• Haberi Oku..

    Kaju aslında meyvesinin sapıdır...

  • Haberi Oku..

    Ananas aslında meyve değildir.

  • Makale

    Çekilen fotolar

  • Makale

    Yıldız sayısı..

  • Cilt Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
    Cilt Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

    12 Nisan 2014 Cumartesi

    Ceviz ağacının ikinci adı ömür ağacıdır

    Ceviz ağacının ikinci adı ömür ağacıdır. Asırlardır insanoğlunun en sevdiği gıdalardan biri olmuştur. Ceviz hakkında Çiçeron’dan tutun da Hipokrat ve İbni Sina’ya kadar çok sayıda düşünür görüş beyan etmiştir. O, vücudumuzun enerji aküsü olarak kalmayıp, güzelliğimize de güzellik katar.

    1940 yılında atom bombası yüzünden Hiroşima ve Nagazaki’de kilometrekarelerce alanda tüm canlılar yok edildi ve yıllarca radyasyon devam etti. Ama Japonlar buna rağmen dünyada sağlıklı ve uzun yaşayan insanlar olarak kaldılar. Bunun nedeni sağlığa önem verip sağlıklı bir yaşlılık için önlem almak. Üstelik kalp hastalıklarıyla göğüs kanseri gibi birçok kanser türüne en az yakalanma oranı da onlarda. Hawaili bir bilim adamının 8 bin Japon kökenli ABD’linin beslenme ve yaşam biçimleri üzerine yaptığı araştırmada bu insanların bir günde 27 çeşit besin tükettiğini fark etmiş. Bunlar arasında pirinç, soya, ceviz, balık turşu ve tahıllar bulunuyor.

    Bu ay size cevizle hazırlanan tarifler vereceğim.


    Yaşam şerbeti

    Öncelikle sağlığımız için kalkan görevi yapan, vücudu koruyan, kolesterolü düşüren, cildi güzelleştiren, metabolizmayı güçlendiren, yüksek antioksidan içeren, deri hasarlarına, kronik iltihaplara ve kemik hastalıklarına iyi gelen yaşam şerbeti:

    Malzemeler:
    - İki bardak ceviz içi
    - 1 kg. çilek (ahududu, böğürtlen)
    - 1 kg. yeşil elma
    - 2.5 kg. şeker
    - Yarım su bardağı su

    Hazırlanışı:
    Öncelikle şekere su katıp şerbeti hazırlayın. Geri kalan malzemeleri küçük parçalar halinde doğrayıp 10 dakika yoğurarak elimizle ezin. Üzerine şerbeti ekleyip 25 dakika ocakta pişirdikten sonra hepsini iki kat tülbentten geçirin. Sabah ve akşam bir yemek kaşığı bu şerbeti tüketin. Şeker hastalarına tavsiye etmiyorum.


    Sivilce ve akne tedavisi için tonik

    Bir bardak küçültülmüş ceviz yapraklarının üstüne 0.5 litre su ilave edin ve 20-30 dakika benmari yapın ve süzün. Daha sonra içine bir çay kaşığı tuz ve bir yumurta akı ilave edin. Hepsini karıştırın ve günde 10-15 defa yüzünüzü bu tonikle temizleyin. Bir hafta içinde ciddi değişikler görebilirsiniz. Bu toniği sivilceleriniz bittikten sonra da haftada bir defa tekrarlayın.


    Ölü hücrelere cevizli deodorant

    0.5 litre gül suyuna cevizin 10 tane yaprağını ve bir demet yaş nane ilave edin. Bir hafta sonra süzün ve sprey kabına doldurup her banyo sonrası kullanın. Vücuttaki tahrişleri, kaşıntıyı, ölü hücreleri atmaya yardımcı olur. Nanenin ferahlatıcı etkisinden deri oksijen alışverişini sağlar.


    Kış için ceviz kremi

    Kış aylarında cildimiz hep kuru ve cansız görünür. Böyle zamanlarda yine ceviz yardıma geliyor. Yoğun nemlendiricileri bile aratmayan ceviz kremin yapılışı çok kolay. Havanda bir yemek kaşığı cevizi ezin ve içine bir yumurta sarısı ilave edin. Bir çay kaşığı tereyağı ve bir çay kaşığı bal ekledikten sonra cildinize 20 dakika uygulayın. Ilık suyla yıkayın. Bu krem maskeyi akşamları uygulayın ve dışarıya çıkmayın. Cilt nemlenmiş ve dış etkenlere hassas olacaktır. Haftada iki defa uygulanması kâfidir.

     ŞEMS ARSLAN
    sems.arslan@hotmail.com
    www.semsarslan.com

    Alıntıdır:
    Güzellik Pınarı - Şems Aslan - Taraf Gazetesi: Süper doktor ceviz ağacı yazısını kaynağın'dan oku

    Şems Aslan ~ Süper doktor ceviz ağacı

    Konu Saati  14:20  |  in  Şifalı Bitkiler  |  Devamı»

    Ceviz ağacının ikinci adı ömür ağacıdır

    Ceviz ağacının ikinci adı ömür ağacıdır. Asırlardır insanoğlunun en sevdiği gıdalardan biri olmuştur. Ceviz hakkında Çiçeron’dan tutun da Hipokrat ve İbni Sina’ya kadar çok sayıda düşünür görüş beyan etmiştir. O, vücudumuzun enerji aküsü olarak kalmayıp, güzelliğimize de güzellik katar.

    1940 yılında atom bombası yüzünden Hiroşima ve Nagazaki’de kilometrekarelerce alanda tüm canlılar yok edildi ve yıllarca radyasyon devam etti. Ama Japonlar buna rağmen dünyada sağlıklı ve uzun yaşayan insanlar olarak kaldılar. Bunun nedeni sağlığa önem verip sağlıklı bir yaşlılık için önlem almak. Üstelik kalp hastalıklarıyla göğüs kanseri gibi birçok kanser türüne en az yakalanma oranı da onlarda. Hawaili bir bilim adamının 8 bin Japon kökenli ABD’linin beslenme ve yaşam biçimleri üzerine yaptığı araştırmada bu insanların bir günde 27 çeşit besin tükettiğini fark etmiş. Bunlar arasında pirinç, soya, ceviz, balık turşu ve tahıllar bulunuyor.

    Bu ay size cevizle hazırlanan tarifler vereceğim.


    Yaşam şerbeti

    Öncelikle sağlığımız için kalkan görevi yapan, vücudu koruyan, kolesterolü düşüren, cildi güzelleştiren, metabolizmayı güçlendiren, yüksek antioksidan içeren, deri hasarlarına, kronik iltihaplara ve kemik hastalıklarına iyi gelen yaşam şerbeti:

    Malzemeler:
    - İki bardak ceviz içi
    - 1 kg. çilek (ahududu, böğürtlen)
    - 1 kg. yeşil elma
    - 2.5 kg. şeker
    - Yarım su bardağı su

    Hazırlanışı:
    Öncelikle şekere su katıp şerbeti hazırlayın. Geri kalan malzemeleri küçük parçalar halinde doğrayıp 10 dakika yoğurarak elimizle ezin. Üzerine şerbeti ekleyip 25 dakika ocakta pişirdikten sonra hepsini iki kat tülbentten geçirin. Sabah ve akşam bir yemek kaşığı bu şerbeti tüketin. Şeker hastalarına tavsiye etmiyorum.


    Sivilce ve akne tedavisi için tonik

    Bir bardak küçültülmüş ceviz yapraklarının üstüne 0.5 litre su ilave edin ve 20-30 dakika benmari yapın ve süzün. Daha sonra içine bir çay kaşığı tuz ve bir yumurta akı ilave edin. Hepsini karıştırın ve günde 10-15 defa yüzünüzü bu tonikle temizleyin. Bir hafta içinde ciddi değişikler görebilirsiniz. Bu toniği sivilceleriniz bittikten sonra da haftada bir defa tekrarlayın.


    Ölü hücrelere cevizli deodorant

    0.5 litre gül suyuna cevizin 10 tane yaprağını ve bir demet yaş nane ilave edin. Bir hafta sonra süzün ve sprey kabına doldurup her banyo sonrası kullanın. Vücuttaki tahrişleri, kaşıntıyı, ölü hücreleri atmaya yardımcı olur. Nanenin ferahlatıcı etkisinden deri oksijen alışverişini sağlar.


    Kış için ceviz kremi

    Kış aylarında cildimiz hep kuru ve cansız görünür. Böyle zamanlarda yine ceviz yardıma geliyor. Yoğun nemlendiricileri bile aratmayan ceviz kremin yapılışı çok kolay. Havanda bir yemek kaşığı cevizi ezin ve içine bir yumurta sarısı ilave edin. Bir çay kaşığı tereyağı ve bir çay kaşığı bal ekledikten sonra cildinize 20 dakika uygulayın. Ilık suyla yıkayın. Bu krem maskeyi akşamları uygulayın ve dışarıya çıkmayın. Cilt nemlenmiş ve dış etkenlere hassas olacaktır. Haftada iki defa uygulanması kâfidir.

     ŞEMS ARSLAN
    sems.arslan@hotmail.com
    www.semsarslan.com

    Alıntıdır:
    Güzellik Pınarı - Şems Aslan - Taraf Gazetesi: Süper doktor ceviz ağacı yazısını kaynağın'dan oku

    13 Mart 2014 Perşembe

     

    Bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı

    Bir tatlı kaşığı dolusu yulaf samanını kaynamakta olan bir bardak suya atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 5 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzünüz. Üç hafta boyunca haftada 2 çay bardağı içilir. Üç haftadan sonra şikâyetin seyrine göre devam edilir. Her içim için yulaf samanı suyunu taze hazırlamak şarttır. Kesinlikle 10 saatten fazla beklemiş yulaf samanı suyunu haricen veya dahilen kullanmayınız.

    KOAH ve yulaf samanı

    Tıp dilinde, Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı olarak bilinen ve kısaca KOAH olarak adlandırılan bu rahatsızlıkta yulaf samanı kürü yardımcı ve destekleyicidir.

    DİKKAT
    Yulaf samanı kürünü uygulamadan önce ona karşı alerjiniz olup olmadığına dair test yaptırınız.

    DİKKAT 
    Kullanılacak yulaf samanının yeşil olarak kurutulmuş olma şartı vardır. Güneş altında sarardıktan sonra toplanmış yulaf samanı amaca uygun değildir.


    Halk arasında ala olarak bilinen derideki beyazlanmaya tıp dilinde vitiligo denilmektedir. Hastalık, pigment eksikliğinden kaynaklanır. Bazı bilimadamları sebebin kalıtımsal olabileceğini veya bu rahatsızlığa otoimmün (bağışıklık) sistemin neden olabileceğini savunmaktadır. Özellikle ellerde, kollarda ve yüzde görülen bu deri rahatsızlığı, genital bölgelerde de olabiliyor. Beyazlanmanın olduğu bölgelerde bulunan tüy, saç veya kıllar da dökülebiliyor. Genel bir kural olmasa da, saç derisinde vitiligo varsa, o bölgedeki saçlar da beyazlaşmaktadır.
    Ala olarak bilinen bu hastalıkla ilgili yaptığım araştırmalarda yulaf samanının (Avena sativa) iyi bir çözüm getirdiğini gördüm. Önemle vurgulamak istediğim bir nokta şudur: Vitiligo’ya ilk yakalananlar derideki beyazlanmanın veya beyaz lekelerin güneş ışığına çıkarak kaybolacağını (güneş ışığı altında yanarak beyaz bölgelerin koyulaşacağını) zannederler. Bu görüş kesinlikle yanlıştır. Vitiligo’ya karşı hazırlanan kür en etkili sonucu rahatsızlığın görüldüğü ilk yılda verir.

    Güneş olumsuz etkiler

    Vitiligo, aksine güneş ışığı altında daha hızlı ilerleme, yayılma ve dağılma gösterir. Güneş ışığı özellikle yaz aylarında vitiligo üzerinde olumsuz etki yapar. Eğer, tedavi edilmez ise yaş ilerledikçe de artış ve yayılma gösterir. Ala hastalığı olanlara, öğünlerinde normal beyaz veya kepekli ekmek yerine mısır ekmeği tüketimini alışkanlık haline getirmelerini tavsiye ederim. Çünkü, mısır ununda, ala hastalığını önleyici birkaç tane etkin madde bulunmaktadır. Hatta, hamur tatlılarının yapımında da normal un yerine mısır ununu kullanmaları önemli bir önleyici destek oluşturmaktadır. Mısır ununun vitiligo üzerinde hem önleyici hem de yayılmasını durdurucu rolü vardır. Vitiligo şikâyeti olanların kahve tüketiminde ölçülü olmaları gerekir. Bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı şikâyetlerinde yulaf samanının gücü mükemmeldir diyebilirim. Çoğu zaman yulaf samanını bulmak zordur. Bundan dolayı buğday veya arpa samanı ile aynı sonucu almak mümkün mü diye sorular soruluyor. Ne yazık ki, yulaf samanının yerini, bilinen hiçbir saman dolduramaz.
    Yulaf samanındaki scopoletin, içeriğindeki en önemli etkin maddelerden bir tanesidir. Scopoletin aynı zamanda antibacterial (bakteri yok edici), antiinflammatory (inflamasyona - iltihap- karşı), antiseptic (antiseptik), bronchorelaxant (bronş rahatlatıcı), antiasthmatic (astıma karşı), antibronchoconstrictor (bronş açıcı, bronş gevşetici), cancer preventive (kanser önleyici) özelliklere de sahiptir. Scopoletin’in bütün bu özelliklerini destekleyen, işlevini artıran en az beş tane yardımcı etkin madde daha vardır. Örneğin, yulafın içerdiği proline ve pyridoxine maddeleri de antiasthmatic (astıma karşı) özelliği olan maddelerdir. Scopoletin etkin maddesi havuçta, dolmalık biberde ve kerevizde yeterli miktarda bulunmaktadır. Ancak yulaf samanındaki kadar fonksiyonel ve de etkin değildir. Yulaf samanının bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı şikâyetlerinde nasıl kullanılacağı günün küründe verilmiştir.

    Ala (vitiligo) hastalığına karşı

    Üç tutam (yaklaşık 15 gram) yulaf samanını kaynamakta olan 1 litre suyun içine atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Ilıdıktan sonra süzünüz. Lekelerin olduğu bölgeye en az 5 dakika uygulayınız (pamuk kullanabilirsiniz). Parmak uçlarınızla lekelerin olduğu bölgeleri hafif hafif bastırmadan yarım dakika oğuşturunuz. Daha sonra tekrar 5 dakika etki ettiriniz. 5 dakikalık etki ettirme süresi tamamlandıktan sonra en az 2 saat ellerinizi yıkamayınız. Bu işleme lekeler kaybolana kadar haftada 3 kez devam ediniz. Tüm bu işlemlere başlamadan önce ellerinizi 2-3 dakika ılık suyun içerisinde yumuşatmanız daha etkili olur. Kesinlikle kullanılmış olan yulaf samanı suyunu ertesi ve daha sonraki günler için kullanmayınız. Her defasında taze olarak hazırlanması ve kullanılması gerekir. Yulaf samanı suyunu hazırladıktan, süzdükten ve ılıdıktan hemen sonra uygulayınız. Yulaf samanı suyunu bir kaba alıp ellerinizide 5 dakika daldırabilirsiniz. Hazırlanan yulaf samanı suyunun, üzerinden 10 saat geçtikten sonra haricen veya dahilen hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.



    Yulaf samanı demir, potasyum ve fosfor deposudur

    Yulaf samanı yapraklarında bulunan demir ve potasyum, başka hiçbir tahıl grubunun yapraklarında böylesine zengin değildir. Yaprakları adeta potasyum ve demir deposudur. Anemi ve kalpte ritim bozukluğu şikâyeti olanlar için yulaf samanı kürü mükemmel bir destekleyicidir. Şüphesiz ki, içerdiği potasyum ve demir yetiştiği bölgenin iklim şartlarına ve toprağın kimyasına bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. Yulaf samanı yaprakları en az 100 ppm ile 1200 ppm arasında değişen oranda demir içermektedir. Potasyum için ise 1 600 ppm ile 80 bin ppm arasında değişkenlik gösterebilmektedir. Yulaf samanı bitkisinin içerdiği demir ve potasyumdan faydalanabilmek için yapraklarının toplanır toplanmaz belli bir sıcaklıkta hemen işlem görmesi gerekir. Aksi taktirde küründen yeteri derecede faydalanmak mümkün değildir. Bunun nedenlerinden biri yapraklarının içerdiği coumarin maddesinden kaynaklanmaktadır.

    Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

    Kaynak



    İbrahim Saraçoğlu Vitiligo, KOAH ve bronşite bağlı nefes darlığına yulaf samanı

    Konu Saati  17:09  |  in  Şifalı Bitkiler  |  Devamı»

     

    Bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı

    Bir tatlı kaşığı dolusu yulaf samanını kaynamakta olan bir bardak suya atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 5 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzünüz. Üç hafta boyunca haftada 2 çay bardağı içilir. Üç haftadan sonra şikâyetin seyrine göre devam edilir. Her içim için yulaf samanı suyunu taze hazırlamak şarttır. Kesinlikle 10 saatten fazla beklemiş yulaf samanı suyunu haricen veya dahilen kullanmayınız.

    KOAH ve yulaf samanı

    Tıp dilinde, Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı olarak bilinen ve kısaca KOAH olarak adlandırılan bu rahatsızlıkta yulaf samanı kürü yardımcı ve destekleyicidir.

    DİKKAT
    Yulaf samanı kürünü uygulamadan önce ona karşı alerjiniz olup olmadığına dair test yaptırınız.

    DİKKAT 
    Kullanılacak yulaf samanının yeşil olarak kurutulmuş olma şartı vardır. Güneş altında sarardıktan sonra toplanmış yulaf samanı amaca uygun değildir.


    Halk arasında ala olarak bilinen derideki beyazlanmaya tıp dilinde vitiligo denilmektedir. Hastalık, pigment eksikliğinden kaynaklanır. Bazı bilimadamları sebebin kalıtımsal olabileceğini veya bu rahatsızlığa otoimmün (bağışıklık) sistemin neden olabileceğini savunmaktadır. Özellikle ellerde, kollarda ve yüzde görülen bu deri rahatsızlığı, genital bölgelerde de olabiliyor. Beyazlanmanın olduğu bölgelerde bulunan tüy, saç veya kıllar da dökülebiliyor. Genel bir kural olmasa da, saç derisinde vitiligo varsa, o bölgedeki saçlar da beyazlaşmaktadır.
    Ala olarak bilinen bu hastalıkla ilgili yaptığım araştırmalarda yulaf samanının (Avena sativa) iyi bir çözüm getirdiğini gördüm. Önemle vurgulamak istediğim bir nokta şudur: Vitiligo’ya ilk yakalananlar derideki beyazlanmanın veya beyaz lekelerin güneş ışığına çıkarak kaybolacağını (güneş ışığı altında yanarak beyaz bölgelerin koyulaşacağını) zannederler. Bu görüş kesinlikle yanlıştır. Vitiligo’ya karşı hazırlanan kür en etkili sonucu rahatsızlığın görüldüğü ilk yılda verir.

