• Haberi Oku..

    Kaju aslında meyvesinin sapıdır...

  • Haberi Oku..

    Ananas aslında meyve değildir.

  • Makale

    Çekilen fotolar

  • Makale

    Yıldız sayısı..

  • 7 Kasım 2013 Perşembe


    Kadınların birçoğunun 35 yaş ve üzerinde orta yaş bunalımı neden olur? Belirtileri nelerdir ve üstesinden nasıl gelinir? 

    Kadınların çoğu 35 yaş ve üstünde zorlu bir dönem yaşıyor. Yaşanılan sorunlar orta yaş seviyesindeki kadınları hem mutsuz hem de sağlık açısından huzursuz edebiliyor. Çoğu kadının kabul etmek istemediği bu orta yaş sendromu aslında geçici bir kriz olabilir mi ya da bu dönem nasıl kolay atlatılabilir? Nöroloji uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, kadınlarda sık rastlanan orta yaş sendromunu anlatıyor.

    Orta yaş bunalımı nedir?

    Orta yaş dediğimiz 40’lı yaşlar genel olarak kişinin hayatının durgunlaştığı, çalışma ve sosyal hayatının yavaşladığı bir dönemdir. Bu dönem oldukça çatışmalı duygular içerir. Geçici bir dönem olduğu için de orta yaş krizi olarak adlandırılır. Kadınlar, erkeklere göre daha duygusal yapıda oldukları için bu dönemde daha hassas olabilirler ve bu dönemde zorlanabilirler. Yapılan araştırmaların birçoğunda bu duruma hormonların etkisi olduğu sıkça söylense de bu konuda kesin bir teşhis koymak doğru değildir.

    Herkes orta yaş krizi yaşar mı?

    Geçmişte ergenlik, orta yaş gibi gelişim dönemlerinin krizle eş anlamlı oldu düşünülürdü; ancak günümüzde bu bakış açısı terk edilmeye başlandı. Artık uzmanlar ergenlik gibi, orta yaşın da mutlaka şiddetli bir krizle geçmeyebileceğini, bazı kadınların bu dönemi daha mutlu ve huzurlu geçirdiğini belirtmektedir. Yani orta yaş krizi kaçınılmaz değil! Özellikle huzurlu ailelerde yetişmiş, mutlu bir çocukluğu olmuş kadınların bu dönemi krizsiz atlatmaları daha kolay olmaktadır.

    Orta yaş sendromunun belirtileri nelerdir?

    Orta yaş döneminde her kadın aynı belirtileri göstermeyebilir. Öncelikli ortak durum yaşanılan duygu karmaşası ve çelişkilerdir. 
    Kişi yaşamını sorgulamaya, yaptıklarını ve yapamadıklarını gözden geçirip pişmanlık duymaya başlayabilir. Yapmak istediği şeyler için çok geç kaldığını, yeterince genç olmadığını düşünüp vazgeçebilir.

    Bazı kadınlarda yaşanılan kriz etkisi ile birlikte cinsel hayata ilgisizlik görülebilir.

    Vücudunda oluşan bazı değişimler onu mutsuz ettiği için kendisinin beğenilmeyeceğini düşünebilir. Bazı kadınlar ise tam tersi “ben hala güzelim” mesajı vermek için kendisinden yaşça küçük erkelerle birlikte olmak isteyebilir ya da olur. Bu dönmede kadınlarda yaşlanmaya bağlı olarak kilo alma, saç dökülmesi, beyazlaması, sarkmalar ve çatlaklar görülebilir. Bu duruma bağlı olarak da kadın kendi dış görünüşünden rahatsız olacak ve beğenilmeme korkusunu daha yoğun yaşayacaktır. Çoğu kadın bu dönemde daha sık güzelleşmek için yaşlanmayı geciktirici tedavilere (estetik ameliyatlar) başvurabilir. Daha önceden dikkat etmediği birçok konuda daha titiz davranabilir. Giydiği kıyafetler daha frapan ya da yaş ortalamalarının dışında olabilir. Bu dönemde en çok yaşanan sorunlardan biri de boşanmalardır. Duygu karmaşası çiftlerin aile düzenini de bozabilir. Kadınlar çocuklarını ve eşlerini bir yana bırakarak hayatı daha yoğun ve yüksek tempoda yaşamak isteyebilirler. Orta yaş sendromu, dış görünüşüne fazlaca önem veren kadınlarda daha yoğun ve sancılı geçebilir.

    Hangi durumlar etken rol oynar?

    Birey eğer orta yaşa kadar, hayatında koyduğu hedeflere ulaşamadıysa, tatmin olduğu, mutlu bir yaşam sürmüyorsa 35 – 45 yaşları arasında böyle bir krize yakalanma ihtimali yüksektir. Hedefler, beklentiler işle, eşle, çocukla ilgili olabilir.

    Bu durumu en çok eşi ya da erkek arkadaşı tarafından beğenilmediği hissi tetikler. Aynı zamanda iş yerinde kariyer olarak istediği konumda olamaması,40 yaşına kadar evlenmemiş olması ya da evli olup çocuğunun olmaması, bu dönemde kadının aldatılması, orta yaş bunalımını ortaya çıkaran nedenler olarak sıralanabilir.

    Kadınlar bu dönemi daha kolay nasıl atlatabilir?
    *Birey yaşadığı durumu mutlaka tanımlamalıdır ve paylaşmalıdır.
    *Bu dönemde evli olan çiftler daha çok sohbet etmelidirler. Uzun süreli ilişkili olanlar ilişkilerini hemen bitirmemelidirler. Yeni biri belki bir heyecan verebilir fakat bu dönem geçtikten sonra daha zorlu bir dönemin başlamasına sebep olabilir.
    *Kişi yaşadığı fiziksel değişimleri olağan kabul etmelidir. Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğunu düşünmeli, fiziksel değişimleri, yaşamın getirisi olarak görmelidir.
    *Yeni hobiler edinilebilir (takı kursları, seyahat).
    *Kişi sağlık durumuna göre spor dalları tercih edilebilir.
    *Daha güzel görünmek adına bir şeyler yapılabilir fakat bu “yaşlanmıyorum” mesajını başkalarına vermek için olmamalıdır.
    *Birey kendiyle barışık yaşamayı ve kendini sevmeyi yaşam tarzı olarak belirlemelidir.
    *Eğer yaşadığı sorunların üstesinden gelemiyor ve yoğun duygular içine giriyorsa mutlaka psikolojik yardım almalıdır.

    Kadınlarda orta yaş sıkıntısı

    Konu Saati  22:19  |  in  Kadın Sağlığı  |  Devamı»


    Kadınların birçoğunun 35 yaş ve üzerinde orta yaş bunalımı neden olur? Belirtileri nelerdir ve üstesinden nasıl gelinir? 

    Kadınların çoğu 35 yaş ve üstünde zorlu bir dönem yaşıyor. Yaşanılan sorunlar orta yaş seviyesindeki kadınları hem mutsuz hem de sağlık açısından huzursuz edebiliyor. Çoğu kadının kabul etmek istemediği bu orta yaş sendromu aslında geçici bir kriz olabilir mi ya da bu dönem nasıl kolay atlatılabilir? Nöroloji uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, kadınlarda sık rastlanan orta yaş sendromunu anlatıyor.

    Orta yaş bunalımı nedir?

    Orta yaş dediğimiz 40’lı yaşlar genel olarak kişinin hayatının durgunlaştığı, çalışma ve sosyal hayatının yavaşladığı bir dönemdir. Bu dönem oldukça çatışmalı duygular içerir. Geçici bir dönem olduğu için de orta yaş krizi olarak adlandırılır. Kadınlar, erkeklere göre daha duygusal yapıda oldukları için bu dönemde daha hassas olabilirler ve bu dönemde zorlanabilirler. Yapılan araştırmaların birçoğunda bu duruma hormonların etkisi olduğu sıkça söylense de bu konuda kesin bir teşhis koymak doğru değildir.

    Herkes orta yaş krizi yaşar mı?

    Geçmişte ergenlik, orta yaş gibi gelişim dönemlerinin krizle eş anlamlı oldu düşünülürdü; ancak günümüzde bu bakış açısı terk edilmeye başlandı. Artık uzmanlar ergenlik gibi, orta yaşın da mutlaka şiddetli bir krizle geçmeyebileceğini, bazı kadınların bu dönemi daha mutlu ve huzurlu geçirdiğini belirtmektedir. Yani orta yaş krizi kaçınılmaz değil! Özellikle huzurlu ailelerde yetişmiş, mutlu bir çocukluğu olmuş kadınların bu dönemi krizsiz atlatmaları daha kolay olmaktadır.

    Orta yaş sendromunun belirtileri nelerdir?

    Orta yaş döneminde her kadın aynı belirtileri göstermeyebilir. Öncelikli ortak durum yaşanılan duygu karmaşası ve çelişkilerdir. 
    Kişi yaşamını sorgulamaya, yaptıklarını ve yapamadıklarını gözden geçirip pişmanlık duymaya başlayabilir. Yapmak istediği şeyler için çok geç kaldığını, yeterince genç olmadığını düşünüp vazgeçebilir.

    Bazı kadınlarda yaşanılan kriz etkisi ile birlikte cinsel hayata ilgisizlik görülebilir.

    Vücudunda oluşan bazı değişimler onu mutsuz ettiği için kendisinin beğenilmeyeceğini düşünebilir. Bazı kadınlar ise tam tersi “ben hala güzelim” mesajı vermek için kendisinden yaşça küçük erkelerle birlikte olmak isteyebilir ya da olur. Bu dönmede kadınlarda yaşlanmaya bağlı olarak kilo alma, saç dökülmesi, beyazlaması, sarkmalar ve çatlaklar görülebilir. Bu duruma bağlı olarak da kadın kendi dış görünüşünden rahatsız olacak ve beğenilmeme korkusunu daha yoğun yaşayacaktır. Çoğu kadın bu dönemde daha sık güzelleşmek için yaşlanmayı geciktirici tedavilere (estetik ameliyatlar) başvurabilir. Daha önceden dikkat etmediği birçok konuda daha titiz davranabilir. Giydiği kıyafetler daha frapan ya da yaş ortalamalarının dışında olabilir. Bu dönemde en çok yaşanan sorunlardan biri de boşanmalardır. Duygu karmaşası çiftlerin aile düzenini de bozabilir. Kadınlar çocuklarını ve eşlerini bir yana bırakarak hayatı daha yoğun ve yüksek tempoda yaşamak isteyebilirler. Orta yaş sendromu, dış görünüşüne fazlaca önem veren kadınlarda daha yoğun ve sancılı geçebilir.

    Hangi durumlar etken rol oynar?

    Birey eğer orta yaşa kadar, hayatında koyduğu hedeflere ulaşamadıysa, tatmin olduğu, mutlu bir yaşam sürmüyorsa 35 – 45 yaşları arasında böyle bir krize yakalanma ihtimali yüksektir. Hedefler, beklentiler işle, eşle, çocukla ilgili olabilir.

    Bu durumu en çok eşi ya da erkek arkadaşı tarafından beğenilmediği hissi tetikler. Aynı zamanda iş yerinde kariyer olarak istediği konumda olamaması,40 yaşına kadar evlenmemiş olması ya da evli olup çocuğunun olmaması, bu dönemde kadının aldatılması, orta yaş bunalımını ortaya çıkaran nedenler olarak sıralanabilir.

    Kadınlar bu dönemi daha kolay nasıl atlatabilir?
    *Birey yaşadığı durumu mutlaka tanımlamalıdır ve paylaşmalıdır.
    *Bu dönemde evli olan çiftler daha çok sohbet etmelidirler. Uzun süreli ilişkili olanlar ilişkilerini hemen bitirmemelidirler. Yeni biri belki bir heyecan verebilir fakat bu dönem geçtikten sonra daha zorlu bir dönemin başlamasına sebep olabilir.
    *Kişi yaşadığı fiziksel değişimleri olağan kabul etmelidir. Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğunu düşünmeli, fiziksel değişimleri, yaşamın getirisi olarak görmelidir.
    *Yeni hobiler edinilebilir (takı kursları, seyahat).
    *Kişi sağlık durumuna göre spor dalları tercih edilebilir.
    *Daha güzel görünmek adına bir şeyler yapılabilir fakat bu “yaşlanmıyorum” mesajını başkalarına vermek için olmamalıdır.
    *Birey kendiyle barışık yaşamayı ve kendini sevmeyi yaşam tarzı olarak belirlemelidir.
    *Eğer yaşadığı sorunların üstesinden gelemiyor ve yoğun duygular içine giriyorsa mutlaka psikolojik yardım almalıdır.

    Ünlü tüp bebek doktoru Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek tedavisindeki ilk görüşme aşaması hakkında bilgi verdi.

    Tüp bebek tedavisinin başlangıç noktası ve en önemli adımı tüp bebek tedavisine karar verdikten sonra doktordan randevu alarak ilk görüşmeyi yapmaktır. İlk görüşme izlenecek yolda yapılacakları öğrendiğimiz ve alınacak yola karar verilen aşamadır.

    Peki, ilk görüşmede doktorumuzla neler konuşuruz?

    Tüp bebek tedavisine başlamadan önce doktorunuz sizden detaylı geçmişinizi anlatmanızı isteyecektir. Geçirmiş olduğunuz hastalıklar ya da sürekli bir hastalığınız olup olmadığını düzenli bir ilaç kullanıp kullanmadığınızı alkol ve sigara gibi alışkanlıklarınızı mutlaka gözden geçirecektir. Bunun ardından tüp bebek tedavisiyle ilgili geçmişinizi soracak, daha önce bu tedaviyi farklı bir yerde görmüşsek yanımızda daha önceki test sonuçlarımızın olup olmadığını sorarak mutlaka götürmemizi isteyecektir. Tüp bebekte çıkılacak yola sizi muayene ederek başlayacaktır. Eşe daha önce semen analiz yapılmış temiz çıkmışsa ve cinsel konuda herhangi bir fonksiyon bozukluğu yoksa erkeğin muayene edilmesine gerek yoktur. Ancak semen analiz mutlaka yapılmalıdır.

    Kadınların muayenesi ve bu muayenenin sonucu tedavinin en önemli aşamasıdır. Rahim içinin yapısı, rahim duvarının kalınlığı, kist ya da miyom oluşumunun olup olmadığı, yumurta sayısı, yumurtalıkların içindeki kistlerin var olmaması, doğuştan gelen rahim yapısının durumu rahim içinde polip saptanmaması bütün bunlar bir bütün olarak değerlendirilir. Muayene sırasında doktorunuz akıntı ile karşılaşırsa sizden kültür isteyecektir. Yakın geçmişte pap smear adı verilen testi yaptırmamışsanız kültür ile birlikte sizden istenecektir.

    Prof. Dr. Bülent Tıraş
    Öykünüz detaylı bir şekilde dinlenip, gerekli muayeneleriniz yapıldıktan sonra doktorunuz sizinle; tüp bebek tedavisinde sizin ne oranda başarı sağlayabileceğinizi gerçekçi bir biçimde paylaşır. Sizin yumurta sayınız, bunların ne kadarının embriyo haline gelebileceği ve ne kadarının rahminize yerleştirildikten sonra rahim içerisinde tutunacağı hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirilirsiniz.

    Unutmayın ki tüp bebek tedavisi uzun ve yorucu bir süreçtir...

    Kaynak : http://www.tupbebekklinigi.com/

    Tüp bebek tedavisinde ilk görüşme ve muayene

    Konu Saati  22:11  |  in  Kadın Sağlığı  |  Devamı»

    Ünlü tüp bebek doktoru Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek tedavisindeki ilk görüşme aşaması hakkında bilgi verdi.

    Tüp bebek tedavisinin başlangıç noktası ve en önemli adımı tüp bebek tedavisine karar verdikten sonra doktordan randevu alarak ilk görüşmeyi yapmaktır. İlk görüşme izlenecek yolda yapılacakları öğrendiğimiz ve alınacak yola karar verilen aşamadır.

    Peki, ilk görüşmede doktorumuzla neler konuşuruz?

    Tüp bebek tedavisine başlamadan önce doktorunuz sizden detaylı geçmişinizi anlatmanızı isteyecektir. Geçirmiş olduğunuz hastalıklar ya da sürekli bir hastalığınız olup olmadığını düzenli bir ilaç kullanıp kullanmadığınızı alkol ve sigara gibi alışkanlıklarınızı mutlaka gözden geçirecektir. Bunun ardından tüp bebek tedavisiyle ilgili geçmişinizi soracak, daha önce bu tedaviyi farklı bir yerde görmüşsek yanımızda daha önceki test sonuçlarımızın olup olmadığını sorarak mutlaka götürmemizi isteyecektir. Tüp bebekte çıkılacak yola sizi muayene ederek başlayacaktır. Eşe daha önce semen analiz yapılmış temiz çıkmışsa ve cinsel konuda herhangi bir fonksiyon bozukluğu yoksa erkeğin muayene edilmesine gerek yoktur. Ancak semen analiz mutlaka yapılmalıdır.

    Kadınların muayenesi ve bu muayenenin sonucu tedavinin en önemli aşamasıdır. Rahim içinin yapısı, rahim duvarının kalınlığı, kist ya da miyom oluşumunun olup olmadığı, yumurta sayısı, yumurtalıkların içindeki kistlerin var olmaması, doğuştan gelen rahim yapısının durumu rahim içinde polip saptanmaması bütün bunlar bir bütün olarak değerlendirilir. Muayene sırasında doktorunuz akıntı ile karşılaşırsa sizden kültür isteyecektir. Yakın geçmişte pap smear adı verilen testi yaptırmamışsanız kültür ile birlikte sizden istenecektir.

    Prof. Dr. Bülent Tıraş
    Öykünüz detaylı bir şekilde dinlenip, gerekli muayeneleriniz yapıldıktan sonra doktorunuz sizinle; tüp bebek tedavisinde sizin ne oranda başarı sağlayabileceğinizi gerçekçi bir biçimde paylaşır. Sizin yumurta sayınız, bunların ne kadarının embriyo haline gelebileceği ve ne kadarının rahminize yerleştirildikten sonra rahim içerisinde tutunacağı hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirilirsiniz.

    Unutmayın ki tüp bebek tedavisi uzun ve yorucu bir süreçtir...

    Kaynak : http://www.tupbebekklinigi.com/

    Ender Saraç Enginar Detoksu,Ender Saraç Enginar Kürü,Karaciğer Yağlanması Enginar
    Karaciğer İçin Enginar Kürü
    Karaciğer İçin Enginar Kürü
    Karaciğer Detoksu,Karaciğer Detoksu Nasıl Yapılır,Ender Saraç Enginar Yaprağı Kürü,Ender Saraç Enginar Detoksu,Ender Saraç Enginar Kürü,Karaciğer Yağlanması Enginar
    Aşırı alkol alışkanlığı, aşırı kilo problemi ya da çok fazla ilaç kullanmaktan dolayı ilk hasar görecek olan organ karaciğerdir. Karaciğerde yağlanma veya tahribat durumlarında öncelikle sorunun kaynağını belirlemek için detaylı muayene ve tetkik gereklidir. Tabi bir de karaciğer detoksu..Karciğeri temizleyen mucize bitki enginardır. Karaciğer temizleyecek olan karaciğer detoks kürü Dr Ender Saraçtan geliyor..

