• Haberi Oku..

    Kaju aslında meyvesinin sapıdır...

  • Haberi Oku..

    Ananas aslında meyve değildir.

  • Makale

    Çekilen fotolar

  • Makale

    Yıldız sayısı..

  • 4 Ağustos 2013 Pazar

    İlişkinin uzunluğu ya da kısalığı önemli değildir. Önemli olan ilişkinin içinde ne kadar yoğun duygular yaşadığınız ... Doğmak, büyümek ve ölmek kadar doğaldır ayrılıklar. İlişki başlar, gelişir ve biter.

    İlişkiniz tek taraflı ya da anlaşarak bitti ama siz onu hala unutamıyorsunuz. O hala aklınızda. Onu gördüğünüzde kendinizi kötü hissediyor ve özlüyorsunuz. Hatta hayatınızı daim ettiremeyecek duruma geldiniz. Uyuyamıyorsunuz, işlerinize yoğunlaşamıyorsunuz. Onunla olmak istiyorsunuz ama geri dönmemeniz için pek çok nedeniniz var. Ne beraber olabiliyorsunuz ne de ayrı kalabiliyorsunuz.

    Birbirinizin hayatına başkalarının gireceği sinyallerini alınca çılgına dönüyorsunuz ve bitmez tükenmez çatışmalar yaşıyorsunuz. Eğer durum bu kadar vahimse öncelikli olarak profesyonel bir yardım almanızı öneririz. 'Ben kendim atlatacağım' diyorsanız, eski sevgili sendromunu atlatabilmeniz için birkaç tüyo vereceğiz.

    Az ya da çok, bir şekilde bu ayrılık size zarar verdi. Şimdi kendinizi toparlama zamanı. İlk olarak onu sosyal ağlarınızda arkadaşlıktan çıkarsanız iyi edersiniz. Yoksa uykusuz gecelerde 'Kime ne yazmış, kimi eklemiş, kiminle beraber nereye gitmiş' diye sabahlara kadar sürecek araştırmalar içinde bulacaksınız kendinizi. Ve en kötüsü gördüğünüz en küçük şeyde kurmaya başlayacaksınız ve canınız daha çok yanacak. 'Yok, hayır ben kendimi tutarım kurcalamam' diyorsanız unutmayın; bir şekilde karşınıza çıkacaklara hazır olmalısınız. 'Sinek küçüktür ama mide bulandırır.'

    Sosyal ağlar hayatımızda çok fazla yer kapladığı için olacak ki uzmanların 'sevgiliyi unutma' kurallarının içinde sosyal medyadan uzaklaşın uyarıları yer alıyor. Ayrıldığınız sevgilinizi ağınızdan silmiyorsanız ya da sildiyseniz ve  ortak arkadaşlarınız hala duruyorsa duvarınızda 'aşk acısı çeken kadın' sözleri paylaşmayın. Hem 'vah zavallı' demesinler hem de bir süre ortadan kaybolmak, sizden haber alamaması ya da ruhunuzun ne durumda olduğunu anlayamaması iyi olacaktır.

    Karşılaşacağınız yerlere gitmeyin. Ortak doğum günü partileri, sosyal etkinlikler, gitmekten zevk aldığı mekanlar, aynı spor salonu. Bir süre karşılaşmamanız sizin için çok iyi olacaktır. Diyelim ki aynı iş yerinde çalışıyorsunuz ya da aynı okulda okuyorsunuz. Ders aralarında onun olmadığı yerlerde bulunun. İşlerinize ve derslerinize yoğunlaşın. Uzmanlar unutmak için beyni yorgun düşürmenin en iyi etken olabileceğini belirtiyorlar.

    Eski mesajları ve mailleri silin. Evet, bazen bunları hatıra olarak saklamak yıllar sonra tekrar okumak istiyor olabilirsiniz ama şunu düşünün. Bu günler geçecek ve siz yeniden aşık olacaksınız. Hayatınıza aldığınız yeni insanın bunlarla karşılaşması pek hoş olmayacaktır. Hem 'Ne kadar mutluymuşuz, neden bitti?' gidi soruları kafanızdan atmak için artık o mesajlara ihtiyacınız yok!

    'Ne kadar severse sevsin, insanın durup dinlenmesi gereken bir saat var.' Aynen böyle! Sevdiğiniz adamı unutmak için asla bir başkasının kollarına atmayın kendinizi. Hem beraber olduğunuz insana hem de kendi kişiliğinize ciddi bir yanlış yapmış olursunuz. Bir süre durup, dinlenmeli ve aklınızdan tamamen çıkarana kadar kimseyle beraber olmamalısınız. Yoksa eski ve yeni arasında kıyaslamalar yapar yine mutsuz olan siz olursunuz.

    Saçlarınızla oynamayın! Hepimizin ayrılık sonrası ilk işi kuaförüne koşmak olur. Sonra pişmanlıklar başlar. 'Bu renk bana yakışmadı, keşke kestirmeseydim, saçlarımdan ne istedim'. Evet, değişiklik insana iyi gelir ama neden hıncınızı saçlarınızdan alıyorsunuz ki? Radikal kararlar almamanız gereken bu evrede bırakın saçlarınız olduğu gibi kalsın. Onun yerine tarzınızda, gardırobunuzda değişiklikler yapın.

    Alkol almayın. Alkol alacaksanız telefonunuzu yanınıza almayın. Ayrıldığınızdan beri hiçbir şekilde iletişim kurmamış olabilirsiniz ama alkolün etkisiyle ertesi gün pişman olacağınız mesajlar atabilirsiniz. O size geri dönüş yaparsa ya da yapmazsa her iki durumda da kendinizi daha kötü hissedeceksiniz.

    Onu kıskandırmaya çalışmayın. Acıdan ne yaptığınızı bilemez hale geldiniz. Kız arkadaşlarınızla çıkıp geziyorsunuz, uzun zamandır görüşmediğiniz arkadaşlarınızla görüşüyorsunuz. Bunlar çok güzel ve olağan şeyler lakin tüm bunlar yaşanırken ayrıldığınız sevgilinizin gözüne sokmayın.

    Ve unutmayın; Çıktığınız kapıyı asla sert çarpmayın çünkü geri dönmek isteyebilirsiniz.

    'Ne seninle ne de sensiz' diyen kadınlara

    Konu Saati  09:56  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    İlişkinin uzunluğu ya da kısalığı önemli değildir. Önemli olan ilişkinin içinde ne kadar yoğun duygular yaşadığınız ... Doğmak, büyümek ve ölmek kadar doğaldır ayrılıklar. İlişki başlar, gelişir ve biter.

    İlişkiniz tek taraflı ya da anlaşarak bitti ama siz onu hala unutamıyorsunuz. O hala aklınızda. Onu gördüğünüzde kendinizi kötü hissediyor ve özlüyorsunuz. Hatta hayatınızı daim ettiremeyecek duruma geldiniz. Uyuyamıyorsunuz, işlerinize yoğunlaşamıyorsunuz. Onunla olmak istiyorsunuz ama geri dönmemeniz için pek çok nedeniniz var. Ne beraber olabiliyorsunuz ne de ayrı kalabiliyorsunuz.

    Birbirinizin hayatına başkalarının gireceği sinyallerini alınca çılgına dönüyorsunuz ve bitmez tükenmez çatışmalar yaşıyorsunuz. Eğer durum bu kadar vahimse öncelikli olarak profesyonel bir yardım almanızı öneririz. 'Ben kendim atlatacağım' diyorsanız, eski sevgili sendromunu atlatabilmeniz için birkaç tüyo vereceğiz.