    Güneş olumsuz etkiler

    Vitiligo, aksine güneş ışığı altında daha hızlı ilerleme, yayılma ve dağılma gösterir. Güneş ışığı özellikle yaz aylarında vitiligo üzerinde olumsuz etki yapar. Eğer, tedavi edilmez ise yaş ilerledikçe de artış ve yayılma gösterir. Ala hastalığı olanlara, öğünlerinde normal beyaz veya kepekli ekmek yerine mısır ekmeği tüketimini alışkanlık haline getirmelerini tavsiye ederim. Çünkü, mısır ununda, ala hastalığını önleyici birkaç tane etkin madde bulunmaktadır. Hatta, hamur tatlılarının yapımında da normal un yerine mısır ununu kullanmaları önemli bir önleyici destek oluşturmaktadır. Mısır ununun vitiligo üzerinde hem önleyici hem de yayılmasını durdurucu rolü vardır. Vitiligo şikâyeti olanların kahve tüketiminde ölçülü olmaları gerekir. Bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı şikâyetlerinde yulaf samanının gücü mükemmeldir diyebilirim. Çoğu zaman yulaf samanını bulmak zordur. Bundan dolayı buğday veya arpa samanı ile aynı sonucu almak mümkün mü diye sorular soruluyor. Ne yazık ki, yulaf samanının yerini, bilinen hiçbir saman dolduramaz.
    Yulaf samanındaki scopoletin, içeriğindeki en önemli etkin maddelerden bir tanesidir. Scopoletin aynı zamanda antibacterial (bakteri yok edici), antiinflammatory (inflamasyona - iltihap- karşı), antiseptic (antiseptik), bronchorelaxant (bronş rahatlatıcı), antiasthmatic (astıma karşı), antibronchoconstrictor (bronş açıcı, bronş gevşetici), cancer preventive (kanser önleyici) özelliklere de sahiptir. Scopoletin’in bütün bu özelliklerini destekleyen, işlevini artıran en az beş tane yardımcı etkin madde daha vardır. Örneğin, yulafın içerdiği proline ve pyridoxine maddeleri de antiasthmatic (astıma karşı) özelliği olan maddelerdir. Scopoletin etkin maddesi havuçta, dolmalık biberde ve kerevizde yeterli miktarda bulunmaktadır. Ancak yulaf samanındaki kadar fonksiyonel ve de etkin değildir. Yulaf samanının bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı şikâyetlerinde nasıl kullanılacağı günün küründe verilmiştir.

    Ala (vitiligo) hastalığına karşı

    Üç tutam (yaklaşık 15 gram) yulaf samanını kaynamakta olan 1 litre suyun içine atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Ilıdıktan sonra süzünüz. Lekelerin olduğu bölgeye en az 5 dakika uygulayınız (pamuk kullanabilirsiniz). Parmak uçlarınızla lekelerin olduğu bölgeleri hafif hafif bastırmadan yarım dakika oğuşturunuz. Daha sonra tekrar 5 dakika etki ettiriniz. 5 dakikalık etki ettirme süresi tamamlandıktan sonra en az 2 saat ellerinizi yıkamayınız. Bu işleme lekeler kaybolana kadar haftada 3 kez devam ediniz. Tüm bu işlemlere başlamadan önce ellerinizi 2-3 dakika ılık suyun içerisinde yumuşatmanız daha etkili olur. Kesinlikle kullanılmış olan yulaf samanı suyunu ertesi ve daha sonraki günler için kullanmayınız. Her defasında taze olarak hazırlanması ve kullanılması gerekir. Yulaf samanı suyunu hazırladıktan, süzdükten ve ılıdıktan hemen sonra uygulayınız. Yulaf samanı suyunu bir kaba alıp ellerinizide 5 dakika daldırabilirsiniz. Hazırlanan yulaf samanı suyunun, üzerinden 10 saat geçtikten sonra haricen veya dahilen hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.



    Yulaf samanı demir, potasyum ve fosfor deposudur

    Yulaf samanı yapraklarında bulunan demir ve potasyum, başka hiçbir tahıl grubunun yapraklarında böylesine zengin değildir. Yaprakları adeta potasyum ve demir deposudur. Anemi ve kalpte ritim bozukluğu şikâyeti olanlar için yulaf samanı kürü mükemmel bir destekleyicidir. Şüphesiz ki, içerdiği potasyum ve demir yetiştiği bölgenin iklim şartlarına ve toprağın kimyasına bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. Yulaf samanı yaprakları en az 100 ppm ile 1200 ppm arasında değişen oranda demir içermektedir. Potasyum için ise 1 600 ppm ile 80 bin ppm arasında değişkenlik gösterebilmektedir. Yulaf samanı bitkisinin içerdiği demir ve potasyumdan faydalanabilmek için yapraklarının toplanır toplanmaz belli bir sıcaklıkta hemen işlem görmesi gerekir. Aksi taktirde küründen yeteri derecede faydalanmak mümkün değildir. Bunun nedenlerinden biri yapraklarının içerdiği coumarin maddesinden kaynaklanmaktadır.

    Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

    Kaynak



    10 Mart 2014 Pazartesi

    Sedefi önleyen ve kızartıyı ve pullanmayı azaltan,  kaşıntıyı tamamen önleyen don çözüm. Yatmadan Önce haftada3 defa küveti tuzlu suyla doldurun ve hastayı orada 30 dak. bekletin. Durulamadan çıkartıp soğan kremi sürün.

    Soğan Kürü

    Soğan kremi hazırlamak için f tane soğanı kabuğunu suyu iyice belenderde kıyın ve saç dibi dahil bu posalı soğan kürünü her tarafa sürün. 30 dk. sonra sadece saçınız katranlı-kükürtlü sabunla yıkayın - vücudunuzu yaş havluyla silin ve yatın. Sabah 300 gr. kırlangıç otunu 2 litre suda kaynatın ve vücudunuzu bu suyla yıkayın. Faydasını 14 gün içinde görmeye başlıyorsunuz.

    Şems Arslan ~ Sedef için süper formül soğan kürü

    Konu Saati  12:17  |  in  Şems Arslan  |  Devamı»

    Sedefi önleyen ve kızartıyı ve pullanmayı azaltan,  kaşıntıyı tamamen önleyen don çözüm. Yatmadan Önce haftada3 defa küveti tuzlu suyla doldurun ve hastayı orada 30 dak. bekletin. Durulamadan çıkartıp soğan kremi sürün.

    Soğan Kürü

    Soğan kremi hazırlamak için f tane soğanı kabuğunu suyu iyice belenderde kıyın ve saç dibi dahil bu posalı soğan kürünü her tarafa sürün. 30 dk. sonra sadece saçınız katranlı-kükürtlü sabunla yıkayın - vücudunuzu yaş havluyla silin ve yatın. Sabah 300 gr. kırlangıç otunu 2 litre suda kaynatın ve vücudunuzu bu suyla yıkayın. Faydasını 14 gün içinde görmeye başlıyorsunuz.

    8 Mart 2014 Cumartesi

    Bitkilerle birlikte egzama kürü yapabilir, sağlık problemlerinizden kurtulabilirsiniz. Egzama hastalıkları çok nedenli ve çeşitli şekillerde deride kızarma, şişme, kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren daha çok psikomastik olan bir deri hastalığı olarak bilinmektedir. Deri üzerinde kızarmalarla ve kabarmalarla kendini belli eden bu hastalığın tedavisini egzama kürü ile tedavi edebilirsiniz.

    Egzama kürünün birden çok yöntemi vardır. Bitkisel formüller ve mucizeler olarak uygulayacağınız bu kürleri en az 15 gün aralıksız sürdürmeniz gerekmektedir. Faydalarını görebilmek için, egzama kürü harici başka bir bitki karıştırmamalısınız.

    Taze sarımsak otlarından elde edilen suyu egzamalı olan bölgenize masaj yoluyla sürerek egzama kürünü uygulayabilirsiniz.

    Funda tohumlarını kaynatarak, posasını egzamalı olan bölgenize sürüp, üstünü temiz bir bez ile sarabilirsiniz.

    Defne yaprakları ve defne tohumlarını bir kapta kaynatın. Daha sonra egzamalı olan bölgenizi bu suyun içerisine sokun ve 2-3 dakika bekletin. Bu işlemi günde 2 defa yapmanız yeterlidir.

    Taze kekik otlarını kaynatarak egzamalı olan bölgenize sürünüz. Pansuman yapınız.

    Muz meyvesini ezdikten sonra, üstüne limon suyu ilave edin ve merhem haline getirin. Oluşturulan bu krem şeklindeki egzama kürümüzü kızaran, kabaran yerlere sürün ve sarın.

    Egzama hastalığı için oluşturabileceğiniz, egzama kürleri yukarıdaki listeden ibarettir. Sağlıklı günler dileriz

    Egzama kürü nasıl yapılır

    Konu Saati  12:19  |  in  Cilt Hastalıkları  |  Devamı»

    Bitkilerle birlikte egzama kürü yapabilir, sağlık problemlerinizden kurtulabilirsiniz. Egzama hastalıkları çok nedenli ve çeşitli şekillerde deride kızarma, şişme, kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren daha çok psikomastik olan bir deri hastalığı olarak bilinmektedir. Deri üzerinde kızarmalarla ve kabarmalarla kendini belli eden bu hastalığın tedavisini egzama kürü ile tedavi edebilirsiniz.

    Egzama kürünün birden çok yöntemi vardır. Bitkisel formüller ve mucizeler olarak uygulayacağınız bu kürleri en az 15 gün aralıksız sürdürmeniz gerekmektedir. Faydalarını görebilmek için, egzama kürü harici başka bir bitki karıştırmamalısınız.

    Taze sarımsak otlarından elde edilen suyu egzamalı olan bölgenize masaj yoluyla sürerek egzama kürünü uygulayabilirsiniz.

    Funda tohumlarını kaynatarak, posasını egzamalı olan bölgenize sürüp, üstünü temiz bir bez ile sarabilirsiniz.

    Defne yaprakları ve defne tohumlarını bir kapta kaynatın. Daha sonra egzamalı olan bölgenizi bu suyun içerisine sokun ve 2-3 dakika bekletin. Bu işlemi günde 2 defa yapmanız yeterlidir.

    Taze kekik otlarını kaynatarak egzamalı olan bölgenize sürünüz. Pansuman yapınız.

    Muz meyvesini ezdikten sonra, üstüne limon suyu ilave edin ve merhem haline getirin. Oluşturulan bu krem şeklindeki egzama kürümüzü kızaran, kabaran yerlere sürün ve sarın.

    Egzama hastalığı için oluşturabileceğiniz, egzama kürleri yukarıdaki listeden ibarettir. Sağlıklı günler dileriz

    2 Mart 2014 Pazar


    Çıban Nedir? Çıban neden olur?


    Çıban, deride çıkan, değişik büyüklükte oluşan iltihablı kabartı demektir. Çıban, kısaca her hangi bir mikrobun sebep olduğu kıl kökünün ya da onun çevresinin irin toplamasıdır.

    Çıban, vücu­dun her hangi bir yerinde çıkabilir ama genellikle vücu­dun omuz ve sırt kısmında veya kasık bölgelerinde çıkarlar. Seyrek veya sık çıkabilirler.

    Ahmet Maranki Çıban için Şifalı Bitkiler


    Prof. Dr. Ahmet Maranki çıban tedavisi için kullanılan şifalı bitkileri şöyle sıralıyor: Kara boynuzu otu, keten tohumu, kudret narı, kuru üzüm, marul, semizotu, ardıç.

    Kara boynuzu otunun tohumlarını iyice dövüyoruz. Un haline gelene kadar eziyoruz. Sonra elde edilen lapa ile çıbanın üzerini örtüp sarıyoruz.
    Kara boynuz otu tohumunu bulamazsanız, keten tohumunu dövülerek bal ile karıştırırak elde edeceğiniz lapada aynı şekilde kullanılabilinir.
    Kudret narının yağı da çıban tedavisi için faydalıdır. Kudret narı yağından günde 2 kere çıbanların üzerine koyun.
    Kuru üzüm ile sığırın iç yağını merhem haline getirin. Derideki yaraların üzerine koyarsanız iltihabını dışarı akıtır, yarayı iyileştirir.
    Marulun yaprakları da faydalıdır. Marul yapraklarını ezip, lapa haline getirin ve çıbanların üzerine koyun. Marul yapraklarını haşlayarak da kullanılabilirsiniz.
    Semizotu da lapa haline getirilip, iyice ezilerek, çıbanların üzerine konulur.
    Ardıç dallarını ezin ve kaynatın. Elde edilen ardıç dalı suyuna sıcak su ilave edip, çıbanların üzerine kompres yapılır.
    Lütfen çıbanları sıkmayınız.

    Ahmet Maranki Çıban Tedavisi için Şifalı Bitkiler

    Konu Saati  13:28  |  in  Cilt Hastalıkları  |  Devamı»


    Çıban Nedir? Çıban neden olur?


    Çıban, deride çıkan, değişik büyüklükte oluşan iltihablı kabartı demektir. Çıban, kısaca her hangi bir mikrobun sebep olduğu kıl kökünün ya da onun çevresinin irin toplamasıdır.

    Çıban, vücu­dun her hangi bir yerinde çıkabilir ama genellikle vücu­dun omuz ve sırt kısmında veya kasık bölgelerinde çıkarlar. Seyrek veya sık çıkabilirler.

    Ahmet Maranki Çıban için Şifalı Bitkiler


    Prof. Dr. Ahmet Maranki çıban tedavisi için kullanılan şifalı bitkileri şöyle sıralıyor: Kara boynuzu otu, keten tohumu, kudret narı, kuru üzüm, marul, semizotu, ardıç.

    Kara boynuzu otunun tohumlarını iyice dövüyoruz. Un haline gelene kadar eziyoruz. Sonra elde edilen lapa ile çıbanın üzerini örtüp sarıyoruz.
    Kara boynuz otu tohumunu bulamazsanız, keten tohumunu dövülerek bal ile karıştırırak elde edeceğiniz lapada aynı şekilde kullanılabilinir.
    Kudret narının yağı da çıban tedavisi için faydalıdır. Kudret narı yağından günde 2 kere çıbanların üzerine koyun.
    Kuru üzüm ile sığırın iç yağını merhem haline getirin. Derideki yaraların üzerine koyarsanız iltihabını dışarı akıtır, yarayı iyileştirir.
    Marulun yaprakları da faydalıdır. Marul yapraklarını ezip, lapa haline getirin ve çıbanların üzerine koyun. Marul yapraklarını haşlayarak da kullanılabilirsiniz.
    Semizotu da lapa haline getirilip, iyice ezilerek, çıbanların üzerine konulur.
    Ardıç dallarını ezin ve kaynatın. Elde edilen ardıç dalı suyuna sıcak su ilave edip, çıbanların üzerine kompres yapılır.
    Lütfen çıbanları sıkmayınız.

    Ahmet Maranki akne(sivilce) tedavisi

    akne tedavisi, akne tedavisine iyi gelir, akne tedavisine bitkisel çözüm, akne tedavisi için şifalı bitkiler, akne tedavisi iyi gelen bitkiler, akne tedavisi için ne yapılmalı, akne tedavisi bitkisel çözümler, akne tedavisi için bitkiler, akne tedavisinde kullanılan bitkiler

    Ahmet Maranki akne tedavisi

    Ahmet Maranki sabahları katıldığı bir televizyon programında akneli ciltler için bir formül açıkladı. bu esasında hepimizin kullandığı soğan. Kullanım süresi maksimum 10 gün.

    Aknelerden kurtulmak için kuru soğan kürü

    Aknelerden kurtulmak için bir adet kuru soğanı üzerine vurarak eziyoruz. Ezdiğimiz soğanı kabukları ile birlikte kapaklı bir sürahinin içine yerleştiriyoruz. Üzerine ılık içme suyu ekliyoruz ve bir gece sabaha kadar bekletiyoruz. 10 gün boyunca bu sudan günde bir bardak içiyoruz. hepsi bu kadar


    Ahmet Maranki Ergenlik sivilcelerine siyah noktalara bitkisel çözüm 

    Ergenlik sivilceleri için bitkisel çözüm yolları. Prof. Dr. Ahmet Maranki sivilce tedavisi ve sivilcelere bitkisel çözüm yolları.

    Sivilceler için bitkisel kür ceviz yaprağı kürü

    1 bardak kadar suyun içine 10 gram taze ya da kuru ceviz yaprağı atılır. Bu ceviz yapraklı karışım 10 dakika kaynatıldıktan sonra suyu ile ergenlik sivilceleri üzerine kompres yapılır.


    Sivilceler için bitkisel kür taze sinir otu kürü

    Sivilcelerin bitkisel tedavisi için bir başka yöntem: Taze sinir otu yapraklı iyice ezilir ve lapa kıvamına getirilir. Bu sinir otu lapası sivilcelerin üzerine konulup bir süre bekletilir.
    Ergenlik sivilceleri için bir başka bitkisel kür: Sabun otu kökü kaynatılıp ılıması için beklenir. Ilıyan su ile sivilceli cilt yıkanır.

    Sivilceler için bitkisel kür marul yaprağı kürleri

    Marul ile sivilce tedavisi yöntemi 1: Bir miktar marul yaprağı sıkılır ve bu marul yaprağı suyu ile sivilcelere kompres yapılır.

    Marul ile sivilce tedavisi yöntemi 2: Üç bardak suyun içine 20 gram marul doğranıp atılır. 2 saat kaynatıldıktan sonra bu su ile sivilceli bölgelere kompres yapılır.

    Ahmet Maranki Civanperçemi ile bitkisel sivilce tedavisi

    Civanperçemi ile bitkisel sivilce tedavisi: Civanperçemi bitkisi 5 dakika boyunca, bir miktar su içinde, kaynatılır ve 15 dakika bekletilir. Her gün bu sivilce kürü ile sivilcelerin üzerine kompres yapılır.

    Ahmet Maranki Akne(sivilce) tedavisinde etkili kürleri

    Konu Saati  10:54  |  in  Cilt Hastalıkları  |  Devamı»

    Ahmet Maranki akne(sivilce) tedavisi

    akne tedavisi, akne tedavisine iyi gelir, akne tedavisine bitkisel çözüm, akne tedavisi için şifalı bitkiler, akne tedavisi iyi gelen bitkiler, akne tedavisi için ne yapılmalı, akne tedavisi bitkisel çözümler, akne tedavisi için bitkiler, akne tedavisinde kullanılan bitkiler

    Ahmet Maranki akne tedavisi

    Ahmet Maranki sabahları katıldığı bir televizyon programında akneli ciltler için bir formül açıkladı. bu esasında hepimizin kullandığı soğan. Kullanım süresi maksimum 10 gün.