    Karaciğer İçin enginar Küründe Kullanılacak Malzemeler ;
    * 4-5 adet enginarın çanak yapraklarından,
    * 2 adet sap yapraklarından,
    * 1/2 LT su,
    * 1/4 kahve kaşığı zedeçal,
    * 5-6 damla limon,
    * 2 tatlı kaşığı hindiba,
    * 1 tatlı kaşığı bal,
    Karaciğer Detoksu,Karaciğer Detoksu Nasıl Yapılır,Ender Saraç Enginar Yaprağı Kürü,Ender Saraç Enginar Detoksu,Ender Saraç Enginar Kürü,Karaciğer Yağlanması EnginarKaraciğeri temizlemek için mükemmel bir formül olan kürümüze öncelikle enginar yapraklarını haşlayarak başlayın. 1/2 litre su ile kaynattığımız yaprakları 5-10 dakika dinlendirdikten sonra, yaprakları sıkıp suyunu bırakın. Elde ettiğimiz enginar yaprağı suyunu ılındıktan sonra, iki parçaya bölüp içine diğer malzemelerimizi katın. Sabah ve akşam 1 bardak olmak üzere günde 2 defa için. Enginar yaprağı kürüne 40 gün süreyle devam etmeniz gerekmektedir. Dilerseniz bu kürü, 5 günlük hazırlayıp dolapta saklayarak kullanabilirsiniz. Ama mutlaka ılık olarak tüketilmesi gereklidir.
    Karaciğer Detoksu,Karaciğer Detoksu Nasıl Yapılır,Ender Saraç Enginar Yaprağı Kürü,Ender Saraç Enginar Detoksu,Ender Saraç Enginar Kürü,Karaciğer Yağlanması Enginar

    Karaciğer İçin Enginar Kürü

    Konu Saati  14:36  |  in  Karaciğer Yağlanması Enginar  |  Devamı»

    Ender Saraç Enginar Detoksu,Ender Saraç Enginar Kürü,Karaciğer Yağlanması Enginar
    Karaciğer İçin Enginar Kürü
    Karaciğer İçin Enginar Kürü
    Karaciğer Detoksu,Karaciğer Detoksu Nasıl Yapılır,Ender Saraç Enginar Yaprağı Kürü,Ender Saraç Enginar Detoksu,Ender Saraç Enginar Kürü,Karaciğer Yağlanması Enginar
    Aşırı alkol alışkanlığı, aşırı kilo problemi ya da çok fazla ilaç kullanmaktan dolayı ilk hasar görecek olan organ karaciğerdir. Karaciğerde yağlanma veya tahribat durumlarında öncelikle sorunun kaynağını belirlemek için detaylı muayene ve tetkik gereklidir. Tabi bir de karaciğer detoksu..Karciğeri temizleyen mucize bitki enginardır. Karaciğer temizleyecek olan karaciğer detoks kürü Dr Ender Saraçtan geliyor..

    Karaciğer İçin enginar Küründe Kullanılacak Malzemeler ;
    * 4-5 adet enginarın çanak yapraklarından,
    * 2 adet sap yapraklarından,
    * 1/2 LT su,
    * 1/4 kahve kaşığı zedeçal,
    * 5-6 damla limon,
    * 2 tatlı kaşığı hindiba,
    * 1 tatlı kaşığı bal,
    Karaciğer Detoksu,Karaciğer Detoksu Nasıl Yapılır,Ender Saraç Enginar Yaprağı Kürü,Ender Saraç Enginar Detoksu,Ender Saraç Enginar Kürü,Karaciğer Yağlanması EnginarKaraciğeri temizlemek için mükemmel bir formül olan kürümüze öncelikle enginar yapraklarını haşlayarak başlayın. 1/2 litre su ile kaynattığımız yaprakları 5-10 dakika dinlendirdikten sonra, yaprakları sıkıp suyunu bırakın. Elde ettiğimiz enginar yaprağı suyunu ılındıktan sonra, iki parçaya bölüp içine diğer malzemelerimizi katın. Sabah ve akşam 1 bardak olmak üzere günde 2 defa için. Enginar yaprağı kürüne 40 gün süreyle devam etmeniz gerekmektedir. Dilerseniz bu kürü, 5 günlük hazırlayıp dolapta saklayarak kullanabilirsiniz. Ama mutlaka ılık olarak tüketilmesi gereklidir.
    Karaciğer Detoksu,Karaciğer Detoksu Nasıl Yapılır,Ender Saraç Enginar Yaprağı Kürü,Ender Saraç Enginar Detoksu,Ender Saraç Enginar Kürü,Karaciğer Yağlanması Enginar

    6 Kasım 2013 Çarşamba

    Küçük farklar, sabır gösterirseniz büyük farklar yapabilir. İşte zayıflamayı kolaylaştıracak birkaç öneri…

    Diyet yapma fikri birçok insanda zorluk duygusunu çağrıştırıyor. Hayatı zorlaştırarak diyet yapmak ise sağlığa zarar veriyor. Eğer her gün bir diyet listesine bağımlı olmak sizde sıkıntı yaratıyorsa, aşağıdaki önerileri deneyebilirsiniz.

    Küçük farklar, sabır gösterirseniz büyük farklar yaratabilir. İşte zayıflamayı kolaylaştıracak birkaç öneri…

    Porsiyonları küçültün:
     Kendinize yasaklar koymak yerine her şeyden küçük miktarlarda tüketin. Böylece mahrumiyet duygusu gelişmez ve bu alışkanlığınızın tamamen değişmesi için de daha sabırlı olabilirsiniz.

    Çay ve kahveyi şekersiz için:
    Her gün beş kesme şeker kullandığınız düşünerek bir hesap yaparsak ortaya nasıl bir tabla çıktığına bir göz atın! Günde 5 şeker x 20 = 100 kalori enerji veriyor. Her gün sadece 100 kaloriden vazgeçerek ayda 3000 kalori yılda 36 bin 500 kalori tasarruf eder, yıl sonunda 5 kg. zayıflarsınız. Tabii bunun farklı bir açılımı daha var. Her gün beş kesme şeker size yılsonunda 5 kg. yağ olarak da dönebilir.

    Salatanın yağına dikkat:
    Bir tatlı kaşığı zeytinyağı yeterli. Bundan fazlası 50 kalori demektir. Salatanızda zeytinyağı miktarını azaltmak için içinde sirke ve baharat bulunan soslar yaratabilirsiniz, bu soslara biraz hardal ya da yoğurt ekleyebilirsiniz.

    Haftada bir, iki kez kuru baklagil tüketin:
    Mercimek, nohut ve kuru fasulyeyi ihmal etmeyin. Haşlayıp salatalarınıza katabilir, çorbasını yapabilirsiniz. Böylece bitkisel protein kaynağı ve lif açısından daha zengin beslenmiş olacaksınız. Lifler kansere karşı koruyucu olduğu gibi bağırsak hareketlerinin düzeni ve yok tutma açısından da çok önemlidir.

    Doymuş yağ tüketimini azaltın:
    Hayvansal besinlerin; süt, yoğurt, peynir ve et gibi, yağsız olanlarını tercih edin. Daha az yağ ve kolesterol almış olursunuz günlük kalori alımınızda otomatik olarak azalmış olur.

    Alkol tüketimini sınırlandırın:
    Alkol seviyorsanız tercihiniz şarap olsun. Rakı, votka ve viski yüzde 45, 50 oranında alkol içerirken, şarapta bu oran yüzde 12 ila 15 arasındadır. 1 gr yağ 9 kalori içerir. 1 gr alkol ise 7 kalori, unutmayın.

    Her sabah benzer kahvaltı yapmayın:
    Bazı günler yeme biçiminizi değiştirin. Tek yönlü beslenmeyerek farklı tatları deneyin. Bazen meyve ve yoğurt bazen peynir ekmek bazen yulaf ve süt bazen de yumurta ve ekmek gibi.

    Haftada bir, iki gün yumurta yiyin:
    Bir yumurta sarısı ile üç yumurta beyazını karıştırın. Böylece daha az yağ ve kolesterol daha çok protein ve kalsiyum alırsınız. e Fiziksel açlık ile duygusal açlığı ayırın: Özellikle gece daha fazla acıkıyor ve kontrol edemiyorsanız bunun sebebi duygusal boşluklar olabilir biraz daha fazla gözlemci olmaya çalışın ihtiyaç duyarsanız mutlaka bir psikolog ile çalışmaya başlayın.

    Alternatifli beslenin:
    Hiçbir besin tek başına mucizevi bir özelliğe sahip ve hiçbir besin tek başına suçlu değildir. Hedefiniz hep ölçülü beslenmek olsun. Dengeli beslenme tüm dünya otoriteleri tarafından hala en geçerli yöntem mucizeler aramayın kilo kaybederken sağlığınızı kaybedebilirisiniz.

    Kalori saymayın, dengeli beslenin:
     Her öğün, beş temel besin grubundaki yiyecekleri birlikte tüketin. Bu şekilde beslenme, besin öğeleri arasında dengeyi sağlarsınız. Besin gruplarını ilk sayfalarda inceleyebilirsiniz

    Etiketleri inceleyin:
     Doğru besini ararken, mutlaka etiketlerini de okuyun. Besinlerin kalori, yağ ve tuz değerlerini, son kullanma tarihlerini inceleyin.

    Yaşam biçiminizi ve düşünce şeklinizi yenileyin:
    Dengeli beslenme ve iyi yaşamı hayatınızın bir parçası haline getirin ve etrafınıza da bunu anlatın.

    ‘Ya hep ya hiç’ demeyin:
    Diyetiniz bazı günler veya öğünler bozulabilir. Sakın; ‘Battı balık yan gider’ demeyin.

    İşte zayıflamayı kolaylaştıran öneriler...

    Konu Saati  11:52  |  in  Diyet zayıflama  |  Devamı»

    Küçük farklar, sabır gösterirseniz büyük farklar yapabilir. İşte zayıflamayı kolaylaştıracak birkaç öneri…

    Diyet yapma fikri birçok insanda zorluk duygusunu çağrıştırıyor. Hayatı zorlaştırarak diyet yapmak ise sağlığa zarar veriyor. Eğer her gün bir diyet listesine bağımlı olmak sizde sıkıntı yaratıyorsa, aşağıdaki önerileri deneyebilirsiniz.

    Küçük farklar, sabır gösterirseniz büyük farklar yaratabilir. İşte zayıflamayı kolaylaştıracak birkaç öneri…

    Porsiyonları küçültün:
     Kendinize yasaklar koymak yerine her şeyden küçük miktarlarda tüketin. Böylece mahrumiyet duygusu gelişmez ve bu alışkanlığınızın tamamen değişmesi için de daha sabırlı olabilirsiniz.

    Çay ve kahveyi şekersiz için:
    Her gün beş kesme şeker kullandığınız düşünerek bir hesap yaparsak ortaya nasıl bir tabla çıktığına bir göz atın! Günde 5 şeker x 20 = 100 kalori enerji veriyor. Her gün sadece 100 kaloriden vazgeçerek ayda 3000 kalori yılda 36 bin 500 kalori tasarruf eder, yıl sonunda 5 kg. zayıflarsınız. Tabii bunun farklı bir açılımı daha var. Her gün beş kesme şeker size yılsonunda 5 kg. yağ olarak da dönebilir.

    Salatanın yağına dikkat:
    Bir tatlı kaşığı zeytinyağı yeterli. Bundan fazlası 50 kalori demektir. Salatanızda zeytinyağı miktarını azaltmak için içinde sirke ve baharat bulunan soslar yaratabilirsiniz, bu soslara biraz hardal ya da yoğurt ekleyebilirsiniz.

    Haftada bir, iki kez kuru baklagil tüketin:
    Mercimek, nohut ve kuru fasulyeyi ihmal etmeyin. Haşlayıp salatalarınıza katabilir, çorbasını yapabilirsiniz. Böylece bitkisel protein kaynağı ve lif açısından daha zengin beslenmiş olacaksınız. Lifler kansere karşı koruyucu olduğu gibi bağırsak hareketlerinin düzeni ve yok tutma açısından da çok önemlidir.

    Doymuş yağ tüketimini azaltın:
    Hayvansal besinlerin; süt, yoğurt, peynir ve et gibi, yağsız olanlarını tercih edin. Daha az yağ ve kolesterol almış olursunuz günlük kalori alımınızda otomatik olarak azalmış olur.

    Alkol tüketimini sınırlandırın:
    Alkol seviyorsanız tercihiniz şarap olsun. Rakı, votka ve viski yüzde 45, 50 oranında alkol içerirken, şarapta bu oran yüzde 12 ila 15 arasındadır. 1 gr yağ 9 kalori içerir. 1 gr alkol ise 7 kalori, unutmayın.

    Her sabah benzer kahvaltı yapmayın:
    Bazı günler yeme biçiminizi değiştirin. Tek yönlü beslenmeyerek farklı tatları deneyin. Bazen meyve ve yoğurt bazen peynir ekmek bazen yulaf ve süt bazen de yumurta ve ekmek gibi.

    Haftada bir, iki gün yumurta yiyin:
    Bir yumurta sarısı ile üç yumurta beyazını karıştırın. Böylece daha az yağ ve kolesterol daha çok protein ve kalsiyum alırsınız. e Fiziksel açlık ile duygusal açlığı ayırın: Özellikle gece daha fazla acıkıyor ve kontrol edemiyorsanız bunun sebebi duygusal boşluklar olabilir biraz daha fazla gözlemci olmaya çalışın ihtiyaç duyarsanız mutlaka bir psikolog ile çalışmaya başlayın.

    Alternatifli beslenin:
    Hiçbir besin tek başına mucizevi bir özelliğe sahip ve hiçbir besin tek başına suçlu değildir. Hedefiniz hep ölçülü beslenmek olsun. Dengeli beslenme tüm dünya otoriteleri tarafından hala en geçerli yöntem mucizeler aramayın kilo kaybederken sağlığınızı kaybedebilirisiniz.

    Kalori saymayın, dengeli beslenin:
     Her öğün, beş temel besin grubundaki yiyecekleri birlikte tüketin. Bu şekilde beslenme, besin öğeleri arasında dengeyi sağlarsınız. Besin gruplarını ilk sayfalarda inceleyebilirsiniz

    Etiketleri inceleyin:
     Doğru besini ararken, mutlaka etiketlerini de okuyun. Besinlerin kalori, yağ ve tuz değerlerini, son kullanma tarihlerini inceleyin.

    Yaşam biçiminizi ve düşünce şeklinizi yenileyin:
    Dengeli beslenme ve iyi yaşamı hayatınızın bir parçası haline getirin ve etrafınıza da bunu anlatın.

    ‘Ya hep ya hiç’ demeyin:
    Diyetiniz bazı günler veya öğünler bozulabilir. Sakın; ‘Battı balık yan gider’ demeyin.

    Eşinizin ve çocuklarınızın arasında sanki etrafınızda kimse yokmuş gibi mi hissediyorsunuz?

    Düğününüz; en mutlu olduğunuz, hayatınızın en anlamlı günüydü. Masalsı gününüz gerçeğe dönüştü, eşinizle bir oldunuz ve bir hayat kurdunuz. Her sabah onu geçirdiniz, her akşam da gelmesini camın önünde beklediniz. Fakat şimdi her zamankinden daha çok yalnızsınız. Sizi kimse anlamıyor değil mi? Bu hikaye tanıdık mı? Ünlülerin klinik psikoloğu Dr. Sherry Blake, uyarıyor “Evli bekarlardan olabilirsiniz!”

    “The Single Married Woman: True Stories of Why Women Feel All Alone In Their Marriages” (Evli Bekar Kadın: Kadınların evliliklerinde hissettiklerinin gerçek hikayeleri) kitabında uyarı işaretlerini ve ne yapmak gerektiğini anlatıyor.

    İşte evliliğinizde yalnız kaldığınızın 10 işareti...

    İletişiminiz kopma noktasında! 
    Birbiriniz ile olan iletişiminiz bitmek üzere ve verdiğiniz cevaplar olabildiğince kısa ve öz.

    Birbirinizin arkadaşlarından hoşlanmıyorsunuz! 
    Birlikte daha az zaman geçiriyorsunuz. Arkadaşlarla yenen keyifli akşam yemekleri yerini yalnız yenen mutsuz akşam yemeklerine bıraktı.

    Yükünüz daha da arttı! 
    Kaybolan tüm eşyalardan neredeyse siz sorumlusunuz. Evde adeta bir GPS aleti görevi görüyorsunuz.

    Her şeyle siz yüzleşiyorsunuz! 
    Hiçbir zaman bitmeyen bir pil gibisiniz. Yorgun görünüyorsunuz ya da öyle hissediyorsunuz ve kafanızda şu soru beliriyor “Nerede yanlış yapıyorum?”. En son hatırladığınız çocukları ve evi kendim kurmadım niye bir tek ben yoruluyorum?

    Parti yöneticisisiniz! 
    Tüm aktivitelerin insan kaynakları sizsiniz. Yeri geliyor bir organizatör yeri geliyor bir tamirci oluyorsunuz.

    Biz, ben oldu! 
    İlişkinizdeki biz kayboldu. İlk günlerdeki "biz" dolu anılar yerini "ben ve sen" gibi konulara bıraktı.. Eşiniz karşınızda ama sanki orada değilmiş gibi...

    Süper güçleriniz olduğunu düşünüyor! 
    Süperkadın giysiniz 7/24 üzerinizde, işte evde ve her yerde... Neredeyse tüm mesleklere uyum sağlıyorsunuz, şoför, aşçı, hemşire, anne, eş...

    Yardım için yalvarıyorsunuz! 
    Hiçbir şekilde evde istediğiniz yardıma cevap alamıyorsunuz. Adeta, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın politikası hakim.

    Duygusal olarak raydan çıktınız! 
    Duygusal anlamda eşinizle aranızda hiçbir bağ kalmadı. Tüm yakınlığınızı kaybettiniz.

    Heyecan bitti! 
    Evliliğinizin tüm heyecanı bitti. Parlayan ve sizi umutlandıran hiçbir şey yok. Ruh eşi veya sevgiliden öte evinizde bir oda arkadaşınız olduğunu düşünüyorsunuz. Gözleriniz sürekli evlendiğiniz adamı arıyor ama ona bir türlü ulaşamıyorsunuz.

    Bu durumları ortadan kaldırmak için Sherry'den 4 öneri!
    Kendinize karşı dürüst olun.
    Rolünüzün tüm sorumluluklarını üstlenin.
    Korkularınızla yüzleşin ve iletişim kurun.
    Fiziksel, duygusal ve ruhsal bir denge oluşturun.

    “Unutmayın evli bekarlar kervanına katılmak biraz da sizin elinizde” diye ekliyor Sherry.

    Evli bekarlardan mısınız?

    Konu Saati  11:50  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Eşinizin ve çocuklarınızın arasında sanki etrafınızda kimse yokmuş gibi mi hissediyorsunuz?

    Düğününüz; en mutlu olduğunuz, hayatınızın en anlamlı günüydü. Masalsı gününüz gerçeğe dönüştü, eşinizle bir oldunuz ve bir hayat kurdunuz. Her sabah onu geçirdiniz, her akşam da gelmesini camın önünde beklediniz. Fakat şimdi her zamankinden daha çok yalnızsınız. Sizi kimse anlamıyor değil mi? Bu hikaye tanıdık mı? Ünlülerin klinik psikoloğu Dr. Sherry Blake, uyarıyor “Evli bekarlardan olabilirsiniz!”

    “The Single Married Woman: True Stories of Why Women Feel All Alone In Their Marriages” (Evli Bekar Kadın: Kadınların evliliklerinde hissettiklerinin gerçek hikayeleri) kitabında uyarı işaretlerini ve ne yapmak gerektiğini anlatıyor.

    İşte evliliğinizde yalnız kaldığınızın 10 işareti...

    İletişiminiz kopma noktasında! 
    Birbiriniz ile olan iletişiminiz bitmek üzere ve verdiğiniz cevaplar olabildiğince kısa ve öz.

    Birbirinizin arkadaşlarından hoşlanmıyorsunuz! 
    Birlikte daha az zaman geçiriyorsunuz. Arkadaşlarla yenen keyifli akşam yemekleri yerini yalnız yenen mutsuz akşam yemeklerine bıraktı.

    Yükünüz daha da arttı! 
    Kaybolan tüm eşyalardan neredeyse siz sorumlusunuz. Evde adeta bir GPS aleti görevi görüyorsunuz.

    Her şeyle siz yüzleşiyorsunuz! 
    Hiçbir zaman bitmeyen bir pil gibisiniz. Yorgun görünüyorsunuz ya da öyle hissediyorsunuz ve kafanızda şu soru beliriyor “Nerede yanlış yapıyorum?”. En son hatırladığınız çocukları ve evi kendim kurmadım niye bir tek ben yoruluyorum?

    Parti yöneticisisiniz! 
    Tüm aktivitelerin insan kaynakları sizsiniz. Yeri geliyor bir organizatör yeri geliyor bir tamirci oluyorsunuz.

    Biz, ben oldu! 
    İlişkinizdeki biz kayboldu. İlk günlerdeki "biz" dolu anılar yerini "ben ve sen" gibi konulara bıraktı.. Eşiniz karşınızda ama sanki orada değilmiş gibi...