    Az ya da çok, bir şekilde bu ayrılık size zarar verdi. Şimdi kendinizi toparlama zamanı. İlk olarak onu sosyal ağlarınızda arkadaşlıktan çıkarsanız iyi edersiniz. Yoksa uykusuz gecelerde 'Kime ne yazmış, kimi eklemiş, kiminle beraber nereye gitmiş' diye sabahlara kadar sürecek araştırmalar içinde bulacaksınız kendinizi. Ve en kötüsü gördüğünüz en küçük şeyde kurmaya başlayacaksınız ve canınız daha çok yanacak. 'Yok, hayır ben kendimi tutarım kurcalamam' diyorsanız unutmayın; bir şekilde karşınıza çıkacaklara hazır olmalısınız. 'Sinek küçüktür ama mide bulandırır.'

    Sosyal ağlar hayatımızda çok fazla yer kapladığı için olacak ki uzmanların 'sevgiliyi unutma' kurallarının içinde sosyal medyadan uzaklaşın uyarıları yer alıyor. Ayrıldığınız sevgilinizi ağınızdan silmiyorsanız ya da sildiyseniz ve  ortak arkadaşlarınız hala duruyorsa duvarınızda 'aşk acısı çeken kadın' sözleri paylaşmayın. Hem 'vah zavallı' demesinler hem de bir süre ortadan kaybolmak, sizden haber alamaması ya da ruhunuzun ne durumda olduğunu anlayamaması iyi olacaktır.

    Karşılaşacağınız yerlere gitmeyin. Ortak doğum günü partileri, sosyal etkinlikler, gitmekten zevk aldığı mekanlar, aynı spor salonu. Bir süre karşılaşmamanız sizin için çok iyi olacaktır. Diyelim ki aynı iş yerinde çalışıyorsunuz ya da aynı okulda okuyorsunuz. Ders aralarında onun olmadığı yerlerde bulunun. İşlerinize ve derslerinize yoğunlaşın. Uzmanlar unutmak için beyni yorgun düşürmenin en iyi etken olabileceğini belirtiyorlar.

    Eski mesajları ve mailleri silin. Evet, bazen bunları hatıra olarak saklamak yıllar sonra tekrar okumak istiyor olabilirsiniz ama şunu düşünün. Bu günler geçecek ve siz yeniden aşık olacaksınız. Hayatınıza aldığınız yeni insanın bunlarla karşılaşması pek hoş olmayacaktır. Hem 'Ne kadar mutluymuşuz, neden bitti?' gidi soruları kafanızdan atmak için artık o mesajlara ihtiyacınız yok!

    'Ne kadar severse sevsin, insanın durup dinlenmesi gereken bir saat var.' Aynen böyle! Sevdiğiniz adamı unutmak için asla bir başkasının kollarına atmayın kendinizi. Hem beraber olduğunuz insana hem de kendi kişiliğinize ciddi bir yanlış yapmış olursunuz. Bir süre durup, dinlenmeli ve aklınızdan tamamen çıkarana kadar kimseyle beraber olmamalısınız. Yoksa eski ve yeni arasında kıyaslamalar yapar yine mutsuz olan siz olursunuz.

    Saçlarınızla oynamayın! Hepimizin ayrılık sonrası ilk işi kuaförüne koşmak olur. Sonra pişmanlıklar başlar. 'Bu renk bana yakışmadı, keşke kestirmeseydim, saçlarımdan ne istedim'. Evet, değişiklik insana iyi gelir ama neden hıncınızı saçlarınızdan alıyorsunuz ki? Radikal kararlar almamanız gereken bu evrede bırakın saçlarınız olduğu gibi kalsın. Onun yerine tarzınızda, gardırobunuzda değişiklikler yapın.

    Alkol almayın. Alkol alacaksanız telefonunuzu yanınıza almayın. Ayrıldığınızdan beri hiçbir şekilde iletişim kurmamış olabilirsiniz ama alkolün etkisiyle ertesi gün pişman olacağınız mesajlar atabilirsiniz. O size geri dönüş yaparsa ya da yapmazsa her iki durumda da kendinizi daha kötü hissedeceksiniz.

    Onu kıskandırmaya çalışmayın. Acıdan ne yaptığınızı bilemez hale geldiniz. Kız arkadaşlarınızla çıkıp geziyorsunuz, uzun zamandır görüşmediğiniz arkadaşlarınızla görüşüyorsunuz. Bunlar çok güzel ve olağan şeyler lakin tüm bunlar yaşanırken ayrıldığınız sevgilinizin gözüne sokmayın.

    Ve unutmayın; Çıktığınız kapıyı asla sert çarpmayın çünkü geri dönmek isteyebilirsiniz.

    Onlar çok açık sözlüdürler ve hiç bir hatamızı gözlerinden kaçırmazlar!

    Çok istekli bir şekilde onu baştan çıkardınız ve yatağa götürmeyi başardınız. Erkekler size yatakta çok iyi olmadığınızı belli şekilde ifade etmeye çalışırlar. Hepsinde vermeye çalıştıkları mesaj çok açıktır: “Daha iyi olmalısın”. Onu baştan çıkarmanızı, enerjinizin hiç bitmemesini ve tüm bunların yanında sizin hiç yorulmadan onun aldığı hazzı almanızı bekler. Çok iyi gittiğini düşündüğünüz cinsel hayatınız son zamanlarda farklı bir hal almaya başladı ve roller değişti mi? Size bir şeyler söylemek istediğini hissediyorsunuz fakat ne? İşte onların bize yatakta kötü olduğumuzu söylemek teknikleri...

    Hasta olduğunu mu söylüyor? 
    Olayın en başından beri bu bahanenin en sıkı takipçileri genelde kadınlardır. Bitmek bilmeyen baş ağrıları, karın ağrıları ve bir çoğu... Fakat bu sefer hasta olduğunu söyleyen siz değilsiniz. O sizin karşınızda çok uykusu olduğunu ya da bir ağrısı olduğundan yana dertli. Adeta sizden soğumuş bir şekilde yanınızda yatıyor olabilir.

    Sürekli porno mu izliyor? 
    Onu gece geç saatlerde sürekli porno izlerken mi buluyorsunuz? Kendinize “Onlarda olan bende olmayan şey nedir” diye sorabilirsiniz. Bu size her türlü ilişkiye açık olduğunun mesajını vermeye çalışmasını gösterir.

    Size kilolu olduğunuzu mu söylüyor! 
    Bazı zamanlarda erkekler kibar olmadan önce çok zalim olabilirler. Sizin cinsel isteğinizi artırmak için bunu yapıyor olabilir. Aldığı hediyelerin hiçbiri sizin bedeninize uygun değil. Vermek istediği mesaj çok açık “Kilo vermelisin tatlım”. Cinsel ilişkiden kaçmasının nedeni daha aktif bir kadın olmanız için kilo vermenizin gerekli olduğunu düşündüğündendir.

    Direk dansı mı? 
    Erkekler her 10 dakikada bir cinsel ilişki düşünürken, siz ise makyajınız, saçınız, kılığınız kıyafetinizden yana endişeler taşıyorsunuz. Biz onlara göre dış görünüşümüze daha çok önem veririz. Size sürekli bu dansın hem size yeni figürler öğreteceğini hem de kilo vermenize yardımcı olacağını söyleyip duracaktır.

    Yatakta kötü müsünüz?

    Konu Saati  09:56  |  in  Cinsel Sağlık  |  Devamı»

    Onlar çok açık sözlüdürler ve hiç bir hatamızı gözlerinden kaçırmazlar!

