enjeksiyon için yeni bir enjektör kullanılması ve asla enjektör paylaşılmaması da önemlidir. 'Düzenli bir doğum kontrol yöntemi kullanıyor musunuz?" sorusuna gençlerimizin yüzde 75′i 'hayır' yanıtı vermiştir. Bu tablo çok vahimdir.

    'Neden düzenli bir doğum kontrol yöntemi kullanmıyorsunuz?' sorusuna ise gençlerimizin yüzde 35′i 'Gerek duymuyorum', yüzde 30′u 'Düzenli ve sık cinsel ilişki kurmuyorum', yüzde 15′i 'Gebe kalacağımı düşünmüyorum', yüzde 14′ü 'Partnerimin gebe kalacağını düşünmüyorum', yüzde 5′i 'Doğum kontrolüne inanmıyorum' ve yüzde 1′i de 'İnançlarıma aykırı' yanıtlarını verdi.

    Cinsel sağlık ve cinsel eğitim, hayatımız boyunca öğrendiğimiz ve önemsenmesi gereken önemli bir süreç olmasına karşın, üniversitelerimizin Tıp Fakültelerince, Psikolojik Danışma ve Rehberlik vb. cinsel sağlık konusuyla ilgili eğitim veren diğer fakültelerince, Sağlık Bakanlığımızca, ailelerimizce, öğretmenlerimizce ve diğer eğitimcilerimizce üzerinde yeterince durulan bir konu maalesef olamamıştır. Tüm yetkililere bir kez daha sesleniyoruz: Cinsel eğitim şart."

    Cinsellik Yaşında Tehlikeli Düşüş!

    Konu Saati  08:39  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Halen kesin tedavisi olmayan AIDS, ağırlıklı olarak cinsel yolla bulaşıyor. Resmi kayıtlara göre Türkiye'de 4 binin üzerinde kişiyi etkileyen bu hastalık, özellikle gençleri ve kadınları tehdit ediyor.

    İnsan Bağışık Yetmezliği Virüsü (HIV), tanısının ilk kez konulduğu 1 Aralık 1981 yılından bu yana geçen 30 senede, dünya üzerinde 33 milyon insanda görüldü. Halen kesin tedavisi olmayan AIDS'ten etkilenen Türkiye'de kayıtlı hasta sayısı ise 4 bin 826.

    Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, çoğunlukla cinsel yollardan bulaşan bu öldürücü hastalığın uzun vadeli etkilerini bertaraf etmeye yönelik halen tüm dünyada etkili ve organize bir strateji belirlenmemiş olduğuna dikkat çekti. Dr. Keçe şunları kaydetti:

    "Tüm dünya için giderek önemli bir tehlikeye dönüşen AIDS, sadece bir hafta değil, devamlı ciddiye alınması gereken bir konudur. Çünkü AIDS hastalığının önlenebilmesi için yılda 10 milyar dolar harcanıyor. Bu rakam hastalığın yayılmasını önlemede ve bilgilendirmede kullanılsa hem insan sağlığı ve nesli korunmuş olacak hem de daha az maddi kaynak ayrılmış olacaktır."

    "Cinsel İlişki Yaşı Düşüyor"

    AIDS'in özellikle kadınları ve gençleri tehdit ettiğine dikkat çeken Dr. Keçe, CİSED tarafından 15-25 yaş arası bir 480 genç üzerinde yapılan araştırmalardan çıkan tehlikeli gerçeği açıkladı:

    "'Cinsel yönden aktif misiniz?' sorusuna ankete katılan her 100 gençten 16′sı 'evet' yanıtını verdi. Cinselliğin yaşanma yaşının tüm dünyada olduğu gibi 18 yaşın altına Türkiye'de de düşmesi, başta AIDS olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıkların daha hızlı yayılmasına yol açmaktadır. Bu nedenle CİSED olarak, cinsel eğitimin kademeli olarak anaokulundan itibaren biyolojik değişiklikler ortaya çıkmadan verilmeye başlanmasını tavsiye ediyoruz."