    Süper güçleriniz olduğunu düşünüyor! 
    Süperkadın giysiniz 7/24 üzerinizde, işte evde ve her yerde... Neredeyse tüm mesleklere uyum sağlıyorsunuz, şoför, aşçı, hemşire, anne, eş...

    Yardım için yalvarıyorsunuz! 
    Hiçbir şekilde evde istediğiniz yardıma cevap alamıyorsunuz. Adeta, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın politikası hakim.

    Duygusal olarak raydan çıktınız! 
    Duygusal anlamda eşinizle aranızda hiçbir bağ kalmadı. Tüm yakınlığınızı kaybettiniz.

    Heyecan bitti! 
    Evliliğinizin tüm heyecanı bitti. Parlayan ve sizi umutlandıran hiçbir şey yok. Ruh eşi veya sevgiliden öte evinizde bir oda arkadaşınız olduğunu düşünüyorsunuz. Gözleriniz sürekli evlendiğiniz adamı arıyor ama ona bir türlü ulaşamıyorsunuz.

    Bu durumları ortadan kaldırmak için Sherry'den 4 öneri!
    Kendinize karşı dürüst olun.
    Rolünüzün tüm sorumluluklarını üstlenin.
    Korkularınızla yüzleşin ve iletişim kurun.
    Fiziksel, duygusal ve ruhsal bir denge oluşturun.

    “Unutmayın evli bekarlar kervanına katılmak biraz da sizin elinizde” diye ekliyor Sherry.

    Seks tabii ki sağlıklı fakat iyi bir seksin sağlığınız açısında da yararlı olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? İşte uzmanlara göre seksin 8 faydası...

    Zayıflatır! 
    Canınız hiç spora gitmek istemiyor mu? Koşu bantlarına küsmeyin. Gecenin bir vakti hala spora gidemedim diye üzülüyorsanız, üzülmeyin! Seks de bir egzersiz olarak sayılıyor. MD, Founder and Medical Director of Alternity Healthcare in West Hartford, Connecticut Desmond Ebanks'e göre “Seks yarım saatlik bir zamanda 15 ile 150 kalori yakmanızı sağlıyor. Diğer sporlar ile karşılaştırıldığında durum hiç de fena değil. Mesela yoga yarım saatte 114, dans yarım saatte 129 veya yürüyüş yarım saatte 153 kalori yakmanızı sağlıyor.

    Seks aynı zamanda kasların süreç içerisinde şekil almasını sağlıyor. Cinsel uyarılma ve orgazm, testosteron hormonunun salgılanmasını ve böylelikle kas dokusunun yeniden inşa edilmesini gerekli kılıyor.

    Kalp sağlığınızı geliştirir! 
    Sağlıklı beslenme, kolestrolünüzü düşük tutma ve sodyum takviyesi kalp sağlığınızı üst düzeyde rahatlatır. Dr. Ebanks seksin kalp sağlığı açısından oldukça faydalı olduğunu söylüyor ve ekliyor “Seks kalp ritmini ve  kan akışını artırır.  Journal of Epidemiology and Community Health'te yayınlanan araştırmaya göre, haftada iki veya daha fazla kez yapılan seks, kalp krizi riskini yarı yarıya indiriyor.

    Geceleri daha iyi uyumanıza yardımcı olur!
    Daha rahat bir uyku için yönteminiz nedir? Rahatlatıcı bitki çaylarını tercih ediyorsunuz fakat yeterince işinizi görmüyor mu? Özellikle endişe ve strese bağlı uykusuzluk çekiyorsanız uzmanların tavsiyesi seks. "Cinsel hayatlarında aktif olan insanların stres ve benzeri koşullarla daha rahat başa çıktığı gözlenmiştir. Orgazm her iki cins için de en büyük rahatlama silahı.” diyor Dr. Ebanks.

    Bağılıklık sisteminizi güçlendirir! 
    Nezle ve grip hakkındaki tüm endişelerinizi bir kenara bırakın. Şaşırtıcı bir şekilde cinsel hayatınızı canlı tutarak bu hastalıkların önüne geçebilirsiniz.  Pennsylvania'da bulunan Wilkes Universitesinde yapılan araştırmaya göre haftada iki kezden fazla cinsel ilişkiye giren insanlarda bir antikor olan immunoglobulin A'nın %30 daha fazla salgılandığı gözlenmiş.

    Ruh sağlığınızı güçlendirir! 
    Ruh halinizi en kısa yoldan nasıl düzeltirsiniz? Stres, depresyon ve endişelerinizle nasıl başa çıkarsınız? Uzman Patricia Tan'e göre çözüm basit: Seks! Fakat amacınız sadece cinsel ilişkiye girmek olmamalı. Psikolojik olarak seks, stresi azaltıp ve samimiyet kurmanızı sağlayarak ruh halinizi iyileştirir. Stres azaltan bileşim bir insanın kortisol seviyesini düşürür. Buna bağlı olarak kan basıncı seviyesi, hiperglisemi ve karında asit miktarı artar.

    Acınızın dinmesine yardımcı olur! 
    Tepkilerinizi değiştirin. “Tatlım bu gece olmaz, başım ağrıyor” yerine “Evet, bu gece harika, başım ağrıyor.” demelisiniz. Seks ve ağrı yönetimi arasında gerçek bir korelasyon olduğuna inanan Ebanks ve ekliyor “ Cinsel uyarılma ve orgazm sırasında salınan oxytosin hormonu, endorfine dönüşür. Bu doğal uyuşturucu da seksi bir ağrı kesiciye dönüştürür.

    Tuvalet kontrolünüzde yardımcı olur! 
    Tuhaf gelebilir ama uzmanlara göre seks, kadınlarda tuvalet sıkışmalarınızı önlüyor. Kadınlara gün içerisinde ve seks sırasında Kegel egzersizleri yapmaları öneriliyor. Nedeni basit, egzersiz sadece baskıyı daha çok artırmıyor, aynı zamanda sıkışmanıza neden olan kasların güçlenmesini sağlıyor. Kegel egzersizlerini gün içerisinde ve ilişkiniz sırasında uygulamaktan çekinmeyin. Tuvaletinizi yaparken de kaslarınızı 3 dakika sıkıp bırakmanız gerekir.

    Daha sağlıklı bir cilde sahip olmanızı sağlar! 
    Seks sizi daha güzel yapabilir mi? Evet! Hayal ürünü gibi geliyor ama böyle. New York'ta bulunan PATH Medikal Merkezi'nin kurucusu Eric Braverman'a göre seks, ten renginizi bile geliştirecek vücudunuz için tüm yararlı bileşenleri içeriyor. Cinsel ilişki sırasında vücudunuz DHEA adlı hormonu salgılıyor. Bu bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor, daha sağlıklı bir cilde kavuşmanızı sağlıyor ve depresyon derecenizi azaltıyor.

    Seksin şaşırtıcı 8 faydası!

    Konu Saati  11:50  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Seks tabii ki sağlıklı fakat iyi bir seksin sağlığınız açısında da yararlı olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? İşte uzmanlara göre seksin 8 faydası...

    Zayıflatır! 
    Canınız hiç spora gitmek istemiyor mu? Koşu bantlarına küsmeyin. Gecenin bir vakti hala spora gidemedim diye üzülüyorsanız, üzülmeyin! Seks de bir egzersiz olarak sayılıyor. MD, Founder and Medical Director of Alternity Healthcare in West Hartford, Connecticut Desmond Ebanks'e göre “Seks yarım saatlik bir zamanda 15 ile 150 kalori yakmanızı sağlıyor. Diğer sporlar ile karşılaştırıldığında durum hiç de fena değil. Mesela yoga yarım saatte 114, dans yarım saatte 129 veya yürüyüş yarım saatte 153 kalori yakmanızı sağlıyor.

    Seks aynı zamanda kasların süreç içerisinde şekil almasını sağlıyor. Cinsel uyarılma ve orgazm, testosteron hormonunun salgılanmasını ve böylelikle kas dokusunun yeniden inşa edilmesini gerekli kılıyor.

    Kalp sağlığınızı geliştirir! 
    Sağlıklı beslenme, kolestrolünüzü düşük tutma ve sodyum takviyesi kalp sağlığınızı üst düzeyde rahatlatır. Dr. Ebanks seksin kalp sağlığı açısından oldukça faydalı olduğunu söylüyor ve ekliyor “Seks kalp ritmini ve  kan akışını artırır.  Journal of Epidemiology and Community Health'te yayınlanan araştırmaya göre, haftada iki veya daha fazla kez yapılan seks, kalp krizi riskini yarı yarıya indiriyor.

    Geceleri daha iyi uyumanıza yardımcı olur!
    Daha rahat bir uyku için yönteminiz nedir? Rahatlatıcı bitki çaylarını tercih ediyorsunuz fakat yeterince işinizi görmüyor mu? Özellikle endişe ve strese bağlı uykusuzluk çekiyorsanız uzmanların tavsiyesi seks. "Cinsel hayatlarında aktif olan insanların stres ve benzeri koşullarla daha rahat başa çıktığı gözlenmiştir. Orgazm her iki cins için de en büyük rahatlama silahı.” diyor Dr. Ebanks.

    Bağılıklık sisteminizi güçlendirir! 
    Nezle ve grip hakkındaki tüm endişelerinizi bir kenara bırakın. Şaşırtıcı bir şekilde cinsel hayatınızı canlı tutarak bu hastalıkların önüne geçebilirsiniz.  Pennsylvania'da bulunan Wilkes Universitesinde yapılan araştırmaya göre haftada iki kezden fazla cinsel ilişkiye giren insanlarda bir antikor olan immunoglobulin A'nın %30 daha fazla salgılandığı gözlenmiş.

    Ruh sağlığınızı güçlendirir! 
    Ruh halinizi en kısa yoldan nasıl düzeltirsiniz? Stres, depresyon ve endişelerinizle nasıl başa çıkarsınız? Uzman Patricia Tan'e göre çözüm basit: Seks! Fakat amacınız sadece cinsel ilişkiye girmek olmamalı. Psikolojik olarak seks, stresi azaltıp ve samimiyet kurmanızı sağlayarak ruh halinizi iyileştirir. Stres azaltan bileşim bir insanın kortisol seviyesini düşürür. Buna bağlı olarak kan basıncı seviyesi, hiperglisemi ve karında asit miktarı artar.

    Acınızın dinmesine yardımcı olur! 
    Tepkilerinizi değiştirin. “Tatlım bu gece olmaz, başım ağrıyor” yerine “Evet, bu gece harika, başım ağrıyor.” demelisiniz. Seks ve ağrı yönetimi arasında gerçek bir korelasyon olduğuna inanan Ebanks ve ekliyor “ Cinsel uyarılma ve orgazm sırasında salınan oxytosin hormonu, endorfine dönüşür. Bu doğal uyuşturucu da seksi bir ağrı kesiciye dönüştürür.

    Tuvalet kontrolünüzde yardımcı olur! 
    Tuhaf gelebilir ama uzmanlara göre seks, kadınlarda tuvalet sıkışmalarınızı önlüyor. Kadınlara gün içerisinde ve seks sırasında Kegel egzersizleri yapmaları öneriliyor. Nedeni basit, egzersiz sadece baskıyı daha çok artırmıyor, aynı zamanda sıkışmanıza neden olan kasların güçlenmesini sağlıyor. Kegel egzersizlerini gün içerisinde ve ilişkiniz sırasında uygulamaktan çekinmeyin. Tuvaletinizi yaparken de kaslarınızı 3 dakika sıkıp bırakmanız gerekir.

    Daha sağlıklı bir cilde sahip olmanızı sağlar! 
    Seks sizi daha güzel yapabilir mi? Evet! Hayal ürünü gibi geliyor ama böyle. New York'ta bulunan PATH Medikal Merkezi'nin kurucusu Eric Braverman'a göre seks, ten renginizi bile geliştirecek vücudunuz için tüm yararlı bileşenleri içeriyor. Cinsel ilişki sırasında vücudunuz DHEA adlı hormonu salgılıyor. Bu bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor, daha sağlıklı bir cilde kavuşmanızı sağlıyor ve depresyon derecenizi azaltıyor.

    5 Kasım 2013 Salı


    Bildiğiniz üzere Samsung tarafından resmi olarak yayınlanan Galaxy Ace 2 Jelly Bean güncellemesi oldukça kararsız bir yapıya sahip durumda. Bazı kullanıcılar Android 4.1.2 Jelly Bean güncellemesinden memnunken ve herhangi bir sorun -kasma donma gibi problemler- yaşamazken bazı kullanıcılar da tam aksine güncellemeden kasma ve donma sorunları nedeniyle hiç memnun değiller. Bu durumda Samsung'un

    Samsung Galaxy Ace 2 Jelly Bean Donma Kasma Sorunları Çözümü

    Konu Saati  04:02  |  in  Android Uygulamalar  |  Devamı»


    Bildiğiniz üzere Samsung tarafından resmi olarak yayınlanan Galaxy Ace 2 Jelly Bean güncellemesi oldukça kararsız bir yapıya sahip durumda. Bazı kullanıcılar Android 4.1.2 Jelly Bean güncellemesinden memnunken ve herhangi bir sorun -kasma donma gibi problemler- yaşamazken bazı kullanıcılar da tam aksine güncellemeden kasma ve donma sorunları nedeniyle hiç memnun değiller. Bu durumda Samsung'un

    4 Kasım 2013 Pazartesi


    Intel ile birlikte Samsung'un üzerinde uzun senelerdir çalıştığı mobil işletim sistemi Tizen'i kullanan ilk Samsung akıllı telefonun tanıtımı gerçekleşti. Tizen mobil işletim sistemi ile birlikte gelen yeni akıllı telefon modeli Samsung Z9005 Redwood video ile birlikte gün yüzüne çıktı.






    Android'in sahibi konumunda bulunan Google'a güvenemediği için Samsung'un olası bir Google

    Samsung Z9005 Redwood İlk Tizen İşletim Sistemli Samsung

    Konu Saati  09:44  |  in  Samsung  |  Devamı»


    Intel ile birlikte Samsung'un üzerinde uzun senelerdir çalıştığı mobil işletim sistemi Tizen'i kullanan ilk Samsung akıllı telefonun tanıtımı gerçekleşti. Tizen mobil işletim sistemi ile birlikte gelen yeni akıllı telefon modeli Samsung Z9005 Redwood video ile birlikte gün yüzüne çıktı.






    Android'in sahibi konumunda bulunan Google'a güvenemediği için Samsung'un olası bir Google

    1 Kasım 2013 Cuma


    Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri.

    Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor.


    Gelelim Tchibo’nun bu haftaki temasına; Yağmur Zamanı. Evde battaniye altında bir fincan kahveyle camdan yağmuru izlemek çok zevkli, evet. Peki her dakika dışarıda olmak isteyen çocuklar? Su ve kir geçirmeyen doğayla dost Ecorepel ürünler, su ve kir tutmayan BIONIC FINISH ECO malzemeden kumaşlarla yağmur çamur demeden çocuklarınızla sokağa çıkmaya hazırsınız!

    Yağmur Zamanı temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama yağmur kıyafetlerinde çocuğunuzun sağlığına öncelik veriyorsanız, aradığınız ürünleri bu temada bulacaksınız.


    Yağmur Kıyafetleri denince akla ilk gelen yağmurluk oluyor tabii. Siz ve eşiniz için 3’ü 1 arada mesimlik montlar, çocuklarınız için de rengarenk ve kurbağa desenli Termal Çocuk Yağmurluklarına sahipseniz, yağmur sizin için ailece çok keyifli olacak. 3’ü 1 arada montlar, mevsime ve hava durumuna göre kullanılabiliyor. Yağmurlu ama sıcak havalarda yalnız yağmurluğu, daha soğuk havalarda polar ve yağmurluğu bir arada kullanabilirsiniz. Çocuklar için Termal Çocuk Yağmurlukları, mikropolar astarıyla hem sıcak tutuyor hem de yağmur geçirmiyor. Kız ve erkek için pembe ve mavi renklerde yine kurbağa desenli çizmeler ve Termal Çocuk Yağmur Tulumlarıyla bir arada kullanıldığında çocuğunuz yağmurdan tamamen korunacak ve çok şirin görünecek. Tchibo, daha küçük bebekleri de unutmamış ve yağmurlu havalarda bebek arabasıyla gezinirken kullanabileceğiniz, su geçirmeyen bir Termal Uyku Tulumunu bu temaya eklemiş. Bu ürün bebek arabasına sabitlenebiliyor ve bebeğinizi üşütüp ıslatmadan bebek arabasıyla gezdirmenizi sağlıyor.


    Yağmur Zamanı temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr’ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Aynı zamanda 444 28 26 numaralı Telefonla Sipariş Hattı’ndan da alışveriş yapabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) sayfasını beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!

    Bir bumads advertorial içeriğidir.

    Tchibo'da Yağmur Zamanı

    Konu Saati  07:38  |  in  Yaşam  |  Devamı»


    Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri.

    Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor.


    Gelelim Tchibo’nun bu haftaki temasına; Yağmur Zamanı. Evde battaniye altında bir fincan kahveyle camdan yağmuru izlemek çok zevkli, evet. Peki her dakika dışarıda olmak isteyen çocuklar? Su ve kir geçirmeyen doğayla dost Ecorepel ürünler, su ve kir tutmayan BIONIC FINISH ECO malzemeden kumaşlarla yağmur çamur demeden çocuklarınızla sokağa çıkmaya hazırsınız!

    Yağmur Zamanı temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama yağmur kıyafetlerinde çocuğunuzun sağlığına öncelik veriyorsanız, aradığınız ürünleri bu temada bulacaksınız.


    Yağmur Kıyafetleri denince akla ilk gelen yağmurluk oluyor tabii. Siz ve eşiniz için 3’ü 1 arada mesimlik montlar, çocuklarınız için de rengarenk ve kurbağa desenli Termal Çocuk Yağmurluklarına sahipseniz, yağmur sizin için ailece çok keyifli olacak. 3’ü 1 arada montlar, mevsime ve hava durumuna göre kullanılabiliyor. Yağmurlu ama sıcak havalarda yalnız yağmurluğu, daha soğuk havalarda polar ve yağmurluğu bir arada kullanabilirsiniz. Çocuklar için Termal Çocuk Yağmurlukları, mikropolar astarıyla hem sıcak tutuyor hem de yağmur geçirmiyor. Kız ve erkek için pembe ve mavi renklerde yine kurbağa desenli çizmeler ve Termal Çocuk Yağmur Tulumlarıyla bir arada kullanıldığında çocuğunuz yağmurdan tamamen korunacak ve çok şirin görünecek. Tchibo, daha küçük bebekleri de unutmamış ve yağmurlu havalarda bebek arabasıyla gezinirken kullanabileceğiniz, su geçirmeyen bir Termal Uyku Tulumunu bu temaya eklemiş. Bu ürün bebek arabasına sabitlenebiliyor ve bebeğinizi üşütüp ıslatmadan bebek arabasıyla gezdirmenizi sağlıyor.


    Yağmur Zamanı temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr’ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Aynı zamanda 444 28 26 numaralı Telefonla Sipariş Hattı’ndan da alışveriş yapabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) sayfasını beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!

    Bir bumads advertorial içeriğidir.