    Çok istekli bir şekilde onu baştan çıkardınız ve yatağa götürmeyi başardınız. Erkekler size yatakta çok iyi olmadığınızı belli şekilde ifade etmeye çalışırlar. Hepsinde vermeye çalıştıkları mesaj çok açıktır: “Daha iyi olmalısın”. Onu baştan çıkarmanızı, enerjinizin hiç bitmemesini ve tüm bunların yanında sizin hiç yorulmadan onun aldığı hazzı almanızı bekler. Çok iyi gittiğini düşündüğünüz cinsel hayatınız son zamanlarda farklı bir hal almaya başladı ve roller değişti mi? Size bir şeyler söylemek istediğini hissediyorsunuz fakat ne? İşte onların bize yatakta kötü olduğumuzu söylemek teknikleri...

    Hasta olduğunu mu söylüyor? 
    Olayın en başından beri bu bahanenin en sıkı takipçileri genelde kadınlardır. Bitmek bilmeyen baş ağrıları, karın ağrıları ve bir çoğu... Fakat bu sefer hasta olduğunu söyleyen siz değilsiniz. O sizin karşınızda çok uykusu olduğunu ya da bir ağrısı olduğundan yana dertli. Adeta sizden soğumuş bir şekilde yanınızda yatıyor olabilir.

    Sürekli porno mu izliyor? 
    Onu gece geç saatlerde sürekli porno izlerken mi buluyorsunuz? Kendinize “Onlarda olan bende olmayan şey nedir” diye sorabilirsiniz. Bu size her türlü ilişkiye açık olduğunun mesajını vermeye çalışmasını gösterir.

    Size kilolu olduğunuzu mu söylüyor! 
    Bazı zamanlarda erkekler kibar olmadan önce çok zalim olabilirler. Sizin cinsel isteğinizi artırmak için bunu yapıyor olabilir. Aldığı hediyelerin hiçbiri sizin bedeninize uygun değil. Vermek istediği mesaj çok açık “Kilo vermelisin tatlım”. Cinsel ilişkiden kaçmasının nedeni daha aktif bir kadın olmanız için kilo vermenizin gerekli olduğunu düşündüğündendir.

    Direk dansı mı? 
    Erkekler her 10 dakikada bir cinsel ilişki düşünürken, siz ise makyajınız, saçınız, kılığınız kıyafetinizden yana endişeler taşıyorsunuz. Biz onlara göre dış görünüşümüze daha çok önem veririz. Size sürekli bu dansın hem size yeni figürler öğreteceğini hem de kilo vermenize yardımcı olacağını söyleyip duracaktır.

    Bebeklerin güvenle beslenmelerine ve gelişimlerine katkıda bulunarak sağlıklı nesiller yetiştirme amacıyla yola çıkan Milupa Aptamil, 29 yıldır bulunduğu Türkiye bebek beslenmesi pazarının lideri olarak, şimdiye kadar gerçekleştirdiği seminerlerle binlerce anneye bebek beslenmesi konusunda bilgilendirme yapmıştır.



    Aptamil Akademi ile anneler ve anne adayları, hamilelikten bebeklerinin 36 ayına kadar geçen sürede bebekler ile ilgili en çok merak edilen; gerek bebek beslenmesi, gerek bebek bakımı, gerekse bebeklerin yaşadığı sağlık problemleri ile ilgili tüm bilgileri konunun uzmanlarından öğrenme ve izleme fırsatı bulacaklar.

    Bebek beslenmesi alanındaki yüzyılı aşan tecrübe ve uzmanlığın ışığında bebeklerin en doğru beslenme olanaklarına ulaşabilmesini birincil önceliği olarak gören Milupa Aptamil, hazırlanan dört farklı bölümle  hamilelik, 0-6 ay, 6-12 ay ve 12-36 ay bebekler için bilinmesi gerekenleri uzmanların anlatımıyla görüntülü olarak annelere ulaştırıyor. Her videonun sonunda ise anneler kendileri için iki farklı soruyla karşılaşacaklar. Her bölüme ait soruları doğru olarak yanıtlayan anneler ise Aptamil Akademi sertifikasının sahibi olacak.

    Bebeklerin en hızlı geliştikleri ilk yıllarında annelerin doğru bilgilerle bebeklerinin beslenme ve bakımını yapmasının önemini vurgulayan Milupa Aptamil, Aptamil Akademi ile bebeğini en iyi şekilde yetiştirmek isteyen anneleri http://www.milupa.com.tr/aptamil-akademi adresine bekliyor.

    Milupa Aptamil’i sosyal hesaplardan takip edebilirsiniz: https://www.facebook.com/milupaannebebekkulubu
    https://twitter.com/milupatr

    Bir bumads advertorial içeriğidir.

    Aptamil Akademi'de yerinizi almaya hazır mısınız?

    Konu Saati  09:53  |  in  Advertorial  |  Devamı»

    Bebeklerin güvenle beslenmelerine ve gelişimlerine katkıda bulunarak sağlıklı nesiller yetiştirme amacıyla yola çıkan Milupa Aptamil, 29 yıldır bulunduğu Türkiye bebek beslenmesi pazarının lideri olarak, şimdiye kadar gerçekleştirdiği seminerlerle binlerce anneye bebek beslenmesi konusunda bilgilendirme yapmıştır.



    Aptamil Akademi ile anneler ve anne adayları, hamilelikten bebeklerinin 36 ayına kadar geçen sürede bebekler ile ilgili en çok merak edilen; gerek bebek beslenmesi, gerek bebek bakımı, gerekse bebeklerin yaşadığı sağlık problemleri ile ilgili tüm bilgileri konunun uzmanlarından öğrenme ve izleme fırsatı bulacaklar.

    Bebek beslenmesi alanındaki yüzyılı aşan tecrübe ve uzmanlığın ışığında bebeklerin en doğru beslenme olanaklarına ulaşabilmesini birincil önceliği olarak gören Milupa Aptamil, hazırlanan dört farklı bölümle  hamilelik, 0-6 ay, 6-12 ay ve 12-36 ay bebekler için bilinmesi gerekenleri uzmanların anlatımıyla görüntülü olarak annelere ulaştırıyor. Her videonun sonunda ise anneler kendileri için iki farklı soruyla karşılaşacaklar. Her bölüme ait soruları doğru olarak yanıtlayan anneler ise Aptamil Akademi sertifikasının sahibi olacak.

    Bebeklerin en hızlı geliştikleri ilk yıllarında annelerin doğru bilgilerle bebeklerinin beslenme ve bakımını yapmasının önemini vurgulayan Milupa Aptamil, Aptamil Akademi ile bebeğini en iyi şekilde yetiştirmek isteyen anneleri http://www.milupa.com.tr/aptamil-akademi adresine bekliyor.

    Milupa Aptamil’i sosyal hesaplardan takip edebilirsiniz: https://www.facebook.com/milupaannebebekkulubu
    https://twitter.com/milupatr

    Bir bumads advertorial içeriğidir.

    3 Ağustos 2013 Cumartesi

    Daha önce haberini yapmış olduğumuz ve haberde teknik özellikleri ve videosu bulunan Ubuntu Edge akıllı telefonu incelemek isterseniz tıklayın.






    Gelen tepkilerden anlaşılan Ubuntu Edge Linux çevreleri dışında da oldukça beğeni toplamış bulunuyor. Özellikle tasarımı ve kasası sevilen Ubuntu Edge'i yakından görmek isteyenler mutlaka vardır. Genelde akıllı telefonların kasaları oldukça önem arz

    Ubuntu Edge Sketchfab 3B Sanal Modelini İnceleyin

    Konu Saati  04:44  |  in  Ubuntu  |  Devamı»

    Daha önce haberini yapmış olduğumuz ve haberde teknik özellikleri ve videosu bulunan Ubuntu Edge akıllı telefonu incelemek isterseniz tıklayın.