    Aknelerden kurtulmak için kuru soğan kürü

    Aknelerden kurtulmak için bir adet kuru soğanı üzerine vurarak eziyoruz. Ezdiğimiz soğanı kabukları ile birlikte kapaklı bir sürahinin içine yerleştiriyoruz. Üzerine ılık içme suyu ekliyoruz ve bir gece sabaha kadar bekletiyoruz. 10 gün boyunca bu sudan günde bir bardak içiyoruz. hepsi bu kadar


    Ahmet Maranki Ergenlik sivilcelerine siyah noktalara bitkisel çözüm 

    Ergenlik sivilceleri için bitkisel çözüm yolları. Prof. Dr. Ahmet Maranki sivilce tedavisi ve sivilcelere bitkisel çözüm yolları.

    Sivilceler için bitkisel kür ceviz yaprağı kürü

    1 bardak kadar suyun içine 10 gram taze ya da kuru ceviz yaprağı atılır. Bu ceviz yapraklı karışım 10 dakika kaynatıldıktan sonra suyu ile ergenlik sivilceleri üzerine kompres yapılır.


    Sivilceler için bitkisel kür taze sinir otu kürü

    Sivilcelerin bitkisel tedavisi için bir başka yöntem: Taze sinir otu yapraklı iyice ezilir ve lapa kıvamına getirilir. Bu sinir otu lapası sivilcelerin üzerine konulup bir süre bekletilir.
    Ergenlik sivilceleri için bir başka bitkisel kür: Sabun otu kökü kaynatılıp ılıması için beklenir. Ilıyan su ile sivilceli cilt yıkanır.

    Sivilceler için bitkisel kür marul yaprağı kürleri

    Marul ile sivilce tedavisi yöntemi 1: Bir miktar marul yaprağı sıkılır ve bu marul yaprağı suyu ile sivilcelere kompres yapılır.

    Marul ile sivilce tedavisi yöntemi 2: Üç bardak suyun içine 20 gram marul doğranıp atılır. 2 saat kaynatıldıktan sonra bu su ile sivilceli bölgelere kompres yapılır.

    Ahmet Maranki Civanperçemi ile bitkisel sivilce tedavisi

    Civanperçemi ile bitkisel sivilce tedavisi: Civanperçemi bitkisi 5 dakika boyunca, bir miktar su içinde, kaynatılır ve 15 dakika bekletilir. Her gün bu sivilce kürü ile sivilcelerin üzerine kompres yapılır.



    Ahmet Maranki cildimizin, iç dünyamızın bir yansıması olduğunu, karaciğeri ve sindirim sistemi düzgün çalışmayan bir kişide cilt problemlerinin ortaya çıkabileceğini söylüyor.
    Cilde iyi gelen bitkiler ve mineraller: Isırgan otu, omega-3, alfa lipoik asit, çinko, aloe vera, A, E, B, C vitaminleri, üzüm çekirdeği özleri, papatya, adaçayı, dereotu, kişniş, gülsuyu ve tarçının cilde iyi geldiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Maranki, aşırı baharat tüketiminin ise cilt sağlığını olumsuz etkilediği konusunda uyarıyor.
    Prof. Dr. Ahmet Maranki sağlıklı ve güzel bir cilt için bol sıvı alınmasının, fazla asitli ve baharatlı besinlerden uzak durulmasının, taze süt ve süt ürünleri tüketilmesinin, mandalina, havuç, salatalık, kırmızı dolmalık biber, kayısı, şeftali, yeşil yapraklı sebzelerden bol miktarda tüketilmesinin gerektiğini belirtiyor. Ayrıca Sayın Maranki, haricen sürülen aloe vera jellerinin, A ve E vitamini içeren kremlerin, susam ve zeytinyağının, gülsuyunun, salatalık özlerinin de cilde iyi gelen maddeler arasında olduğunu söylüyor.

    Ahmet Maranki cilt bakımı ve cilt temizliği için doğal formüller

     Ahmet Maranki, biberin yeşil saplarının yenmesinin de cildi güzelleştirdiğini açıklamıştır. Cilt temizlemek için kullanılabilecek vermiş olduğu doğal formüller ise şöyle.

    Cilt temizliği doğal tonik

    1 bardak kaynar su içerisine 5 gram kadar ıhlamur katılır ve 10 dakika bekletilir. Bu cilt temizleyici tonik ile yüz ve boyun yıkanır.

     

    Cilt temizliği doğal formül

    Marul yaprakları sıkılır ve çıkan marul suyu ile yüze masaj yapılır.

    Cilt temizlemek doğal gülsuyu formülü

    2 ölçek gül suyu ile 1 ölçek kekik suyu karıştırılır. Bu kürle cilt silinir. Yağlı cilt sorunu varsa kekik miktarı 2 katına çıkarılmalıdır.

    Cilt temizliği için kimyon suyu

    Kimyon kaynatılıp süzülür ve suyu ile yüz yıkanır. Prof. Dr. Ahmet Maranki bu kür için ne yazık ki bir ölçek belirtmemiştir.




    Ahmet Maranki Cilt bakım Maskesi

    Cildin pürüzsüz, bebek teni gibi olmasıiçin bir bitki var mı? Elbette var. Ama ben bilim adamıyım. Şunu söylemeliyim, şayet kanınızı temizlemezseniz, yani iç temizliğinizi yapmazsanız, cildin üstünü temizlemek kısa süreli bir şeydir. Evde yemek yapıyorsunuz. Patateslerin, salatalıkların, havuçların kabuklarını atmayın. Püre yapın ve sütle yüzünüze sürün. Bir diğeri gül suyu. Hijyenik, içilecek gül suları. Bunu cildinize 7 gün sürün. Ama makyaj yapmadan. Yapsanız da hemen silin. Yaptıktan sonra bakın cildiniz ne kadar pürüzsüz ve temiz olacak. Ama, bunlar geçicidir. Şayet sizin karaciğeriniz kanınızı temizleyemiyorsa, 7 gün sonra yeniden çıkacaktır. Hani güzellik uzmanları düzeltiyorlar, yeniden bozuluyor. Neden? Çünkü karaciğeriniz bozuk. Onu düzelttiğiniz zaman ne saçınız dökülür, ne de yüzünüzde sorunlar oluşur.
    Patates, salatalık ve havuç gibi sebzelerin kabuklarını blenderdan çekerek geçirerek püre haline getirin.

    Pürenin içine çiğ süt ilave ediniz cildinize maske olarak uygulayın. Onbeş dakika beklettikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın.

    İçilebilir yani hijyenik gülsuyu cilt için mucize iksirdir. Yedi gün boyunca hiç makyaj yapmadan cildinizi sadece gülsuyu ile temizleyin. Pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde sahip olacaksınız.

    Ahmet Maranki Kil maskesi


    Kil içerisine yeteri miktarda yani maske kıvamına gelinceye kadar gül suyu eklenir. Cilde maske şeklinde sürüldükten sonra 1 saat beklenir ve çıkarılır. Cilt gül suyu ile temizlenir. Bu kür 7 gün boyunca uygulanır



    Ahmet Maranki cilt tedavisi kürleri 

    Ahmet Maranki cilt lekeleri ve egzama için formüller

    Ahmet Maranki cilt tedavisi formüllerini ciltteki lekeler, egzama yaraları, küçük yanıklar, kızarıklıklar, küçük kesikler, tahriş olan bölgeler ve diğer sorunlar için aşağıdaki formüllerden istediğinizi hazırlayıp kullanabilirsiniz.

    Cilt sorunları için avokado yağı

    Prof. Dr. Ahmet Maranki avokado yağı ile uzun vadeli uygulanacak tedavi halinde egzama yaralarının iyileşeceğini söylüyor. Avokado yağı A, D ve E vitaminleri açısından zengindir ve bu vitaminler cilt sağlığı için yararlıdır. Avokado yağı direkt kızarmış, kaşınan veya tahriş olmuş cilt bölgesi üzerine sürülebilir.

    Cilt mantarı ve iltihapları için papatya

    Papatya çayı sadece içilmemeli cilt sorunu olan bölgelere kompres de yapılmalıdır. Papatya çayı iltihaplı cilt sorunlarına ve özellikle de cilt mantarlarına faydalıdır.

    Her türlü cilt sorunu için salatalık maskesi

    1 adet salatalık soyulur ve eğer varsa biraz da avakado eklenerek blenderdan geçirilir. Hazırlanan kür direkt ciltteki sorunlu bölge üzerine sürülüp 15 dakika ila 1 saat arası beklenir. Bu kür cilt lekelerinin yanı sıra cilt yanıkları ve cilt kırışıklıkları için de faydalıdır.

    Cilt lekeleri ve sorunları için aynı safa bitkisi

    Aynı safa çiçeği akyuvarları mikropların üzerine çekerek yaraların iyileşmesi için etki edip cilt sorunları tedavisi sürecini kısalttığı için Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin önerdiği bitkilerdendir.

    Cilti tedavi etmek  yenilemek  için aloe vera özü

    Aloe vera küçük cilt yanıkları, cilt kesikleri ve diğer cilt sorunları için oldukça etkili bir bitkidir. Aloe veranın alt yapraklarından biri koparılır ve ortasından uzunlamasına yarılıp içinden çıkan jelatimsi bitki özü yaraların üzerine sürülür.

    Ahmet Maranki Tedavi edici cilt bakımı kürleri

    Konu Saati  10:45  |  in  Cilt Hastalıkları  |  Devamı»



    Ahmet Maranki cildimizin, iç dünyamızın bir yansıması olduğunu, karaciğeri ve sindirim sistemi düzgün çalışmayan bir kişide cilt problemlerinin ortaya çıkabileceğini söylüyor.
    Cilde iyi gelen bitkiler ve mineraller: Isırgan otu, omega-3, alfa lipoik asit, çinko, aloe vera, A, E, B, C vitaminleri, üzüm çekirdeği özleri, papatya, adaçayı, dereotu, kişniş, gülsuyu ve tarçının cilde iyi geldiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Maranki, aşırı baharat tüketiminin ise cilt sağlığını olumsuz etkilediği konusunda uyarıyor.
    Prof. Dr. Ahmet Maranki sağlıklı ve güzel bir cilt için bol sıvı alınmasının, fazla asitli ve baharatlı besinlerden uzak durulmasının, taze süt ve süt ürünleri tüketilmesinin, mandalina, havuç, salatalık, kırmızı dolmalık biber, kayısı, şeftali, yeşil yapraklı sebzelerden bol miktarda tüketilmesinin gerektiğini belirtiyor. Ayrıca Sayın Maranki, haricen sürülen aloe vera jellerinin, A ve E vitamini içeren kremlerin, susam ve zeytinyağının, gülsuyunun, salatalık özlerinin de cilde iyi gelen maddeler arasında olduğunu söylüyor.

    Ahmet Maranki cilt bakımı ve cilt temizliği için doğal formüller

     Ahmet Maranki, biberin yeşil saplarının yenmesinin de cildi güzelleştirdiğini açıklamıştır. Cilt temizlemek için kullanılabilecek vermiş olduğu doğal formüller ise şöyle.

    Cilt temizliği doğal tonik

    1 bardak kaynar su içerisine 5 gram kadar ıhlamur katılır ve 10 dakika bekletilir. Bu cilt temizleyici tonik ile yüz ve boyun yıkanır.

     

    Cilt temizliği doğal formül

    Marul yaprakları sıkılır ve çıkan marul suyu ile yüze masaj yapılır.

    Cilt temizlemek doğal gülsuyu formülü

    2 ölçek gül suyu ile 1 ölçek kekik suyu karıştırılır. Bu kürle cilt silinir. Yağlı cilt sorunu varsa kekik miktarı 2 katına çıkarılmalıdır.

    Cilt temizliği için kimyon suyu

    Kimyon kaynatılıp süzülür ve suyu ile yüz yıkanır. Prof. Dr. Ahmet Maranki bu kür için ne yazık ki bir ölçek belirtmemiştir.




    Ahmet Maranki Cilt bakım Maskesi

    Cildin pürüzsüz, bebek teni gibi olmasıiçin bir bitki var mı? Elbette var. Ama ben bilim adamıyım. Şunu söylemeliyim, şayet kanınızı temizlemezseniz, yani iç temizliğinizi yapmazsanız, cildin üstünü temizlemek kısa süreli bir şeydir. Evde yemek yapıyorsunuz. Patateslerin, salatalıkların, havuçların kabuklarını atmayın. Püre yapın ve sütle yüzünüze sürün. Bir diğeri gül suyu. Hijyenik, içilecek gül suları. Bunu cildinize 7 gün sürün. Ama makyaj yapmadan. Yapsanız da hemen silin. Yaptıktan sonra bakın cildiniz ne kadar pürüzsüz ve temiz olacak. Ama, bunlar geçicidir. Şayet sizin karaciğeriniz kanınızı temizleyemiyorsa, 7 gün sonra yeniden çıkacaktır. Hani güzellik uzmanları düzeltiyorlar, yeniden bozuluyor. Neden? Çünkü karaciğeriniz bozuk. Onu düzelttiğiniz zaman ne saçınız dökülür, ne de yüzünüzde sorunlar oluşur.
    Patates, salatalık ve havuç gibi sebzelerin kabuklarını blenderdan çekerek geçirerek püre haline getirin.

    Pürenin içine çiğ süt ilave ediniz cildinize maske olarak uygulayın. Onbeş dakika beklettikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın.

    İçilebilir yani hijyenik gülsuyu cilt için mucize iksirdir. Yedi gün boyunca hiç makyaj yapmadan cildinizi sadece gülsuyu ile temizleyin. Pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde sahip olacaksınız.

    Ahmet Maranki Kil maskesi


    Kil içerisine yeteri miktarda yani maske kıvamına gelinceye kadar gül suyu eklenir. Cilde maske şeklinde sürüldükten sonra 1 saat beklenir ve çıkarılır. Cilt gül suyu ile temizlenir. Bu kür 7 gün boyunca uygulanır



    Ahmet Maranki cilt tedavisi kürleri 

    Ahmet Maranki cilt lekeleri ve egzama için formüller

    Ahmet Maranki cilt tedavisi formüllerini ciltteki lekeler, egzama yaraları, küçük yanıklar, kızarıklıklar, küçük kesikler, tahriş olan bölgeler ve diğer sorunlar için aşağıdaki formüllerden istediğinizi hazırlayıp kullanabilirsiniz.

    Cilt sorunları için avokado yağı

    Prof. Dr. Ahmet Maranki avokado yağı ile uzun vadeli uygulanacak tedavi halinde egzama yaralarının iyileşeceğini söylüyor. Avokado yağı A, D ve E vitaminleri açısından zengindir ve bu vitaminler cilt sağlığı için yararlıdır. Avokado yağı direkt kızarmış, kaşınan veya tahriş olmuş cilt bölgesi üzerine sürülebilir.

    Cilt mantarı ve iltihapları için papatya

    Papatya çayı sadece içilmemeli cilt sorunu olan bölgelere kompres de yapılmalıdır. Papatya çayı iltihaplı cilt sorunlarına ve özellikle de cilt mantarlarına faydalıdır.

    Her türlü cilt sorunu için salatalık maskesi

    1 adet salatalık soyulur ve eğer varsa biraz da avakado eklenerek blenderdan geçirilir. Hazırlanan kür direkt ciltteki sorunlu bölge üzerine sürülüp 15 dakika ila 1 saat arası beklenir. Bu kür cilt lekelerinin yanı sıra cilt yanıkları ve cilt kırışıklıkları için de faydalıdır.

    Cilt lekeleri ve sorunları için aynı safa bitkisi

    Aynı safa çiçeği akyuvarları mikropların üzerine çekerek yaraların iyileşmesi için etki edip cilt sorunları tedavisi sürecini kısalttığı için Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin önerdiği bitkilerdendir.

    Cilti tedavi etmek  yenilemek  için aloe vera özü

    Aloe vera küçük cilt yanıkları, cilt kesikleri ve diğer cilt sorunları için oldukça etkili bir bitkidir. Aloe veranın alt yapraklarından biri koparılır ve ortasından uzunlamasına yarılıp içinden çıkan jelatimsi bitki özü yaraların üzerine sürülür.

    Ahmet Maranki vitiligo hastaları için önerileri


    Vitiligo pigmentlerin lekelenmesi ile başlayan bir hastalık olup halk arasında alalık hastalığı olarak da bilinmektedir. Vitiligo hastalığı karaciğerin kanı yeterince temizlememesi ile de belirginlik gösterir ve ortak kullanılan havuzlardaki klorun serbest radikalleri tetiklemesi sonucu güneşlenme sonrasında ortaya çıkar.
    Prof. Dr. Ahmet Maranki vitiligo bitkisel tedavisi için her gün hibrit olmayan mısır tanelerinden bir avuç kadarının, mısır püskülleri ile beraber, haşlanıp tüketilmesini önermektedir. Bunun yanı sıra Prof. Dr. Ahmet Maranki, vitiligo hastalarının mısır ekmeği tüketmelerinin faydalı; fazla soğan yemenin ve kahve içmenin ise vitiligo için zararlı olduğunu belirtmiştir.

    Ahmet Maranki vitiligo hastaları için önerileri

    Konu Saati  05:58  |  in  Cilt Hastalıkları  |  Devamı»

    Ahmet Maranki vitiligo hastaları için önerileri


    Vitiligo pigmentlerin lekelenmesi ile başlayan bir hastalık olup halk arasında alalık hastalığı olarak da bilinmektedir. Vitiligo hastalığı karaciğerin kanı yeterince temizlememesi ile de belirginlik gösterir ve ortak kullanılan havuzlardaki klorun serbest radikalleri tetiklemesi sonucu güneşlenme sonrasında ortaya çıkar.
    Prof. Dr. Ahmet Maranki vitiligo bitkisel tedavisi için her gün hibrit olmayan mısır tanelerinden bir avuç kadarının, mısır püskülleri ile beraber, haşlanıp tüketilmesini önermektedir. Bunun yanı sıra Prof. Dr. Ahmet Maranki, vitiligo hastalarının mısır ekmeği tüketmelerinin faydalı; fazla soğan yemenin ve kahve içmenin ise vitiligo için zararlı olduğunu belirtmiştir.

    1 Mart 2014 Cumartesi


    Cildin üst katmanlarındaki ölü hücreler belli aralıklarla dökülür. Ancak herhangi bir nedenden dolayı dökülmediğinde ciltte kalın katmanlar oluşur. Bu tabakanın kalınlaşması ciltteki gözeneklerin daha belirgin olmasına, cildin daha soluk ve renksiz görünmesine neden olur. Cilt soyucu (exfoliant) kozmetikler bu katmanları ortadan kaldırır, ciltte yenilenme sağlar. Bu kozmetiklerin bir başka özelliği de oluşmakta olan kırışıklıkların giderilmesini sağlamalarıdır. Cilt soyucu ürünler iki şekilde etki gösterirler;

    • Kimyasal
    • Fiziksel

    Derinin Üst Katmanını Kimyasal Olarak Soyan Ürünler

    Derinin yenilenme sürecini hızlandırmak amacıyla deriye bir veya daha fazla exfoliant madde uygulanabilir, Bu yöntem derideki pigmentasyon bozukluklarına bağlı renk koyuluklarının, doku bozukluklarının, kırışıklıkların ve akne gibi rahatsızlıkların giderilmesini sağlayan kontrollü bir yaralama (aşındırma) işlemidir. Epidermis veya dermişte gerçekleşen bu kontrollü yaralamayı takiben yenilenme gerçekleşir.