    Korunmanın En Etkili Yolu; Prezervatif

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanın en etkin yolunun prezervatif kullanmak olduğunu vurgulayan Dr. Cem Keçe, şu açıklamalarda bulundu:

    "Ayrıca her türlü enjeksiyon için yeni bir enjektör kullanılması ve asla enjektör paylaşılmaması da önemlidir. 'Düzenli bir doğum kontrol yöntemi kullanıyor musunuz?" sorusuna gençlerimizin yüzde 75′i 'hayır' yanıtı vermiştir. Bu tablo çok vahimdir.

    'Neden düzenli bir doğum kontrol yöntemi kullanmıyorsunuz?' sorusuna ise gençlerimizin yüzde 35′i 'Gerek duymuyorum', yüzde 30′u 'Düzenli ve sık cinsel ilişki kurmuyorum', yüzde 15′i 'Gebe kalacağımı düşünmüyorum', yüzde 14′ü 'Partnerimin gebe kalacağını düşünmüyorum', yüzde 5′i 'Doğum kontrolüne inanmıyorum' ve yüzde 1′i de 'İnançlarıma aykırı' yanıtlarını verdi.

    Cinsel sağlık ve cinsel eğitim, hayatımız boyunca öğrendiğimiz ve önemsenmesi gereken önemli bir süreç olmasına karşın, üniversitelerimizin Tıp Fakültelerince, Psikolojik Danışma ve Rehberlik vb. cinsel sağlık konusuyla ilgili eğitim veren diğer fakültelerince, Sağlık Bakanlığımızca, ailelerimizce, öğretmenlerimizce ve diğer eğitimcilerimizce üzerinde yeterince durulan bir konu maalesef olamamıştır. Tüm yetkililere bir kez daha sesleniyoruz: Cinsel eğitim şart."

    İlk zamanlar aranızdaki çekim gücü, merak ve heyecan harikaydı sonraları bir şeyler oldu ve eskisi kadar iştahlı sevişmiyorsunuz. İlk günlerinize dönebilmeniz için bunları okuyun.

    Dokunun!
    Birbirinize dokunmanın çok doğru yolları vardır. Öpüşme sırasında genellikle saçlarını okşamayı, boynunu ve omuzlarını okşayın. Yüzüne dokunun. Birbirinize dokunmak için yeni yollar deneyin.

    Reiki noktası!
    Omurganın dibinde, küçük bir oyuk bir kemik plakası vardır. Bu oyuğa masaj yaparak eşinizin cinsel enerjisini açabilirsiniz.

    Eğlenin
    Öpüşürken ya da birbirinize kur yaparken gülün. Seks ciddi bir mesele değildir ve kahkaha büyük bir afrodizyaktır.

    Kamasutra kitabı alın
    Bu sadece yeni pozisyonlar denemek anlamına gelmez. Kamasutra'nın amaçları arasında kadın, erkek, çiftler arası denge, yaşamı sevdirmeyi amaçlayan düşünceler olmaktadır.

    Sıcak olsun
    Ortamı çok sıcak yapın. Klimaları açın... Uzmanlara göre sıcak ortamlarda aşk daha fazla nüksediyor. Bu yüzden insanlar yazın daha çok aşık oluyorlar. Buharlı bir duş veya jakuzide ön sevişmenin tadını çıkarın.

    Konuşun
    Seks sırasında aklınıza ne geliyorsa hepsini söyleyin. İster çirkinleşin ister duygusal olun. Uzun ilişkilerde görsellikten daha çok romantik iletişim çiftlere yardımcı oluyor.

    Vücudunuza aşık olsun
    egzersiz bir seçenek değil zorunluluktur. Size lastik bebek gibi olun demiyoruz. Ancak egzersiz fazla ağırlığınızı azaltmak için iyidir. Ayrıca egzersiz yapmak vücudunuzun testosteron düzeyini arttırır.

    Kendinizi şımartın
    Bir günü kendi güzelliğiniz için ayırın. Manşkür ve pedikür yaptırın. Bir saatlik vücut, yüz ve baş masajına girin. Kendinize mumlar alın ve küvetinizi doldurun.

    Fantezi yapın.
    Seks hakkında düşünün. Erotik düşünceler libido artırmak için birebirdir.

    İyi bir seks için bilmeniz gereken 10 adım!

    Konu Saati  08:37  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    İlk zamanlar aranızdaki çekim gücü, merak ve heyecan harikaydı sonraları bir şeyler oldu ve eskisi kadar iştahlı sevişmiyorsunuz. İlk günlerinize dönebilmeniz için bunları okuyun.