    Gelen tepkilerden anlaşılan Ubuntu Edge Linux çevreleri dışında da oldukça beğeni toplamış bulunuyor. Özellikle tasarımı ve kasası sevilen Ubuntu Edge'i yakından görmek isteyenler mutlaka vardır. Genelde akıllı telefonların kasaları oldukça önem arz

    2 Ağustos 2013 Cuma



    Twitter'ın Windows 8 metro arayüzü uygulaması çeşitli güncelleştirme ve iyileştirmelere sahip oldu. Windows Store'da ki uygulamaya gelen güncelleştirme sayesinde artık çok daha etkin bir Twitter deneyimini yaşayabilirsiniz.




    En önemli yeni özellik ise çoklu hesap/oturum girişine uygulama sayesinde sorunsuzca ulaşabilmek. Bu sayede birden fazla Twitter hesabınızı aynı uygulamadan kontol

    Twitter Windows 8 Metro Uygulaması Güncellendi

    Konu Saati  05:10  |  in  Windows  |  Devamı»



    Twitter'ın Windows 8 metro arayüzü uygulaması çeşitli güncelleştirme ve iyileştirmelere sahip oldu. Windows Store'da ki uygulamaya gelen güncelleştirme sayesinde artık çok daha etkin bir Twitter deneyimini yaşayabilirsiniz.




    En önemli yeni özellik ise çoklu hesap/oturum girişine uygulama sayesinde sorunsuzca ulaşabilmek. Bu sayede birden fazla Twitter hesabınızı aynı uygulamadan kontol

    31 Temmuz 2013 Çarşamba

    ATV mobil araçlarının yakın akraba sınıfına giren DTV Shredder tam bir eğlence ve macera aracı. İlk olarak 2009 yılında start verilen proje içinde olduğumuz 2013 yılının bu yazında mutlu sona ulaştı ve bu DTV(Çift Paletli Araç) Parçalayıcısı 4000 $ lık bir fiyat etiketiyle satışa sunuldu.




    Paletler üzerinde tek kişilik kullanıma olanak veren araç özellikle parçalayıcı ismiyle dikkat çekiyor

    DTV Shredder Canavar Gibi Bir Paletli Parçalayıcı DTV

    Konu Saati  14:36  |  in  İlginçlikler  |  Devamı»

    ATV mobil araçlarının yakın akraba sınıfına giren DTV Shredder tam bir eğlence ve macera aracı. İlk olarak 2009 yılında start verilen proje içinde olduğumuz 2013 yılının bu yazında mutlu sona ulaştı ve bu DTV(Çift Paletli Araç) Parçalayıcısı 4000 $ lık bir fiyat etiketiyle satışa sunuldu.




    Paletler üzerinde tek kişilik kullanıma olanak veren araç özellikle parçalayıcı ismiyle dikkat çekiyor

    29 Temmuz 2013 Pazartesi

    Panik atak hastalarının yüzde 48’inin uyku sırasında da ortada hiçbir neden yokken panik atak geçirdiğini biliyor muydunuz?

    Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları E. A. Hastanesi’nin (BRSHH) bilimsel dergisi Düşünen Adam’da yayınlanan bir araştırma, panik atak hastalarının yüzde 48’inde uykuda da panik atak görüldüğünü ortaya koydu.

    BRSHH'den bir grup bilim adamının yaptığı bir çalışma, uyku panik atağının (UPA) farklı bir yapıya sahip ayrı bir alt grup olabileceğini ortaya çıkardı.

    Ortada herhangi bir gerçek neden yokken, kişinin uykudan ani bir çarpıntı ve korku ile uyanması olarak tanımlanan ve tekrarlayıcı olan panik hali, uykuda panik atak olarak tanımlanıyor. Çalışmaya dahil edilen 98 panik bozukluğu hastasının 51’inde, çalışma kriterlerine göre uyku panik atağı görüldü.

    Boğulma Hissi ve Çarpıntı...

    Yapılan çalışmada, panik bozukluğu hastalarının yüzde 48’nin uyku panik atağı geçirdiği saptandı. Uyku panik atağı olgularında en sık görülen belirtiler ise; boğulma hissi, uyuşukluk, çarpıntı, denge kaybı, ölüm korkusu ve korkuya kapılma olarak tespit edildi.

    UPA olan panik bozukluğu olgularında, hastalığın daha şiddetli seyrettiği, depresyon birlikteliğinin sık olduğu, ayrıca, bu hastalarda uyku bozukluklarının eşlik ettiği, uykuya dalma ve sürdürmekte zorluk yaşandığı, sabah yorgun kalkmanın sık görüldüğü saptandı. Ek olarak, hastalar uyku ile ilgili kaçınmalar ve davranış değişiklikleri, uyumaktan ve yalnız yatmaktan kaçınma davranışı sergiliyor.

    Panik Atak Uykuda da Vuruyor!

    Konu Saati  03:05  |  in  Ruh Sağlığı  |  Devamı»

    Panik atak hastalarının yüzde 48’inin uyku sırasında da ortada hiçbir neden yokken panik atak geçirdiğini biliyor muydunuz?

    Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları E. A. Hastanesi’nin (BRSHH) bilimsel dergisi Düşünen Adam’da yayınlanan bir araştırma, panik atak hastalarının yüzde 48’inde uykuda da panik atak görüldüğünü ortaya koydu.

    BRSHH'den bir grup bilim adamının yaptığı bir çalışma, uyku panik atağının (UPA) farklı bir yapıya sahip ayrı bir alt grup olabileceğini ortaya çıkardı.

    Ortada herhangi bir gerçek neden yokken, kişinin uykudan ani bir çarpıntı ve korku ile uyanması olarak tanımlanan ve tekrarlayıcı olan panik hali, uykuda panik atak olarak tanımlanıyor. Çalışmaya dahil edilen 98 panik bozukluğu hastasının 51’inde, çalışma kriterlerine göre uyku panik atağı görüldü.

    Boğulma Hissi ve Çarpıntı...

    Yapılan çalışmada, panik bozukluğu hastalarının yüzde 48’nin uyku panik atağı geçirdiği saptandı. Uyku panik atağı olgularında en sık görülen belirtiler ise; boğulma hissi, uyuşukluk, çarpıntı, denge kaybı, ölüm korkusu ve korkuya kapılma olarak tespit edildi.

    UPA olan panik bozukluğu olgularında, hastalığın daha şiddetli seyrettiği, depresyon birlikteliğinin sık olduğu, ayrıca, bu hastalarda uyku bozukluklarının eşlik ettiği, uykuya dalma ve sürdürmekte zorluk yaşandığı, sabah yorgun kalkmanın sık görüldüğü saptandı. Ek olarak, hastalar uyku ile ilgili kaçınmalar ve davranış değişiklikleri, uyumaktan ve yalnız yatmaktan kaçınma davranışı sergiliyor.

    Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında kulaktan duyma bilgilerle dental tedaviler için yanlış kararlar alabiliyor. 

    Anne adaylarının bu dönemde duydukları yanlış ve doğru bilgiler hakkında Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu açıklamalarda bulundu.

    Her hamilelikte bir diş kaybedilir: Yanlış 
    Halk arasında ‘Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine yol açtığı, bu sebepten ötürü anne adaylarının diş kaybına uğradığı’ şeklindeki düşünce bilimsel bir gerçeği yansıtmıyor.

    Hamilelikte dişlerden kalsiyum çözünmesi olmaz: Doğru 
    Hamilelik döneminde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için anne adayının, günlük olarak 1200 ilâ 1500 mg kalsiyum alması gerekiyor. Anne adayı eğer kalsiyum ihtiyacını gıdalardan karşılayamazsa, bebeğin gelişimi için gerekli olan kalsiyum annenin kemiklerinden karşılanır. Ancak anne adayı hamilelik döneminde iyi beslenir yeterli ağız-diş bakımı yaparsa bu dönem, normal dönemden farklı bir diş sorunu ile karşılaşmaz.