    Kimyasal soyucular etkilerinin derinliğine göre sınıflandırılırlar;
    Yüzeysel etkili kimyasal soyucular - salisilik asit, glikolik asit (%30), rezorsinol, trikloroasetikasit (TCA) (%35)

    Orta derinlikte etki gösteren kimyasal soyucular- glikolik asit (%70), TCA (%70)

    Derin etkili kimyasal soyucular - fenol
    Bu ürünler ile ilgili bir uyarı-EDA (10.01.2005): Her ürünün etiketinde güneşe karşı hassasiyeti arttırdığına dair uyarı yer almalıdır.

    Hidroksi Asitler (AHA'lor):
    Bitkisel kökenli bir grup organik asitlerdir. Örnek olarak glikolik asit, sitrik asit ve laktik asit verilebilir. Yüzeysel etki gösterirler. Deride hücre yenilenmesini hızlandırırlar, derideki renk koyuluklarını giderebilirler ve kırışıklıkları önleyebilirler. Bunların yanı sıra akne tedavisinde de kullanılabilirler.

    B-Hidroksi Asitler (BHA'lor):
    En çok kullanılanı salisilik asittir. Deri soyucu, enflamasyonu giderici ve gözenekleri açıcı etkisi vardır. Anormal keratinizasyona bağlı aknelerin tedavisinde de etkilidir (salisilik asidin alkoldeki %3'lük çözeltisi).

    Rezorsinol:
    % 10-30 konsantrasyonda kremsi formülasyonlarda kullanılır. Yan etki oluşturma riski azdır. Daha çok akne tedavisinde ve derideki renk koyuluklarının giderilmesinde kullanılır.



    Trikloroasetikosit (TCA):
    Kırışıklıkların ve yara izlerinin tedavisinde en etkili yöntemdir. Değişik konsantrasyonlarda uygulanarak değişik derinliklerde soyma etkisi elde edilebilir.


    Fenol:
    En derin etkili exfoliant maddedir. Absorbe edilerek sistemik yan etkilere yol açabileceğinden (kardiyak, hepatik, renal toksisite) bir uzman tarafından uygulanmalıdır.

    Kimyasal olarak derinin soyulması işleminden sonra derinin iyileşme süresi, soyucu etkinliğine bağlı olarak değişmektedir. Soyma işlemi uygulanan deri bölgesi güneşten korunmalıdır. Bunun için güneşten koruyucu ürünler kullanılmalıdır. Ek olarak, nemlendirici kremler de iyileşmeye yardımcı olur.

    Derinin Üst Katmanını Fiziksel Olarak Soyan Ürünler

    Bu ürünler cildin en dışında bulunan tabakayı mekanik olarak aşındırarak uzaklaştıracak maddeleri taşırlar. Ölü tabaka üzerinde kimyasal bir aşındırma yapmadan cildin daha temiz ve parlak görünmesini sağlarlar. Bu tip ürünlerin içinde aşındırıcı granüller veya doğal kaynaklı katı maddeler bulunabilir. Suda çözünebilen aşındırıcı maddeler için su içermeyen taşıyıcılar, suda çözünmeyen aşındırıcılar için su içeren taşıyıcılar kullanılır.

    Su içeren soyucu ürünler pasta, jel veya krem benzeri ürünlerdir. Bunların içerdikleri aşındırıcı maddeler doğal kabuklar ve tohumlar, farklı polimerler ve sünger taşıdır.

    Su içermeyen ürünler genellikle yüz hariç vücudun diğer bölgeleri, özellikle de el ve ayaklar için önerilmektedir.

    Taşıyıcı olarak sıvı parafin, sentetik esterler ve farklı viskozitelerdeki silikon yağı gibi yağlar, glikoller kullanılmaktadır. Bu ürünlerde kullanılan aşındırıcı maddeler farklı deniz tuzları, magnezyum sülfat ve sodyum klorürdür.

    Yüz derisi hassas olduğu için yüzde kullanılacak partiküllü temizleyici seçiminde polietilen boncuklar, jojoba mumundan yapılmış boncuklar veya yumuşak kil içerenler tercih edilmelidir.

    Derinin üst katmanını fiziksel olarak soyan ürünlerde kullanılan maddelere örnekler:
    Kayısı / üzüm / şeftali çekirdeği
    Mısır koçanı
    Kayısı / şeftali tohumu
    Fındık / ceviz / badem / pamuk tohumu kabuğu Şeker
    Bal
    Yulaf ezmesi
    Jojoba mumundan yapılmış boncuklar
    Selüloz boncuklar
    Polietilen / polistiren boncuklar
    Toz naylon
    Polipropilen
    Alüminyum oksit granülleri
    Sodyum tetraborat dekahidrat granülleri.

    Cilt soyucu ürünler krem ve maskelerin etken maddeleri

    Konu Saati  21:42  |  in  Kozmetikler  |  Devamı»


    Cildin üst katmanlarındaki ölü hücreler belli aralıklarla dökülür. Ancak herhangi bir nedenden dolayı dökülmediğinde ciltte kalın katmanlar oluşur. Bu tabakanın kalınlaşması ciltteki gözeneklerin daha belirgin olmasına, cildin daha soluk ve renksiz görünmesine neden olur. Cilt soyucu (exfoliant) kozmetikler bu katmanları ortadan kaldırır, ciltte yenilenme sağlar. Bu kozmetiklerin bir başka özelliği de oluşmakta olan kırışıklıkların giderilmesini sağlamalarıdır. Cilt soyucu ürünler iki şekilde etki gösterirler;

    • Kimyasal
    • Fiziksel

    Derinin Üst Katmanını Kimyasal Olarak Soyan Ürünler

    Derinin yenilenme sürecini hızlandırmak amacıyla deriye bir veya daha fazla exfoliant madde uygulanabilir, Bu yöntem derideki pigmentasyon bozukluklarına bağlı renk koyuluklarının, doku bozukluklarının, kırışıklıkların ve akne gibi rahatsızlıkların giderilmesini sağlayan kontrollü bir yaralama (aşındırma) işlemidir. Epidermis veya dermişte gerçekleşen bu kontrollü yaralamayı takiben yenilenme gerçekleşir.

    Kimyasal soyucular etkilerinin derinliğine göre sınıflandırılırlar;
    Yüzeysel etkili kimyasal soyucular - salisilik asit, glikolik asit (%30), rezorsinol, trikloroasetikasit (TCA) (%35)

    Orta derinlikte etki gösteren kimyasal soyucular- glikolik asit (%70), TCA (%70)

    Derin etkili kimyasal soyucular - fenol
    Bu ürünler ile ilgili bir uyarı-EDA (10.01.2005): Her ürünün etiketinde güneşe karşı hassasiyeti arttırdığına dair uyarı yer almalıdır.

    Hidroksi Asitler (AHA'lor):
    Bitkisel kökenli bir grup organik asitlerdir. Örnek olarak glikolik asit, sitrik asit ve laktik asit verilebilir. Yüzeysel etki gösterirler. Deride hücre yenilenmesini hızlandırırlar, derideki renk koyuluklarını giderebilirler ve kırışıklıkları önleyebilirler. Bunların yanı sıra akne tedavisinde de kullanılabilirler.

    B-Hidroksi Asitler (BHA'lor):
    En çok kullanılanı salisilik asittir. Deri soyucu, enflamasyonu giderici ve gözenekleri açıcı etkisi vardır. Anormal keratinizasyona bağlı aknelerin tedavisinde de etkilidir (salisilik asidin alkoldeki %3'lük çözeltisi).

    Rezorsinol:
    % 10-30 konsantrasyonda kremsi formülasyonlarda kullanılır. Yan etki oluşturma riski azdır. Daha çok akne tedavisinde ve derideki renk koyuluklarının giderilmesinde kullanılır.



    Trikloroasetikosit (TCA):
    Kırışıklıkların ve yara izlerinin tedavisinde en etkili yöntemdir. Değişik konsantrasyonlarda uygulanarak değişik derinliklerde soyma etkisi elde edilebilir.


    Fenol:
    En derin etkili exfoliant maddedir. Absorbe edilerek sistemik yan etkilere yol açabileceğinden (kardiyak, hepatik, renal toksisite) bir uzman tarafından uygulanmalıdır.

    Kimyasal olarak derinin soyulması işleminden sonra derinin iyileşme süresi, soyucu etkinliğine bağlı olarak değişmektedir. Soyma işlemi uygulanan deri bölgesi güneşten korunmalıdır. Bunun için güneşten koruyucu ürünler kullanılmalıdır. Ek olarak, nemlendirici kremler de iyileşmeye yardımcı olur.

    Derinin Üst Katmanını Fiziksel Olarak Soyan Ürünler

    Bu ürünler cildin en dışında bulunan tabakayı mekanik olarak aşındırarak uzaklaştıracak maddeleri taşırlar. Ölü tabaka üzerinde kimyasal bir aşındırma yapmadan cildin daha temiz ve parlak görünmesini sağlarlar. Bu tip ürünlerin içinde aşındırıcı granüller veya doğal kaynaklı katı maddeler bulunabilir. Suda çözünebilen aşındırıcı maddeler için su içermeyen taşıyıcılar, suda çözünmeyen aşındırıcılar için su içeren taşıyıcılar kullanılır.

    Su içeren soyucu ürünler pasta, jel veya krem benzeri ürünlerdir. Bunların içerdikleri aşındırıcı maddeler doğal kabuklar ve tohumlar, farklı polimerler ve sünger taşıdır.

    Su içermeyen ürünler genellikle yüz hariç vücudun diğer bölgeleri, özellikle de el ve ayaklar için önerilmektedir.

    Taşıyıcı olarak sıvı parafin, sentetik esterler ve farklı viskozitelerdeki silikon yağı gibi yağlar, glikoller kullanılmaktadır. Bu ürünlerde kullanılan aşındırıcı maddeler farklı deniz tuzları, magnezyum sülfat ve sodyum klorürdür.

    Yüz derisi hassas olduğu için yüzde kullanılacak partiküllü temizleyici seçiminde polietilen boncuklar, jojoba mumundan yapılmış boncuklar veya yumuşak kil içerenler tercih edilmelidir.

    Derinin üst katmanını fiziksel olarak soyan ürünlerde kullanılan maddelere örnekler:
    Kayısı / üzüm / şeftali çekirdeği
    Mısır koçanı
    Kayısı / şeftali tohumu
    Fındık / ceviz / badem / pamuk tohumu kabuğu Şeker
    Bal
    Yulaf ezmesi
    Jojoba mumundan yapılmış boncuklar
    Selüloz boncuklar
    Polietilen / polistiren boncuklar
    Toz naylon
    Polipropilen
    Alüminyum oksit granülleri
    Sodyum tetraborat dekahidrat granülleri.

    Suna dumankaya’dan sivilceleri yok etme formülü


    Sivilceler her yaşta birçok insana sorun yaratır. Sivilceleri yok ederek daha sağlıklı ve güzel bir cilde kavuşmanın en güzel yolu yine doğadan geçiyor.

    Sivilceleri yok etmek için bu basit formülü hazırlayabilirsiniz.

    Malzeme: 100 gram alkol, 6 adet aspirin

    Uygulama: Aspirini ezin ve alkolle karıştırıp 3 gün bekletin. Bu karışımla cildinizi her gün silin.

    Kaynak:
    Suna Dumankaya

    Suna Dumankaya’dan Sivilcelerden Kurtulma Yolları

    Konu Saati  20:44  |  in  Suna Dumankaya  |  Devamı»

    Suna dumankaya’dan sivilceleri yok etme formülü


    Sivilceler her yaşta birçok insana sorun yaratır. Sivilceleri yok ederek daha sağlıklı ve güzel bir cilde kavuşmanın en güzel yolu yine doğadan geçiyor.

    Sivilceleri yok etmek için bu basit formülü hazırlayabilirsiniz.

    Malzeme: 100 gram alkol, 6 adet aspirin

    Uygulama: Aspirini ezin ve alkolle karıştırıp 3 gün bekletin. Bu karışımla cildinizi her gün silin.

    Kaynak:
    Suna Dumankaya

    Suna Dumankaya Sivilce izleri için cilt maskesi

    Bir yemek kaşığı votka ve bir çorba kaşığı taze elma suyuna alabildiği kadar öğütülmüş yulaf unu ve bir tatlı kaşığı kayısı yağı karıştırın.

    Bu maskeyi cildinizde 20 dakika bekletin. Havuç ve limon suyunu karıştırıp dondurun.

    Her gün bir kapsülü cildinizde dolaştırın. Bu işlem gözeneklerinizi sıkılaştırır ve cildinizi tazeler.


    Suna Dumankaya Sivilce İzleri İçin Cilt Maskesi

    Konu Saati  20:41  |  in  Suna Dumankaya  |  Devamı»

    Suna Dumankaya Sivilce izleri için cilt maskesi

    Bir yemek kaşığı votka ve bir çorba kaşığı taze elma suyuna alabildiği kadar öğütülmüş yulaf unu ve bir tatlı kaşığı kayısı yağı karıştırın.

    Bu maskeyi cildinizde 20 dakika bekletin. Havuç ve limon suyunu karıştırıp dondurun.

    Her gün bir kapsülü cildinizde dolaştırın. Bu işlem gözeneklerinizi sıkılaştırır ve cildinizi tazeler.


    28 Şubat 2014 Cuma

    Güzellik uzmanı Suna dumankaya, size sivilcelerden nasıl kurtulabileceğiniz gösteriyor.

     Kurtulamadığınız sivilce izleri için bir maske


    Bir yumurta akına, bir çay kaşığı limon suyu ve aynı ölçüde bal ve iki yemek kaşığı pastane mayası ekleyip karıştırın. 20 dakika cildinizde beklettikten sonra ılık suyla yıkayın.

    Suna Dumankaya’dan Sivilce İzlerinden Kurtulmak İçin Maske

    Konu Saati  20:44  |  in  Suna Dumankaya  |  Devamı»

    Güzellik uzmanı Suna dumankaya, size sivilcelerden nasıl kurtulabileceğiniz gösteriyor.

     Kurtulamadığınız sivilce izleri için bir maske


    Bir yumurta akına, bir çay kaşığı limon suyu ve aynı ölçüde bal ve iki yemek kaşığı pastane mayası ekleyip karıştırın. 20 dakika cildinizde beklettikten sonra ılık suyla yıkayın.

    27 Şubat 2014 Perşembe

    Suna Dumankaya sivilce izleri için krem tarifi


    Yüzümde çıkan sivilceler geçti ama kızarıklık şeklinde kaldı diyorsanız:

    Bir tutam menekşeyi sıcak suda demleyip süzün. Her gün yüzünüzü bununla temizleyip, sabah akşam tekrarlayın.

    Sivilce izi için krem tarifi:

    Bir tutam gül yaprağı,
    bir tutam maydanoz,
    yarım adet kabuklu salatalık
    İki bıldırcın yumurtası

    Hazırlanışı: Bir tutam gül yaprağı, bir tutam maydanoz, yarım adet kabuklu salatalığı robottan geçirin. İki bıldırcın yumurtası akını ilave edip karıştırın.

    Bu kremi lekelere sürüp masaj yapın. 20 dakika bekledikten sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

    Suna Dumankaya Sivilce İzleri İçin Krem Tarifi

    Konu Saati  20:41  |  in  Suna Dumankaya  |  Devamı»

    Suna Dumankaya sivilce izleri için krem tarifi


    Yüzümde çıkan sivilceler geçti ama kızarıklık şeklinde kaldı diyorsanız:

    Bir tutam menekşeyi sıcak suda demleyip süzün. Her gün yüzünüzü bununla temizleyip, sabah akşam tekrarlayın.

    Sivilce izi için krem tarifi:

    Bir tutam gül yaprağı,
    bir tutam maydanoz,
    yarım adet kabuklu salatalık
    İki bıldırcın yumurtası

    Hazırlanışı: Bir tutam gül yaprağı, bir tutam maydanoz, yarım adet kabuklu salatalığı robottan geçirin. İki bıldırcın yumurtası akını ilave edip karıştırın.

    Bu kremi lekelere sürüp masaj yapın. 20 dakika bekledikten sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

    21 Şubat 2014 Cuma



    Ender Saraç Cilt Lekeleri İçin Maske Tarifi


    Maske İçin Malzemeler:

    İki avuç buğday
    İki su bardağı yağmur suyu
    İki yumurtanın sarısı
    Bir çorba kaşığı badem yağı

    Buğday Maskesinin Hazırlanışı: İki avuç buğday, iki bardak yağmur suyunda pişirilir. Sonra buğdaylar ezilerek sıkılır. İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı da bu karışıma ilave edilir. Hazırlanan karışım iyice çırpılır. Yumuşak bir fırça ile maske şeklinde yüze sürülür.

    Buğday Özü Maskesinin Faydaları: Kızıl lekelerin ve sivilcelerin giderilmesini sağlar. Günde iki kere sabah ve akşam uygulanır.


    Ender Saraç Cilt Lekeleri İçin Maske Tarifi

    Konu Saati  20:31  |  in  Herbalistler  |  Devamı»



    Ender Saraç Cilt Lekeleri İçin Maske Tarifi


    Maske İçin Malzemeler:

    İki avuç buğday
    İki su bardağı yağmur suyu
    İki yumurtanın sarısı
    Bir çorba kaşığı badem yağı

    Buğday Maskesinin Hazırlanışı: İki avuç buğday, iki bardak yağmur suyunda pişirilir. Sonra buğdaylar ezilerek sıkılır. İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı da bu karışıma ilave edilir. Hazırlanan karışım iyice çırpılır. Yumuşak bir fırça ile maske şeklinde yüze sürülür.

    Buğday Özü Maskesinin Faydaları: Kızıl lekelerin ve sivilcelerin giderilmesini sağlar. Günde iki kere sabah ve akşam uygulanır.


    20 Şubat 2014 Perşembe

    Açık renk ve hassas cilde sahip olanlar, sık sık, yanaklar, alın, burun ve elmacık kemikleri üzerindeki kızarıklıklardan yakınırlar: Kılcal damarların genişlemesi, aşırı miktarda kanın geçişine neden olur. Yarım saat kadar sonra kaybolacak olan kızarıklık ortaya çıkar. Bu genişleme kalıcı olduğu zaman, kuperozdan söz edilir. Bu durum, kılcal damarlarda kontrol altına alınması gereken bir hassasiyet olduğu anlamına gelir.

    1 - Işık ve sıcaklık kaynaklarına, dolayısıyla UV ve kızılötesi ışınlara uzun süre ve direkt olarak maruz kalmayın; kesinlikle alkol ve sigara kullanmayın; yüz temizliği sırasında, çok sıcak su ya da buhar banyosundan kaçının; temizleme sütü yanında, ebegümeci ve papatya gibi ağrı dindirici bitki özlerine dayanan alkolsüz tonik kullanılması uygun olur; UV korumalı kremler ya da çinko oksit bazlı özel koruyucular kullanın.

    2 - Eğer sivilce oluşumuna eğilimli bir cildiniz varsa, her sabah, 4 - 5 dakika süresince demlenmeye bıraktığınız yabani çilek çayını için. Papatya, lavanta, ebegümeci, anason çayları da kan dolaşımını kolaylaştırmak ve heyecana dayalı gerilimden kurtulmakta faydalı olabilir.