    Dokunun!
    Birbirinize dokunmanın çok doğru yolları vardır. Öpüşme sırasında genellikle saçlarını okşamayı, boynunu ve omuzlarını okşayın. Yüzüne dokunun. Birbirinize dokunmak için yeni yollar deneyin.

    Reiki noktası!
    Omurganın dibinde, küçük bir oyuk bir kemik plakası vardır. Bu oyuğa masaj yaparak eşinizin cinsel enerjisini açabilirsiniz.

    Eğlenin
    Öpüşürken ya da birbirinize kur yaparken gülün. Seks ciddi bir mesele değildir ve kahkaha büyük bir afrodizyaktır.

    Kamasutra kitabı alın
    Bu sadece yeni pozisyonlar denemek anlamına gelmez. Kamasutra'nın amaçları arasında kadın, erkek, çiftler arası denge, yaşamı sevdirmeyi amaçlayan düşünceler olmaktadır.

    Sıcak olsun
    Ortamı çok sıcak yapın. Klimaları açın... Uzmanlara göre sıcak ortamlarda aşk daha fazla nüksediyor. Bu yüzden insanlar yazın daha çok aşık oluyorlar. Buharlı bir duş veya jakuzide ön sevişmenin tadını çıkarın.

    Konuşun
    Seks sırasında aklınıza ne geliyorsa hepsini söyleyin. İster çirkinleşin ister duygusal olun. Uzun ilişkilerde görsellikten daha çok romantik iletişim çiftlere yardımcı oluyor.

    Vücudunuza aşık olsun
    egzersiz bir seçenek değil zorunluluktur. Size lastik bebek gibi olun demiyoruz. Ancak egzersiz fazla ağırlığınızı azaltmak için iyidir. Ayrıca egzersiz yapmak vücudunuzun testosteron düzeyini arttırır.

    Kendinizi şımartın
    Bir günü kendi güzelliğiniz için ayırın. Manşkür ve pedikür yaptırın. Bir saatlik vücut, yüz ve baş masajına girin. Kendinize mumlar alın ve küvetinizi doldurun.

    Fantezi yapın.
    Seks hakkında düşünün. Erotik düşünceler libido artırmak için birebirdir.

    7 Kasım 2013 Perşembe

    Terapistlere göre, kaliteli ve uyumlu bir cinsel hayat, kişinin özgüveninde saklı.

    Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, cinsel işlev bozukluklarının kökeninde özgüven eksikliğinin etkilerini araştırdı. Özgüveni, dünyadaki en güçlü afrodizyak olarak değerlendiren terapistler, bir kadını veya erkeği çekici kılanın onun özgüveni olduğunu vurguluyorlar. Terapistlere göre, özgüven için sorumluluk almak şart. CİSED terapistleri, bireyin kendinin, yakınlarının ve hayatının sorumluluğunu alabildiği sürece, özgüvenini inşa edebildiğine dikkat çekiyorlar.

    Peki özgüven cinsel hayatı nasıl etkiliyor? CİSED terapistlerin bu konudaki tespitleri hayli dikkat çekici:
    “Özgüven cinsellik için de oldukça önemli. Kişisel gelişimini tamamlamış, hayattan ne istediğini bilen, gelecekte ne yapacağını planlayan bir kişinin, hayata hakim olması, yaptıklarının sorumluluğunu alması ve farkına varması özgüvenin ta kendisidir. Sadece cinselliği değil eş ilişkisini yönlendirmek özgüven sayesinde olur. Cinsellik dışında eşiyle veya partneriyle iletişimi iyi ise, ona her sıkıntısını rahatlıkla söyleyebiliyorsa kendilerine ve birbirlerine zaman ayırabiliyorlarsa bu çiftin özgüveni yerindedir.”

    “Özgüven eksikliği cinsel sorunların kaynağında var”
    “Özgüveni yerinde olan çiftler, birbirlerinin ne istediklerini bilirler. Nelerden hoşlandıklarının farkındadırlar ve bunları birbirlerinden talep ederler. Birbirlerine karşı utanç duygusunu yoğun yaşamazlar. Cinsel işlev bozukluklarının kayağında özgüven eksikliği vardır. “Karşımdaki şunu istesem beni nasıl anlar?” soruları akıllarında dolaşan ve cinsel isteklerini birbirleriyle paylaşamayan çiftlerin özgüveni eksiktir. Özgüven yoksa cinsellik tatmin edilemez ve bu da ilişkiye zarar verir. Bu eksiklik cinselliğin olumlu yaşanması önünde engeldir.”