    Selülit Masaj Yağı Ender Saraç,Selülit Eriten Yağ,Evde Selülit Tedavisi,Selülite İyi gelen Yağ
    Selülite İyi Gelen Yağlar
    Evde Selülit Yağı Yapımı
    Selülit Yağı Tarifi,Selülit Yağı Karışımı,Selülit Yağı Ender Saraç,Selülit Masaj Yağı Ender Saraç,Selülit Eriten Yağ,Evde Selülit Tedavisi,Selülite İyi gelen Yağ
    Hanımların güzelliklerine ve cilt bakımına düşkün olduğu artık bilinen ve kabul edilen bir gerçek. Fakat Her ne kadar bakım yaparlarsa yapsınlar bir türlü kurtulamadıkları selülit problemleri olduğu da bilinen bir başka gerçek. Aslında selülit tedavi edilebilen bir hastalık. Hastalık diyorum, çünkü, selülit problemi, estetik kaygılardan çok daha ciddi bir sağlık  problemi.
    Eğer siz de isterseniz evde selülit tedavisi ile bu problemden kurtulabilirsiniz.. Dilediğiniz pürüzsüz cilt görüntüsüne kavuşabilirsiniz.. Sizlere önereceğimiz selülit masaj yağı Ender Saraç tarafından önerilmiş, son derece etkili bir tariftir..
    Selülit Yağı Tarifi İçin Gerekli Malzemeler ;
    * 1 Tatlı kaşığına yakın susam yağı,
    * 8-10 damla biberiye yağı,
    * 6-7 damla melisa yağı,
    * 8-10 damla kekik yağı,
    * 7-8 damla portakal yağı
    Selülit Yağı Tarifi,Selülit Yağı Karışımı,Selülit Yağı Ender Saraç,Selülit Masaj Yağı Ender Saraç,Selülit Eriten Yağ,Evde Selülit Tedavisi,Selülite İyi gelen Yağ
    Bütün yağları söylenilen miktarda güneş görmeyen bir yede porselen bir kap içinde karıştırın. Hazırlamış olduğunuz yağı selülit olan bölgelere masaj yaparak yedirin. Daha sonra tüm tuhafiyelerden temin edebileceğiniz, ham ipek kese ile cildiniz pembeleşinceye kadar, dairesel hareketlerle masaj yapın. Bu işlemden sonra yağlamış olduğunuz bölgeyi streç filmle sarıp yürüyüş veya egzersiz yapın. Son olarak da, duşa girin ve yine o bölgeye masaj yaparak yağı vücudunuzdan temizleyin.
    Selülit Yağı Tarifi,Selülit Yağı Karışımı,Selülit Yağı Ender Saraç,Selülit Masaj Yağı Ender Saraç,Selülit Eriten Yağ,Evde Selülit Tedavisi,Selülite İyi gelen Yağ

    Evde Selülit Yağı Yapımı

    Konu Saati  06:37  |  in  Selülite İyi gelen Yağ  |  Devamı»

    Selülit Masaj Yağı Ender Saraç,Selülit Eriten Yağ,Evde Selülit Tedavisi,Selülite İyi gelen Yağ
    Selülite İyi Gelen Yağlar
    Evde Selülit Yağı Yapımı
    Selülit Yağı Tarifi,Selülit Yağı Karışımı,Selülit Yağı Ender Saraç,Selülit Masaj Yağı Ender Saraç,Selülit Eriten Yağ,Evde Selülit Tedavisi,Selülite İyi gelen Yağ
    Hanımların güzelliklerine ve cilt bakımına düşkün olduğu artık bilinen ve kabul edilen bir gerçek. Fakat Her ne kadar bakım yaparlarsa yapsınlar bir türlü kurtulamadıkları selülit problemleri olduğu da bilinen bir başka gerçek. Aslında selülit tedavi edilebilen bir hastalık. Hastalık diyorum, çünkü, selülit problemi, estetik kaygılardan çok daha ciddi bir sağlık  problemi.
    Eğer siz de isterseniz evde selülit tedavisi ile bu problemden kurtulabilirsiniz.. Dilediğiniz pürüzsüz cilt görüntüsüne kavuşabilirsiniz.. Sizlere önereceğimiz selülit masaj yağı Ender Saraç tarafından önerilmiş, son derece etkili bir tariftir..
    Selülit Yağı Tarifi İçin Gerekli Malzemeler ;
    * 1 Tatlı kaşığına yakın susam yağı,
    * 8-10 damla biberiye yağı,
    * 6-7 damla melisa yağı,
    * 8-10 damla kekik yağı,
    * 7-8 damla portakal yağı
    Selülit Yağı Tarifi,Selülit Yağı Karışımı,Selülit Yağı Ender Saraç,Selülit Masaj Yağı Ender Saraç,Selülit Eriten Yağ,Evde Selülit Tedavisi,Selülite İyi gelen Yağ
    Bütün yağları söylenilen miktarda güneş görmeyen bir yede porselen bir kap içinde karıştırın. Hazırlamış olduğunuz yağı selülit olan bölgelere masaj yaparak yedirin. Daha sonra tüm tuhafiyelerden temin edebileceğiniz, ham ipek kese ile cildiniz pembeleşinceye kadar, dairesel hareketlerle masaj yapın. Bu işlemden sonra yağlamış olduğunuz bölgeyi streç filmle sarıp yürüyüş veya egzersiz yapın. Son olarak da, duşa girin ve yine o bölgeye masaj yaparak yağı vücudunuzdan temizleyin.
    Selülit Yağı Tarifi,Selülit Yağı Karışımı,Selülit Yağı Ender Saraç,Selülit Masaj Yağı Ender Saraç,Selülit Eriten Yağ,Evde Selülit Tedavisi,Selülite İyi gelen Yağ

    Cildinize en doğru bakım kremini seçtiğinizden emin misiniz? Ne zaman ve nasıl uygulayacağınızı biliyor musunuz?

    Bakım Kremi Nasıl Olmalı?

    İşte en doğru ürünü seçmek ve etkiyi artırmak için birkaç ince noktası ve uzmanlarından 20 öneri.

    1. Doğru Maske
    Arındırıcı özelliği olan killi yüz maskeleri en doğru seçim. Maskeyi haftada en az bir kez uygulamanızda fayda var. Uygulamadan sonra yüzünüzü iyice temizleyerek daha sonraki bakımlar için hazırlamalısınız.

    2. İyi Uyku
    Pürüzsüz ve parlak bir cildin sırrı nedir? Akşamları yatmadan önce uygulayacağınız glikolik ve salisilik asit bazlı kremi cildinizi yeniler. Bu uygulamayı en az on beş gün boyunca tekrarlayın ve sabahları yüzünüzü derinlemesine yıkayarak nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin.

    3. Her Zaman Taze
    Kremler buzdolabında her zaman taze kalır. Dokusunu korumak için az sıklıkta kullandığınız kremleri bozulmaması için buzdolabında saklayabilirsiniz.

    4. Alışkanlıklarınızı Değiştirin
    Temizleyici sütü, bildiğimiz makyaj pamukları yerine avucunuzda biraz ısıtırak  5-6 kez parmaklarınızla yüzünüze yedirin ancak baskı uygulamayın. Daha sonra yüzünüzü yakmadan hemen temizleyin. Bu tip ürünler, makyaj kalıntılarını temizlerken yüzde yanma hissi yaratır. Son olarak yüzünüzü bol suyla yıkayın ve uygun bir tonik uygulayın.

    5. Karma Ciltler
    Geniş gözenekler, çabuk çıkan makyaj ve her zaman parlak bir burun. İşte en zor cilt tipi. Gündüz & gece tarzı bakım kremlerini uygulamayın ve aknelere fazla müdahele etmeyin. Sabah ve akşam cildinizi glukonolakton bazlı nemlendirici bir losyonla temizleyin. Geceyse daha çok cilt soyucu ve enfeksiyon önleyici (salisilik asit ya da alpha-beta hidroasit) bir ürün tercih etmelisiniz. Gün içinde nemlendirici bir bakımla cildinizin yağ dengesini koruyabilirsiniz. Haftada bir kere yüzde 30 sitrikasit özlü bir temizleyici maske uygulamayı ihmal etmeyin.

    6. Uzun Ömürlü ve Dayanıklı
    Satın aldığınız kremin son kullanma tarihi ve dayanma süresi çok önemli. Bunun için krem kavanozlarının altındaki sayı ve büyük M harfini görmelisiniz. Bu kremin açıldıktan sonra ne kadar süre kullanılacağını belirtir. Örneğin kutunun altında 12M yazıyorsa bu krem açıldıktan sonra 12 ay dayanabilir. Fazla uzun olmayan dayanıklılık süreleri, ürünün kullanışsız olduğunu göstermez; aksine tamamen el yapımı ve içeriğinde organik maddelerin olduğunu anlatır. Sentetik formüllüler daha uzun süre dayanıklılığını korur.

    7. Süreklilik Önlemi
    Güzel ve bakımlı bir cilt için bakım sürelerine dikkat etmelisiniz. Uygulayacağınız her bakım belli bir süre sonra etkisini gösterir. Ancak etkiler genel olarak en az üç hafta sonra başlar. Kesin çözüm için kremlerinizi 2 ya da 3 boyunca düzenli olarak kullanmalısınız. Ürünlerin faydasını daha sonra değerlendirmelisiniz.


    8. Daha İyi Bir Sonuç İçin
    Cildinizin tüm gözeneklerini doğru nemlendirmek için hyaluronik asit serumu, krem ya da dolgu ürünleri tercih edilebilir. Etkiyi kuvvetlendirmek için yemek arasında ve gün içinde sıkça su içmeyi ihmal etmeyin. Böylece cildinizi hem içten, hem de dıştan nemlendirirsiniz.

    9. Güzellik Ritüeli
    Cilt serumlarının kullanımında bilmeniz gereken birkaç püf noktası var. Günlük bakım kreminizden önce uygulamak yerine haftada bir kez, nemlendirici bakımla birlikte kullanmanız daha iyi sonuç verir. Böylece gece bakım kreminizin de etkisini artırırsınız.

    10. Alışkanlık Kazanın
    Cildinizi daha iyi tanımak, ihtiyaçlarını belirlemek ve stresten arındırıcı uygulamalar için ayda bir kez bir estetiysen kontrolünü ihmal etmeyin.

    11. Kırmızı Alarm
    Hassas ve alerjik bir cildiniz mi var? Göz kenarları için uyguladığınız hafif, antiallerjik ve yağsız kreminizi rahatlıkla kullanabilirsiniz.

    12. Gözler
    Anlamlı bakışlar için bakım uygulamasını yumuşak hareketlerle ve içten dışa doğru yapın. Eğer kullandığınız ürün biomimetrik peptidler içeriyorsa ve lifting etkisi yaratıyorsa kremi, göz çevrenizdeki çizgileri parmaklarınızla hafif açarak ve iyice yedirerek uygulamalısınız. Mimik ve "kaz ayağı" çizgileri için, kaşların başlangıcından şakak yönüne doğru tüm gözkapağının üstüne uygulama yapmalısınız.

    13. Koruyucu Kalkanlar
    Cildinizi korumak için sabahları antioksidan ve güneş korumalı bir krem sürmeden dışarı çıkmayın.

    14. Hayatı Kolaylaştırmak
    Cilt bakımında en doğrusu, aynı markanın cilt bakım ürünlerini (serum, gündüz ve gece bakımı ve göz kremi) kullanmak. Böylece farklı ürünlerin etkisini yok etmeden cildinizde sinerji yaratarak doğru bir uygulama yaparsınız.

    15. Hareket Edin
    Günlük fiziksel aktiviteler cildinizin oksijen alımını hızlandırarak bakımların etkisini pekiştirir. Özellikle yogadaki mum duruşu, vücudun ve cildin gün boyunca artan gerginliğini alarak rahatlamasını sağlar ve çizgileri yumuşatır.

    16. Birlikten Kuvvet Doğar
    Stresli ve yoğun günlerde kivi, portakal ve havuç kürü cildinizi rahatlatabilir. Bunları bir çay kaşığı buğday tohumuyla karıştırarak sürebilirsiniz. Konunun uzmanları pek çok farklı malzemeyi kremlerle karıştırarak cilt rahatlatıcı formüller hazırlayabiliyorlar.

    17. Cildinizi Dinlendirin

    Canlı ve enerjik bir yüz için günlük kreminizi uygulamadan önce nemlendirici serumu steril bir gazlı beze dökün ve yüzünüzde 10 dakika tutun.

    18. Haydi Fırçalayın!
    Kimileri için cilt bakımı tam bir keyif. Bu zevki artırmak için yüzünüze yaklaşık 5 dakika parmak uçlarınızla içten dışa doğru masaj yapabilirsiniz. Kan dolaşımını hızlandırmak için bakımı bir fondöten fırçası yardımıyla yapabilirsiniz. Bu, cildinizi kızıştırarak makyajın dayanıklılığını da artırır.

    19. Doğru Zamanlama
    Her bakımın bir mevsimi var. Örneğin antioksidan bakımlar yaz mevsiminde iyi sonuç verir, oysa cilt yenileyici bakımlar için en uygun zaman kış aylarıdır. Ancak cildinizin nem bakımını yılın 365 günü uygulayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünleri cilt tipinize (genç, olgun, hassas ya da kuru) göre seçmeyi unutmayın.

    20. Hangi Ambalaj?
    Gün içinde hızlı davranmak isteyen ve fazla vakti olmayanlar için en uygunu, tüp formunda şişeler. Kavanoz tipi tercih ediyorsanız kremi sürerken ellerinize bulaştırmamak için minik spatula ya da kulak çubukları kullanabilirsiniz.

    En doğru cilt bakım kremi hangisi?

    Konu Saati  05:44  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Cildinize en doğru bakım kremini seçtiğinizden emin misiniz? Ne zaman ve nasıl uygulayacağınızı biliyor musunuz?

    Bakım Kremi Nasıl Olmalı?

    İşte en doğru ürünü seçmek ve etkiyi artırmak için birkaç ince noktası ve uzmanlarından 20 öneri.

    1. Doğru Maske
    Arındırıcı özelliği olan killi yüz maskeleri en doğru seçim. Maskeyi haftada en az bir kez uygulamanızda fayda var. Uygulamadan sonra yüzünüzü iyice temizleyerek daha sonraki bakımlar için hazırlamalısınız.

    2. İyi Uyku
    Pürüzsüz ve parlak bir cildin sırrı nedir? Akşamları yatmadan önce uygulayacağınız glikolik ve salisilik asit bazlı kremi cildinizi yeniler. Bu uygulamayı en az on beş gün boyunca tekrarlayın ve sabahları yüzünüzü derinlemesine yıkayarak nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin.

    3. Her Zaman Taze
    Kremler buzdolabında her zaman taze kalır. Dokusunu korumak için az sıklıkta kullandığınız kremleri bozulmaması için buzdolabında saklayabilirsiniz.

    4. Alışkanlıklarınızı Değiştirin
    Temizleyici sütü, bildiğimiz makyaj pamukları yerine avucunuzda biraz ısıtırak  5-6 kez parmaklarınızla yüzünüze yedirin ancak baskı uygulamayın. Daha sonra yüzünüzü yakmadan hemen temizleyin. Bu tip ürünler, makyaj kalıntılarını temizlerken yüzde yanma hissi yaratır. Son olarak yüzünüzü bol suyla yıkayın ve uygun bir tonik uygulayın.

    5. Karma Ciltler
    Geniş gözenekler, çabuk çıkan makyaj ve her zaman parlak bir burun. İşte en zor cilt tipi. Gündüz & gece tarzı bakım kremlerini uygulamayın ve aknelere fazla müdahele etmeyin. Sabah ve akşam cildinizi glukonolakton bazlı nemlendirici bir losyonla temizleyin. Geceyse daha çok cilt soyucu ve enfeksiyon önleyici (salisilik asit ya da alpha-beta hidroasit) bir ürün tercih etmelisiniz. Gün içinde nemlendirici bir bakımla cildinizin yağ dengesini koruyabilirsiniz. Haftada bir kere yüzde 30 sitrikasit özlü bir temizleyici maske uygulamayı ihmal etmeyin.

    6. Uzun Ömürlü ve Dayanıklı
    Satın aldığınız kremin son kullanma tarihi ve dayanma süresi çok önemli. Bunun için krem kavanozlarının altındaki sayı ve büyük M harfini görmelisiniz. Bu kremin açıldıktan sonra ne kadar süre kullanılacağını belirtir. Örneğin kutunun altında 12M yazıyorsa bu krem açıldıktan sonra 12 ay dayanabilir. Fazla uzun olmayan dayanıklılık süreleri, ürünün kullanışsız olduğunu göstermez; aksine tamamen el yapımı ve içeriğinde organik maddelerin olduğunu anlatır. Sentetik formüllüler daha uzun süre dayanıklılığını korur.

    7. Süreklilik Önlemi
    Güzel ve bakımlı bir cilt için bakım sürelerine dikkat etmelisiniz. Uygulayacağınız her bakım belli bir süre sonra etkisini gösterir. Ancak etkiler genel olarak en az üç hafta sonra başlar. Kesin çözüm için kremlerinizi 2 ya da 3 boyunca düzenli olarak kullanmalısınız. Ürünlerin faydasını daha sonra değerlendirmelisiniz.


    8. Daha İyi Bir Sonuç İçin
    Cildinizin tüm gözeneklerini doğru nemlendirmek için hyaluronik asit serumu, krem ya da dolgu ürünleri tercih edilebilir. Etkiyi kuvvetlendirmek için yemek arasında ve gün içinde sıkça su içmeyi ihmal etmeyin. Böylece cildinizi hem içten, hem de dıştan nemlendirirsiniz.

    9. Güzellik Ritüeli
    Cilt serumlarının kullanımında bilmeniz gereken birkaç püf noktası var. Günlük bakım kreminizden önce uygulamak yerine haftada bir kez, nemlendirici bakımla birlikte kullanmanız daha iyi sonuç verir. Böylece gece bakım kreminizin de etkisini artırırsınız.

    10. Alışkanlık Kazanın
    Cildinizi daha iyi tanımak, ihtiyaçlarını belirlemek ve stresten arındırıcı uygulamalar için ayda bir kez bir estetiysen kontrolünü ihmal etmeyin.

    11. Kırmızı Alarm
    Hassas ve alerjik bir cildiniz mi var? Göz kenarları için uyguladığınız hafif, antiallerjik ve yağsız kreminizi rahatlıkla kullanabilirsiniz.

    12. Gözler
    Anlamlı bakışlar için bakım uygulamasını yumuşak hareketlerle ve içten dışa doğru yapın. Eğer kullandığınız ürün biomimetrik peptidler içeriyorsa ve lifting etkisi yaratıyorsa kremi, göz çevrenizdeki çizgileri parmaklarınızla hafif açarak ve iyice yedirerek uygulamalısınız. Mimik ve "kaz ayağı" çizgileri için, kaşların başlangıcından şakak yönüne doğru tüm gözkapağının üstüne uygulama yapmalısınız.

    13. Koruyucu Kalkanlar
    Cildinizi korumak için sabahları antioksidan ve güneş korumalı bir krem sürmeden dışarı çıkmayın.

    14. Hayatı Kolaylaştırmak
    Cilt bakımında en doğrusu, aynı markanın cilt bakım ürünlerini (serum, gündüz ve gece bakımı ve göz kremi) kullanmak. Böylece farklı ürünlerin etkisini yok etmeden cildinizde sinerji yaratarak doğru bir uygulama yaparsınız.

    15. Hareket Edin
    Günlük fiziksel aktiviteler cildinizin oksijen alımını hızlandırarak bakımların etkisini pekiştirir. Özellikle yogadaki mum duruşu, vücudun ve cildin gün boyunca artan gerginliğini alarak rahatlamasını sağlar ve çizgileri yumuşatır.

    16. Birlikten Kuvvet Doğar
    Stresli ve yoğun günlerde kivi, portakal ve havuç kürü cildinizi rahatlatabilir. Bunları bir çay kaşığı buğday tohumuyla karıştırarak sürebilirsiniz. Konunun uzmanları pek çok farklı malzemeyi kremlerle karıştırarak cilt rahatlatıcı formüller hazırlayabiliyorlar.

    17. Cildinizi Dinlendirin

    Canlı ve enerjik bir yüz için günlük kreminizi uygulamadan önce nemlendirici serumu steril bir gazlı beze dökün ve yüzünüzde 10 dakika tutun.

    18. Haydi Fırçalayın!
    Kimileri için cilt bakımı tam bir keyif. Bu zevki artırmak için yüzünüze yaklaşık 5 dakika parmak uçlarınızla içten dışa doğru masaj yapabilirsiniz. Kan dolaşımını hızlandırmak için bakımı bir fondöten fırçası yardımıyla yapabilirsiniz. Bu, cildinizi kızıştırarak makyajın dayanıklılığını da artırır.

    19. Doğru Zamanlama
    Her bakımın bir mevsimi var. Örneğin antioksidan bakımlar yaz mevsiminde iyi sonuç verir, oysa cilt yenileyici bakımlar için en uygun zaman kış aylarıdır. Ancak cildinizin nem bakımını yılın 365 günü uygulayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünleri cilt tipinize (genç, olgun, hassas ya da kuru) göre seçmeyi unutmayın.

    20. Hangi Ambalaj?
    Gün içinde hızlı davranmak isteyen ve fazla vakti olmayanlar için en uygunu, tüp formunda şişeler. Kavanoz tipi tercih ediyorsanız kremi sürerken ellerinize bulaştırmamak için minik spatula ya da kulak çubukları kullanabilirsiniz.