    3 - Makyajın, sivilceli deriyi daha kötü hale getireceği kanısı yanlıştır. Aksine, makyaj cildi dış etkenlerden koruyan bir kalkan işlevi görür.

    Kuperoz ve doğal tavsiyeler

    Konu Saati  01:27  |  in  Şifalı Bitkiler  |  Devamı»

    Açık renk ve hassas cilde sahip olanlar, sık sık, yanaklar, alın, burun ve elmacık kemikleri üzerindeki kızarıklıklardan yakınırlar: Kılcal damarların genişlemesi, aşırı miktarda kanın geçişine neden olur. Yarım saat kadar sonra kaybolacak olan kızarıklık ortaya çıkar. Bu genişleme kalıcı olduğu zaman, kuperozdan söz edilir. Bu durum, kılcal damarlarda kontrol altına alınması gereken bir hassasiyet olduğu anlamına gelir.

    1 - Işık ve sıcaklık kaynaklarına, dolayısıyla UV ve kızılötesi ışınlara uzun süre ve direkt olarak maruz kalmayın; kesinlikle alkol ve sigara kullanmayın; yüz temizliği sırasında, çok sıcak su ya da buhar banyosundan kaçının; temizleme sütü yanında, ebegümeci ve papatya gibi ağrı dindirici bitki özlerine dayanan alkolsüz tonik kullanılması uygun olur; UV korumalı kremler ya da çinko oksit bazlı özel koruyucular kullanın.

    2 - Eğer sivilce oluşumuna eğilimli bir cildiniz varsa, her sabah, 4 - 5 dakika süresince demlenmeye bıraktığınız yabani çilek çayını için. Papatya, lavanta, ebegümeci, anason çayları da kan dolaşımını kolaylaştırmak ve heyecana dayalı gerilimden kurtulmakta faydalı olabilir.

    3 - Makyajın, sivilceli deriyi daha kötü hale getireceği kanısı yanlıştır. Aksine, makyaj cildi dış etkenlerden koruyan bir kalkan işlevi görür.

    19 Şubat 2014 Çarşamba


    Prof. Dr.  İbrahim SARAÇOĞLU  Soğan Suyu Kürü Nedir?  Neye Yarar?

    Prof. Dr.  İbrahim SARAÇOĞLU  bazı bayanların sırtlarında, yüzlerinde ,ciltlerinde ve karın bölgelerinde oluşan iltihaplı sivilce ve akneler için soğan suyu kürünü öneriyor. Soğan suyu kürü için evinizde bulunan bir kuru soğan yeterli…

    İltihaplı sivilce ve akneler için soğan suyu kürü nasıl yapılır, nasıl hazırlanır, nasıl uygulanır? Soğan suyu kürü nasıl tatbik edilir?

    Kuru soğanı alalım. Bize bu soğanın suyu lazım. Sadece soğan suyu kullanacaksınız. İltihaplı sivilce ve akneler için kuru soğan suyunu günde 2 kez iltihaplı sivilce ve aknelerin üzerine kulak temizleme çubuğunun ucundaki pamuk yardımıyla sürün.


    İbrahim Saraçoğlu Sivilce İçin Soğan suyu kürü

    Konu Saati  19:24  |  in  İbrahim Saraçoğlu  |  Devamı»


    Prof. Dr.  İbrahim SARAÇOĞLU  Soğan Suyu Kürü Nedir?  Neye Yarar?

    Prof. Dr.  İbrahim SARAÇOĞLU  bazı bayanların sırtlarında, yüzlerinde ,ciltlerinde ve karın bölgelerinde oluşan iltihaplı sivilce ve akneler için soğan suyu kürünü öneriyor. Soğan suyu kürü için evinizde bulunan bir kuru soğan yeterli…

    İltihaplı sivilce ve akneler için soğan suyu kürü nasıl yapılır, nasıl hazırlanır, nasıl uygulanır? Soğan suyu kürü nasıl tatbik edilir?

    Kuru soğanı alalım. Bize bu soğanın suyu lazım. Sadece soğan suyu kullanacaksınız. İltihaplı sivilce ve akneler için kuru soğan suyunu günde 2 kez iltihaplı sivilce ve aknelerin üzerine kulak temizleme çubuğunun ucundaki pamuk yardımıyla sürün.


    Akne (sivilce) Nedir?

    Sıklıkla ergenlik ve genç erişkin dönemde çeşitli nedenlerden ötürü kıl kökündeki hücrelerin düzensiz işlemesi ve yağ bezinin fazla yağ üretmesi ile bakteriyal çoğalma sonucu ortaya çıkan bir cilt rahatsızlığıdır. Akne çoğunlukla yüz, boyun, sırt, göğüs ve omuzlarda görülür.

    Akne Nasıl Oluşur?

    Hormonal değişiklikler, beslenme şekli, genetik yapı, cildin fazla yağ üretmesi, kıl kökündeki ölü hücrelerin dışarıya atılamaması, vitamin eksikliği, stres vb. gibi faktörlerin bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Normalde sağlıklı ciltlerde açık olan kıl folikülleri ve yağ bezlerinin ağız kısmı tıkanır, bu sebeple bakteriler üremeye başlar.

    Bu şekilde gözeneklerin tıkanması ile mikrokomedon adı verilen yapılar ortaya çıkar. Açık komedon (siyah nokta) ve kapalı komedon (beyaz nokta) olarak iki türü vardır. Ciltteki yağ üretimi gittikçe artarak devam eder ve böylece tıkanmış bölgede yağ birikerek şişmeye neden olur. Bakteriler bu ortamda daha çok ürerler ve vücudun doğal bağışıklık sistemi bakterilere karşı savaşmaya başlayarak iltihaba (inflamasyon) sebep olur.
    Kısaca akne (sivilce) kıl kökünde ve komşuluğundaki yağ bezinin iltihabi rahatsızlığıdır.

    Akne Vulgaris Kimlerde Görülür?

    12-25 yaş grubunun % 85’inde görülür. Ender olarak 8 yaş civarında başlayıp, 30 yaştan sonra da devam edebilir. Erkeklerde daha sıktır ve daha ağır klinik seyir görülebilir.

    Akne Vulgaris Niçin Olur?

    Son yıllarda üzerinde en fazla durulan nedenler arasında sebum yapımında artış, anormal folliküler keratinizasyon ve mikrobiyal kolonizasyon sayılabilir. Mikrobiyal kolonizasyondan sorumlu mikroorganizmalar propinibakterium acnes, stafilococcus epidermidis ve pitrosporum oveledir.
    Akne vulgaris oluşumunda genetik faktörler de suçlanmaktadır. Hastaların çoğu aile öyküsü verirler ancak özel bir geçiş şekli saptanmamıştır.

    Akne Vulgarisin Klinik Görünümü Nasıldır?

    Primer yerleşim yeri yüz, sırt, göğüs ve omuzlardır. Gövdedeki lezyonlar orta hatta yoğunlaşır. Herhangi bir lezyon ağırlıklı olabilmekle birlikte genellikle bir çok lezyon biraradadır.
    Non-inflamatuar lezyonlar komedonlardır. Komedonlar açık veya kapalı olabilir. Açık komedon deriden hafif kabarık, ortasında koyu renkli folliküler keratin ve lipid birikimi olan lezyondur. Kapalı komedonlar ise inflamasyonsuz beyaz renkli papüller şeklinde görülür. Özellikle kapalı komedonlar inflamatuar lezyonların prekürsorlarıdır.
    İnflamatuar lezyonlar, çevresinde eritem inflamasyon bulunan küçük papüllerden püstül ve büyük nodüllere, kistlere kadar değişebilir.
    Aktif lezyonlar dışında iyileşmiş lezyonlara ait skarlar da bulunabilir. Akne skarları küçük ağızlı derin deprese skarlardır. Nadiren gövdede hipertrofik skarlar olabilir.

    Akne Vulgariste Laboratuvar İncelemeleri Gerekli mi?


    Hiperandrojenizmden şüphelenilmiyorsa akne vulgarisli hastada laboratuar tetkik gerekli değildir. Ancak menstruasyon düzensizliği, hirsutismus, androgenetik alopesi gibi hiperandrojenizm belirtileri varsa hastaların bir dermatoloğa ve daha sonra gerekirse bir endokrinoloğa başvurmaları gerekebilir.

    Akne Vulgaris Tanısı Nasıl Konulur?

    Tanı genellikle kolaydır. Hastanın yaşı, lezyonların yerleşim yerleri ve komedonların varlığı ile follikülitler, rosasea, lupus miliaris disseminatus fasiei’den ayrılabilir.

    Akne çeşitleri nelerdir?

    İltihapsız (inflamasyonsuz) akneler:
    Kapalı Komedon (Beyaz Nokta):
    Açık Komedon (Siyah Nokta):

    İltihaplı (inflamasyonlu) akneler: Derecelerine göre papül, püstül, nodül olarak isimlendirilirler. Tedavi edilmedikleri zaman ciltte iz bırakabilirler ve ileride ciddi psikolojik sorunlara yol açabilmektedirler.

    Akne Vulgaris Tedavisinde Amaç Nedir?

    Amaç, folliküler keratinizasyonu düzeltmek, sebase bezlerin aktivitesini, folliküler bakteriyel popülasyonu ve inflamasyonu azaltmaktır. Bu şekilde lezyonların skar bırakması ve hastada güvensizlik, değersizlik duygularının oluşması engellenir.

    Akne Vulgaris Tedavisinde Neler Kullanılır?

    Temizleyici ajanlar

    İşlem abartılmadığı sürece temizlik için kullanılan pH değeri 5.5 olan sabunlar follikül içindeki lipid ve bakterileri uzaklaştırabilirler, ancak komedon giderici ve tedavi edici etkileri yoktur. Tedaviye yardımcı ajanlardır.

    Topikal ajanlar

    Vitamin A asiti (Tretinoin): Folliküler keratinizasyonu düzenler. Komedonların hakim olduğu aknede tercih edilir. İrritasyon yapıcı etkisi vardır. Özellikle güneşe maruz kalındığında bu etki artar. (Acnelyse krem, Retino jel).

    Benzoyl peroksit: Güçlü bir antibakteriyel ajandır. Kuruluk irritasyon ve allerjik dermatite neden olabilir. (Aknefug BP losyon, Aksil krem, Benzac AC jel).

    Antibiyotikler: Klindamisin ve Eritromisin p. acnes’e etkilidir. Uzun süreli kullanımda rezistans bildirilmiştir. Klindamisin % 1, eritromisin % 1-2 kullanılabilir. Eritromisin, benzoyl peroksitle kombine edildiğinde etkisi artar. (Cleocin-T losyon, Clamine-T losyon, Benzamycin jel).

    Azelaik asit: Keratinizasyon ve folliküler bakteri kolonizasyonuna etkilidir. Genellikle % 20 krem şeklinde kullanılır. Yanma hissi oluşturması dışında bir yan etkisi yoktur. (Azelderm krem, Skinoren krem)
    Salisilik asit: Keratolitik etkisi nedeniyle kullanılabilir, retinoik asit kadar güçlü değildir (Salsil-2 jel).

    Sistemik Ajanlar

    Antibiyotikler
    * Tetrasiklin, 250 mg-1 g/gün dozlarda serbest yağ asitlerini ve p. acnes’in sayısını azaltır. 1 g/gün başlangıçtan sonra 250 mg/gün ile 6 ay idame edilebilir. Dişlerde diskolorasyon ve iskelet sistemini baskılayıcı etkileri nedeniyle 8 yaş altında kullanılmamalıdır. (Devasiklin, Tetra, Tetramin 250 mg-cap, Tetralet 500 mg-cap).
    * Doksisiklin (Doksin, Monodoks, Tetradoks 100 mg-cap) ve minosiklin (Türkiye’de preparatı yok) en az tetrasiklin kadar etkilidir. Ancak fotosensitivite nedeniyle yaz aylarında kullanımı sınırlıdır.
    * Trimetoprim-Sulfametoksazol kombinasyonu hematolojik yan etkileri nedeniyle ancak diğer antibiyotiklere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilen bir seçenektir. (Bactrim, Bakton, Baktrisid DS, Bibakrim, Cotrirer Kemoprim, Metoprim, Mikrosid, Septrin, Trifen, Trimoks).

    Hormonlar

    Mutlaka Dermatolog veya endokrinolog tarafından kullanılmalıdırlar.

    Antiandrojenler:
    Siproteron asetat ve etinil östradiol kombinasyonu bir oral kontraseptiftir. Sebum salgısını ve komedon oluşumunu azaltır. (Diane-35).
    Östrojenler, glukokortikoidler ve gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) kullanılabilen diğer seçeneklerdir.

    İsotretinoin:
    Dermatologlar tarafından kullanılmalı ve hastalar izlenmelidir.
    Şiddetli ve tedaviye dirençli aknede çok etkilidir. Sebum üretimini azaltır, keratinizasyonu düzeltir, p. acnes’i azaltır ve antienflamatuar etkisi vardır. 1-2 mg/kg/gün dozda 18-20 hafta kullanılır. Teratojenik potansiyeli nedeniyle tedavi boyunca ve tedaviden sonraki bir ay içinde hamile kalınmamalıdır. Deri kuruluğu, keilit, konjunktivit, hipertrigliseridemi, epistaksis ve saç dökülmesi yapabilir. (Ro-accutan).

    Hangi Tip Aknede Hangi Ajanlar Kullanılmalıdır?

    Hafif aknede daha çok topikal ajanların kullanılması yeterlidir. Orta derecede aknede ise topikal ajanlara bir sistemik antibiyotik eklenmesi uygun olabilir. ?iddetli aknede isotretinoin kullanılmalıdır.

    Akne Vulgarisin Prognozu Nasıldır?

    Olguların çoğu 20’li yaşların başında düzelir. Ancak ender de olsa 30’lu ve 40’lı yaşlara kadar uzayabilir.




    Akne (sivilce) Nedir? Akne tedavisi

    Konu Saati  19:21  |  in  Cilt Hastalıkları  |  Devamı»

    Akne (sivilce) Nedir?

    Sıklıkla ergenlik ve genç erişkin dönemde çeşitli nedenlerden ötürü kıl kökündeki hücrelerin düzensiz işlemesi ve yağ bezinin fazla yağ üretmesi ile bakteriyal çoğalma sonucu ortaya çıkan bir cilt rahatsızlığıdır. Akne çoğunlukla yüz, boyun, sırt, göğüs ve omuzlarda görülür.

    Akne Nasıl Oluşur?

    Hormonal değişiklikler, beslenme şekli, genetik yapı, cildin fazla yağ üretmesi, kıl kökündeki ölü hücrelerin dışarıya atılamaması, vitamin eksikliği, stres vb. gibi faktörlerin bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Normalde sağlıklı ciltlerde açık olan kıl folikülleri ve yağ bezlerinin ağız kısmı tıkanır, bu sebeple bakteriler üremeye başlar.

    Bu şekilde gözeneklerin tıkanması ile mikrokomedon adı verilen yapılar ortaya çıkar. Açık komedon (siyah nokta) ve kapalı komedon (beyaz nokta) olarak iki türü vardır. Ciltteki yağ üretimi gittikçe artarak devam eder ve böylece tıkanmış bölgede yağ birikerek şişmeye neden olur. Bakteriler bu ortamda daha çok ürerler ve vücudun doğal bağışıklık sistemi bakterilere karşı savaşmaya başlayarak iltihaba (inflamasyon) sebep olur.
    Kısaca akne (sivilce) kıl kökünde ve komşuluğundaki yağ bezinin iltihabi rahatsızlığıdır.

    Akne Vulgaris Kimlerde Görülür?

    12-25 yaş grubunun % 85’inde görülür. Ender olarak 8 yaş civarında başlayıp, 30 yaştan sonra da devam edebilir. Erkeklerde daha sıktır ve daha ağır klinik seyir görülebilir.

    Akne Vulgaris Niçin Olur?

    Son yıllarda üzerinde en fazla durulan nedenler arasında sebum yapımında artış, anormal folliküler keratinizasyon ve mikrobiyal kolonizasyon sayılabilir. Mikrobiyal kolonizasyondan sorumlu mikroorganizmalar propinibakterium acnes, stafilococcus epidermidis ve pitrosporum oveledir.
    Akne vulgaris oluşumunda genetik faktörler de suçlanmaktadır. Hastaların çoğu aile öyküsü verirler ancak özel bir geçiş şekli saptanmamıştır.

    Akne Vulgarisin Klinik Görünümü Nasıldır?

    Primer yerleşim yeri yüz, sırt, göğüs ve omuzlardır. Gövdedeki lezyonlar orta hatta yoğunlaşır. Herhangi bir lezyon ağırlıklı olabilmekle birlikte genellikle bir çok lezyon biraradadır.
    Non-inflamatuar lezyonlar komedonlardır. Komedonlar açık veya kapalı olabilir. Açık komedon deriden hafif kabarık, ortasında koyu renkli folliküler keratin ve lipid birikimi olan lezyondur. Kapalı komedonlar ise inflamasyonsuz beyaz renkli papüller şeklinde görülür. Özellikle kapalı komedonlar inflamatuar lezyonların prekürsorlarıdır.
    İnflamatuar lezyonlar, çevresinde eritem inflamasyon bulunan küçük papüllerden püstül ve büyük nodüllere, kistlere kadar değişebilir.
    Aktif lezyonlar dışında iyileşmiş lezyonlara ait skarlar da bulunabilir. Akne skarları küçük ağızlı derin deprese skarlardır. Nadiren gövdede hipertrofik skarlar olabilir.

    Akne Vulgariste Laboratuvar İncelemeleri Gerekli mi?


    Hiperandrojenizmden şüphelenilmiyorsa akne vulgarisli hastada laboratuar tetkik gerekli değildir. Ancak menstruasyon düzensizliği, hirsutismus, androgenetik alopesi gibi hiperandrojenizm belirtileri varsa hastaların bir dermatoloğa ve daha sonra gerekirse bir endokrinoloğa başvurmaları gerekebilir.

    Akne Vulgaris Tanısı Nasıl Konulur?

    Tanı genellikle kolaydır. Hastanın yaşı, lezyonların yerleşim yerleri ve komedonların varlığı ile follikülitler, rosasea, lupus miliaris disseminatus fasiei’den ayrılabilir.

    Akne çeşitleri nelerdir?

    İltihapsız (inflamasyonsuz) akneler:
    Kapalı Komedon (Beyaz Nokta):
    Açık Komedon (Siyah Nokta):

    İltihaplı (inflamasyonlu) akneler: Derecelerine göre papül, püstül, nodül olarak isimlendirilirler. Tedavi edilmedikleri zaman ciltte iz bırakabilirler ve ileride ciddi psikolojik sorunlara yol açabilmektedirler.

    Akne Vulgaris Tedavisinde Amaç Nedir?

    Amaç, folliküler keratinizasyonu düzeltmek, sebase bezlerin aktivitesini, folliküler bakteriyel popülasyonu ve inflamasyonu azaltmaktır. Bu şekilde lezyonların skar bırakması ve hastada güvensizlik, değersizlik duygularının oluşması engellenir.