    Önce iletişim…
    “İddialı bir ifade vardır: Cinsel işlev sorunu yoktur. İki kişinin iletişim sorunu vardır. İşte biz bu görüşe dayanarak diyoruz ki, iletişim sorunu ardından cinsel sorunlar gelir. Tedavide de ilk basamak ilişkide iletişimi geliştirebilmektir. Partnerler birbirlerine dertlerini anlatır hale getirilebilmelidir. Sorunları çözmek adına bu çok değerlidir ve aslında süreç, özgüven eksikliğini gidermektir.”

    CİSED terapistlerinin özgüvenin kazanımı için önemli tavsiyeleri var:

     “Özgüven saklı bir cevherdir”
    “Özgüven ne azalır ne artar. Her zaman içinizde bir yerde saklıdır ve sizin onu bulmanızı bekler. Özgüven içinizde saklı bir cevherdir. Nasıl ki ulaşmak için kazmak, cevheri yaratmaz ama ona ulaştırırsa, siz de içinizdeki özgüveni ortaya çıkarabilirsiniz. Cevherin üstünü siz örtmediniz. Ama açacak olan da sizsiniz. Kazmak ve ona ulaşmak elinizde. Yaşayarak öğrenmek, iç görüyü meydana getirirken okumak da farkında olmayı getirir. Özgüven için sonuç değil süreç önemlidir ve kişinin kendini iyi bilmesinde yatar. İnsanın yarım ve yalnız olduğunu kabul etmesi gerekir. Ölmeden ölmek, terk edilmeden terk edilmenin ne olduğunu bilmek özgüveni getirir. Özgüven, okumak, yaşamak ve tecrübe etmektir.”

    En güçlü afrodizyak: Özgüven

    Konu Saati  22:21  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Terapistlere göre, kaliteli ve uyumlu bir cinsel hayat, kişinin özgüveninde saklı.

    Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, cinsel işlev bozukluklarının kökeninde özgüven eksikliğinin etkilerini araştırdı. Özgüveni, dünyadaki en güçlü afrodizyak olarak değerlendiren terapistler, bir kadını veya erkeği çekici kılanın onun özgüveni olduğunu vurguluyorlar. Terapistlere göre, özgüven için sorumluluk almak şart. CİSED terapistleri, bireyin kendinin, yakınlarının ve hayatının sorumluluğunu alabildiği sürece, özgüvenini inşa edebildiğine dikkat çekiyorlar.

    Peki özgüven cinsel hayatı nasıl etkiliyor? CİSED terapistlerin bu konudaki tespitleri hayli dikkat çekici:
    “Özgüven cinsellik için de oldukça önemli. Kişisel gelişimini tamamlamış, hayattan ne istediğini bilen, gelecekte ne yapacağını planlayan bir kişinin, hayata hakim olması, yaptıklarının sorumluluğunu alması ve farkına varması özgüvenin ta kendisidir. Sadece cinselliği değil eş ilişkisini yönlendirmek özgüven sayesinde olur. Cinsellik dışında eşiyle veya partneriyle iletişimi iyi ise, ona her sıkıntısını rahatlıkla söyleyebiliyorsa kendilerine ve birbirlerine zaman ayırabiliyorlarsa bu çiftin özgüveni yerindedir.”

    “Özgüven eksikliği cinsel sorunların kaynağında var”
    “Özgüveni yerinde olan çiftler, birbirlerinin ne istediklerini bilirler. Nelerden hoşlandıklarının farkındadırlar ve bunları birbirlerinden talep ederler. Birbirlerine karşı utanç duygusunu yoğun yaşamazlar. Cinsel işlev bozukluklarının kayağında özgüven eksikliği vardır. “Karşımdaki şunu istesem beni nasıl anlar?” soruları akıllarında dolaşan ve cinsel isteklerini birbirleriyle paylaşamayan çiftlerin özgüveni eksiktir. Özgüven yoksa cinsellik tatmin edilemez ve bu da ilişkiye zarar verir. Bu eksiklik cinselliğin olumlu yaşanması önünde engeldir.”