    31 Ekim 2013 Perşembe


    Facebook başta olmak üzere sosyal medyada son dönemlerde sıklıkla gördüğümüz ilginç karikatürlerin ne olduğuna ve nasıl yapıldıklarına dair merak sahibi olan bir çok kişiyi görünce bugün Bitstrips isimli uygulamayı blogda yazmak istedim. 







    Eğlenceli ve üretken işlerin ortaya çıktığı, bilhassa Facebook'taki arkadaşlarınızla ortak kullandığınızda fazlasıyla gülebileceğiniz karikatürler

    BitStrips Nedir Nasıl Kullanılır?

    Konu Saati  07:35  |  in  Sosyal Medya  |  Devamı»


    Facebook başta olmak üzere sosyal medyada son dönemlerde sıklıkla gördüğümüz ilginç karikatürlerin ne olduğuna ve nasıl yapıldıklarına dair merak sahibi olan bir çok kişiyi görünce bugün Bitstrips isimli uygulamayı blogda yazmak istedim. 







    Eğlenceli ve üretken işlerin ortaya çıktığı, bilhassa Facebook'taki arkadaşlarınızla ortak kullandığınızda fazlasıyla gülebileceğiniz karikatürler

    Fitness uzmanları sağlıklı bir kalbe sahip olmak için dakika/nabız sayısının kontrolüne dikkat çekiyor.

    Sigara içmek, obezite ve “iyi” kolesterol olarak da bilinen HDL’in düşük seviyede olması en ölümcül hastalıklardan biri olan kalp hastalıklarının nedenlerinden sadece birkaçı. Bu nedenle bilmeliyiz ki, konu kalple ilgili olduğunda hayatımızdaki neredeyse bütün seçimler kalbimizin çalışma kalitesini etkileyecektir.

    Amerikan Kalp Derneği'ne göre, dinlenir durumunda olan bir yetişkinin kalp atış hızının dakikada 60 ile 80 arasında olması gerekir. Bu kalp atış hızı yaşla beraber hızlanır, ancak fiziksel olarak zinde olan insanlarda veya atletlerde bu oran dakikada yaklaşık 50-60'a kadar düşer. Yağ yakımı ve kondisyon gibi hedeflere ulaşmak isteyenler; tam verim almak için nabız sayılarını hedeflenen bir aralıkta tutmalıdır.

    Life Fitness  Akademi uzmanları daha sağlıklı bir kalbe sahip olabilmek için şunları öneriyor:
    Bilgi Toplayın: İyi bir uykudan sonra, sabahki kalp atış hızınızı ölçün.Amerikan Kalp Derneği'ne göre teorik maksimum kalp atışını ölçmenin en kolay yolu 220'den yaşınızı çıkartmak. Bu maksimum değerin %60-80'i egzersiz sırasında olması gereken ideal kalp atış hızıdır. Egzersiz sonrasında yapılması gereken akıllıca bir şey ise kalp atış hızının egzersiz bittikten sonra ne kadar sürede normale döndüğünü ölçmek. Sağlıklı bir kalbin atış hızı bir dakika dinlenmeden sonra en az 30 atış düşmelidir.

    Egzersiz: Kalp atışı hızlanıp, bireyin ideal kalp atış hızı oranında kaldığı sürece koşmak, yürümek veya bisiklet çevirmek gibi egzersizlerin herhangi bir kombinasyonu kalp için yararlıdır. Önemli olan ise devamlı olarak kalp atış hızını kontrol edip, kalbin çok hızlı ya da çok yavaş çalışmadığından emin olmak. Life Fitness kardiyo  cihazlarında bulunan Dünyanın tek digital kalp ölçüm sistemi 'Life Pulse' gerçeğe en yakın kalp ölçüm sonuçları sağlayarak egzersiz verimliliğinizi garanti altına alır. Diğer kardiyo aletlerinde de dokunmatik kalp atış hızı sensörleri mevcuttur ve Life Pulse kalitesinde olmasa da nabız kontrolünüzde size yardımcı olacaktır. Egzersizlerinizde Kalp ritminizi mutlaka bu ölçüm sistemleriyle kontrol altında tutun. Hedefinizden fazla çalışıp kalbinizi yormanızı ya da verimsiz egzersizle zaman kaybınızı nabız ölçüm sistemi engelleyecektir.

    Rahatlayın: Araştırmalara göre stres; kalbe zarar veren yüksek tansiyon, aşırı yeme, egzersizden kaçınma ve diğer sağlıksız yaşama koşullarına yol açıyor. Yeterli uyumak, düzenli olarak spor yapmak ve başka sağlıklı hobiler edinmekle beyninizi ve vücudunuzu rahatlatabilir ve stres seviyenizi kontrol altına alabilirsiniz.

    Doğru Beslenin: Vücudumuzun ihtiyacı olandan daha fazla kolesterol içeren lezzetli, ancak yağlı yiyeceklerle çevriliyiz. Amerikan Kalp Derneği, toplam yağ (özellikle trans yağlar), kolesterol ve sodyum alımını kısıtlayan ve önemli miktarda meyve, sebze, lifli ve tam tahıllı gıdaların alımını vurgulayan kalp için sağlıklı diyet öneriyor.

    Kalp ritminiz sağlığınızı ele veriyor

    Konu Saati  04:35  |  in  sağlık  |  Devamı»

    Fitness uzmanları sağlıklı bir kalbe sahip olmak için dakika/nabız sayısının kontrolüne dikkat çekiyor.

    Sigara içmek, obezite ve “iyi” kolesterol olarak da bilinen HDL’in düşük seviyede olması en ölümcül hastalıklardan biri olan kalp hastalıklarının nedenlerinden sadece birkaçı. Bu nedenle bilmeliyiz ki, konu kalple ilgili olduğunda hayatımızdaki neredeyse bütün seçimler kalbimizin çalışma kalitesini etkileyecektir.

    Amerikan Kalp Derneği'ne göre, dinlenir durumunda olan bir yetişkinin kalp atış hızının dakikada 60 ile 80 arasında olması gerekir. Bu kalp atış hızı yaşla beraber hızlanır, ancak fiziksel olarak zinde olan insanlarda veya atletlerde bu oran dakikada yaklaşık 50-60'a kadar düşer. Yağ yakımı ve kondisyon gibi hedeflere ulaşmak isteyenler; tam verim almak için nabız sayılarını hedeflenen bir aralıkta tutmalıdır.

    Life Fitness  Akademi uzmanları daha sağlıklı bir kalbe sahip olabilmek için şunları öneriyor:
    Bilgi Toplayın: İyi bir uykudan sonra, sabahki kalp atış hızınızı ölçün.Amerikan Kalp Derneği'ne göre teorik maksimum kalp atışını ölçmenin en kolay yolu 220'den yaşınızı çıkartmak. Bu maksimum değerin %60-80'i egzersiz sırasında olması gereken ideal kalp atış hızıdır. Egzersiz sonrasında yapılması gereken akıllıca bir şey ise kalp atış hızının egzersiz bittikten sonra ne kadar sürede normale döndüğünü ölçmek. Sağlıklı bir kalbin atış hızı bir dakika dinlenmeden sonra en az 30 atış düşmelidir.

    Egzersiz: Kalp atışı hızlanıp, bireyin ideal kalp atış hızı oranında kaldığı sürece koşmak, yürümek veya bisiklet çevirmek gibi egzersizlerin herhangi bir kombinasyonu kalp için yararlıdır. Önemli olan ise devamlı olarak kalp atış hızını kontrol edip, kalbin çok hızlı ya da çok yavaş çalışmadığından emin olmak. Life Fitness kardiyo  cihazlarında bulunan Dünyanın tek digital kalp ölçüm sistemi 'Life Pulse' gerçeğe en yakın kalp ölçüm sonuçları sağlayarak egzersiz verimliliğinizi garanti altına alır. Diğer kardiyo aletlerinde de dokunmatik kalp atış hızı sensörleri mevcuttur ve Life Pulse kalitesinde olmasa da nabız kontrolünüzde size yardımcı olacaktır. Egzersizlerinizde Kalp ritminizi mutlaka bu ölçüm sistemleriyle kontrol altında tutun. Hedefinizden fazla çalışıp kalbinizi yormanızı ya da verimsiz egzersizle zaman kaybınızı nabız ölçüm sistemi engelleyecektir.

    Rahatlayın: Araştırmalara göre stres; kalbe zarar veren yüksek tansiyon, aşırı yeme, egzersizden kaçınma ve diğer sağlıksız yaşama koşullarına yol açıyor. Yeterli uyumak, düzenli olarak spor yapmak ve başka sağlıklı hobiler edinmekle beyninizi ve vücudunuzu rahatlatabilir ve stres seviyenizi kontrol altına alabilirsiniz.

    Doğru Beslenin: Vücudumuzun ihtiyacı olandan daha fazla kolesterol içeren lezzetli, ancak yağlı yiyeceklerle çevriliyiz. Amerikan Kalp Derneği, toplam yağ (özellikle trans yağlar), kolesterol ve sodyum alımını kısıtlayan ve önemli miktarda meyve, sebze, lifli ve tam tahıllı gıdaların alımını vurgulayan kalp için sağlıklı diyet öneriyor.

    Doğal ışıltının kaynağını gıdalarda, sporda ve vitaminlerde arayın…

    Sağlıklı, canlı ve parlak bir cilt hepimizin hayalidir öyle değil mi? Dergi karıştırırken, internette oyalanırken, televizyon seyrederken karşımıza çıkan ünlülerde ilk fark ettiğimiz genelde sağlık fışkıran güzel yüzleri, pasparlak, belirgin elmacık kemikleri ve aydınlık taşıyan bakışları oluyor. Güzel görünen bir cilde kavuşmak aslında hayal değil… Bunun için yaşam tarzınızda yapacağınız birkaç değişiklik ve doğru ürünleri kullanmak yeterli!

    Tabii içten gelen bir ışıltı için en başta cildin sağlıklı olması gerekiyor. Çünkü sağlıklı cilt kendini hemen belli ediyor. Unutmayın ki insanın mutlu olması ve kendine güvenmesi de güzel görünmesinin altında yatan etkenlerden. Öyleyse haydi, gülümseyin, mutluluğunuz yüzünüze yansısın…

    Doğru beslenme
    Dengeli beslenmek ve bir takım gıdalardan uzak durmak cildiniz için büyük önem taşıyor. Yağlı yemekler, gazlı içecekler yasak! Tamam, arada kendinize müsaade edebilir, aşırıya kaçmadan size çok çekici gelen o patates kızartmalarından atıştırabilirsiniz. Ama aklınızın bir köşesinde bebek gibi bir cilde kavuşma hayalleriniz olsun… Peki, o zaman hangi gıdalara yönelmeliyiz? Sebze ve meyveler listenin üst sıralarında. Özellikle böğürtlenin içindeki antioksidanların cildi yaşlılığa karşı koruduğu iddia ediliyor. Havuç malum, içinde bol miktarda A vitamini var ve cilde çok iyi geliyor. Somon balığı da zengin bir Omega 3 kaynağı… Hücreleri sağlıklı ve formda tutuyor. İçeceklere değinecek olursak bitki çayları ama özellikle de yeşil çay cilt kanserine yol açan serbest radikallerin ortadan kaldırılmasında büyük rol oynuyor. Ayrıca cilt hücrelerinin sağlığı açısından da faydalı bir içecek.

    Su, su ve yine su!
    Su içmenin önemi hakkında yorum yapmaya gerek var mı? Günde en az sekiz bardak su içmek hem sindirim sisteminiz için çok faydalı hem de cildin nem kazanması, kurumaması için şart. Yeteri kadar su içip içmediğinize çok basit bir gözlemle karar verebilirsiniz. İdrarınız rengine bakın. Eğer koyu renkse yeteri kadar içmiyorsunuz demektir.

    Vitamin takviyesi 
    Eğer düzenli besleniyorsanız normal şartlarda vitamin takviyesine ihtiyacınız yoktur. Kışın bazen kendimizi güçsüz hissederiz veya hastalık sonrası toparlanmak için biraz takviye almayı tercih edebiliriz. Cilt problemleri söz konusu olduğunda da dermatologlar vücudun vitamine ihtiyacı olduğunu saptayabiliyorlar. Mesela A vitamini eksikliği (havuçta olduğunu söylemiştik) yüzünüzde siyah ve beyaz noktaların çıkmasına yol açabiliyor. Işıltı eksikliği de demir gibi (tüm kadınların problemi değil midir, demir eksikliği?) bir takım vitaminlerin eksikliğine işaret eder. B vitaminlerinin de cilde olan pozitif etkilerinden bahsedilir hep. Unutmayın, vitamin almadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.

    Cilt bakımı ve spor
    Yeni spor yapmış insanların ne kadar sağlıklı göründüklerini hiç fark ettiniz mi? Fiziksel aktivite vücudu çalıştırıyor, kalp atışlarının hızlanmasıyla yüzümüz de renk alıyor. Ancak, spor hayatımızın önemli bir parçasıysa cilt bakımı rutinimizi de ona göre düzenlemeliyiz. Yüzümüzü günde iki kez bol suyla yıkamalı, gözenekleri kapayan ter damlacıklarından kurtulmalıyız mutlaka. Arada bir duş almak da cildinizin parlamasını sağlar. Yeter ki cildi nemli tutun ve duş sonrası hemen nemlendirin. Ilık suyla yıkamaya ve cilt tipinize uygun bir temizleyici ürün kullanmaya gayret gösterin. Ayrıca, yüzünüzü yıkarken cildinizin temizlik ürününden tamamen arındığından, hiçbir kalıntı kalmadığından emin olun.

    Hayatınızda uygulayacağınız bu değişikliklere hemen alışacak, kendinizi daha sağlıklı ve zinde hissedeceksiniz. Sonuçları sizi mutlu edecek çünkü hem ışıl ışıl gülümseyecek, hem de güzelliğinizle büyüleyeceksiniz!

    Parlak bir cilt için yapılması gerekenler

    Konu Saati  04:34  |  in  Kadın Sağlığı  |  Devamı»

    Doğal ışıltının kaynağını gıdalarda, sporda ve vitaminlerde arayın…

    Sağlıklı, canlı ve parlak bir cilt hepimizin hayalidir öyle değil mi? Dergi karıştırırken, internette oyalanırken, televizyon seyrederken karşımıza çıkan ünlülerde ilk fark ettiğimiz genelde sağlık fışkıran güzel yüzleri, pasparlak, belirgin elmacık kemikleri ve aydınlık taşıyan bakışları oluyor. Güzel görünen bir cilde kavuşmak aslında hayal değil… Bunun için yaşam tarzınızda yapacağınız birkaç değişiklik ve doğru ürünleri kullanmak yeterli!

    Tabii içten gelen bir ışıltı için en başta cildin sağlıklı olması gerekiyor. Çünkü sağlıklı cilt kendini hemen belli ediyor. Unutmayın ki insanın mutlu olması ve kendine güvenmesi de güzel görünmesinin altında yatan etkenlerden. Öyleyse haydi, gülümseyin, mutluluğunuz yüzünüze yansısın…

    Doğru beslenme
    Dengeli beslenmek ve bir takım gıdalardan uzak durmak cildiniz için büyük önem taşıyor. Yağlı yemekler, gazlı içecekler yasak! Tamam, arada kendinize müsaade edebilir, aşırıya kaçmadan size çok çekici gelen o patates kızartmalarından atıştırabilirsiniz. Ama aklınızın bir köşesinde bebek gibi bir cilde kavuşma hayalleriniz olsun… Peki, o zaman hangi gıdalara yönelmeliyiz? Sebze ve meyveler listenin üst sıralarında. Özellikle böğürtlenin içindeki antioksidanların cildi yaşlılığa karşı koruduğu iddia ediliyor. Havuç malum, içinde bol miktarda A vitamini var ve cilde çok iyi geliyor. Somon balığı da zengin bir Omega 3 kaynağı… Hücreleri sağlıklı ve formda tutuyor. İçeceklere değinecek olursak bitki çayları ama özellikle de yeşil çay cilt kanserine yol açan serbest radikallerin ortadan kaldırılmasında büyük rol oynuyor. Ayrıca cilt hücrelerinin sağlığı açısından da faydalı bir içecek.

    Su, su ve yine su!
    Su içmenin önemi hakkında yorum yapmaya gerek var mı? Günde en az sekiz bardak su içmek hem sindirim sisteminiz için çok faydalı hem de cildin nem kazanması, kurumaması için şart. Yeteri kadar su içip içmediğinize çok basit bir gözlemle karar verebilirsiniz. İdrarınız rengine bakın. Eğer koyu renkse yeteri kadar içmiyorsunuz demektir.

    Vitamin takviyesi 
    Eğer düzenli besleniyorsanız normal şartlarda vitamin takviyesine ihtiyacınız yoktur. Kışın bazen kendimizi güçsüz hissederiz veya hastalık sonrası toparlanmak için biraz takviye almayı tercih edebiliriz. Cilt problemleri söz konusu olduğunda da dermatologlar vücudun vitamine ihtiyacı olduğunu saptayabiliyorlar. Mesela A vitamini eksikliği (havuçta olduğunu söylemiştik) yüzünüzde siyah ve beyaz noktaların çıkmasına yol açabiliyor. Işıltı eksikliği de demir gibi (tüm kadınların problemi değil midir, demir eksikliği?) bir takım vitaminlerin eksikliğine işaret eder. B vitaminlerinin de cilde olan pozitif etkilerinden bahsedilir hep. Unutmayın, vitamin almadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.

    Cilt bakımı ve spor
    Yeni spor yapmış insanların ne kadar sağlıklı göründüklerini hiç fark ettiniz mi? Fiziksel aktivite vücudu çalıştırıyor, kalp atışlarının hızlanmasıyla yüzümüz de renk alıyor. Ancak, spor hayatımızın önemli bir parçasıysa cilt bakımı rutinimizi de ona göre düzenlemeliyiz. Yüzümüzü günde iki kez bol suyla yıkamalı, gözenekleri kapayan ter damlacıklarından kurtulmalıyız mutlaka. Arada bir duş almak da cildinizin parlamasını sağlar. Yeter ki cildi nemli tutun ve duş sonrası hemen nemlendirin. Ilık suyla yıkamaya ve cilt tipinize uygun bir temizleyici ürün kullanmaya gayret gösterin. Ayrıca, yüzünüzü yıkarken cildinizin temizlik ürününden tamamen arındığından, hiçbir kalıntı kalmadığından emin olun.

    Hayatınızda uygulayacağınız bu değişikliklere hemen alışacak, kendinizi daha sağlıklı ve zinde hissedeceksiniz. Sonuçları sizi mutlu edecek çünkü hem ışıl ışıl gülümseyecek, hem de güzelliğinizle büyüleyeceksiniz!

    30 Ekim 2013 Çarşamba


    Sosyal medya araçlarının gelişmesi ile birlikte bir zamanlar sıklıkla kullandığınız "hotmail/outlook" hesabınıza şimdilerde artık hiç uğramıyorsanız veya yeni bir mail hesabı kullanıyor ve eski mail hesabınızı kapatmak istiyorsanız resimli hotmail hesabı silme anlatımı işinize yarayacaktır.



    Hotmail/Outlook Hesabı Silme

    Öncelikle silmek istediğiniz hotmail/outlook hesabınıza giriş yapın

    Hotmail Hesabı Silme +Outlook

    Konu Saati  08:32  |  in  Microsoft  |  Devamı»


    Sosyal medya araçlarının gelişmesi ile birlikte bir zamanlar sıklıkla kullandığınız "hotmail/outlook" hesabınıza şimdilerde artık hiç uğramıyorsanız veya yeni bir mail hesabı kullanıyor ve eski mail hesabınızı kapatmak istiyorsanız resimli hotmail hesabı silme anlatımı işinize yarayacaktır.