    Akne Vulgaris Tedavisinde Neler Kullanılır?

    Temizleyici ajanlar

    İşlem abartılmadığı sürece temizlik için kullanılan pH değeri 5.5 olan sabunlar follikül içindeki lipid ve bakterileri uzaklaştırabilirler, ancak komedon giderici ve tedavi edici etkileri yoktur. Tedaviye yardımcı ajanlardır.

    Topikal ajanlar

    Vitamin A asiti (Tretinoin): Folliküler keratinizasyonu düzenler. Komedonların hakim olduğu aknede tercih edilir. İrritasyon yapıcı etkisi vardır. Özellikle güneşe maruz kalındığında bu etki artar. (Acnelyse krem, Retino jel).

    Benzoyl peroksit: Güçlü bir antibakteriyel ajandır. Kuruluk irritasyon ve allerjik dermatite neden olabilir. (Aknefug BP losyon, Aksil krem, Benzac AC jel).

    Antibiyotikler: Klindamisin ve Eritromisin p. acnes’e etkilidir. Uzun süreli kullanımda rezistans bildirilmiştir. Klindamisin % 1, eritromisin % 1-2 kullanılabilir. Eritromisin, benzoyl peroksitle kombine edildiğinde etkisi artar. (Cleocin-T losyon, Clamine-T losyon, Benzamycin jel).

    Azelaik asit: Keratinizasyon ve folliküler bakteri kolonizasyonuna etkilidir. Genellikle % 20 krem şeklinde kullanılır. Yanma hissi oluşturması dışında bir yan etkisi yoktur. (Azelderm krem, Skinoren krem)
    Salisilik asit: Keratolitik etkisi nedeniyle kullanılabilir, retinoik asit kadar güçlü değildir (Salsil-2 jel).

    Sistemik Ajanlar

    Antibiyotikler
    * Tetrasiklin, 250 mg-1 g/gün dozlarda serbest yağ asitlerini ve p. acnes’in sayısını azaltır. 1 g/gün başlangıçtan sonra 250 mg/gün ile 6 ay idame edilebilir. Dişlerde diskolorasyon ve iskelet sistemini baskılayıcı etkileri nedeniyle 8 yaş altında kullanılmamalıdır. (Devasiklin, Tetra, Tetramin 250 mg-cap, Tetralet 500 mg-cap).
    * Doksisiklin (Doksin, Monodoks, Tetradoks 100 mg-cap) ve minosiklin (Türkiye’de preparatı yok) en az tetrasiklin kadar etkilidir. Ancak fotosensitivite nedeniyle yaz aylarında kullanımı sınırlıdır.
    * Trimetoprim-Sulfametoksazol kombinasyonu hematolojik yan etkileri nedeniyle ancak diğer antibiyotiklere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilen bir seçenektir. (Bactrim, Bakton, Baktrisid DS, Bibakrim, Cotrirer Kemoprim, Metoprim, Mikrosid, Septrin, Trifen, Trimoks).

    Hormonlar

    Mutlaka Dermatolog veya endokrinolog tarafından kullanılmalıdırlar.

    Antiandrojenler:
    Siproteron asetat ve etinil östradiol kombinasyonu bir oral kontraseptiftir. Sebum salgısını ve komedon oluşumunu azaltır. (Diane-35).
    Östrojenler, glukokortikoidler ve gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) kullanılabilen diğer seçeneklerdir.

    İsotretinoin:
    Dermatologlar tarafından kullanılmalı ve hastalar izlenmelidir.
    Şiddetli ve tedaviye dirençli aknede çok etkilidir. Sebum üretimini azaltır, keratinizasyonu düzeltir, p. acnes’i azaltır ve antienflamatuar etkisi vardır. 1-2 mg/kg/gün dozda 18-20 hafta kullanılır. Teratojenik potansiyeli nedeniyle tedavi boyunca ve tedaviden sonraki bir ay içinde hamile kalınmamalıdır. Deri kuruluğu, keilit, konjunktivit, hipertrigliseridemi, epistaksis ve saç dökülmesi yapabilir. (Ro-accutan).

    Hangi Tip Aknede Hangi Ajanlar Kullanılmalıdır?

    Hafif aknede daha çok topikal ajanların kullanılması yeterlidir. Orta derecede aknede ise topikal ajanlara bir sistemik antibiyotik eklenmesi uygun olabilir. ?iddetli aknede isotretinoin kullanılmalıdır.

    Akne Vulgarisin Prognozu Nasıldır?

    Olguların çoğu 20’li yaşların başında düzelir. Ancak ender de olsa 30’lu ve 40’lı yaşlara kadar uzayabilir.





    Güneşin kurutucu etkisi ve iyotlu deniz suyu yazın akneyi aklımızdan çıkarır. Ama sonbahar ve kış, aknenin çoğaldığı dönemlerdir. Pek çok şey aknenin türüne bağlı olsa da, ultraviyole ışınlarının etkisi cildi kurutup, yağ üretimini düzenliyor. Bu yüzden sonbahar ve kış aylarında da solaryuma girerek aynı etkiyi yaratabiliriz. Gençlerde görülen akne, ergenliğin ilk dönemlerinde, vücutta gelişim ve değişimler başladığı sırada ortaya çıkıyor. Bu durum, bir dizi hormonal dengesizliğe bağlı. Doğal olarak bu gibi hormon dengesizlikleri yetişkinlerde de görülebiliyor. Örneğin, adet döneminde ortaya çıkan sivilceler bu tür bir dengesizlik sonucudur. Diğer bazı durumlarda ise, akne oluşumu, kortizon ya da B12 vitamini içeren ilaçlar, ya da dışarıdan uygulanan vazelin preparatları ve bitkisel yağların uzun süreli kullanımına bağlı.


    TEMİZLİK NASIL OLMALI? Cilt temizliği, sabahları derinin salgılarını harekete geçirmek; akşamları ise, gözeneklerde birikmiş kir zerreciklerinden kurtulmak için mutlaka yapılmalı. Cildinizin haftada 2-3 kez, tüm yağ kalıntılarını alacak bir maskeye de ihtiyacı vardır. Aynı zamanda cildi derinlemesine nemlendiren bir maske seçmeye özen gösterin.

    10 DAKİKALIK BİR BUHAR BANYOSU Haftada 1 kez, buhar banyosu hazırlayın: Gözeneklerin genişlemesini sağlayacağından, siyah noktalardan kurtulmanız kolaylaşacaktır. Başınızın üzerine bir havlu örterek, yarıya kadar kaynar su doldurduğunuz bir tencerenin üzerine eğilin. 10 dakika sonra, yüzünüzü kurulayın ve siyah noktaları sıkın. Bu işlemi yaparken, ellerinizin temiz olmasına dikkat edin. Parmak uçlarınıza sargı bezi sarıp noktaları sıkabilirsiniz. Ama sıkmakta zorlanırsanız fazla üstelemeyin. Cildiniz tamamen kuruduğunda tekrar buhara tutun. İşlem sona erdiğinde yüzünüzü bir tonikle dezenfekte edin.

    HERKES İÇİN GEÇERLİ ÖNERİLER Gençler arasında özellikle yaygın olan bu problemin çözümünde, cilt tipleri farklı olduğundan, kızların ve erkeklerin uygulaması gereken kürler de farklı. Ancak yine de, her iki cinsin de uyması gereken bazı kurallar var.

    1. Doğru ve hijyenik temizlik: Cildi fazla hırpalamadan düzenli olarak yıkayın. Cildi fazla kurutmamak için pH değeri derinin doğal pH'ına yakın (5.5 civarında) bir temizleyici kullanılmalı. Daha da derinlemesine bir temizlik isteniyorsa, her 3-4 günde bir, gözeneklerde biriken yağ ve tozu alan kil maskesi uygulanabilir.

    2. Beslenmeye dikkat: Çikolata ve şarküteri ürünleri sivilce yapar görüşü, çok yaygın fakat çürütülmüş bir iddia. Son araştırmalar, beslenmenin akne üzerinde doğrudan etkisi olmadığını gösterse de, üzerinde durulması gereken önemli bir nokta var: Meyve ve sebze açısından zengin, sağlıklı beslenme cildin en önemli dostu.

    3. İyi dinlenin: En iyi güzellik kürü uyku. Stresten uzak bir ortamda dinlenebilmek çok önemli. Özellikle gecede en az 7-8 saat uyumak şart. Uykunun hormonal aktiviteyi düzenlediği herkesçe biliniyor.

    4. Ellerinizi yüzünüzden çekin: Cilde zarar vermeksizin yok edilebilecek siyah noktalardan farklı olarak, kançıbanları asla sıkılmamalı. Aksi halde, iltihaplı enfeksiyon, ardında bir yara ve iz bırakarak yayılabilir.

    5. Uzmana görünün: Kış gelip de akneler belirmeden önce mutlaka dermatologunuzla görüşün. Çünkü, yaz aylarında kuruyup hassaslaşan cildiniz, tatil öncesinde uyguladığınız akne tedavisini tekrarlamanızdan zarar görebilir.

    6. Bitki çayları da işe yarıyor: Her gün organizmayı temizleme özelliği taşıyan bir bitki çayı içmek cildinize faydalı olacaktır. Özellikle ıhlamur ve rezene içeren çayların çok yararını görürsünüz.

    KADINLAR İÇİN BAKIM

    Pudra ve allıktan uzak durun: Cildi çabuk sivilcelenenler makyaj yapmaktan vazgeçmeli. Tabii biraz rimel ve bir parça ruja değil sözümüz. Herşeyden önce, hijyenik nedenlerle allık ve pudra kullanmaktan vazgeçmeli: Zaten aşırı salgılanan yağ ile dolmuş gözenekler, makyaj malzemeleri kullanılınca iyice tıkanıyor. Bunun yanında, estetik bir neden de var: Makyaj, kusurları gizlemek yerine çoğu kez daha da belirginleştiriyor.
    Az yağlı bir fondöten seçin. Makyajsız yapamayanlar hafif bir fondöten kullanabilir. Ancak, yağlı ciltler için özel olarak geliştirilmiş, siyah nokta oluşumuna neden olmayan (gözeneklerde birikecek madde içermeyen) bir malzeme seçilmeli.
    Akne ve aşırı kıllanma: Akne yanında aşırı kıllanmadan da şikayet eden genç kızlar, antiandrojen hormonlar içeren doğum kontrol haplarından faydalanabilir. Ancak bu hapların 16 yaşın altındakilerce alınması sakıncalı olacaktır.

    ERKEKLER İÇİN BAKIM

    Hijyene daha fazla özen: Ergenlik çağındaki erkekler, katıldıkları sportif faaliyetlerin yoğunluğu yüzünden, yaşıtları olan kızlardan daha fazla terlerler. Bu bakımdan, hijyene özel bir önem vermeleri şarttır. Terlemenin ardından yüzün mutlaka yıkanması ve akneye karşı dezenfektan uygulanması gerekli.
    Erkeklere özel kozmetikler: Bazı ilaç firmaları, akne tedavisi ilaçlarında, kızlar ve erkekler için ayrı formüller uyguluyor. Genç kızlara uygun olan ilaçlar daha hafif. Erkeklerin kendileri için hazırlanmış formülleri kullanmaları daha iyi sonuç veriyor.
    Sık sık tıraş olun: Sakal uzamaya başladığında, kıllar, akne iltihabının artmasına neden olabiliyor. Bu yüzden sık sık tıraş olmak gerekli.
    Tıraş sonrası bakım: Kullandığınız after shave parfüm içermemeli. Akneli cilt, after shavelerin içerdiği alkole karşı oldukça duyarlı. Akne kremlerinde az miktarda bulunan alkol, cildin pul pul dökülmesine ve kurumaya neden olabilir. En iyisi alkolsüz tonikleri tercih etmek.

    Akne artık sorun değil


    Aknelerin ilginç bir öyküsü var. Genellikle ergenlik çağındaki erkek ve kızların yüzleri sivilcelerle doluyor. Özellikle de delikanlı adayları tam karşı cinse ilgi duymaya başladıkları dönemde yüzlerinde beliren sivilceler yüzünden sıkıntı çekiyorlar. Ergenlik çağı sivilcelerine o dönemde vücuttaki hormon dengelerinin değişmesi neden oluyor. Akneler, yetişkinlerin de de en büyük sorunlarından biri. Yüzde, boyunda, omuzlarda ve sırtta çıkan sivilcelerden kurtulmak elbette mümkün.
    Aknelerin oluşmasında yağlı cilt ve bakteriler etkili. Bu nedenle, aknelerden yakınan bir kişinin öncelikle hayvansal yağlardan uzak durması gerek. Bu arada bağışıklık sistemini güçlendiren yiyeceklere ağırlık vermeli. Yağ ve şeker miktarı fazla olan hazır yiyecekler, akneleri çok iyi besler. Derinin doğal koruyucu yağı olarak bilinen sebumun üretimini azaltır. Çikolata, dondurma, sosis ve dondurulmuş hazır et yemekleri aknelerden yakınan kişiler için zararlı. Buna karşılık bol bol yeşil sebze ve narenciye türü meyveler yenmeli. E vitamini alabilmek için de sıvı yağlar kullanılmalı.

    Hormon dengesi

    Aknelerin hormon dengesizliğinin bir sonucu olduğunu belirtmiştik. Vücuttaki hormon dengesini düzene sokmak için her gün lahana yenmeli. Bu sebze ayrıca bakterileri öldüren sülfür içerdiği için de aknelere karşı güçlü bir savunma silahı sayılıyor. Mango, kiwi ve ananas gibi tropikal bölge meyveleri de çok yararlı. Tuz katılmamış sebze suları, çiğ meyve ve sebzeler ve salatalarla beslenilmeli. Akne ciddi bir sorun olursa mutlaka bir deri uzmanına baş vurulmalı. Ancak gerekli önlemler alınırsa, aknelerden doktor tedavisine gerek kalmadan kurtulmak mümkün.

    Tedavi mümkün

    Cilt uzmanları, aknelerin her zaman tedavi edilebileceği kanısındalar. Aknelere karşı kullanılan antibiyotikler yararlı oluyor. Ancak rasgele bir antibiyotik kullanmak yanlış. Cilt uzmanının önereceği antibiyotikler etkili olur. Ayrıca cilt uzmanları, hormon ve A vitamini alınmasını önerebilirler. Yiyeceklerin aknelerin kesin nedeni oldukları iddia edilemez. Ama çikolata yedikten sonra yüzde sivilceler çıkarsa, yiyeceklerin de akne nedenleri arasında sayılması gerektiği söylenebilir.
    Sizi aynalara küstüren o minik sivilcelere savaş açın. Pahalı kozmetik ürünleriyle değil basit önlemlerle bu sorundan kurtulun. Doğru önlemleri alırsanız, o sivilcelerden eser kalmayacak.

    Savaşa başlayın

    Aknelere karşı savaş açıldığı zaman şunlara dikkat edilmeli:
    Her gün 500 mcg A vitamini alınmalı. Kızlarda Adet öncesinde ortaya çıkan aknelere karşı da adet kanamaları başlamadan 10 gün önce, her gün düzenli olarak 50 mg B6 vitamini alınması doğru olur. Bu arada cildi çay ağacı yağıyla temizlemeli ayrıca bir kase yoğurda bir çay kaşığı deniz tuzu ilave ederek bu karışım cilde sürülmeli. Banyodan ya da duştan sonra vücut sırt fırçası ya da keseyle temizlenmeli. Güneşin zararlarından söz ediliyor ama aknelere karşı güneş banyosunun son derece yararlı olduğunu belirtelim. Güneşteki mor ötesi ışınların akneleri yok ettiği biliniyor.
    Akne nedir?
    Akne bir cilt hastalığıdır. Ciltte iltihaplı sivilceler ve ‘komedon’ olarak bilinen siyah noktaların bulunmasıyla karakterizedir. Genellikle yüzde ; bazen göğüs ve sırtta görülebilir.

    Neler akneye yol açar?

    Akne esas olarak ergenlik çağındaki gençleri etkiler. Ergenlikteki hormonal değişikliklerden kaynaklanan cildin artmış miktarda yağ salgılaması sonucudur. Akneye yol açan veya açmayan hormonlardan etkilenme dereceleri kişiden kişiye değişir. Aknenin diğer nedenleri:

    • Genetik faktörler (kalıtımsal olarak ciltte geniş gözenekler bulunması ve büyük yağ/sebase bezlerinin bulunması)
    • Stres
    • Bazı ilaç tedavileri
    • Bazı kozmetik maddelerinin kullanımı

    Şimdi cildin yapısını biraz inceleyelim; Her kıl kesesi (folikül) hücrelerle döşelidir ve keseye yağ sağlayan bir yağ bezi ve kıl içerir. Kese içinde ölü hücreler oluştuğunda ve bunlar bakterilerle birleştiğinde kese tıkanır ve şişer. Sonuçta tıkalı bir kese ve kırmızı bir sivilce oluşur. Sivilcenin 3 tipi vardır: Beyaz başlılar, siyah başlılar ve iltihaplı olanlar.

    Beyaz başlı sivilceler:

    Ölü hücreler ve diğer maddeler folikülde birikip yolu tıkadığında oluşur.

    Siyah başlı sivilceler:

    Oluşumları beyaz başlılar gibidir; fakat bunlarda tıkayıcı içerik cilde doğru çıkıntı yapmıştır. Bu çıkıntıdaki yağ ve diğer ölü hücreler renk değiştirir ve siyahlaşır.

    İltihaplı sivilceler:

    Tıkanmış folikülün içinde basınç arttığına ve folikül duvarları yıkıldığında oluşurlar. Yağ, ölü hücreler, kıl ve bakteriler cildin alt tabakasına yayılırlar. Gözenek etrafındaki deri kızarık ve iltihaplı bir hal alır. beyaz kan hücreleri (akyuvarlar) iltihaba müdahale etmek için olay yerine gidince cerahat oluşur ve sonuç bir ‘püstül’dür.

    Akne nasıl önlenir?

    En iyi yöntem kendini iyi tanımaktır. Sivilcelerinizin ne zaman ortaya çıktığını takip edin. Moralinizi bozan bir durumdan sonra mı artıyorlar? Böyle ise stres karşısında daha az tepki vermeye çalışın. Aynı şeyler diyet için de geçerlidir. Cildinizi yumuşakça yıkamak cildinizi temizlemek için yapılacak en önemli şeylerden biridir. Dikkatli yıkama cilt üzerinde birikmiş yağ, bakteri ve ölü hücreleri cilt üzerinden uzaklaştırmaya yardım eder. Fakat aşırı yıkama zararlıdır. Çok sıcak su, sert kurulama, yıpratıcı sabunlar cilt hassasiyetini ve kızarıklığı artırır. Temiz suyla derinlemesine durulamak cilde ihtiyacı olan nemi katar. Güneşe maruz kalma süresine dikkat etmek de sağlıklı bir cilt için önemlidir.

    Akneye diyetin etkisi var mıdır?