    Önce iletişim…
    “İddialı bir ifade vardır: Cinsel işlev sorunu yoktur. İki kişinin iletişim sorunu vardır. İşte biz bu görüşe dayanarak diyoruz ki, iletişim sorunu ardından cinsel sorunlar gelir. Tedavide de ilk basamak ilişkide iletişimi geliştirebilmektir. Partnerler birbirlerine dertlerini anlatır hale getirilebilmelidir. Sorunları çözmek adına bu çok değerlidir ve aslında süreç, özgüven eksikliğini gidermektir.”

    CİSED terapistlerinin özgüvenin kazanımı için önemli tavsiyeleri var:

     “Özgüven saklı bir cevherdir”
    “Özgüven ne azalır ne artar. Her zaman içinizde bir yerde saklıdır ve sizin onu bulmanızı bekler. Özgüven içinizde saklı bir cevherdir. Nasıl ki ulaşmak için kazmak, cevheri yaratmaz ama ona ulaştırırsa, siz de içinizdeki özgüveni ortaya çıkarabilirsiniz. Cevherin üstünü siz örtmediniz. Ama açacak olan da sizsiniz. Kazmak ve ona ulaşmak elinizde. Yaşayarak öğrenmek, iç görüyü meydana getirirken okumak da farkında olmayı getirir. Özgüven için sonuç değil süreç önemlidir ve kişinin kendini iyi bilmesinde yatar. İnsanın yarım ve yalnız olduğunu kabul etmesi gerekir. Ölmeden ölmek, terk edilmeden terk edilmenin ne olduğunu bilmek özgüveni getirir. Özgüven, okumak, yaşamak ve tecrübe etmektir.”

    6 Kasım 2013 Çarşamba

    Seks tabii ki sağlıklı fakat iyi bir seksin sağlığınız açısında da yararlı olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? İşte uzmanlara göre seksin 8 faydası...

    Zayıflatır! 
    Canınız hiç spora gitmek istemiyor mu? Koşu bantlarına küsmeyin. Gecenin bir vakti hala spora gidemedim diye üzülüyorsanız, üzülmeyin! Seks de bir egzersiz olarak sayılıyor. MD, Founder and Medical Director of Alternity Healthcare in West Hartford, Connecticut Desmond Ebanks'e göre “Seks yarım saatlik bir zamanda 15 ile 150 kalori yakmanızı sağlıyor. Diğer sporlar ile karşılaştırıldığında durum hiç de fena değil. Mesela yoga yarım saatte 114, dans yarım saatte 129 veya yürüyüş yarım saatte 153 kalori yakmanızı sağlıyor.

    Seks aynı zamanda kasların süreç içerisinde şekil almasını sağlıyor. Cinsel uyarılma ve orgazm, testosteron hormonunun salgılanmasını ve böylelikle kas dokusunun yeniden inşa edilmesini gerekli kılıyor.

    Kalp sağlığınızı geliştirir! 
    Sağlıklı beslenme, kolestrolünüzü düşük tutma ve sodyum takviyesi kalp sağlığınızı üst düzeyde rahatlatır. Dr. Ebanks seksin kalp sağlığı açısından oldukça faydalı olduğunu söylüyor ve ekliyor “Seks kalp ritmini ve  kan akışını artırır.  Journal of Epidemiology and Community Health'te yayınlanan araştırmaya göre, haftada iki veya daha fazla kez yapılan seks, kalp krizi riskini yarı yarıya indiriyor.

    Geceleri daha iyi uyumanıza yardımcı olur!
    Daha rahat bir uyku için yönteminiz nedir? Rahatlatıcı bitki çaylarını tercih ediyorsunuz fakat yeterince işinizi görmüyor mu? Özellikle endişe ve strese bağlı uykusuzluk çekiyorsanız uzmanların tavsiyesi seks. "Cinsel hayatlarında aktif olan insanların stres ve benzeri koşullarla daha rahat başa çıktığı gözlenmiştir. Orgazm her iki cins için de en büyük rahatlama silahı.” diyor Dr. Ebanks.