    Hotmail/Outlook Hesabı Silme

    Öncelikle silmek istediğiniz hotmail/outlook hesabınıza giriş yapın

    29 Ekim 2013 Salı

    Zayıflamanın Yöntemleri,Zayıflamanın Püf Noktaları Bunları Uygulayın
    Zayıflamanın Sırları
    Zayıflamanın Püf Noktaları
    Zayıflamak İçin,Zayıflamanın Yolları,Zayıflamanın Sırları, Zayıflamanın Püf Noktaları Nelerdir, Zayıflamanın Yöntemleri,Zayıflamanın Püf Noktaları Bunları Uygulayın
    Zayıflamak için nelere katlanıyoruz bir düşünün.  Sıkı diyetler, açlık,halsizlik ve bunlardan dolayı katlanmak zorunda kaldığımız sinir stres.. Zayıflamak için, öncelikle kendinize uygun bir diyet ve beslenme şekli olası gerekir.
    İş sadece diyetle bitmiyor tabiki.. Sizlere önereceğiz zayıflamanın sırları sayesinde çok kolay kilo verebilir ve verdiğiniz kiloları geri almaktan kurtulabilirsiniz.. Zayıflamanın püf noktaları.. Bunları uygulayın ve hayatın keyfini çıkarın..
    Zayıflamak İçin,Zayıflamanın Yolları,Zayıflamanın Sırları,Zayıflamanın Püf Noktaları Nelerdir, Zayıflamanın Yöntemleri,Zayıflamanın Püf Noktaları Bunları Uygulayın
    * Sabahları kalkar kalkmaz bir bardak su içmeye alışın, iştahınızı bastırır.
     * Kana çabuk karışabilen, kolalı ve sodalı içecekler, kremalı pastalar, tatlılar, fastfood türü doymuş yağ içeren yiyeceklerden kaçının. 
    * Çayı şekersiz içmeye çalışın, aşırı çay içmeyin .Televizyondaki yiyecek ve içeceklerle ilgili reklam ve programları seyretmeyin.
    * Sakız çiğneyerek tükürük bezlerinizin tükürük salgılamasını arttırmasına vesile olmayın, böylece iştahınızın açılmasına engel olun.
    * Sabahları mutlaka kahvaltınızı yapın ve metabolizmanızı hızlandırın. Yürüyerek gidebileceğiniz bir yer için araç kullanmayın.
    * Okurken ve televizyon seyrederken dik oturun, düz durun ve böylece daha çok kalori yakabilmenizi sağlayın.
    * Salam, sucuk ve sosis türü yiyecekleri unutun, hatırlamayın Canlanın, aktif olun, gücünüzü arttırın, yolunuzu uzatın, ısınarak gevşeyin, daha sık daha az yiyin, farklı egzersizler yapın.
    * Alışveriş işlerini yemekten sonra halledin.
    * Bol bol su için (günde 2–3 lt kadar) , derin derin nefes alın, hazır yemeklerden kaçının, serin yerde uyuyun.
    *Hızlı kilo vermekten sakının, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeyin, uzmanlara danışın.
    Zayıflamak İçin,Zayıflamanın Yolları,Zayıflamanın Sırları,Zayıflamanın Püf Noktaları Nelerdir, Zayıflamanın Yöntemleri,Zayıflamanın Püf Noktaları Bunları Uygulayın

    Zayıflamanın Püf Noktaları

    Konu Saati  23:00  |  in  Zayıflamanın Yöntemleri  |  Devamı»

    Zayıflamanın Yöntemleri,Zayıflamanın Püf Noktaları Bunları Uygulayın
    Zayıflamanın Sırları
    Zayıflamanın Püf Noktaları
    Zayıflamak İçin,Zayıflamanın Yolları,Zayıflamanın Sırları, Zayıflamanın Püf Noktaları Nelerdir, Zayıflamanın Yöntemleri,Zayıflamanın Püf Noktaları Bunları Uygulayın
    Zayıflamak için nelere katlanıyoruz bir düşünün.  Sıkı diyetler, açlık,halsizlik ve bunlardan dolayı katlanmak zorunda kaldığımız sinir stres.. Zayıflamak için, öncelikle kendinize uygun bir diyet ve beslenme şekli olası gerekir.
    İş sadece diyetle bitmiyor tabiki.. Sizlere önereceğiz zayıflamanın sırları sayesinde çok kolay kilo verebilir ve verdiğiniz kiloları geri almaktan kurtulabilirsiniz.. Zayıflamanın püf noktaları.. Bunları uygulayın ve hayatın keyfini çıkarın..
    Zayıflamak İçin,Zayıflamanın Yolları,Zayıflamanın Sırları,Zayıflamanın Püf Noktaları Nelerdir, Zayıflamanın Yöntemleri,Zayıflamanın Püf Noktaları Bunları Uygulayın
    * Sabahları kalkar kalkmaz bir bardak su içmeye alışın, iştahınızı bastırır.
     * Kana çabuk karışabilen, kolalı ve sodalı içecekler, kremalı pastalar, tatlılar, fastfood türü doymuş yağ içeren yiyeceklerden kaçının. 
    * Çayı şekersiz içmeye çalışın, aşırı çay içmeyin .Televizyondaki yiyecek ve içeceklerle ilgili reklam ve programları seyretmeyin.
    * Sakız çiğneyerek tükürük bezlerinizin tükürük salgılamasını arttırmasına vesile olmayın, böylece iştahınızın açılmasına engel olun.
    * Sabahları mutlaka kahvaltınızı yapın ve metabolizmanızı hızlandırın. Yürüyerek gidebileceğiniz bir yer için araç kullanmayın.
    * Okurken ve televizyon seyrederken dik oturun, düz durun ve böylece daha çok kalori yakabilmenizi sağlayın.
    * Salam, sucuk ve sosis türü yiyecekleri unutun, hatırlamayın Canlanın, aktif olun, gücünüzü arttırın, yolunuzu uzatın, ısınarak gevşeyin, daha sık daha az yiyin, farklı egzersizler yapın.
    * Alışveriş işlerini yemekten sonra halledin.
    * Bol bol su için (günde 2–3 lt kadar) , derin derin nefes alın, hazır yemeklerden kaçının, serin yerde uyuyun.
    *Hızlı kilo vermekten sakının, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeyin, uzmanlara danışın.
    Zayıflamak İçin,Zayıflamanın Yolları,Zayıflamanın Sırları,Zayıflamanın Püf Noktaları Nelerdir, Zayıflamanın Yöntemleri,Zayıflamanın Püf Noktaları Bunları Uygulayın


    Gerçek zamanlı strateji (RTS) oyunlarının piri Age of Empires serisininin "Mythology" sürümü de dahil tutkulu oyuncularından birisi olarak şu günlerde özgür dünyanın AOE'si olmaya aday bir oyunu 0 A.D isimli strateji oyununu takip ediyorum. Kesinlikle heyecan verici bulduğum 0 A.D. projesinin modern ve kaliteli arayüz çalışmasını sürekli olarak gözlemlemeye çalışıyorum. Age of Empires tarzı

    Ücretsiz 0 A.D. Strateji Oyunu -Türkçeleştirilmesine Destek Verin

    Konu Saati  11:00  |  in  PC Oyun  |  Devamı»


    Gerçek zamanlı strateji (RTS) oyunlarının piri Age of Empires serisininin "Mythology" sürümü de dahil tutkulu oyuncularından birisi olarak şu günlerde özgür dünyanın AOE'si olmaya aday bir oyunu 0 A.D isimli strateji oyununu takip ediyorum. Kesinlikle heyecan verici bulduğum 0 A.D. projesinin modern ve kaliteli arayüz çalışmasını sürekli olarak gözlemlemeye çalışıyorum. Age of Empires tarzı

    İşte size hayallerinizi süsleyeceğini düşündüğümüz bir kaç gelinlik modeli...

    Hazırsanız; evlilik koşturmasının en keyifli ve heyecan dolu seçimine geldi sıra;

    Gelinlik Seçimi…
    Daha evlilik teklifini dahi almadan, hatta küçük yaşlardan itibaren gelinlik hayalleri içerisinde olduğunuzu biliyorum. Biz kadınlar böyleyiz. Bazen bir filmde, bazen katılmış olduğumuz bir düğünde, bazen de gazetede gözümüze çarpan bir gelinliğe  “işte bunu istiyorum” cümlesini defalarca kurmuşuzdur. Bu büyük gün için kusursuz olmak her kadının hayali!  İşte şimdi ise hayalleri gerçekleştirme zamanı…

    Hayatınızın en özel gününde size eşlik edecek, sizi gecenin prensesi haline getirecek olan gelinliğinizi seçmek göründüğü kadar da kolay değildir.  Tabii ki bu özel gecede rüya gibi bir gelinliğin içinde tüm bakışları üzerinize toplamak isteyeceksiniz.  Öyle olacağınıza hiç şüphe yok! Yalnız gelinlik alışverişinizin kâbusa dönmemesi için bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum; sonradan pişman olmamak için aşağıdaki tüyoları dikkate almanızı öneririm… Gelinlik alışverişi sizi yoran, strese sokan bir koşturma değil, sizi hayallerinize yaklaştıran, mutluluk veren bir süreç olmalıdır.

    Gelinlik modellerinin çeşitliliği ve fiyatlarının değişkenliğini görünce aklınız karışabilir. Peki, bu kadar çok alternatif içinden hangi gelinliği seçecek ve nelere dikkat edeceksiniz?

    Her şeyden önce gelinlik için belirlemiş olduğunuz bütçeyi oluşturmalı ve ona sadık kalmalısınız.

    Gelinlik araştırmanıza ilk etapta yalnız çıkın! Yani tarzınızı ve hayalinizi keşfedene kadar modaevlerini tek başınıza gezin;  deneyin çıkarın, gene deneyin gene çıkarın…

    Ta ki hayalinizdeki tarzı ve modeli hissedene kadar… Gelin adayları genelde kalabalık bir grupla gezmeye başlıyor; her kafadan bir ses çıkması kendi fikrinizi etkiliyor. Sonuçta o gelinliği siz giyeceksiniz, tamamı ile sizin ruhunuzu ve sizin hayallerinizi yansıtmalı!  Siz hayalinizdeki modeli keşfetmeye başlayınca anneniz veya fikrine güvendiğiniz diğer yakınlarınızdan fikir alabilirsiniz. Son kararı hep birlikte vermenin keyfine varın!

    Cesur olun! Her gelinliğin askıda farklı, üstünüzde farklı olabileceğini unutmayın. Deneyin… Belki de “hayatta bana yakışmaz!” dediğiniz model sizi hayallerinize kavuşturacak.

    Vücudunuzu tanımalı ve vücut kusurlarını kapatan, boyunuza ve kilonuza gidecek bir modeli seçmelisiniz. Böylece daha alımlı ve muhteşem görüneceksiniz.

    Gelinliğinizi seçerken kendiniz olmalısınız; tarzınıza uyan, içinde rahat ve mutlu olacağınız bir modele yönelin.

    Gelinliğinize karar vermeden önce düğününüzün tarzı ve yeri az–çok belli olmalıdır. Düğünün tarzı gelinlik seçiminizi etkiler. Kır düğününe giyilecek gelinlikle, otelde yapılacak kutlamaya seçilen gelinlik kumaşından süslemesine kadar farklı olacaktır.

    Gelinlikte modaya inanır mısınız bilemem ama seçeceğiniz gelinlik modeli sezonun modasını değil sizin tarzınızı ve kişiliğinizi yansıtmalıdır. Normal hayatınızda çok sade giyinen biriyseniz, gelinlik seçiminde ağır ve işlemeli bir model seçmeniz, sizde emanet görüntüsü oluşturur.

    Gelinlikte doğru kumaş seçimi de önemlidir. Yaz düğünlerinde rahat hareket edebileceğiniz şifon, ipek, organze, tafta gibi hafif kumaşları, kışın ise mikado, saten düşes, saten, krep gibi daha dolgun ve tok duran kumaşları tercih edebilirsiniz.

    Modeller konusunda aklınız karışıyorsa ve ne istediğinize karar veremiyorsanız bu durumdan kurtulmanın en iyi yolu; farklı tarzda gelinlik mağazalarına gidip değişik modeller denemek olacaktır. Birinde  mutlaka “ işte bu” diyeceksiniz.

    Gelinlik mağazalarının birçoğu randevu sistemi ile çalışır; gitmeden önce randevu almayı unutmayın ki modacınız tüm enerjisini ve dikkatini size verebilsin…

    Gelinliğinizi düğünden 2 gün önce almanız, olası düzeltmeler için size zaman kazandırır.

    Gelinlik modelinizi belirlerken damat adayı ile yan yana olduğunuzdaki fiziki görünüm ve uyumu da dikkate almalısınız.

    Gelinliğinizi diktirme haricinde hazır da alabilirsiniz. Belki de birbirinden güzel ve çekici hazır gelinlikler arasından hayalinizdeki gelinliği kolayca bulacaksınız. Hazır gelinlikler sonuçta daha pratik, üstelik üzerinize tam oturmayan kısmını modelde oynama yaparak size uygun hale getirmek kolaylıkla mümkün! Ama tabi ki size özel farklı bir tasarım istiyorsanız Houte Couture tasarımlara da bakmanızı tavsiye ediyorum.

    Modacınız provalara giderken gelin iç çamaşırınız ve ayakkabılarınızın yanınızda olmasını isteyecektir. Ayakkabı ve çamaşır modeline karar verme zamanı…

    Peki ya aksesuar seçimi? Gelinliğinizi ne tarz aksesuarlarla tamamlamak istiyorsunuz?  Romantik tüylerle süslenmiş bir taç mı, yoksa swaroski taşların ışıltısı mı? Gelinliğinize uygunsa eldiven takarak vintage tarzda yakalayabilirsiniz. Seçim sizin. Bu detaylara karar verirken modacınıza kulak vermeyi unutmayın…

    Hazırlayan: Meltem Öksüm

    Hayallerinizin gelinliğini seçmeye başlayın

    Konu Saati  10:19  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    İşte size hayallerinizi süsleyeceğini düşündüğümüz bir kaç gelinlik modeli...

    Hazırsanız; evlilik koşturmasının en keyifli ve heyecan dolu seçimine geldi sıra;

    Gelinlik Seçimi…
    Daha evlilik teklifini dahi almadan, hatta küçük yaşlardan itibaren gelinlik hayalleri içerisinde olduğunuzu biliyorum. Biz kadınlar böyleyiz. Bazen bir filmde, bazen katılmış olduğumuz bir düğünde, bazen de gazetede gözümüze çarpan bir gelinliğe  “işte bunu istiyorum” cümlesini defalarca kurmuşuzdur. Bu büyük gün için kusursuz olmak her kadının hayali!  İşte şimdi ise hayalleri gerçekleştirme zamanı…

    Hayatınızın en özel gününde size eşlik edecek, sizi gecenin prensesi haline getirecek olan gelinliğinizi seçmek göründüğü kadar da kolay değildir.  Tabii ki bu özel gecede rüya gibi bir gelinliğin içinde tüm bakışları üzerinize toplamak isteyeceksiniz.  Öyle olacağınıza hiç şüphe yok! Yalnız gelinlik alışverişinizin kâbusa dönmemesi için bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum; sonradan pişman olmamak için aşağıdaki tüyoları dikkate almanızı öneririm… Gelinlik alışverişi sizi yoran, strese sokan bir koşturma değil, sizi hayallerinize yaklaştıran, mutluluk veren bir süreç olmalıdır.

    Gelinlik modellerinin çeşitliliği ve fiyatlarının değişkenliğini görünce aklınız karışabilir. Peki, bu kadar çok alternatif içinden hangi gelinliği seçecek ve nelere dikkat edeceksiniz?

    Her şeyden önce gelinlik için belirlemiş olduğunuz bütçeyi oluşturmalı ve ona sadık kalmalısınız.

    Gelinlik araştırmanıza ilk etapta yalnız çıkın! Yani tarzınızı ve hayalinizi keşfedene kadar modaevlerini tek başınıza gezin;  deneyin çıkarın, gene deneyin gene çıkarın…

    Ta ki hayalinizdeki tarzı ve modeli hissedene kadar… Gelin adayları genelde kalabalık bir grupla gezmeye başlıyor; her kafadan bir ses çıkması kendi fikrinizi etkiliyor. Sonuçta o gelinliği siz giyeceksiniz, tamamı ile sizin ruhunuzu ve sizin hayallerinizi yansıtmalı!  Siz hayalinizdeki modeli keşfetmeye başlayınca anneniz veya fikrine güvendiğiniz diğer yakınlarınızdan fikir alabilirsiniz. Son kararı hep birlikte vermenin keyfine varın!

    Cesur olun! Her gelinliğin askıda farklı, üstünüzde farklı olabileceğini unutmayın. Deneyin… Belki de “hayatta bana yakışmaz!” dediğiniz model sizi hayallerinize kavuşturacak.

    Vücudunuzu tanımalı ve vücut kusurlarını kapatan, boyunuza ve kilonuza gidecek bir modeli seçmelisiniz. Böylece daha alımlı ve muhteşem görüneceksiniz.

    Gelinliğinizi seçerken kendiniz olmalısınız; tarzınıza uyan, içinde rahat ve mutlu olacağınız bir modele yönelin.

    Gelinliğinize karar vermeden önce düğününüzün tarzı ve yeri az–çok belli olmalıdır. Düğünün tarzı gelinlik seçiminizi etkiler. Kır düğününe giyilecek gelinlikle, otelde yapılacak kutlamaya seçilen gelinlik kumaşından süslemesine kadar farklı olacaktır.

    Gelinlikte modaya inanır mısınız bilemem ama seçeceğiniz gelinlik modeli sezonun modasını değil sizin tarzınızı ve kişiliğinizi yansıtmalıdır. Normal hayatınızda çok sade giyinen biriyseniz, gelinlik seçiminde ağır ve işlemeli bir model seçmeniz, sizde emanet görüntüsü oluşturur.

    Gelinlikte doğru kumaş seçimi de önemlidir. Yaz düğünlerinde rahat hareket edebileceğiniz şifon, ipek, organze, tafta gibi hafif kumaşları, kışın ise mikado, saten düşes, saten, krep gibi daha dolgun ve tok duran kumaşları tercih edebilirsiniz.

    Modeller konusunda aklınız karışıyorsa ve ne istediğinize karar veremiyorsanız bu durumdan kurtulmanın en iyi yolu; farklı tarzda gelinlik mağazalarına gidip değişik modeller denemek olacaktır. Birinde  mutlaka “ işte bu” diyeceksiniz.

    Gelinlik mağazalarının birçoğu randevu sistemi ile çalışır; gitmeden önce randevu almayı unutmayın ki modacınız tüm enerjisini ve dikkatini size verebilsin…

    Gelinliğinizi düğünden 2 gün önce almanız, olası düzeltmeler için size zaman kazandırır.

    Gelinlik modelinizi belirlerken damat adayı ile yan yana olduğunuzdaki fiziki görünüm ve uyumu da dikkate almalısınız.

    Gelinliğinizi diktirme haricinde hazır da alabilirsiniz. Belki de birbirinden güzel ve çekici hazır gelinlikler arasından hayalinizdeki gelinliği kolayca bulacaksınız. Hazır gelinlikler sonuçta daha pratik, üstelik üzerinize tam oturmayan kısmını modelde oynama yaparak size uygun hale getirmek kolaylıkla mümkün! Ama tabi ki size özel farklı bir tasarım istiyorsanız Houte Couture tasarımlara da bakmanızı tavsiye ediyorum.

    Modacınız provalara giderken gelin iç çamaşırınız ve ayakkabılarınızın yanınızda olmasını isteyecektir. Ayakkabı ve çamaşır modeline karar verme zamanı…

    Peki ya aksesuar seçimi? Gelinliğinizi ne tarz aksesuarlarla tamamlamak istiyorsunuz?  Romantik tüylerle süslenmiş bir taç mı, yoksa swaroski taşların ışıltısı mı? Gelinliğinize uygunsa eldiven takarak vintage tarzda yakalayabilirsiniz. Seçim sizin. Bu detaylara karar verirken modacınıza kulak vermeyi unutmayın…

    Hazırlayan: Meltem Öksüm

    Fobiler genellikle ortak değildir. Hepimizin bildiği Birkaç ortak fobi vardır bunlar arasında; böcek, köpek, balon ve palyaçodan korkanları biliriz. Fakat insanların herşeye karşı korkuları olabilir. İşte az bilinen fobiler...

    Limnofobi
    Düşünün, sessiz sakin bir yerde göl kenarında oturmuş, rahatlıyorsunuz... Ne kadar huzur verici değil mi? Yalnız göl fobiniz yoksa! Evet, bazı insanların göl fobileri var.