    Akne ve diyet ilişkisi arasında çeşitli inanışlar vardır. Diyet birçok insanda direkt olarak akneye yol açmaz. Çikolata, kuruyemiş, hafif içecekler kendileri özel bir probleme neden olmuyorsa (örneğin alerji vb.) bunları kısıtlamaya gerek yoktur. Tüm ana besin guruplarını içeren dengeli bir diyet ise en iyisidir. Ve tabi ki çok bol su içmeyi unutmayalım. Eğer akneler artıyor yada kötüleşiyorsa uzman bir dermatologa başvurulmalıdır.

    Akne tedavisi

    Yerel Tedavi:
    En önemli nokta püstülleri kesinlikle sıkmamaktır. Yalnızca iltihaplanmamış komedonlar hijyen kurallarına uymak koşuluyla çıkarılabilir.

    Yerel tıbbi tedavi
    • Peeling (morötesi ışınlarla, meyve asitleriyle cildin soyulmasıdır)
    • Dermoabrazyon (Çok ilerlemiş olgularda üst deri ve deri yüzeylerinin
    sıyrılması yoluyla akne izlerinin kaybedilmesi

    Genel Tedavi:
    • Antibiyotikler
    • Doğum kontrol hapları
    • Lezyon içine kortizonlu iğneler

    Not: Unutmayınız ki akne tedavisi uzun süreli ve sabır gerektiren bir süre

    Akne ve sivilce sorunu ve tedavi yöntemleri

    Konu Saati  18:38  |  in  Cilt Hastalıkları  |  Devamı»


    Güneşin kurutucu etkisi ve iyotlu deniz suyu yazın akneyi aklımızdan çıkarır. Ama sonbahar ve kış, aknenin çoğaldığı dönemlerdir. Pek çok şey aknenin türüne bağlı olsa da, ultraviyole ışınlarının etkisi cildi kurutup, yağ üretimini düzenliyor. Bu yüzden sonbahar ve kış aylarında da solaryuma girerek aynı etkiyi yaratabiliriz. Gençlerde görülen akne, ergenliğin ilk dönemlerinde, vücutta gelişim ve değişimler başladığı sırada ortaya çıkıyor. Bu durum, bir dizi hormonal dengesizliğe bağlı. Doğal olarak bu gibi hormon dengesizlikleri yetişkinlerde de görülebiliyor. Örneğin, adet döneminde ortaya çıkan sivilceler bu tür bir dengesizlik sonucudur. Diğer bazı durumlarda ise, akne oluşumu, kortizon ya da B12 vitamini içeren ilaçlar, ya da dışarıdan uygulanan vazelin preparatları ve bitkisel yağların uzun süreli kullanımına bağlı.


    TEMİZLİK NASIL OLMALI? Cilt temizliği, sabahları derinin salgılarını harekete geçirmek; akşamları ise, gözeneklerde birikmiş kir zerreciklerinden kurtulmak için mutlaka yapılmalı. Cildinizin haftada 2-3 kez, tüm yağ kalıntılarını alacak bir maskeye de ihtiyacı vardır. Aynı zamanda cildi derinlemesine nemlendiren bir maske seçmeye özen gösterin.

    10 DAKİKALIK BİR BUHAR BANYOSU Haftada 1 kez, buhar banyosu hazırlayın: Gözeneklerin genişlemesini sağlayacağından, siyah noktalardan kurtulmanız kolaylaşacaktır. Başınızın üzerine bir havlu örterek, yarıya kadar kaynar su doldurduğunuz bir tencerenin üzerine eğilin. 10 dakika sonra, yüzünüzü kurulayın ve siyah noktaları sıkın. Bu işlemi yaparken, ellerinizin temiz olmasına dikkat edin. Parmak uçlarınıza sargı bezi sarıp noktaları sıkabilirsiniz. Ama sıkmakta zorlanırsanız fazla üstelemeyin. Cildiniz tamamen kuruduğunda tekrar buhara tutun. İşlem sona erdiğinde yüzünüzü bir tonikle dezenfekte edin.

    HERKES İÇİN GEÇERLİ ÖNERİLER Gençler arasında özellikle yaygın olan bu problemin çözümünde, cilt tipleri farklı olduğundan, kızların ve erkeklerin uygulaması gereken kürler de farklı. Ancak yine de, her iki cinsin de uyması gereken bazı kurallar var.

    1. Doğru ve hijyenik temizlik: Cildi fazla hırpalamadan düzenli olarak yıkayın. Cildi fazla kurutmamak için pH değeri derinin doğal pH'ına yakın (5.5 civarında) bir temizleyici kullanılmalı. Daha da derinlemesine bir temizlik isteniyorsa, her 3-4 günde bir, gözeneklerde biriken yağ ve tozu alan kil maskesi uygulanabilir.

    2. Beslenmeye dikkat: Çikolata ve şarküteri ürünleri sivilce yapar görüşü, çok yaygın fakat çürütülmüş bir iddia. Son araştırmalar, beslenmenin akne üzerinde doğrudan etkisi olmadığını gösterse de, üzerinde durulması gereken önemli bir nokta var: Meyve ve sebze açısından zengin, sağlıklı beslenme cildin en önemli dostu.

    3. İyi dinlenin: En iyi güzellik kürü uyku. Stresten uzak bir ortamda dinlenebilmek çok önemli. Özellikle gecede en az 7-8 saat uyumak şart. Uykunun hormonal aktiviteyi düzenlediği herkesçe biliniyor.

    4. Ellerinizi yüzünüzden çekin: Cilde zarar vermeksizin yok edilebilecek siyah noktalardan farklı olarak, kançıbanları asla sıkılmamalı. Aksi halde, iltihaplı enfeksiyon, ardında bir yara ve iz bırakarak yayılabilir.

    5. Uzmana görünün: Kış gelip de akneler belirmeden önce mutlaka dermatologunuzla görüşün. Çünkü, yaz aylarında kuruyup hassaslaşan cildiniz, tatil öncesinde uyguladığınız akne tedavisini tekrarlamanızdan zarar görebilir.

    6. Bitki çayları da işe yarıyor: Her gün organizmayı temizleme özelliği taşıyan bir bitki çayı içmek cildinize faydalı olacaktır. Özellikle ıhlamur ve rezene içeren çayların çok yararını görürsünüz.

    KADINLAR İÇİN BAKIM

    Pudra ve allıktan uzak durun: Cildi çabuk sivilcelenenler makyaj yapmaktan vazgeçmeli. Tabii biraz rimel ve bir parça ruja değil sözümüz. Herşeyden önce, hijyenik nedenlerle allık ve pudra kullanmaktan vazgeçmeli: Zaten aşırı salgılanan yağ ile dolmuş gözenekler, makyaj malzemeleri kullanılınca iyice tıkanıyor. Bunun yanında, estetik bir neden de var: Makyaj, kusurları gizlemek yerine çoğu kez daha da belirginleştiriyor.
    Az yağlı bir fondöten seçin. Makyajsız yapamayanlar hafif bir fondöten kullanabilir. Ancak, yağlı ciltler için özel olarak geliştirilmiş, siyah nokta oluşumuna neden olmayan (gözeneklerde birikecek madde içermeyen) bir malzeme seçilmeli.
    Akne ve aşırı kıllanma: Akne yanında aşırı kıllanmadan da şikayet eden genç kızlar, antiandrojen hormonlar içeren doğum kontrol haplarından faydalanabilir. Ancak bu hapların 16 yaşın altındakilerce alınması sakıncalı olacaktır.

    ERKEKLER İÇİN BAKIM

    Hijyene daha fazla özen: Ergenlik çağındaki erkekler, katıldıkları sportif faaliyetlerin yoğunluğu yüzünden, yaşıtları olan kızlardan daha fazla terlerler. Bu bakımdan, hijyene özel bir önem vermeleri şarttır. Terlemenin ardından yüzün mutlaka yıkanması ve akneye karşı dezenfektan uygulanması gerekli.
    Erkeklere özel kozmetikler: Bazı ilaç firmaları, akne tedavisi ilaçlarında, kızlar ve erkekler için ayrı formüller uyguluyor. Genç kızlara uygun olan ilaçlar daha hafif. Erkeklerin kendileri için hazırlanmış formülleri kullanmaları daha iyi sonuç veriyor.
    Sık sık tıraş olun: Sakal uzamaya başladığında, kıllar, akne iltihabının artmasına neden olabiliyor. Bu yüzden sık sık tıraş olmak gerekli.
    Tıraş sonrası bakım: Kullandığınız after shave parfüm içermemeli. Akneli cilt, after shavelerin içerdiği alkole karşı oldukça duyarlı. Akne kremlerinde az miktarda bulunan alkol, cildin pul pul dökülmesine ve kurumaya neden olabilir. En iyisi alkolsüz tonikleri tercih etmek.

    Akne artık sorun değil


    Aknelerin ilginç bir öyküsü var. Genellikle ergenlik çağındaki erkek ve kızların yüzleri sivilcelerle doluyor. Özellikle de delikanlı adayları tam karşı cinse ilgi duymaya başladıkları dönemde yüzlerinde beliren sivilceler yüzünden sıkıntı çekiyorlar. Ergenlik çağı sivilcelerine o dönemde vücuttaki hormon dengelerinin değişmesi neden oluyor. Akneler, yetişkinlerin de de en büyük sorunlarından biri. Yüzde, boyunda, omuzlarda ve sırtta çıkan sivilcelerden kurtulmak elbette mümkün.
    Aknelerin oluşmasında yağlı cilt ve bakteriler etkili. Bu nedenle, aknelerden yakınan bir kişinin öncelikle hayvansal yağlardan uzak durması gerek. Bu arada bağışıklık sistemini güçlendiren yiyeceklere ağırlık vermeli. Yağ ve şeker miktarı fazla olan hazır yiyecekler, akneleri çok iyi besler. Derinin doğal koruyucu yağı olarak bilinen sebumun üretimini azaltır. Çikolata, dondurma, sosis ve dondurulmuş hazır et yemekleri aknelerden yakınan kişiler için zararlı. Buna karşılık bol bol yeşil sebze ve narenciye türü meyveler yenmeli. E vitamini alabilmek için de sıvı yağlar kullanılmalı.

    Hormon dengesi

    Aknelerin hormon dengesizliğinin bir sonucu olduğunu belirtmiştik. Vücuttaki hormon dengesini düzene sokmak için her gün lahana yenmeli. Bu sebze ayrıca bakterileri öldüren sülfür içerdiği için de aknelere karşı güçlü bir savunma silahı sayılıyor. Mango, kiwi ve ananas gibi tropikal bölge meyveleri de çok yararlı. Tuz katılmamış sebze suları, çiğ meyve ve sebzeler ve salatalarla beslenilmeli. Akne ciddi bir sorun olursa mutlaka bir deri uzmanına baş vurulmalı. Ancak gerekli önlemler alınırsa, aknelerden doktor tedavisine gerek kalmadan kurtulmak mümkün.

    Tedavi mümkün

    Cilt uzmanları, aknelerin her zaman tedavi edilebileceği kanısındalar. Aknelere karşı kullanılan antibiyotikler yararlı oluyor. Ancak rasgele bir antibiyotik kullanmak yanlış. Cilt uzmanının önereceği antibiyotikler etkili olur. Ayrıca cilt uzmanları, hormon ve A vitamini alınmasını önerebilirler. Yiyeceklerin aknelerin kesin nedeni oldukları iddia edilemez. Ama çikolata yedikten sonra yüzde sivilceler çıkarsa, yiyeceklerin de akne nedenleri arasında sayılması gerektiği söylenebilir.
    Sizi aynalara küstüren o minik sivilcelere savaş açın. Pahalı kozmetik ürünleriyle değil basit önlemlerle bu sorundan kurtulun. Doğru önlemleri alırsanız, o sivilcelerden eser kalmayacak.

    Savaşa başlayın

    Aknelere karşı savaş açıldığı zaman şunlara dikkat edilmeli:
    Her gün 500 mcg A vitamini alınmalı. Kızlarda Adet öncesinde ortaya çıkan aknelere karşı da adet kanamaları başlamadan 10 gün önce, her gün düzenli olarak 50 mg B6 vitamini alınması doğru olur. Bu arada cildi çay ağacı yağıyla temizlemeli ayrıca bir kase yoğurda bir çay kaşığı deniz tuzu ilave ederek bu karışım cilde sürülmeli. Banyodan ya da duştan sonra vücut sırt fırçası ya da keseyle temizlenmeli. Güneşin zararlarından söz ediliyor ama aknelere karşı güneş banyosunun son derece yararlı olduğunu belirtelim. Güneşteki mor ötesi ışınların akneleri yok ettiği biliniyor.
    Akne nedir?
    Akne bir cilt hastalığıdır. Ciltte iltihaplı sivilceler ve ‘komedon’ olarak bilinen siyah noktaların bulunmasıyla karakterizedir. Genellikle yüzde ; bazen göğüs ve sırtta görülebilir.

    Neler akneye yol açar?

    Akne esas olarak ergenlik çağındaki gençleri etkiler. Ergenlikteki hormonal değişikliklerden kaynaklanan cildin artmış miktarda yağ salgılaması sonucudur. Akneye yol açan veya açmayan hormonlardan etkilenme dereceleri kişiden kişiye değişir. Aknenin diğer nedenleri:

    • Genetik faktörler (kalıtımsal olarak ciltte geniş gözenekler bulunması ve büyük yağ/sebase bezlerinin bulunması)
    • Stres
    • Bazı ilaç tedavileri
    • Bazı kozmetik maddelerinin kullanımı

    Şimdi cildin yapısını biraz inceleyelim; Her kıl kesesi (folikül) hücrelerle döşelidir ve keseye yağ sağlayan bir yağ bezi ve kıl içerir. Kese içinde ölü hücreler oluştuğunda ve bunlar bakterilerle birleştiğinde kese tıkanır ve şişer. Sonuçta tıkalı bir kese ve kırmızı bir sivilce oluşur. Sivilcenin 3 tipi vardır: Beyaz başlılar, siyah başlılar ve iltihaplı olanlar.

    Beyaz başlı sivilceler:

    Ölü hücreler ve diğer maddeler folikülde birikip yolu tıkadığında oluşur.

    Siyah başlı sivilceler:

    Oluşumları beyaz başlılar gibidir; fakat bunlarda tıkayıcı içerik cilde doğru çıkıntı yapmıştır. Bu çıkıntıdaki yağ ve diğer ölü hücreler renk değiştirir ve siyahlaşır.

    İltihaplı sivilceler:

    Tıkanmış folikülün içinde basınç arttığına ve folikül duvarları yıkıldığında oluşurlar. Yağ, ölü hücreler, kıl ve bakteriler cildin alt tabakasına yayılırlar. Gözenek etrafındaki deri kızarık ve iltihaplı bir hal alır. beyaz kan hücreleri (akyuvarlar) iltihaba müdahale etmek için olay yerine gidince cerahat oluşur ve sonuç bir ‘püstül’dür.

    Akne nasıl önlenir?

    En iyi yöntem kendini iyi tanımaktır. Sivilcelerinizin ne zaman ortaya çıktığını takip edin. Moralinizi bozan bir durumdan sonra mı artıyorlar? Böyle ise stres karşısında daha az tepki vermeye çalışın. Aynı şeyler diyet için de geçerlidir. Cildinizi yumuşakça yıkamak cildinizi temizlemek için yapılacak en önemli şeylerden biridir. Dikkatli yıkama cilt üzerinde birikmiş yağ, bakteri ve ölü hücreleri cilt üzerinden uzaklaştırmaya yardım eder. Fakat aşırı yıkama zararlıdır. Çok sıcak su, sert kurulama, yıpratıcı sabunlar cilt hassasiyetini ve kızarıklığı artırır. Temiz suyla derinlemesine durulamak cilde ihtiyacı olan nemi katar. Güneşe maruz kalma süresine dikkat etmek de sağlıklı bir cilt için önemlidir.

    Akneye diyetin etkisi var mıdır?

    Akne ve diyet ilişkisi arasında çeşitli inanışlar vardır. Diyet birçok insanda direkt olarak akneye yol açmaz. Çikolata, kuruyemiş, hafif içecekler kendileri özel bir probleme neden olmuyorsa (örneğin alerji vb.) bunları kısıtlamaya gerek yoktur. Tüm ana besin guruplarını içeren dengeli bir diyet ise en iyisidir. Ve tabi ki çok bol su içmeyi unutmayalım. Eğer akneler artıyor yada kötüleşiyorsa uzman bir dermatologa başvurulmalıdır.

    Akne tedavisi

    Yerel Tedavi:
    En önemli nokta püstülleri kesinlikle sıkmamaktır. Yalnızca iltihaplanmamış komedonlar hijyen kurallarına uymak koşuluyla çıkarılabilir.

    Yerel tıbbi tedavi
    • Peeling (morötesi ışınlarla, meyve asitleriyle cildin soyulmasıdır)
    • Dermoabrazyon (Çok ilerlemiş olgularda üst deri ve deri yüzeylerinin
    sıyrılması yoluyla akne izlerinin kaybedilmesi

    Genel Tedavi:
    • Antibiyotikler
    • Doğum kontrol hapları
    • Lezyon içine kortizonlu iğneler

    Not: Unutmayınız ki akne tedavisi uzun süreli ve sabır gerektiren bir süre


    İbrahim SARAÇOĞLU Cilt Lekeleri Tedavisi

    Yarım litre su
    2 yemek kaşığı lavanta
    1 yemek kaşığı testere dişli aslan pençesi
    Yarım litre su kaynadıktan sonra 2 yemek kaşığı lavanta ve bir yemek kaşığı testere dişli aslan pençesi suyun içine atılır. Bu suyun buharı cilde tutulur. Ya da isterseniz suyun içine bir miktar pamuk batırın ve bir miktar suyu emdikten sonra pamukla tüm yüzünüzü silin.

    Testere dişli aslan pençesinin yaprakları testere dişi şeklindedir. Düz kenarlı yapraklı olan aslan pençesini kullanmayınız.


    İbrahim Saraçoğlu'nun tüm tarifleri için bakınız İbrahim Saraçoğlu etiketli yazılar

    İbrahim Saraçoğlu Cilt Lekeleri İçin Bitkisel Çözüm

    Konu Saati  17:23  |  in  İbrahim Saraçoğlu  |  Devamı»


    İbrahim SARAÇOĞLU Cilt Lekeleri Tedavisi

    Yarım litre su
    2 yemek kaşığı lavanta
    1 yemek kaşığı testere dişli aslan pençesi
    Yarım litre su kaynadıktan sonra 2 yemek kaşığı lavanta ve bir yemek kaşığı testere dişli aslan pençesi suyun içine atılır. Bu suyun buharı cilde tutulur. Ya da isterseniz suyun içine bir miktar pamuk batırın ve bir miktar suyu emdikten sonra pamukla tüm yüzünüzü silin.

    Testere dişli aslan pençesinin yaprakları testere dişi şeklindedir. Düz kenarlı yapraklı olan aslan pençesini kullanmayınız.


    İbrahim Saraçoğlu'nun tüm tarifleri için bakınız İbrahim Saraçoğlu etiketli yazılar


      Akne (Sivilce) oluşmasının nedeni, ciltteki yağ bezlerinin fazla çalışıyor olmasıdır. Özellikle sonbahar ve kış mevsimleri, aknelerin çoğaldığı dönemdir.