    Bağılıklık sisteminizi güçlendirir! 
    Nezle ve grip hakkındaki tüm endişelerinizi bir kenara bırakın. Şaşırtıcı bir şekilde cinsel hayatınızı canlı tutarak bu hastalıkların önüne geçebilirsiniz.  Pennsylvania'da bulunan Wilkes Universitesinde yapılan araştırmaya göre haftada iki kezden fazla cinsel ilişkiye giren insanlarda bir antikor olan immunoglobulin A'nın %30 daha fazla salgılandığı gözlenmiş.

    Ruh sağlığınızı güçlendirir! 
    Ruh halinizi en kısa yoldan nasıl düzeltirsiniz? Stres, depresyon ve endişelerinizle nasıl başa çıkarsınız? Uzman Patricia Tan'e göre çözüm basit: Seks! Fakat amacınız sadece cinsel ilişkiye girmek olmamalı. Psikolojik olarak seks, stresi azaltıp ve samimiyet kurmanızı sağlayarak ruh halinizi iyileştirir. Stres azaltan bileşim bir insanın kortisol seviyesini düşürür. Buna bağlı olarak kan basıncı seviyesi, hiperglisemi ve karında asit miktarı artar.

    Acınızın dinmesine yardımcı olur! 
    Tepkilerinizi değiştirin. “Tatlım bu gece olmaz, başım ağrıyor” yerine “Evet, bu gece harika, başım ağrıyor.” demelisiniz. Seks ve ağrı yönetimi arasında gerçek bir korelasyon olduğuna inanan Ebanks ve ekliyor “ Cinsel uyarılma ve orgazm sırasında salınan oxytosin hormonu, endorfine dönüşür. Bu doğal uyuşturucu da seksi bir ağrı kesiciye dönüştürür.

    Tuvalet kontrolünüzde yardımcı olur! 
    Tuhaf gelebilir ama uzmanlara göre seks, kadınlarda tuvalet sıkışmalarınızı önlüyor. Kadınlara gün içerisinde ve seks sırasında Kegel egzersizleri yapmaları öneriliyor. Nedeni basit, egzersiz sadece baskıyı daha çok artırmıyor, aynı zamanda sıkışmanıza neden olan kasların güçlenmesini sağlıyor. Kegel egzersizlerini gün içerisinde ve ilişkiniz sırasında uygulamaktan çekinmeyin. Tuvaletinizi yaparken de kaslarınızı 3 dakika sıkıp bırakmanız gerekir.

    Daha sağlıklı bir cilde sahip olmanızı sağlar! 
    Seks sizi daha güzel yapabilir mi? Evet! Hayal ürünü gibi geliyor ama böyle. New York'ta bulunan PATH Medikal Merkezi'nin kurucusu Eric Braverman'a göre seks, ten renginizi bile geliştirecek vücudunuz için tüm yararlı bileşenleri içeriyor. Cinsel ilişki sırasında vücudunuz DHEA adlı hormonu salgılıyor. Bu bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor, daha sağlıklı bir cilde kavuşmanızı sağlıyor ve depresyon derecenizi azaltıyor.

    Seksin şaşırtıcı 8 faydası!

    Konu Saati  11:50  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Seks tabii ki sağlıklı fakat iyi bir seksin sağlığınız açısında da yararlı olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? İşte uzmanlara göre seksin 8 faydası...

    Zayıflatır! 
    Canınız hiç spora gitmek istemiyor mu? Koşu bantlarına küsmeyin. Gecenin bir vakti hala spora gidemedim diye üzülüyorsanız, üzülmeyin! Seks de bir egzersiz olarak sayılıyor. MD, Founder and Medical Director of Alternity Healthcare in West Hartford, Connecticut Desmond Ebanks'e göre “Seks yarım saatlik bir zamanda 15 ile 150 kalori yakmanızı sağlıyor. Diğer sporlar ile karşılaştırıldığında durum hiç de fena değil. Mesela yoga yarım saatte 114, dans yarım saatte 129 veya yürüyüş yarım saatte 153 kalori yakmanızı sağlıyor.

    Seks aynı zamanda kasların süreç içerisinde şekil almasını sağlıyor. Cinsel uyarılma ve orgazm, testosteron hormonunun salgılanmasını ve böylelikle kas dokusunun yeniden inşa edilmesini gerekli kılıyor.