    Chirofobi
    Tüm fobilerle başa çıkılması gerçekten çok güçtür. Bunlar hayatı oldukça zorlaştırır. Bu fobiye sahip olan insanlar, vücutlarındaki herhangi bir bölümden korkarlar.

    Rhytifobi
    Bu dünyada en az bilinen fobilerden biridir ve genellikle bu fobi kadınlarda vardır. Evet, bu fobiye sahip olanların korkusu ise, kırışıklıklar...

    Barofobi
    Bu gerçekten çok nadir ve enteresan olan fobilerden biridir. Bu fobinin korku temeli ise yer çekimidir. Enteresan değil mi? Hem yerçekimi olmayan bir ortamda kalamayız ama yer çekiminden de korkarız...

    Logizomechanofobi
    Dünya değişiyor, buna bağlı olarak insanoğlu yeni fobiler ediniyor. Bu fobilerden en komiği ise, herşeyin neredeyse teknolojiyle yürüdüğü dünyada bilgisayarlardan korkmak olsa gerek. Bazı insanlar bilgisayarlı ortamlarda geriliyor ve korkularına hakim olamıyorlar.

    Theofobi
    Hepimiz Ateizm'i az çok biliriz, fakat bu Allah korkumuz olduğundan değildir. Bu fobiye sahip insanların korkusu, Allah.

    Peladofobi
    Erkeklerin, en çok korktukları şeylerden birini tahmin eder misiniz? Diye sorsam kesinlikle yanıtlarınızı duyar gibiyim; kellik. Evet bu korku genellikle erkeklerde görülüyor ve korkunun diplerinde ise kel kalmak yatıyor.

    Chaetofobi
    Peladofobinin aksine bu korkuya sahip olanlar enteresan bir şekilde saç ve kıllardan korkuyorlar.

    Kleptofobi
    Bu fobinin geldiği kökü tahmin edebiliyorsunuzdur. Edemiyor musunuz? Kleptomani desek? Bu fobiye sahip insanların ortak korkuları, hırsızlar. Bir hırsızın kurbanı olmaktan delicesine korkuyorlar.

    Hazırlayan: Müge Keçeci

    9 olağandışı fobi ve anlamları!

    Konu Saati  10:19  |  in  Ruh Sağlığı  |  Devamı»

    Fobiler genellikle ortak değildir. Hepimizin bildiği Birkaç ortak fobi vardır bunlar arasında; böcek, köpek, balon ve palyaçodan korkanları biliriz. Fakat insanların herşeye karşı korkuları olabilir. İşte az bilinen fobiler...

    Limnofobi
    Düşünün, sessiz sakin bir yerde göl kenarında oturmuş, rahatlıyorsunuz... Ne kadar huzur verici değil mi? Yalnız göl fobiniz yoksa! Evet, bazı insanların göl fobileri var.

    Chirofobi
    Tüm fobilerle başa çıkılması gerçekten çok güçtür. Bunlar hayatı oldukça zorlaştırır. Bu fobiye sahip olan insanlar, vücutlarındaki herhangi bir bölümden korkarlar.

    Rhytifobi
    Bu dünyada en az bilinen fobilerden biridir ve genellikle bu fobi kadınlarda vardır. Evet, bu fobiye sahip olanların korkusu ise, kırışıklıklar...

    Barofobi
    Bu gerçekten çok nadir ve enteresan olan fobilerden biridir. Bu fobinin korku temeli ise yer çekimidir. Enteresan değil mi? Hem yerçekimi olmayan bir ortamda kalamayız ama yer çekiminden de korkarız...

    Logizomechanofobi
    Dünya değişiyor, buna bağlı olarak insanoğlu yeni fobiler ediniyor. Bu fobilerden en komiği ise, herşeyin neredeyse teknolojiyle yürüdüğü dünyada bilgisayarlardan korkmak olsa gerek. Bazı insanlar bilgisayarlı ortamlarda geriliyor ve korkularına hakim olamıyorlar.

    Theofobi
    Hepimiz Ateizm'i az çok biliriz, fakat bu Allah korkumuz olduğundan değildir. Bu fobiye sahip insanların korkusu, Allah.

    Peladofobi
    Erkeklerin, en çok korktukları şeylerden birini tahmin eder misiniz? Diye sorsam kesinlikle yanıtlarınızı duyar gibiyim; kellik. Evet bu korku genellikle erkeklerde görülüyor ve korkunun diplerinde ise kel kalmak yatıyor.

    Chaetofobi
    Peladofobinin aksine bu korkuya sahip olanlar enteresan bir şekilde saç ve kıllardan korkuyorlar.

    Kleptofobi
    Bu fobinin geldiği kökü tahmin edebiliyorsunuzdur. Edemiyor musunuz? Kleptomani desek? Bu fobiye sahip insanların ortak korkuları, hırsızlar. Bir hırsızın kurbanı olmaktan delicesine korkuyorlar.

    Hazırlayan: Müge Keçeci

    Rujun en sevilen makyaj malzemesi olmasına şaşırmamak gerek! Çünkü ruju sihirli bir değnek gibi kullanarak dudaklardaki kusurları kapatabilirsiniz.

    Dudaklarınızın çok daha dolgun ve ışıltılı görünmesini mi istiyorsunuz? Kozmetiklerinizi hazırlayın ve hayalinizdeki dudaklara kavuşun.

    Doğru baz: Fondöteninizi her zaman dudaklarınıza da uygulayın. Nötr renkli bazın üzerinde rujunuzun rengi öne çıkacaktır. Özelikle açık renk rujlarda bu daha önemlidir. Diğer bir getirisi de, kırışıklıkların ortadan kaybolması!

    Dudak çevresi: Rujunuzla aynı renk veya bir ton açık dudak kalemiyle dudaklarınızın dış kenarlarını çizin. Böylece rujunuz için bariyer oluşturmuş olacaksınız.

    Ruju özenle sürün: Ruju küçük ve sert bir dudak fırçasıyla sürün. Bu şekilde hem daha dikkatli sürmüş olur, hem de rengi daha kolay işleyebilirsiniz. Ayrıca rujunuz daha kalıcı olacaktır. Rujunuzu sürerken kalemle çizdiğiniz dış çevrenin üzerinden taşırmamaya özen gösterin.

    Hafifçe sabitleyin: Fazla gelen boyayı alarak kalıcılık sağlayın. İnce bir kağıt mendili dudaklarınıza bastırın, kısa bir süre bekletin ve çekin.

    Parlatıcı: Dudaklarınızın tatlı bir ışıltıya sahip olmasını istiyorsanız, kenarlarını çizip içini boyadığınız dudaklarınızın üzerine bir parça parlatıcı sürün.

    Tekrar üstünden geçin: Kağıt mendili dudaklarınıza bastırdıktan sonra üzerinden tekrar rujla geçebilirsiniz. Bu işlem rengi güçlü kılacaktır.

    Kusurlarınızı Kapatın

    Dudaklar çok inceyse: Ruju taşırmış etkisi yaratmadan daha dolgun görünen dudaklar için bazı hileler var: Dudak kalemi ile yumuşak bir hat çizin ve dudaklarınızın köşe kıvrımlarını da boyayın. Sonra ruj fırçası ya da parmağınızla dudağınızın ortasına doğru rengi dağıtın veya daha açık renkte bir rujla üzerinden geçin.

    Dudaklar asimetrikse: Üst dudağınız ince ve alt dudağınız dolgunsa, sadece üst dudağınızın kenarlarını çizin. Kalemi dışarı taşırmayın, bu çoğu zaman yapay bir görünüm verir. Alt dudağınızı çerçevelemeyin. Sonra da her zamanki gibi rujunuzu sürün.

    Ağzınız büyükse: Ağzınızı biraz daha büyük ya da küçük mü göstermek istiyorsunuz? Bu mümkün, ama abartmayın. Hileye başvururken size yardımcı olacak malzemeler: Dudak kenarına kapatıcı krem ve doğal hatların üzerinden yeni bir çerçeve çizeceğiniz dudak kalemi. Dudaklarınızın daha az dolgun görünmesini istiyorsanız mümkün olduğunca mat, dikkat çekmeyen renkler kullanın. Kalemle dudak çizgilerinizi düzeltip içini boyayın veya dudak pudrası kullanın.

    Ruj kalıntıları: Makyajınız bittiğinde rujunuzun diş üzerinde kalıntı bırakmasını istemiyorsanız kağıt mendilinizi parmağınıza dolayın ve ağzınıza sokup dudaklarınızı kapatın. Bu işlem fazla boyayı alacaktır.

    Rujunuz pastel tonlarındaysa: Dudak kaleminizin rengi mutlaka açık olmalı. Aksi halde ruj yerine dudaklarınızın çerçevesi ön plana çıkacaktır.

    Makyajla aranız yoksa: Hiç olmazsa rujunuzu eksik etmemeye çalışın. Böylece yüzünüze tatlı bir ışıltı gelir.

    Hayalinizdeki Dudaklara Kavuşun

    Konu Saati  10:18  |  in  makyaj sırları  |  Devamı»

    Rujun en sevilen makyaj malzemesi olmasına şaşırmamak gerek! Çünkü ruju sihirli bir değnek gibi kullanarak dudaklardaki kusurları kapatabilirsiniz.

    Dudaklarınızın çok daha dolgun ve ışıltılı görünmesini mi istiyorsunuz? Kozmetiklerinizi hazırlayın ve hayalinizdeki dudaklara kavuşun.

    Doğru baz: Fondöteninizi her zaman dudaklarınıza da uygulayın. Nötr renkli bazın üzerinde rujunuzun rengi öne çıkacaktır. Özelikle açık renk rujlarda bu daha önemlidir. Diğer bir getirisi de, kırışıklıkların ortadan kaybolması!

    Dudak çevresi: Rujunuzla aynı renk veya bir ton açık dudak kalemiyle dudaklarınızın dış kenarlarını çizin. Böylece rujunuz için bariyer oluşturmuş olacaksınız.

    Ruju özenle sürün: Ruju küçük ve sert bir dudak fırçasıyla sürün. Bu şekilde hem daha dikkatli sürmüş olur, hem de rengi daha kolay işleyebilirsiniz. Ayrıca rujunuz daha kalıcı olacaktır. Rujunuzu sürerken kalemle çizdiğiniz dış çevrenin üzerinden taşırmamaya özen gösterin.

    Hafifçe sabitleyin: Fazla gelen boyayı alarak kalıcılık sağlayın. İnce bir kağıt mendili dudaklarınıza bastırın, kısa bir süre bekletin ve çekin.

    Parlatıcı: Dudaklarınızın tatlı bir ışıltıya sahip olmasını istiyorsanız, kenarlarını çizip içini boyadığınız dudaklarınızın üzerine bir parça parlatıcı sürün.

    Tekrar üstünden geçin: Kağıt mendili dudaklarınıza bastırdıktan sonra üzerinden tekrar rujla geçebilirsiniz. Bu işlem rengi güçlü kılacaktır.

    Kusurlarınızı Kapatın

    Dudaklar çok inceyse: Ruju taşırmış etkisi yaratmadan daha dolgun görünen dudaklar için bazı hileler var: Dudak kalemi ile yumuşak bir hat çizin ve dudaklarınızın köşe kıvrımlarını da boyayın. Sonra ruj fırçası ya da parmağınızla dudağınızın ortasına doğru rengi dağıtın veya daha açık renkte bir rujla üzerinden geçin.

    Dudaklar asimetrikse: Üst dudağınız ince ve alt dudağınız dolgunsa, sadece üst dudağınızın kenarlarını çizin. Kalemi dışarı taşırmayın, bu çoğu zaman yapay bir görünüm verir. Alt dudağınızı çerçevelemeyin. Sonra da her zamanki gibi rujunuzu sürün.

    Ağzınız büyükse: Ağzınızı biraz daha büyük ya da küçük mü göstermek istiyorsunuz? Bu mümkün, ama abartmayın. Hileye başvururken size yardımcı olacak malzemeler: Dudak kenarına kapatıcı krem ve doğal hatların üzerinden yeni bir çerçeve çizeceğiniz dudak kalemi. Dudaklarınızın daha az dolgun görünmesini istiyorsanız mümkün olduğunca mat, dikkat çekmeyen renkler kullanın. Kalemle dudak çizgilerinizi düzeltip içini boyayın veya dudak pudrası kullanın.

    Ruj kalıntıları: Makyajınız bittiğinde rujunuzun diş üzerinde kalıntı bırakmasını istemiyorsanız kağıt mendilinizi parmağınıza dolayın ve ağzınıza sokup dudaklarınızı kapatın. Bu işlem fazla boyayı alacaktır.

    Rujunuz pastel tonlarındaysa: Dudak kaleminizin rengi mutlaka açık olmalı. Aksi halde ruj yerine dudaklarınızın çerçevesi ön plana çıkacaktır.

    Makyajla aranız yoksa: Hiç olmazsa rujunuzu eksik etmemeye çalışın. Böylece yüzünüze tatlı bir ışıltı gelir.

    Tembelliğe son! Kilonuzda istikrarı sağlamak için, egzersizlerinizi istikrarlı bir şekilde yapmalısınız!

    Yaptığınız egzersizler tutarlı değil. Bir hafta yapmanız gereken günlerde egzersizinizi yapıyorsunuz geri kalan iki hafta spor salonunun önünden bil geçmiyorsunuz. Daha sonra uzun bir aradan sonra spor salonunda alıyorsunuz soluğu. Bu durum biyolojik sisteminizin korumaya çalıştığı kiloyu, daha fazla almasına neden olabilir. İngiltere'de bulunan Hertfordshire Üniversitesinde görevli Sağlık Psikoloğu Ben Fletcher, düzensiz egzersizin, vücudun doğal dengesine zarar verdiğini, böylece kiloda artışa yol açtığını ve kilo vermeyi zorlaştırdığını söylüyor. Bu nedenle sporunuzu, devamlı yapmanız gerekir.

    Los Angeles'ta bulunan Kaliforniya Üniversitesi Egzersiz ve Metabolik Hastalıklar Araştırma Labarotuvar'ında görevli uzman Drusilla Rosales, “Düzenli egzersiz yapılmadığında ve bir anda yoğun aktivite yapılmaya başlandığında kalp ve ciğer her zamankinden fazla çalışır. Böylece egzersize adapte olamazlar. Bu tarz egzersizlerin sadece fiziksel etkisi yoktur, aynı zamanda duygusal ve psikolojik olarakta etkiler. Çünkü insanlar hedeflerine ulaşamazlar, daha mutsuz hissederler ve ümitsiziğe kapılırlar. Bu da  yeni bir egzersiz programına başlamak istendiğinde motivasyonunuzu negatif etkiler ” diyor.

    Hedeflerinizde kararlı olun! 
    Bir sporcu için hedefler koymak iyidir. Çünkü ağır egzersizler sonunda bir amaç olduğu için sporcuların gözünde büyümez. Amaç kilo vermek olduğunda, süreklilik sağlanmaz. Bunun başlıca nedenlerinden biri genellikle “Kilo veremiyorum” ya da “İstediğim kilodayım” düşünceleri olur. Fakat kötü haber; bu düşüncelere sahip olanlar verdikleri kiloları sonradan tekrar alırlar.

    Kiloyla ilgili bir hedefiniz olması, sizi istediğiniz kiloya inmenize yardımcı olur. Fakat verdiğiniz kiloları tekrar almak istemiyorsanız, (ki kimsenin istediğini düşünmüyorum), bunun için hedefinizin daha geniş kapsamlı olması gerekir. Bunu en iyi Brown Tıp Okulu bünyesi altında bulunan Kilo Kontrolü ve Diyabet Merkezinde görevli Yardımcı Doçent Dr. J. Graham Thomas açıklıyor “ Egzersizinizi istikrarla yapan ve bunu hayat tarzınızın bir parçası haline getirenler, amacı sadece kilo vermek olanlara göre daha başarılı sonuçlar elde ediyor”.

    Bunun için kaç kilo vereceğinizden öte, hayatınıza kaç beden devam etmek istediğinizi düşünün. Spor yaptığınızda kaç kalori yakacağınızdan çok, kas oranınızın ne kadar artacağını düşünmeye çalışın.

    Vücudunuzu şaşırtın! 
    İnsanların eğilimleri genellikle ilgilerini çeken popüler sporlardan yana olur. Belki de maymun iştahlılığın en çok işe yaradığı yer spor salonlarıdır. Spor istikrarınızı kaybetmeyin fakat farklı sporlarla vücudunuzu şaşırtın. Carrie Underwood ve bir çok ünlünün egzersiz koçluğunu yapan, Tony Greco bu konuda “Sürekli aynı egzersizi yapmak hem sıkıcı olur, hem de vücudunuz egzersize alışır. Sporda farklı branşlara yönelmeniz daha etkili sonuçlar almanıza neden olur. Kaslarınızı sürekli farklı hareketlerle kullanın ve daha fazla kalori yakın. Böylece metabolizmanızda hızlanacaktır. Bu noktada sporları birbiriyle uyumlu şekilde kombinlemelisiniz. Mesela koşuyor ya da bisiklete biniyorsunuz, bu hareketlerden sonra kaslarınızı gevşetmek için yoga yapmalısınız. Amacımız vücudumuzun ve kaslarımızın dengesini bozmadan sağlıklı bir şekilde kilo vermek” diyor.

    Sabrın sonu selamet! 
    Kendimizi motive eder, güzel günleri düşünürüz ve çabuk sonuç alacağımızı düşünüp olağan gücümüzle ağır bir maratona hazırlanırmışçasına spora asılırız. Fakat bu Hiçbir sonuç getirmeyeceği gibi aynı zamanda sizi hem fiziksel, hem de ruhsal olarak yorar.

    Bu konuda Kuzey Karolina Atletik Performans Merkezi'nde görevli fizik tedavi uzmanı Brian Schiff “Spora iki- dört hafta arasında iki veya üç günlük egzersizlerle başlayın. Daha sonra bu sisteme vücudunuzun alıştığını hissettiğinizde günleri artırın. Fakat her ne kadar vücudunuz dayanırsa dayansın kesinlikle her gün spor yapmayın. Haftanın bir günü vücudunuzun dinlenmesi, kendini toparlaması, güç kazanması ve yenilenmesini sağlayın. Böylece daha iyi sonuçlar alırsınız” diyor. Spor Psikoloğu Casey Cooper ise “Kilo vermeyi hedefleyip, spora başladığımızda zihinsel enerjimizi çoğu zaman görmezden geliriz. Fakat önemli olan vücudunuzun tamamiyle bir uyum ve rahatlık içinde olması gerekir”.

    Bir hafta spor yapmasam demeyin!

    Konu Saati  10:16  |  in  Genel Sağlık  |  Devamı»

    Tembelliğe son! Kilonuzda istikrarı sağlamak için, egzersizlerinizi istikrarlı bir şekilde yapmalısınız!

    Yaptığınız egzersizler tutarlı değil. Bir hafta yapmanız gereken günlerde egzersizinizi yapıyorsunuz geri kalan iki hafta spor salonunun önünden bil geçmiyorsunuz. Daha sonra uzun bir aradan sonra spor salonunda alıyorsunuz soluğu. Bu durum biyolojik sisteminizin korumaya çalıştığı kiloyu, daha fazla almasına neden olabilir. İngiltere'de bulunan Hertfordshire Üniversitesinde görevli Sağlık Psikoloğu Ben Fletcher, düzensiz egzersizin, vücudun doğal dengesine zarar verdiğini, böylece kiloda artışa yol açtığını ve kilo vermeyi zorlaştırdığını söylüyor. Bu nedenle sporunuzu, devamlı yapmanız gerekir.

    Los Angeles'ta bulunan Kaliforniya Üniversitesi Egzersiz ve Metabolik Hastalıklar Araştırma Labarotuvar'ında görevli uzman Drusilla Rosales, “Düzenli egzersiz yapılmadığında ve bir anda yoğun aktivite yapılmaya başlandığında kalp ve ciğer her zamankinden fazla çalışır. Böylece egzersize adapte olamazlar. Bu tarz egzersizlerin sadece fiziksel etkisi yoktur, aynı zamanda duygusal ve psikolojik olarakta etkiler. Çünkü insanlar hedeflerine ulaşamazlar, daha mutsuz hissederler ve ümitsiziğe kapılırlar. Bu da  yeni bir egzersiz programına başlamak istendiğinde motivasyonunuzu negatif etkiler ” diyor.