    Hamileyken dişler daha az fırçalanmalı: Yanlış 
    Gebelik hormonlarının etkisi ile diş etleri daha çabuk kanayan anne adayı, dişlerini fırçalamaktan kaçınır. Ancak anne adayları, hamilelik döneminde diş sağlığına daha fazla özen göstermelidir. Sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce dişler özenli bir şekilde fırçalanmalıdır.

    Hamilelikten önce diş çürüğü tedavi edilmelidir: Doğru
    Dişlerde çürük varsa hamilelik öncesi tedavi edilmelidir. Hamilelikte çürük dişler erken doğuma, bebeğin düşük kilolu doğmasına yol açabilir.

    Kustuktan hemen sonra diş fırçalanmalı: Yanlış 
    Kustuktan hemen sonra diş fırçalanmamalı, ağız bol suyla çalkalanmalıdır. Aksi takdirde mide asidi ile birleşen diş fırçalama işlemi, dişlerin yapısında aşınmalara sebep olur.

    Hamileyken bol tatlı gıdalar yenirse çocuk kız, ekşi gıdalar yenirse erkek olur: Yanlış 
    Hamilelik sırasında beslenme, hem annenin hem de bebeğin genel sağlığı ve ağız-diş sağlığı için oldukça önemli. Ancak tüketilen gıdaların bebeğin cinsiyetini belirlemede hiçbir etkisi yoktur. Tersine, anne adayları özellikle yemek aralarında şekerden mümkün olduğu kadar uzak durmalı. Kurutulmuş meyve ve karamel gibi yapışkan şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

    Hamileyken diş taşı (plak) temizliği yaptırılmaz: Yanlış
    Anne adayları, hamilelik döneminde ağız ve diş sağlığına normal dönemden daha fazla özen göstermelidir. Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı, ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassas yapar. Bu nedenle hamilelik döneminde üç-dört aylık periyotlarla diş taşı temizliği yaptırmak, zorlaşan ağız hijyenini korumak için ideal bir yoldur.

    Hamilelik döneminde dental tedaviden kaçınmak gerekir: Doğru
    Bebeğin organ gelişim evresi olan hamileliğin ilk 3 ayında, etkili dental tedaviden kaçınılması gerekiyor.

    Acil müdahale gerektiren durumlarda bile dental tedaviden kaçınmalıdır: Yanlış 
    Diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini dental tedavinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve bir jinekoloğun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.

    Gebelikte ağız gargarası yapılmaz: Yanlış 
    Hamilelik döneminde ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.

    Hamileyseniz dikkat! Duyduklarınız yalan olabilir...

    Konu Saati  03:04  |  in  Kadın Sağlığı  |  Devamı»

    Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında kulaktan duyma bilgilerle dental tedaviler için yanlış kararlar alabiliyor. 

    Anne adaylarının bu dönemde duydukları yanlış ve doğru bilgiler hakkında Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu açıklamalarda bulundu.

    Her hamilelikte bir diş kaybedilir: Yanlış 
    Halk arasında ‘Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine yol açtığı, bu sebepten ötürü anne adaylarının diş kaybına uğradığı’ şeklindeki düşünce bilimsel bir gerçeği yansıtmıyor.

    Hamilelikte dişlerden kalsiyum çözünmesi olmaz: Doğru 
    Hamilelik döneminde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için anne adayının, günlük olarak 1200 ilâ 1500 mg kalsiyum alması gerekiyor. Anne adayı eğer kalsiyum ihtiyacını gıdalardan karşılayamazsa, bebeğin gelişimi için gerekli olan kalsiyum annenin kemiklerinden karşılanır. Ancak anne adayı hamilelik döneminde iyi beslenir yeterli ağız-diş bakımı yaparsa bu dönem, normal dönemden farklı bir diş sorunu ile karşılaşmaz.

    Hamileyken dişler daha az fırçalanmalı: Yanlış 
    Gebelik hormonlarının etkisi ile diş etleri daha çabuk kanayan anne adayı, dişlerini fırçalamaktan kaçınır. Ancak anne adayları, hamilelik döneminde diş sağlığına daha fazla özen göstermelidir. Sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce dişler özenli bir şekilde fırçalanmalıdır.

    Hamilelikten önce diş çürüğü tedavi edilmelidir: Doğru
    Dişlerde çürük varsa hamilelik öncesi tedavi edilmelidir. Hamilelikte çürük dişler erken doğuma, bebeğin düşük kilolu doğmasına yol açabilir.

    Kustuktan hemen sonra diş fırçalanmalı: Yanlış 
    Kustuktan hemen sonra diş fırçalanmamalı, ağız bol suyla çalkalanmalıdır. Aksi takdirde mide asidi ile birleşen diş fırçalama işlemi, dişlerin yapısında aşınmalara sebep olur.

    Hamileyken bol tatlı gıdalar yenirse çocuk kız, ekşi gıdalar yenirse erkek olur: Yanlış 
    Hamilelik sırasında beslenme, hem annenin hem de bebeğin genel sağlığı ve ağız-diş sağlığı için oldukça önemli. Ancak tüketilen gıdaların bebeğin cinsiyetini belirlemede hiçbir etkisi yoktur. Tersine, anne adayları özellikle yemek aralarında şekerden mümkün olduğu kadar uzak durmalı. Kurutulmuş meyve ve karamel gibi yapışkan şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

    Hamileyken diş taşı (plak) temizliği yaptırılmaz: Yanlış
    Anne adayları, hamilelik döneminde ağız ve diş sağlığına normal dönemden daha fazla özen göstermelidir. Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı, ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassas yapar. Bu nedenle hamilelik döneminde üç-dört aylık periyotlarla diş taşı temizliği yaptırmak, zorlaşan ağız hijyenini korumak için ideal bir yoldur.

    Hamilelik döneminde dental tedaviden kaçınmak gerekir: Doğru
    Bebeğin organ gelişim evresi olan hamileliğin ilk 3 ayında, etkili dental tedaviden kaçınılması gerekiyor.

    Acil müdahale gerektiren durumlarda bile dental tedaviden kaçınmalıdır: Yanlış 
    Diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini dental tedavinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve bir jinekoloğun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.

    Gebelikte ağız gargarası yapılmaz: Yanlış 
    Hamilelik döneminde ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.

    Hayatın dönüm noktalarından olan otuzlu yaşlarda; yılların izleri yüzümüzde belirmeye başlar. Bu durumda panik yapmak yerine, bazı önlemler alarak ve doğru bakım yöntemleri uygulayarak, yaşlılık izlerine dur diyebilirsiniz!

    Yaşlanmayı geciktirmek için antiaging ürünlere başlayın, antioksidan içerikli kremler kullanın. Geceleri meyve asidi içerikli kremler sürmeden uyumayın! Erken kırışıklıkların yerleşmesini peelingle durdurun, sarkan cildinizi mezoliftingle toplayın… Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; hem ruhsal hem de fiziksel açıdan önemli bir dönüm noktası olan otuzlu yaşlardaki cilt bakımının püf noktalarını anlattı.

    Ruhu da etkiler cildi de
    Otuzlu yaşlar; hayatın önemli bir dönüm noktası. Hayatın sorumlulukları bu yaşlarda artar; yoğun iş temposu, evlilik düzeni ve çocuk yetiştirme arasındaki dengeyi düzene koymak için zorlu bir mücadele verilir. Dönüm noktasının olduğu otuzlu yaşlarda yaşlanma belirtileri de görülmeye başlar.

    Ciltte birtakım değişiklikler gözlenir. Ancak alınacak bazı önlemlerle yaşlanma süreci geciktirilip,  kişinin kendisini daha iyi hissetmesi sağlanabilir; bu ruh hali hayata karşı daha güçlü mücadele verilmesine de katkı sağlar.