      Gençlerde görülen akne, ergenliğin ilk dönemlerinde, vücutta gelişim başladığı sırada ortaya çıkar. Bu durum,
      bir dizi hormonal dengesizliğe bağlıdır. Doğal olarak bu gibi hormon dengesizlikleri yetişkin kişilerde de görülebilir.
      Cilt problemleri genel olarak sedef, akne, egzama ve cilt lekeleridir.

      Cildin durumu da hassas, nemsiz ve stresli olarak ayırılabilir. Stres, hava kirliliği ve güneş ışınları gibi pek çok
      etken cildi olumsuz etkiler. Akneler en çok yüzde oluşur fakat aynı zamanda boyun, çene, sırt, omuz, kafa
      derisi, kollar ve bacakların üst kısmında da görülebilir.

      Ergenlik döneminde görülen aknelerin sebebi, kişilerin çocukluktan gençliğe geçiş döneminde yaşadıkları
      değişikliklerdir.

      Derimizde ne kadar temizlesek de birçok bakteri bulunur. Bu bakteriler yağ bezlerinin tıkalı olan kanallarından
      içeri girerek hem varlıklarıyla ve hem de ortaya çıkardıkları bazı kimyasal maddeler nedeniyle tıkanmış olan
      yağ bezinde iltihaba yol açarlar.

      Akneler sıkılmaz ise, iz oluşturma ihtimalide büyük oranda düşer.

      Aknede oluşabilecek izin derecesini önceden saptamak mümkün olmamasına karşın, erken ve etkili tedavi
      iz oluşumunu önler. Aknede iz oluşumu, sanılanın aksine asıl olarak şiddetli enfeksiyonların ve derin kistlerin
      olduğu vakalarda saptanmaktadır. Akne izleri, şiddetli aknede vücudun tüm bölümlerinde olabilirse de, sırtta
      ve göğüste daha belirgindir.

      Akne aslında kir ya da yüzey yağları nedeniyle oluşmaz. Her ne kadar fazla yağlar, gün içinde biriken kirler ve
      de ölü hücreler cildi bakımsız gösterse de bunları elle ovalayarak temizlemek son derece yanlıştır. Cildi temiz
      tutmanın faydaları vardır fakat aşırı yıkama vücudun daha fazla yağ üretmesine ve aknenin daha kötü olmasına
      sebep olur. Bir miktar sebum, derinin çok fazla kurumasını önlemek için gereklidir. ışte bu yüzden aşırı yıkama
      yarardan çok zarar getirebilir.


      AKNE(Sivilce) SEBEPLERİ


      Hormonal faktörler

      Yumurtalık ve böbrek üstü bezlerinden salgılanan androjen grubu hormonlara karşı yağ
      bezlerinin duyarlılığı ve yağ salgısındaki artış.

      Yağ sekresyonu

      Yağ bezlerinde üretilen yağın, normalin üstünde salgılanması.

      Kıl yapısının anormalliği

      Bazı hücrelerdeki yağların kıl kökünü tıkaması. (Bu olay tüylerin bulunduğu her yerde
      oluşabilir).

      Bakteriler

      Normal şartlarda deriyle dost yaşarken, kıl kökünün tıkanmasıyla çoğalarak aknenin artmasına
      sebep olur.

      Keratoz

      Akneye yatkın kişilerde, foliküler kanalın içi ölü hücrelerle dolar ve ağızları tıkanır,
      Düz, ölü ve sertleşmiş hücreler topluluğu alttan yeni hücreler geldikçe, sürekli dökülme halindedir. Ölü
      hücrelerin oluşturduğu bu tabaka akneli kişide normal insan cildindekinden 5 kat daha kalındır.

      Sebumun aşırı salgılanması

      Sebumun aşırı salgılanmasına bağlı olarak, bu koruyucu örtünün pH'ı bozulur
      ve böylece irileşmiş gözenekleriyle, parlak, yağlı, siyah noktalı bir cilt tipi oluşur.

      Genetik yatkınlık

      Kalıtım faktörü aknenin en önde gelen nedenlerinden biridir. Annesi veya babası ağır
      akne sorunu yaşamış bir gencin, ergenlik çağını düzgün bir ciltle geçirmesi pek de olası değildir.

      Bazı hastalıklar

      Hormonal bozukluklar ve sıkça görülen polikistik over hastalığı cilt dengesini bozarak akne
      oluşumuna uygun ortam hazırlar.

      Aşırı terleme

      Sıcağın yol açtığı aşırı terleme de gözenekleri tıkar ve koruyucu örtünün pH'nı bozarak sivilce
      sorununu başlatır. Ter üretiminin artmasıyla oluşan, amonyaklı ve alkolik ortam bakterinin büyümesini güçlendirir.

      Stres faktörü

      Akneye yatkın kişilerde stres kendini sivilcelerle gösterir.

      İlaç kullanımı

      Bazı doğum kontrol ilaçları bunların arasındadır, ilacın değiştirilmesi genellikle sorunu çözer.
      Yeni ilaca başladıktan sonra sivilce olursa, durumu doktora bildirmek gerekir.

      Güneş ışınları

      Güneş ışınları cildin en üst tabakasının kalınlaşmasını sağlar. Zaten diğer faktörler de kişide
      akneye uygun ortamı hazırlamışsa komedon dediğimiz tıkaçların sayısı çoğalır. Sivilce lekeleri bu ışınların etkisiyle uzun müddet, cilt yüzeyinde kalabilirler. Bu nedenle dikkatlice güneşlenmek gerekir. Çünkü sivilcenin kararmasının sebebi hücre içindeki melanindir.

      Çevre kirliliği - yaşanılan ortam

      iri gözeneklerin içine yerleşen toz ve kir parçacıkları, günlük makyajla
      birlikte gözenek içinde iyice birikir. Bu nedenle, akneli cilde düzenli bakım yapılması gereklidir.

      Mesleki ortam

      Kişinin devamlı çalışmak zorunda olduğu ortamın şartları da önemli bir faktördür. Örneğin
      boya imalatında çalışanlar, oto tamircileri, kimyasal maddelerle iç içe bulunanlar ve mutfak ortamındaki sıcak
      nemli hava ile yağ buharlarının etkisinde kalanlar.

      Yanlış kozmetik ürün kullanımı

      Yanlış verilen kozmetik ürünleri ve hatalı kullanım da akneye sebep olur.

      Çevreyi kirleten etkenler ve olumsuz koşullar da vücuda toksinlerin girişini sağlar. Toksinler de vücuttan atılmak üzere cilde taşınmaktadır. Cildimiz adeta atıkların çıkışının yapıldığı bir çöp yeri gibidir. Aşırı ter atılımı ile birlikte cilt hastalıkları da ortaya çıkar. Gözenekler vasıtası ile solunum olayına katılan cildimizin, bu kanalları tıkalı olduğu zaman ne kadar zarar gördüğü de ortaya çıkar.

      Vücudumuzda sağlam, koruyucu ve geniş bir örtü oluşturan derimiz, aslında bir yandan dış şartlara karşı
      savaşan, bir yandan da kendini durmadan yenileyen müthiş bir fabrikadır.

      Akne özellikle gençler ve genç erişkinler arasında sık görülen dermatolojik bir problemdir. Toplumun yaklaşık
      % 85 i hayatının bir döneminde akne vulgaris ile yaşamak zorunda kalırlar.

      Genellikle adolesan dönemde görülmesine rağmen ileri yaşlarda da karşımıza çıkabilmektedir. Akne sıklıkla
      yüzü etkilemektedir, skarları tüm yaşam boyunca kalıcı olmaktadır.

      Adolesan dönem özgüven ve sosyal becerilerin gelişiminde çok önemli bir dönemdir. Ayrıca adolesan dönemde dış görünüm önem kazandığından, aknede yüz sıklıkla tutulduğundan ve yüz görünümü kişinin vücut imajı algısı açısından önemli olduğundan düşük şiddette bile olsa akne vulgaris emosyonel, sosyal ve psikolojik fonksiyonları etkileyebilmektedir. Emosyonel stres akne vulgarisi iddetlendirebileceği gibi, akneli hastalarda psikiyatrik sorunlar da oluşabilmektedir. Akne vulgaris ekzema veya psoriasisten daha fazla psikososyal etkilere neden olmaktadır. Akneli hastalarda özgüvende azalma, düşük benlik saygısı, sosyal ilişkilerde zorluklar, sosyal fobi, ağrı ve keyifsizlik gibi psikosomatik bulgular, depresyon ve anksiyete prevalansında artış bildirilmektedir. Akne hastalarının % 18-)44 ünde klinik olarak önemli ölçüde depresyon ve anksiyete görülmektedir. Ayrıca bazı kişilerde iş ve okulda üretkenlik ve performansta azalmaya neden olabilmektedir. Akneli hastalarda intihar riskinin daha fazla olduğu bildirilmiştir.

      Akne vulgarisli hastalar hasta olduklarını kabul etmeseler de akne, ciddi hastalıklar olarak kabul gören astım, diabet, epilepsi, romatizma ve kronik ağrı kadar emosyonel ve sosyal problemlere yol açmaktadır. Akne vulgaris yaşam kalitesinde belirgin bozulmaya neden olmakta ve akne nedeniyle yaşam kalitesindeki bozulma ne kadar fazlaysa anksiyete çok olmaktadır.

      Akne (Sivilce) Oluşumu Nedenleri ve Tedavisi

      Konu Saati  16:40  |  in  Cilt Hastalıkları  |  Devamı»


        Akne (Sivilce) oluşmasının nedeni, ciltteki yağ bezlerinin fazla çalışıyor olmasıdır. Özellikle sonbahar ve kış mevsimleri, aknelerin çoğaldığı dönemdir.

        Gençlerde görülen akne, ergenliğin ilk dönemlerinde, vücutta gelişim başladığı sırada ortaya çıkar. Bu durum,
        bir dizi hormonal dengesizliğe bağlıdır. Doğal olarak bu gibi hormon dengesizlikleri yetişkin kişilerde de görülebilir.
        Cilt problemleri genel olarak sedef, akne, egzama ve cilt lekeleridir.

        Cildin durumu da hassas, nemsiz ve stresli olarak ayırılabilir. Stres, hava kirliliği ve güneş ışınları gibi pek çok
        etken cildi olumsuz etkiler. Akneler en çok yüzde oluşur fakat aynı zamanda boyun, çene, sırt, omuz, kafa
        derisi, kollar ve bacakların üst kısmında da görülebilir.

        Ergenlik döneminde görülen aknelerin sebebi, kişilerin çocukluktan gençliğe geçiş döneminde yaşadıkları
        değişikliklerdir.

        Derimizde ne kadar temizlesek de birçok bakteri bulunur. Bu bakteriler yağ bezlerinin tıkalı olan kanallarından
        içeri girerek hem varlıklarıyla ve hem de ortaya çıkardıkları bazı kimyasal maddeler nedeniyle tıkanmış olan
        yağ bezinde iltihaba yol açarlar.

        Akneler sıkılmaz ise, iz oluşturma ihtimalide büyük oranda düşer.

        Aknede oluşabilecek izin derecesini önceden saptamak mümkün olmamasına karşın, erken ve etkili tedavi
        iz oluşumunu önler. Aknede iz oluşumu, sanılanın aksine asıl olarak şiddetli enfeksiyonların ve derin kistlerin
        olduğu vakalarda saptanmaktadır. Akne izleri, şiddetli aknede vücudun tüm bölümlerinde olabilirse de, sırtta
        ve göğüste daha belirgindir.

        Akne aslında kir ya da yüzey yağları nedeniyle oluşmaz. Her ne kadar fazla yağlar, gün içinde biriken kirler ve
        de ölü hücreler cildi bakımsız gösterse de bunları elle ovalayarak temizlemek son derece yanlıştır. Cildi temiz
        tutmanın faydaları vardır fakat aşırı yıkama vücudun daha fazla yağ üretmesine ve aknenin daha kötü olmasına
        sebep olur. Bir miktar sebum, derinin çok fazla kurumasını önlemek için gereklidir. ışte bu yüzden aşırı yıkama
        yarardan çok zarar getirebilir.


        AKNE(Sivilce) SEBEPLERİ


        Hormonal faktörler

        Yumurtalık ve böbrek üstü bezlerinden salgılanan androjen grubu hormonlara karşı yağ
        bezlerinin duyarlılığı ve yağ salgısındaki artış.

        Yağ sekresyonu

        Yağ bezlerinde üretilen yağın, normalin üstünde salgılanması.

        Kıl yapısının anormalliği

        Bazı hücrelerdeki yağların kıl kökünü tıkaması. (Bu olay tüylerin bulunduğu her yerde
        oluşabilir).

        Bakteriler

        Normal şartlarda deriyle dost yaşarken, kıl kökünün tıkanmasıyla çoğalarak aknenin artmasına
        sebep olur.

        Keratoz

        Akneye yatkın kişilerde, foliküler kanalın içi ölü hücrelerle dolar ve ağızları tıkanır,
        Düz, ölü ve sertleşmiş hücreler topluluğu alttan yeni hücreler geldikçe, sürekli dökülme halindedir. Ölü
        hücrelerin oluşturduğu bu tabaka akneli kişide normal insan cildindekinden 5 kat daha kalındır.

        Sebumun aşırı salgılanması

        Sebumun aşırı salgılanmasına bağlı olarak, bu koruyucu örtünün pH'ı bozulur
        ve böylece irileşmiş gözenekleriyle, parlak, yağlı, siyah noktalı bir cilt tipi oluşur.

        Genetik yatkınlık

        Kalıtım faktörü aknenin en önde gelen nedenlerinden biridir. Annesi veya babası ağır
        akne sorunu yaşamış bir gencin, ergenlik çağını düzgün bir ciltle geçirmesi pek de olası değildir.

        Bazı hastalıklar

        Hormonal bozukluklar ve sıkça görülen polikistik over hastalığı cilt dengesini bozarak akne
        oluşumuna uygun ortam hazırlar.

        Aşırı terleme

        Sıcağın yol açtığı aşırı terleme de gözenekleri tıkar ve koruyucu örtünün pH'nı bozarak sivilce
        sorununu başlatır. Ter üretiminin artmasıyla oluşan, amonyaklı ve alkolik ortam bakterinin büyümesini güçlendirir.

        Stres faktörü

        Akneye yatkın kişilerde stres kendini sivilcelerle gösterir.

        İlaç kullanımı

        Bazı doğum kontrol ilaçları bunların arasındadır, ilacın değiştirilmesi genellikle sorunu çözer.
        Yeni ilaca başladıktan sonra sivilce olursa, durumu doktora bildirmek gerekir.

        Güneş ışınları

        Güneş ışınları cildin en üst tabakasının kalınlaşmasını sağlar. Zaten diğer faktörler de kişide
        akneye uygun ortamı hazırlamışsa komedon dediğimiz tıkaçların sayısı çoğalır. Sivilce lekeleri bu ışınların etkisiyle uzun müddet, cilt yüzeyinde kalabilirler. Bu nedenle dikkatlice güneşlenmek gerekir. Çünkü sivilcenin kararmasının sebebi hücre içindeki melanindir.

        Çevre kirliliği - yaşanılan ortam

        iri gözeneklerin içine yerleşen toz ve kir parçacıkları, günlük makyajla
        birlikte gözenek içinde iyice birikir. Bu nedenle, akneli cilde düzenli bakım yapılması gereklidir.

        Mesleki ortam

        Kişinin devamlı çalışmak zorunda olduğu ortamın şartları da önemli bir faktördür. Örneğin
        boya imalatında çalışanlar, oto tamircileri, kimyasal maddelerle iç içe bulunanlar ve mutfak ortamındaki sıcak
        nemli hava ile yağ buharlarının etkisinde kalanlar.

        Yanlış kozmetik ürün kullanımı

        Yanlış verilen kozmetik ürünleri ve hatalı kullanım da akneye sebep olur.

        Çevreyi kirleten etkenler ve olumsuz koşullar da vücuda toksinlerin girişini sağlar. Toksinler de vücuttan atılmak üzere cilde taşınmaktadır. Cildimiz adeta atıkların çıkışının yapıldığı bir çöp yeri gibidir. Aşırı ter atılımı ile birlikte cilt hastalıkları da ortaya çıkar. Gözenekler vasıtası ile solunum olayına katılan cildimizin, bu kanalları tıkalı olduğu zaman ne kadar zarar gördüğü de ortaya çıkar.

        Vücudumuzda sağlam, koruyucu ve geniş bir örtü oluşturan derimiz, aslında bir yandan dış şartlara karşı
        savaşan, bir yandan da kendini durmadan yenileyen müthiş bir fabrikadır.

        Akne özellikle gençler ve genç erişkinler arasında sık görülen dermatolojik bir problemdir. Toplumun yaklaşık
        % 85 i hayatının bir döneminde akne vulgaris ile yaşamak zorunda kalırlar.

        Genellikle adolesan dönemde görülmesine rağmen ileri yaşlarda da karşımıza çıkabilmektedir. Akne sıklıkla
        yüzü etkilemektedir, skarları tüm yaşam boyunca kalıcı olmaktadır.

        Adolesan dönem özgüven ve sosyal becerilerin gelişiminde çok önemli bir dönemdir. Ayrıca adolesan dönemde dış görünüm önem kazandığından, aknede yüz sıklıkla tutulduğundan ve yüz görünümü kişinin vücut imajı algısı açısından önemli olduğundan düşük şiddette bile olsa akne vulgaris emosyonel, sosyal ve psikolojik fonksiyonları etkileyebilmektedir. Emosyonel stres akne vulgarisi iddetlendirebileceği gibi, akneli hastalarda psikiyatrik sorunlar da oluşabilmektedir. Akne vulgaris ekzema veya psoriasisten daha fazla psikososyal etkilere neden olmaktadır. Akneli hastalarda özgüvende azalma, düşük benlik saygısı, sosyal ilişkilerde zorluklar, sosyal fobi, ağrı ve keyifsizlik gibi psikosomatik bulgular, depresyon ve anksiyete prevalansında artış bildirilmektedir. Akne hastalarının % 18-)44 ünde klinik olarak önemli ölçüde depresyon ve anksiyete görülmektedir. Ayrıca bazı kişilerde iş ve okulda üretkenlik ve performansta azalmaya neden olabilmektedir. Akneli hastalarda intihar riskinin daha fazla olduğu bildirilmiştir.

        Akne vulgarisli hastalar hasta olduklarını kabul etmeseler de akne, ciddi hastalıklar olarak kabul gören astım, diabet, epilepsi, romatizma ve kronik ağrı kadar emosyonel ve sosyal problemlere yol açmaktadır. Akne vulgaris yaşam kalitesinde belirgin bozulmaya neden olmakta ve akne nedeniyle yaşam kalitesindeki bozulma ne kadar fazlaysa anksiyete çok olmaktadır.

        Etiketler

        Hakkımızda-Gizlilik-İletişim
        Copyright © 2013 Develi Kayseri. by Her Telden
        By Seven Blogcu.
        back to top