    Hedeflerinizde kararlı olun! 
    Bir sporcu için hedefler koymak iyidir. Çünkü ağır egzersizler sonunda bir amaç olduğu için sporcuların gözünde büyümez. Amaç kilo vermek olduğunda, süreklilik sağlanmaz. Bunun başlıca nedenlerinden biri genellikle “Kilo veremiyorum” ya da “İstediğim kilodayım” düşünceleri olur. Fakat kötü haber; bu düşüncelere sahip olanlar verdikleri kiloları sonradan tekrar alırlar.

    Kiloyla ilgili bir hedefiniz olması, sizi istediğiniz kiloya inmenize yardımcı olur. Fakat verdiğiniz kiloları tekrar almak istemiyorsanız, (ki kimsenin istediğini düşünmüyorum), bunun için hedefinizin daha geniş kapsamlı olması gerekir. Bunu en iyi Brown Tıp Okulu bünyesi altında bulunan Kilo Kontrolü ve Diyabet Merkezinde görevli Yardımcı Doçent Dr. J. Graham Thomas açıklıyor “ Egzersizinizi istikrarla yapan ve bunu hayat tarzınızın bir parçası haline getirenler, amacı sadece kilo vermek olanlara göre daha başarılı sonuçlar elde ediyor”.

    Bunun için kaç kilo vereceğinizden öte, hayatınıza kaç beden devam etmek istediğinizi düşünün. Spor yaptığınızda kaç kalori yakacağınızdan çok, kas oranınızın ne kadar artacağını düşünmeye çalışın.

    Vücudunuzu şaşırtın! 
    İnsanların eğilimleri genellikle ilgilerini çeken popüler sporlardan yana olur. Belki de maymun iştahlılığın en çok işe yaradığı yer spor salonlarıdır. Spor istikrarınızı kaybetmeyin fakat farklı sporlarla vücudunuzu şaşırtın. Carrie Underwood ve bir çok ünlünün egzersiz koçluğunu yapan, Tony Greco bu konuda “Sürekli aynı egzersizi yapmak hem sıkıcı olur, hem de vücudunuz egzersize alışır. Sporda farklı branşlara yönelmeniz daha etkili sonuçlar almanıza neden olur. Kaslarınızı sürekli farklı hareketlerle kullanın ve daha fazla kalori yakın. Böylece metabolizmanızda hızlanacaktır. Bu noktada sporları birbiriyle uyumlu şekilde kombinlemelisiniz. Mesela koşuyor ya da bisiklete biniyorsunuz, bu hareketlerden sonra kaslarınızı gevşetmek için yoga yapmalısınız. Amacımız vücudumuzun ve kaslarımızın dengesini bozmadan sağlıklı bir şekilde kilo vermek” diyor.

    Sabrın sonu selamet! 
    Kendimizi motive eder, güzel günleri düşünürüz ve çabuk sonuç alacağımızı düşünüp olağan gücümüzle ağır bir maratona hazırlanırmışçasına spora asılırız. Fakat bu Hiçbir sonuç getirmeyeceği gibi aynı zamanda sizi hem fiziksel, hem de ruhsal olarak yorar.

    Bu konuda Kuzey Karolina Atletik Performans Merkezi'nde görevli fizik tedavi uzmanı Brian Schiff “Spora iki- dört hafta arasında iki veya üç günlük egzersizlerle başlayın. Daha sonra bu sisteme vücudunuzun alıştığını hissettiğinizde günleri artırın. Fakat her ne kadar vücudunuz dayanırsa dayansın kesinlikle her gün spor yapmayın. Haftanın bir günü vücudunuzun dinlenmesi, kendini toparlaması, güç kazanması ve yenilenmesini sağlayın. Böylece daha iyi sonuçlar alırsınız” diyor. Spor Psikoloğu Casey Cooper ise “Kilo vermeyi hedefleyip, spora başladığımızda zihinsel enerjimizi çoğu zaman görmezden geliriz. Fakat önemli olan vücudunuzun tamamiyle bir uyum ve rahatlık içinde olması gerekir”.

    Biberiye Zayıflatır mı,Sinameki İle Zayıflamak,Zayıflatan Bitkilerin Faydaları,Zayıflatan Bitkilerin Zararları
    Zayıflatan Bitkilerin Faydaları ve Zararları
    Zayıflatan Bitkilerin Faydaları ve Zararları
    Zayıflamaya Yardımcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler, Zayıflatıcı Bitkiler Otlar,Maydanoz Zayıflatır mı,Biberiye Zayıflatır mı,Sinameki İle Zayıflamak,Zayıflatan Bitkilerin Faydaları,Zayıflatan Bitkilerin Zararları
    Doğada bulunan ve pek çoğumuzun bildiği bitkiler, zayıflamak için de son derece faydalı..Bu bitkileri ister yemeklerde kullanın, isterseniz çay olarak tüketin, vücuttaki yağı yakma özellikleri ile, hem zayıflamınıza, hem de formunuzu korumanıza yardımcı olurlar.. Bu gün sizlere zayıflatan bitkiler konusunda bir derleme yaptık..   Bakın hangi bitkiler zayıflamaya yardımcı olur ?Bu bitkilerin faydaları ve zararları aşağıda verilmiştir.
    Zayıflamaya Yardımcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler Otlar,Maydanoz Zayıflatır mı,Biberiye Zayıflatır mı,Sinameki İle Zayıflamak,Zayıflatan Bitkilerin Faydaları,Zayıflatan Bitkilerin Zararları
    Atkuyruğu : At kuyruğu bitkisi, idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki, yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir...
    Maydanoz Zayıflatır mı ;Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.Maydanoz gebelik döneminde düşük riskini artırmaktadır. Fazla miktarda tüketilmesi, vücutta tuz ve dolayısıyla su tutma özelliğini artırdığı için ödeme sebep olur.
    Adaçayı İle Zayıflama ; Zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.Gebelik döneminde düşük riskini artırır.Günde 3 fincandan fazla adaçayı tüketilmesi vücutta zehirlenmelere sebep olabilir.
    Fesleğen İle Zayıflayın; vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.Çok fazla miktarda ve sıklıkla kullanılması, vücutta zarar meydana getirir.Kanseri Tetikleyebilir. Gebelik döneminde kullanması sakıncalıdır.
    Kekik Zayıflatırmı ; Sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.
    Civan Perçemi Zayıflamaya Yardımcıdır  ;Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.
    Biberiye Zayıflatır ; Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.Aşırı tüketimi allerjiye neden olabilir.Ayrıca Sara krizlerine sebep olabilir.
    Tere Otu İle Zayıflama ; Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.
    Sinameki İle Zayıflama ; Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.Kolik ve spastik bağırsak sendormunda kullanılması sakıncalıdır. Gebelikte kullanılması düşük yapmaya sebep olur.Bağırsak tembelliğine yol açar.
    Balıkotu Zayıflatıyor ;Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.Son derece zehirli bir bitki olana balıkotunun 0,2 gr ı zehirler 2- gr ı ise öldürür.
    Zayıflamaya Yardımcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler Otlar,Maydanoz Zayıflatır mı,Biberiye Zayıflatır mı,Sinameki İle Zayıflamak,Zayıflatan Bitkilerin Faydaları,Zayıflatan Bitkilerin Zararları

    Zayıflatan Bitkilerin Faydaları ve Zararları

    Konu Saati  08:13  |  in  Zayıflatıcı Bitkiler Otlar  |  Devamı»

    Biberiye Zayıflatır mı,Sinameki İle Zayıflamak,Zayıflatan Bitkilerin Faydaları,Zayıflatan Bitkilerin Zararları
    Zayıflatan Bitkilerin Faydaları ve Zararları
    Zayıflatan Bitkilerin Faydaları ve Zararları
    Zayıflamaya Yardımcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler, Zayıflatıcı Bitkiler Otlar,Maydanoz Zayıflatır mı,Biberiye Zayıflatır mı,Sinameki İle Zayıflamak,Zayıflatan Bitkilerin Faydaları,Zayıflatan Bitkilerin Zararları
    Doğada bulunan ve pek çoğumuzun bildiği bitkiler, zayıflamak için de son derece faydalı..Bu bitkileri ister yemeklerde kullanın, isterseniz çay olarak tüketin, vücuttaki yağı yakma özellikleri ile, hem zayıflamınıza, hem de formunuzu korumanıza yardımcı olurlar.. Bu gün sizlere zayıflatan bitkiler konusunda bir derleme yaptık..   Bakın hangi bitkiler zayıflamaya yardımcı olur ?Bu bitkilerin faydaları ve zararları aşağıda verilmiştir.
    Zayıflamaya Yardımcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler Otlar,Maydanoz Zayıflatır mı,Biberiye Zayıflatır mı,Sinameki İle Zayıflamak,Zayıflatan Bitkilerin Faydaları,Zayıflatan Bitkilerin Zararları
    Atkuyruğu : At kuyruğu bitkisi, idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki, yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir...
    Maydanoz Zayıflatır mı ;Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.Maydanoz gebelik döneminde düşük riskini artırmaktadır. Fazla miktarda tüketilmesi, vücutta tuz ve dolayısıyla su tutma özelliğini artırdığı için ödeme sebep olur.
    Adaçayı İle Zayıflama ; Zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.Gebelik döneminde düşük riskini artırır.Günde 3 fincandan fazla adaçayı tüketilmesi vücutta zehirlenmelere sebep olabilir.
    Fesleğen İle Zayıflayın; vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.Çok fazla miktarda ve sıklıkla kullanılması, vücutta zarar meydana getirir.Kanseri Tetikleyebilir. Gebelik döneminde kullanması sakıncalıdır.
    Kekik Zayıflatırmı ; Sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.
    Civan Perçemi Zayıflamaya Yardımcıdır  ;Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.
    Biberiye Zayıflatır ; Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.Aşırı tüketimi allerjiye neden olabilir.Ayrıca Sara krizlerine sebep olabilir.
    Tere Otu İle Zayıflama ; Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.
    Sinameki İle Zayıflama ; Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.Kolik ve spastik bağırsak sendormunda kullanılması sakıncalıdır. Gebelikte kullanılması düşük yapmaya sebep olur.Bağırsak tembelliğine yol açar.
    Balıkotu Zayıflatıyor ;Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.Son derece zehirli bir bitki olana balıkotunun 0,2 gr ı zehirler 2- gr ı ise öldürür.
    Zayıflamaya Yardımcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler,Zayıflatıcı Bitkiler Otlar,Maydanoz Zayıflatır mı,Biberiye Zayıflatır mı,Sinameki İle Zayıflamak,Zayıflatan Bitkilerin Faydaları,Zayıflatan Bitkilerin Zararları

    28 Ekim 2013 Pazartesi

    Güzel bir yüzü taşıyan, güzel bir vücut; Yunan heykellerinin karşısında büyülenmemizi sağlayan en büyük etkenlerden biridir. 

    Günümüzde bu güzelliğe kavuşmak ya da var olanı korumak isteyenlerin imdadına estetik operasyonlar yetişiyor. Liposuction, meme büyütme, burun (rinoplasti), karın estetiği ve saç ekimi en çok tercih edilen estetik uygulamalarının başında geliyor.

    LIPOSUCTION
    Klasik Liposuction, başlı başına bir devrim iken, geliştirilen teknolojiler sayesinde bu teknik daha da mükemmel hale geldi. Liposuction’da etkin sonuç için en önemli şartlardan biri kullanılan kanüller. Eskiden Liposuctionda 3-4 mm’likkanüller kullanılırken artık daha da ince mikrokanüller sayesinde operasyon hem daha konforlu hem de daha etkin hale geldi.

    MEME BÜYÜTME ESTETİĞİ
    Meme büyütme estetiği kadınların en çok tercih ettikleri estetik operasyonların başında geliyor. Gerek daha doğal görünüm yakalanması, gerekse protezlerin daha sağlıklı hale gelmesiyle bu operasyonu tercih edenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor.

    BURUN ESTETİĞİ
    Günümüzde, geçmişe oranla ideal ve doğal görünümlü bir burun yapısına ulaşmak daha kolay. Ameliyat öncesi yapılan simülasyon çalışmasıyla nasıl bir sonuç ortaya çıkacağı konusunda fikir sahibi olmak mümkün. Burun estetiği, yüz gençleştirme operasyonu ile birlikte uygulanabiliyor. Bazen bazı solunum problemleri ve burun içi yapılarına ilişkin sorunlar da burun estetiği (rinoplasti) ile düzeltilebiliyor.

    KARIN GERME
    Gebelik veya aşırı kilo alıp vermeler sonrası büyük ölçüde genişleyebilen karın cildi, asla tam toparlanıp doğum öncesi haline dönemez ve az ya da çok bir deri fazlalığı deri katı her hamilelikte geride kalır. Aynı şekilde, uzun süre çok kilolu olan vücutlarda deri yüzeyi o kiloya göre genişler ve fazla kilolar verildiğinde deri sarkması olarak geride kalır. Az miktarda deri sarkması olanlarda hareketli egzersizler karındaki bu sarkmayı toparlayabilir ancak bunun dışında ne kadar spor yapılırsa yapılsın fazla deri yerinde kalır ve yeniden düz bir karına sahip olmanın yolu bir karın germeden geçer. Karın germede karın bölgesinde yerleşmiş yağlı deri katları altlarındaki yağlarla beraber alınmaktadır.

    SAÇ EKİMİ
    Saç ekimi, erkek tipi dökülme sonucu oluşan saçsız alanda, saç çıkarabilecek etili bir tedavi yöntemdir. Saç ekiminde başlıca iki yöntem kullanılmaktadır. FUT yönteminde, ense bölgesinden cerrahi kesi ile alınan saçlı doku greftlere ayrılarak saçsız alana nakledilmektedir. FUE yöntemi ise saç kökleri dökülmemeye kodlanmış olan ense bölgesinde FUE motoru ile tek tek alınarak saçsız alana nakledilmektedir. Saç ekimi, lokal anestezi altında uygulanmakta ve ekilecek kök sayısına göre yaklaşık 5-7 saat sürümektedir. FUE yönteminde cerrahi bir kesi olmadığı için iyileşme hızlı olmakta ve saç ekimi sonrası süreç daha konforlu geçmektedir.

    Artık estetik operasyonlar daha konforlu

    Konu Saati  12:40  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Güzel bir yüzü taşıyan, güzel bir vücut; Yunan heykellerinin karşısında büyülenmemizi sağlayan en büyük etkenlerden biridir. 

    Günümüzde bu güzelliğe kavuşmak ya da var olanı korumak isteyenlerin imdadına estetik operasyonlar yetişiyor. Liposuction, meme büyütme, burun (rinoplasti), karın estetiği ve saç ekimi en çok tercih edilen estetik uygulamalarının başında geliyor.

    LIPOSUCTION
    Klasik Liposuction, başlı başına bir devrim iken, geliştirilen teknolojiler sayesinde bu teknik daha da mükemmel hale geldi. Liposuction’da etkin sonuç için en önemli şartlardan biri kullanılan kanüller. Eskiden Liposuctionda 3-4 mm’likkanüller kullanılırken artık daha da ince mikrokanüller sayesinde operasyon hem daha konforlu hem de daha etkin hale geldi.

    MEME BÜYÜTME ESTETİĞİ
    Meme büyütme estetiği kadınların en çok tercih ettikleri estetik operasyonların başında geliyor. Gerek daha doğal görünüm yakalanması, gerekse protezlerin daha sağlıklı hale gelmesiyle bu operasyonu tercih edenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor.

    BURUN ESTETİĞİ
    Günümüzde, geçmişe oranla ideal ve doğal görünümlü bir burun yapısına ulaşmak daha kolay. Ameliyat öncesi yapılan simülasyon çalışmasıyla nasıl bir sonuç ortaya çıkacağı konusunda fikir sahibi olmak mümkün. Burun estetiği, yüz gençleştirme operasyonu ile birlikte uygulanabiliyor. Bazen bazı solunum problemleri ve burun içi yapılarına ilişkin sorunlar da burun estetiği (rinoplasti) ile düzeltilebiliyor.

    KARIN GERME
    Gebelik veya aşırı kilo alıp vermeler sonrası büyük ölçüde genişleyebilen karın cildi, asla tam toparlanıp doğum öncesi haline dönemez ve az ya da çok bir deri fazlalığı deri katı her hamilelikte geride kalır. Aynı şekilde, uzun süre çok kilolu olan vücutlarda deri yüzeyi o kiloya göre genişler ve fazla kilolar verildiğinde deri sarkması olarak geride kalır. Az miktarda deri sarkması olanlarda hareketli egzersizler karındaki bu sarkmayı toparlayabilir ancak bunun dışında ne kadar spor yapılırsa yapılsın fazla deri yerinde kalır ve yeniden düz bir karına sahip olmanın yolu bir karın germeden geçer. Karın germede karın bölgesinde yerleşmiş yağlı deri katları altlarındaki yağlarla beraber alınmaktadır.

    SAÇ EKİMİ
    Saç ekimi, erkek tipi dökülme sonucu oluşan saçsız alanda, saç çıkarabilecek etili bir tedavi yöntemdir. Saç ekiminde başlıca iki yöntem kullanılmaktadır. FUT yönteminde, ense bölgesinden cerrahi kesi ile alınan saçlı doku greftlere ayrılarak saçsız alana nakledilmektedir. FUE yöntemi ise saç kökleri dökülmemeye kodlanmış olan ense bölgesinde FUE motoru ile tek tek alınarak saçsız alana nakledilmektedir. Saç ekimi, lokal anestezi altında uygulanmakta ve ekilecek kök sayısına göre yaklaşık 5-7 saat sürümektedir. FUE yönteminde cerrahi bir kesi olmadığı için iyileşme hızlı olmakta ve saç ekimi sonrası süreç daha konforlu geçmektedir.


    Son yıllarda Türkçe olarak çıkan oyunlar kervanına katılacak olan, sevilen ve seri haline gelen eşsiz araba yarışı oyunu Gran Turismo'nun yeni versiyonu Gran Turismo 6 için Sony Türkiye tarafından Türkiye çıkış tarihi duyuruldu.







    Sony Türkiye'nin belirttiğine göre tamamen Türkçe olacak olan Gran Turismo 6 dünya ile aynı anda Türkiye'de satışa çıkarılacak. Sony'nin kendi konsolu PlayStation

    Gran Turismo 6 Ne Zaman Çıkacak

    Konu Saati  09:28  |  in  Oyun Konsolu  |  Devamı»


    Son yıllarda Türkçe olarak çıkan oyunlar kervanına katılacak olan, sevilen ve seri haline gelen eşsiz araba yarışı oyunu Gran Turismo'nun yeni versiyonu Gran Turismo 6 için Sony Türkiye tarafından Türkiye çıkış tarihi duyuruldu.







    Sony Türkiye'nin belirttiğine göre tamamen Türkçe olacak olan Gran Turismo 6 dünya ile aynı anda Türkiye'de satışa çıkarılacak. Sony'nin kendi konsolu PlayStation


    Bugün, her birisi farklı ve üretken tasarımcıların yüksek çözünürlüklü çalışmalarını paylaşıyoruz. 25 tane HD duvar kağıdından dilediğinizi "sağ tıklayıp >> farklı kaydet" seçeneği ile bilgisayarınıza indirebilir masaüstü ekran görüntüsü olarak kullanabilirsiniz. 



    *Görselleri önizlemek için üzerlerine tıklamanız yeterlidir, önizleme ekranından çıkmak için sayfanın görsel olmayan bölümüne ya

    25 Tane HD Duvar Kağıdı

    Konu Saati  05:32  |  in  HD Wallpaper  |  Devamı»


    Bugün, her birisi farklı ve üretken tasarımcıların yüksek çözünürlüklü çalışmalarını paylaşıyoruz. 25 tane HD duvar kağıdından dilediğinizi "sağ tıklayıp >> farklı kaydet" seçeneği ile bilgisayarınıza indirebilir masaüstü ekran görüntüsü olarak kullanabilirsiniz. 



    *Görselleri önizlemek için üzerlerine tıklamanız yeterlidir, önizleme ekranından çıkmak için sayfanın görsel olmayan bölümüne ya

    Etiketler

    Hakkımızda-Gizlilik-İletişim
    Copyright © 2013 Develi Kayseri. by Her Telden
    By Seven Blogcu.
    back to top