    Cildiniz kurur korkmayın
    Ergenlik dönemi boyunca devam eden yoğun yağlanma ve akne sorunu ilerleyen yıllarda azalmaya başlar, cildin yağ salgısı ve nem salgısında azalma görülür. Bu da otuzlu yaşlarda, kişilerin daha az yağlı ve daha nemsiz bir cilde sahip olmasına neden olur.

    Ergenlikteki güneş olgunlukta leke demek
    Cilt lekeleri kendini gösterir
    Ergenlik döneminde bilinçsizce yoğun güneşe maruz kalınması bu yaşlarda ciltte etkisini gösterir. Kılcal damar genişlemeleri, cilt lekeleri belirmeye başlar. Ergenlik döneminde solaryuma girenlerde bu sorunlar daha belirgin olarak gözlenir. Yaşa bağlı olarak ciltte kollajen ve elastin salgısında azalma başlar ki
    kırışıkların başlamasının ana nedeni bu maddelerin azalmasıdır.

    Doğru ürünleri seçin
    Otuzlu yaşlara merhaba diyenler, öncelikle kullanmış oldukları günlük bakım ürünlerine dikkat etmeliler. Cilt yapısına uygun olan bir temizleyiciyle cilt temizlendikten sonra, nemlendirici kullanılmalı. Yağlı cilt yapısına sahip olanlar, cildi kurutucu bir temizleyici tercih etmeli. Kuru cildi olanların da deriyi kurutmayan bir ürünle ciltlerini temizlemeleri gerekir. Tonik tarzı ürünler kuru cilde sahip olan kişiler önerilmezken, yağlı cildi olanlara tonik kullanımı uygun olur.

    Şimdi antiaging zamanı
    Kreminiz koruyucu olsun
    Kullanılacak nemlendiricinin yağlı cildi olanlarda hafif olmasına, kuru cilde sahiplerde ise yoğun yağ ve nem içermesine önem gösterilmeli. Nemlendiricide güneş koruyucu bulunması, güneşten kaynaklanan lekelerin tedavisi açısından faydalı olur.

    Antioksidan kremi iyi gelir
    Yaşlanmayı geciktirmek amacıyla kullanılacak antiaging ürünlerde; vitamin C, vitamin A, koenzim Q ve meyve asidi içermesine önem verilmeli. Otuzlu yaşlar, bu ürünlerin kullanılmasına başlanması açısından uygun bir zaman. Özellikle düzensiz beslenen, sigara içen ve yoğun stres altındaki kişilere antioksidan içerikli kremler önerilir.

    Ölü cilt için meyve asidi
    Geceleri meyve asitli krem
    Meyve asidi içerikli kremler ciltteki ölü tabakanın atılmasını kolaylaştırmanın yanında cilde parlaklık da kazandırır. Özellikle gece kullanımları tavsiye edilir. Gündüz kullanılacaklarsa da, arkasından güneş koruyucu sürülmeli. Göz çevresinde erken yaşlanma belirtilerinin hafifletilmesi amacıyla dermokozmetik
    ürün kullanıma başlanmalı.

    Kırışıklıkları durdurun
    Otuzlu yaşlar peeling uygulamaları için çok uygun bir zaman. Peeling hem oluşmaya başlayan erken kırışıklıkların yerleşmesini durdurur, hem de ciltte bulunan lekelerin tedavisini sağlar. Özellikle derin yerleşimli olduğu düşünülen lekelerde peeling işlemi,  krem tedavisiyle birlikte iyi bir tedavi yöntemi.

    Peelingle yıllara meydan okuyun
    Peelinginiz de meyveli olsun
    Peelingin üst tabakadaki hücrelerin soyularak atılmasını ve alttan sağlam canlı deri gelmesini sağlar. Peeling iki ya da üçer hafta arayla dört ile altı seans arasında yapılır. Peeling işlemi için kullanılacak asidin gücü, kişinin cilt yapısı ve mevcut olan soruna göre belirlenir.

    Güneşten korunun
    Peeling sonrası ciltte kızarıklık, hafif kabuklanma, kepeklenme gibi bulgular gözlenebilir. Bu bulgular birkaç günde nemlendiriciler ile hafifler. Peeling sonrası yeni gelen deri güneşe karşı çok hassas olacağından, güneşten korunmak çok önemli. Güneş koruyucu kullanımına tedavi sonrası da devam edilmeli.

    Mezoliftingle gençleşin
    Sarkan cilde neştersiz önlem
    Otuzlu yaşlarda ciltte görülmeye başlanan sarkma, elastikiyet kaybı ve kırışıklıklar, mezolifting ile tedavi edilebilir. Cildi yenileyen antioksidanlar, vitaminler ve mineraller, cilde nem kazandıran hyarülonik asit maddesi minik iğnelerle cilt altına enjekte edilir. Cilt nemlenmiş, parlak görünüm kazanmış ve yenilenmiş olur. Ortalama 4-6 seans, 2-4 haftalık aralıklarla uygulanır.

    Boynunuz da kuğu gibi olsun
    Yüz dışında boyun, dekolte bölgesi ve eller mezolifting uygulanabilen diğer alanlardır. Ağrısı minimal olduğu için uygulama öncesi lokal anestezik krem uygulanması yeterli olur. Mezoliftingin yan etkisi yok denecek kadar az.

    Botoksla çizgilerin yerleşmesini engelleyin
    Çizgiler kader değil
    Otuzlu yaşlarda hafif belirmeye başlayan çizgiler botulinum toksini ya da bilinen ismiyle botoks işlemiyle tedavi edilir. Bu yaşlarda yapılacak botoks, çizgilerin yerleşmesini engeller. Özellikle yüzün üst kısmı ve göz çevresinde bulunan çizgilerinin ortadan kalkmasında faydalı olur.

    Otuzlu yaşlarda cilt sağlığı için dikkat

    Konu Saati  03:04  |  in  Kadın Sağlığı  |  Devamı»

    Hayatın dönüm noktalarından olan otuzlu yaşlarda; yılların izleri yüzümüzde belirmeye başlar. Bu durumda panik yapmak yerine, bazı önlemler alarak ve doğru bakım yöntemleri uygulayarak, yaşlılık izlerine dur diyebilirsiniz!

    Yaşlanmayı geciktirmek için antiaging ürünlere başlayın, antioksidan içerikli kremler kullanın. Geceleri meyve asidi içerikli kremler sürmeden uyumayın! Erken kırışıklıkların yerleşmesini peelingle durdurun, sarkan cildinizi mezoliftingle toplayın… Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; hem ruhsal hem de fiziksel açıdan önemli bir dönüm noktası olan otuzlu yaşlardaki cilt bakımının püf noktalarını anlattı.

    Ruhu da etkiler cildi de
    Otuzlu yaşlar; hayatın önemli bir dönüm noktası. Hayatın sorumlulukları bu yaşlarda artar; yoğun iş temposu, evlilik düzeni ve çocuk yetiştirme arasındaki dengeyi düzene koymak için zorlu bir mücadele verilir. Dönüm noktasının olduğu otuzlu yaşlarda yaşlanma belirtileri de görülmeye başlar.

    Ciltte birtakım değişiklikler gözlenir. Ancak alınacak bazı önlemlerle yaşlanma süreci geciktirilip,  kişinin kendisini daha iyi hissetmesi sağlanabilir; bu ruh hali hayata karşı daha güçlü mücadele verilmesine de katkı sağlar.