    Kalp sağlığınızı geliştirir! 
    Sağlıklı beslenme, kolestrolünüzü düşük tutma ve sodyum takviyesi kalp sağlığınızı üst düzeyde rahatlatır. Dr. Ebanks seksin kalp sağlığı açısından oldukça faydalı olduğunu söylüyor ve ekliyor “Seks kalp ritmini ve  kan akışını artırır.  Journal of Epidemiology and Community Health'te yayınlanan araştırmaya göre, haftada iki veya daha fazla kez yapılan seks, kalp krizi riskini yarı yarıya indiriyor.

    Geceleri daha iyi uyumanıza yardımcı olur!
    Daha rahat bir uyku için yönteminiz nedir? Rahatlatıcı bitki çaylarını tercih ediyorsunuz fakat yeterince işinizi görmüyor mu? Özellikle endişe ve strese bağlı uykusuzluk çekiyorsanız uzmanların tavsiyesi seks. "Cinsel hayatlarında aktif olan insanların stres ve benzeri koşullarla daha rahat başa çıktığı gözlenmiştir. Orgazm her iki cins için de en büyük rahatlama silahı.” diyor Dr. Ebanks.

    Bağılıklık sisteminizi güçlendirir! 
    Nezle ve grip hakkındaki tüm endişelerinizi bir kenara bırakın. Şaşırtıcı bir şekilde cinsel hayatınızı canlı tutarak bu hastalıkların önüne geçebilirsiniz.  Pennsylvania'da bulunan Wilkes Universitesinde yapılan araştırmaya göre haftada iki kezden fazla cinsel ilişkiye giren insanlarda bir antikor olan immunoglobulin A'nın %30 daha fazla salgılandığı gözlenmiş.

    Ruh sağlığınızı güçlendirir! 
    Ruh halinizi en kısa yoldan nasıl düzeltirsiniz? Stres, depresyon ve endişelerinizle nasıl başa çıkarsınız? Uzman Patricia Tan'e göre çözüm basit: Seks! Fakat amacınız sadece cinsel ilişkiye girmek olmamalı. Psikolojik olarak seks, stresi azaltıp ve samimiyet kurmanızı sağlayarak ruh halinizi iyileştirir. Stres azaltan bileşim bir insanın kortisol seviyesini düşürür. Buna bağlı olarak kan basıncı seviyesi, hiperglisemi ve karında asit miktarı artar.

    Acınızın dinmesine yardımcı olur! 
    Tepkilerinizi değiştirin. “Tatlım bu gece olmaz, başım ağrıyor” yerine “Evet, bu gece harika, başım ağrıyor.” demelisiniz. Seks ve ağrı yönetimi arasında gerçek bir korelasyon olduğuna inanan Ebanks ve ekliyor “ Cinsel uyarılma ve orgazm sırasında salınan oxytosin hormonu, endorfine dönüşür. Bu doğal uyuşturucu da seksi bir ağrı kesiciye dönüştürür.

    Tuvalet kontrolünüzde yardımcı olur! 
    Tuhaf gelebilir ama uzmanlara göre seks, kadınlarda tuvalet sıkışmalarınızı önlüyor. Kadınlara gün içerisinde ve seks sırasında Kegel egzersizleri yapmaları öneriliyor. Nedeni basit, egzersiz sadece baskıyı daha çok artırmıyor, aynı zamanda sıkışmanıza neden olan kasların güçlenmesini sağlıyor. Kegel egzersizlerini gün içerisinde ve ilişkiniz sırasında uygulamaktan çekinmeyin. Tuvaletinizi yaparken de kaslarınızı 3 dakika sıkıp bırakmanız gerekir.

    Daha sağlıklı bir cilde sahip olmanızı sağlar! 
    Seks sizi daha güzel yapabilir mi? Evet! Hayal ürünü gibi geliyor ama böyle. New York'ta bulunan PATH Medikal Merkezi'nin kurucusu Eric Braverman'a göre seks, ten renginizi bile geliştirecek vücudunuz için tüm yararlı bileşenleri içeriyor. Cinsel ilişki sırasında vücudunuz DHEA adlı hormonu salgılıyor. Bu bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor, daha sağlıklı bir cilde kavuşmanızı sağlıyor ve depresyon derecenizi azaltıyor.

    Etiketler

    Hakkımızda-Gizlilik-İletişim
    Copyright © 2013 Develi Kayseri. by Her Telden
    By Seven Blogcu.
    back to top