    Cildiniz kurur korkmayın
    Ergenlik dönemi boyunca devam eden yoğun yağlanma ve akne sorunu ilerleyen yıllarda azalmaya başlar, cildin yağ salgısı ve nem salgısında azalma görülür. Bu da otuzlu yaşlarda, kişilerin daha az yağlı ve daha nemsiz bir cilde sahip olmasına neden olur.

    Ergenlikteki güneş olgunlukta leke demek
    Cilt lekeleri kendini gösterir
    Ergenlik döneminde bilinçsizce yoğun güneşe maruz kalınması bu yaşlarda ciltte etkisini gösterir. Kılcal damar genişlemeleri, cilt lekeleri belirmeye başlar. Ergenlik döneminde solaryuma girenlerde bu sorunlar daha belirgin olarak gözlenir. Yaşa bağlı olarak ciltte kollajen ve elastin salgısında azalma başlar ki
    kırışıkların başlamasının ana nedeni bu maddelerin azalmasıdır.

    Doğru ürünleri seçin
    Otuzlu yaşlara merhaba diyenler, öncelikle kullanmış oldukları günlük bakım ürünlerine dikkat etmeliler. Cilt yapısına uygun olan bir temizleyiciyle cilt temizlendikten sonra, nemlendirici kullanılmalı. Yağlı cilt yapısına sahip olanlar, cildi kurutucu bir temizleyici tercih etmeli. Kuru cildi olanların da deriyi kurutmayan bir ürünle ciltlerini temizlemeleri gerekir. Tonik tarzı ürünler kuru cilde sahip olan kişiler önerilmezken, yağlı cildi olanlara tonik kullanımı uygun olur.

    Şimdi antiaging zamanı
    Kreminiz koruyucu olsun
    Kullanılacak nemlendiricinin yağlı cildi olanlarda hafif olmasına, kuru cilde sahiplerde ise yoğun yağ ve nem içermesine önem gösterilmeli. Nemlendiricide güneş koruyucu bulunması, güneşten kaynaklanan lekelerin tedavisi açısından faydalı olur.

    Antioksidan kremi iyi gelir
    Yaşlanmayı geciktirmek amacıyla kullanılacak antiaging ürünlerde; vitamin C, vitamin A, koenzim Q ve meyve asidi içermesine önem verilmeli. Otuzlu yaşlar, bu ürünlerin kullanılmasına başlanması açısından uygun bir zaman. Özellikle düzensiz beslenen, sigara içen ve yoğun stres altındaki kişilere antioksidan içerikli kremler önerilir.

    Ölü cilt için meyve asidi
    Geceleri meyve asitli krem
    Meyve asidi içerikli kremler ciltteki ölü tabakanın atılmasını kolaylaştırmanın yanında cilde parlaklık da kazandırır. Özellikle gece kullanımları tavsiye edilir. Gündüz kullanılacaklarsa da, arkasından güneş koruyucu sürülmeli. Göz çevresinde erken yaşlanma belirtilerinin hafifletilmesi amacıyla dermokozmetik
    ürün kullanıma başlanmalı.

    Kırışıklıkları durdurun
    Otuzlu yaşlar peeling uygulamaları için çok uygun bir zaman. Peeling hem oluşmaya başlayan erken kırışıklıkların yerleşmesini durdurur, hem de ciltte bulunan lekelerin tedavisini sağlar. Özellikle derin yerleşimli olduğu düşünülen lekelerde peeling işlemi,  krem tedavisiyle birlikte iyi bir tedavi yöntemi.

    Peelingle yıllara meydan okuyun
    Peelinginiz de meyveli olsun
    Peelingin üst tabakadaki hücrelerin soyularak atılmasını ve alttan sağlam canlı deri gelmesini sağlar. Peeling iki ya da üçer hafta arayla dört ile altı seans arasında yapılır. Peeling işlemi için kullanılacak asidin gücü, kişinin cilt yapısı ve mevcut olan soruna göre belirlenir.

    Güneşten korunun
    Peeling sonrası ciltte kızarıklık, hafif kabuklanma, kepeklenme gibi bulgular gözlenebilir. Bu bulgular birkaç günde nemlendiriciler ile hafifler. Peeling sonrası yeni gelen deri güneşe karşı çok hassas olacağından, güneşten korunmak çok önemli. Güneş koruyucu kullanımına tedavi sonrası da devam edilmeli.

    Mezoliftingle gençleşin
    Sarkan cilde neştersiz önlem
    Otuzlu yaşlarda ciltte görülmeye başlanan sarkma, elastikiyet kaybı ve kırışıklıklar, mezolifting ile tedavi edilebilir. Cildi yenileyen antioksidanlar, vitaminler ve mineraller, cilde nem kazandıran hyarülonik asit maddesi minik iğnelerle cilt altına enjekte edilir. Cilt nemlenmiş, parlak görünüm kazanmış ve yenilenmiş olur. Ortalama 4-6 seans, 2-4 haftalık aralıklarla uygulanır.

    Boynunuz da kuğu gibi olsun
    Yüz dışında boyun, dekolte bölgesi ve eller mezolifting uygulanabilen diğer alanlardır. Ağrısı minimal olduğu için uygulama öncesi lokal anestezik krem uygulanması yeterli olur. Mezoliftingin yan etkisi yok denecek kadar az.

    Botoksla çizgilerin yerleşmesini engelleyin
    Çizgiler kader değil
    Otuzlu yaşlarda hafif belirmeye başlayan çizgiler botulinum toksini ya da bilinen ismiyle botoks işlemiyle tedavi edilir. Bu yaşlarda yapılacak botoks, çizgilerin yerleşmesini engeller. Özellikle yüzün üst kısmı ve göz çevresinde bulunan çizgilerinin ortadan kalkmasında faydalı olur.

    28 Temmuz 2013 Pazar

    Bazı babaların çocuklarını bebek arabasında gezdirmekten pek haz etmedikleri gibi bir gerçek var. Bu durumu oluşturan en önemli sebeplerden birisi de bebek arabalarının çok "kadınsı" olmalarının etkisi olduğunu düşünen araba üreticisi Skoda, Octavia vRS araçlarının üçüncü neslini de kutlamak adına biraz(epey) farklı bir tasarıma sahip bebek arabası üretmeyi düşünmüş ve bir prototip üretmiş de: 

    VRS Mega Man-Pram: Skoda'dan Dev Bebek Arabası

    Konu Saati  06:40  |  in  İlginçlikler  |  Devamı»

    Bazı babaların çocuklarını bebek arabasında gezdirmekten pek haz etmedikleri gibi bir gerçek var. Bu durumu oluşturan en önemli sebeplerden birisi de bebek arabalarının çok "kadınsı" olmalarının etkisi olduğunu düşünen araba üreticisi Skoda, Octavia vRS araçlarının üçüncü neslini de kutlamak adına biraz(epey) farklı bir tasarıma sahip bebek arabası üretmeyi düşünmüş ve bir prototip üretmiş de: 

    26 Temmuz 2013 Cuma

    Büyük telefon fobisi olanlar için son derece keyifle kullanabilecekleri üst düzey akıllı telefonların mini modelleri de artık akıllı telefon pazarında rekabet unsuru haline geldiler. Bir çok akıllı telefon üreticisi ya mini modeller üretti ya da üretmek gibi planları bulunuyor.

    Avuç içinde tutulamayan tabletphone diye nitelendirilen tablet-telefon karışımı akıllı telefonların üst düzey

    Samsung S4 Mini Fiyatı ve Özellikleri

    Konu Saati  01:51  |  in  Samsung  |  Devamı»

    Büyük telefon fobisi olanlar için son derece keyifle kullanabilecekleri üst düzey akıllı telefonların mini modelleri de artık akıllı telefon pazarında rekabet unsuru haline geldiler. Bir çok akıllı telefon üreticisi ya mini modeller üretti ya da üretmek gibi planları bulunuyor.

    Avuç içinde tutulamayan tabletphone diye nitelendirilen tablet-telefon karışımı akıllı telefonların üst düzey

    24 Temmuz 2013 Çarşamba

    ,Deniz Kumu Faydalımıdır,Plaj Kumu Faydalımıdır
    Deniz Kumunun Faydaları
    Deniz Kumunun Faydaları
    Deniz Kumu,Plaj Kumu,Deniz Kumunun Faydaları,Plaj Kumunun Faydaları,Deniz Kumu Faydalımıdır,Plaj Kumu Faydalımıdır
    Yaz geldiğinde en çok hayali kurulan istenieln deniz kum güneş üçlüsüdür.. Denizin ve güzeniş vücudumuz için sayısız faydası mevcut.. Ya kumun.. Deniz kumu/plaj kumu faydalımıdır sizce ? Gelin bu sorunun cevbaını hep birlikte görelim.. Deniz kumunun faydaları nelermiş..

    Deniz Kumu,Plaj Kumu,Deniz Kumunun Faydaları,Plaj Kumunun Faydaları,Deniz Kumu Faydalımıdır,Plaj Kumu Faydalımıdır
    Yazın gelmesiyle deniz ve güneşten faydalanırken, kumdan da faydalanmayı ihmal etmeyin.
    Tatilde hem yürüyüş yapmak hem de sağlıklı kalmak için sizde deniz kumunu deneyin. İşte kumun bilmediğiniz faydaları.
    *Islak deniz kumunda yürüyüş yapmak kan damarlarının genişlemesine ve kanın yukarı doğru pompalanmasını sağlayarak kan akışını arttırır.
    *Kireçlenme ve romatizma hastalığını tedavi edicidir
    *Bazı cilt hastalıklarını tedavi edicidir.
    *Doğal peeling etkisi vardır.
    Deniz Kumu,Plaj Kumu,Deniz Kumunun Faydaları,Plaj Kumunun Faydaları,Deniz Kumu Faydalımıdır,Plaj Kumu Faydalımıdır

    Deniz Kumunun Faydaları

    Konu Saati  05:17  |  in  Plaj Kumunun Faydaları  |  Devamı»

    ,Deniz Kumu Faydalımıdır,Plaj Kumu Faydalımıdır
    Deniz Kumunun Faydaları
    Deniz Kumunun Faydaları
    Deniz Kumu,Plaj Kumu,Deniz Kumunun Faydaları,Plaj Kumunun Faydaları,Deniz Kumu Faydalımıdır,Plaj Kumu Faydalımıdır
    Yaz geldiğinde en çok hayali kurulan istenieln deniz kum güneş üçlüsüdür.. Denizin ve güzeniş vücudumuz için sayısız faydası mevcut.. Ya kumun.. Deniz kumu/plaj kumu faydalımıdır sizce ? Gelin bu sorunun cevbaını hep birlikte görelim.. Deniz kumunun faydaları nelermiş..

    Deniz Kumu,Plaj Kumu,Deniz Kumunun Faydaları,Plaj Kumunun Faydaları,Deniz Kumu Faydalımıdır,Plaj Kumu Faydalımıdır
    Yazın gelmesiyle deniz ve güneşten faydalanırken, kumdan da faydalanmayı ihmal etmeyin.
    Tatilde hem yürüyüş yapmak hem de sağlıklı kalmak için sizde deniz kumunu deneyin. İşte kumun bilmediğiniz faydaları.
    *Islak deniz kumunda yürüyüş yapmak kan damarlarının genişlemesine ve kanın yukarı doğru pompalanmasını sağlayarak kan akışını arttırır.
    *Kireçlenme ve romatizma hastalığını tedavi edicidir
    *Bazı cilt hastalıklarını tedavi edicidir.
    *Doğal peeling etkisi vardır.
    Deniz Kumu,Plaj Kumu,Deniz Kumunun Faydaları,Plaj Kumunun Faydaları,Deniz Kumu Faydalımıdır,Plaj Kumu Faydalımıdır

    22 Temmuz 2013 Pazartesi

    Öncelikle Canonical Indiegogo isimli bağış sitesinde 32 milyon $ lık bir fon oluşturup Ubuntu Edge isimli telefonunu üretmeyi planlıyor. Gariptir Canonical gibi bir şirket fon oluşturmak için bağış yoluna başvurmuş durumda ve şu an için 700 bin dolarlık bir bağışı toplamış görünüyor.




    Ubuntu Edge isimli akıllı telefon piyasaya çıktığında 830$ gibi bir etiketle çıkacak ancak bu fona bağış

    Canonical İlk Ubuntu Akıllı Telefonunu Duyurdu: Ubuntu Edge

    Konu Saati  12:01  |  in  Ubuntu  |  Devamı»

    Öncelikle Canonical Indiegogo isimli bağış sitesinde 32 milyon $ lık bir fon oluşturup Ubuntu Edge isimli telefonunu üretmeyi planlıyor. Gariptir Canonical gibi bir şirket fon oluşturmak için bağış yoluna başvurmuş durumda ve şu an için 700 bin dolarlık bir bağışı toplamış görünüyor.




    Ubuntu Edge isimli akıllı telefon piyasaya çıktığında 830$ gibi bir etiketle çıkacak ancak bu fona bağış

    Andreas Hammer isimli bir mühendis Unicef programı dahilinde ürettiği "ter arıtma makinesini" tanıttı. İlk intiba hoş olmayabiliyor ve insan "ter arıtma makinesi mi?!" diye sorabiliyor. Fakat Dünyamızın başta küresel ısınma olmak üzere çeşitli çevre felaketlerinin eşiğine gelmiş olmasından sebep sınırlı kaynaklarının daha da sınırlı hale gelmesine kısmen de olsa çözüm sunabilecek bu proje

    Terinizi İçilebilir Yapan Ter Arıtma Makinesi

    Konu Saati  10:58  |  in  Yeşil Dünya  |  Devamı»

    Andreas Hammer isimli bir mühendis Unicef programı dahilinde ürettiği "ter arıtma makinesini" tanıttı. İlk intiba hoş olmayabiliyor ve insan "ter arıtma makinesi mi?!" diye sorabiliyor. Fakat Dünyamızın başta küresel ısınma olmak üzere çeşitli çevre felaketlerinin eşiğine gelmiş olmasından sebep sınırlı kaynaklarının daha da sınırlı hale gelmesine kısmen de olsa çözüm sunabilecek bu proje

    Lavanta Yağının Yararları,Lavantanın Zararları, Lavanta Yağının Zararları
    Lavanta ve Lavanta Yağının Faydaları Zararları
    Lavantanın Faydaları ve Zararları
    Lavantanın Faydaları,Lavantanın Saça Faydaları, Lavantanın Cilde faydaları,Lavanta Yağının Faydaları, Lavanta Yağının Yararları,Lavantanın Zararları, Lavanta Yağının Zararları
    En sevilen renklerden biri olan mor rengi ile, hem sağlık hem de güzellik için çağlardan beri kullanılan lavantanın faydaları konusunda sizleri bilgilendirmek istedik. Lavanta sadece çiçek olarak değil lavanta yağı ve lavanta çayı olarak da insanlığın hizmetinde olan bir bitki..Baklaım lavantanın ve lavanta yağının faydaları nelermiş..


    Lavantanın Faydaları,Lavantanın Saça Faydaları,Lavantanın Cilde faydaları,Lavanta Yağının Faydaları, Lavanta Yağının Yararları,Lavantanın Zararları,Lavanta Yağının Zararları
    * Saç derisine sürüldüğünde saç dökülmesini azaltır.
    * Lavanta çiçeği yağı kapalı göze kompres yapılırsa gözleri kuvvetlendirir ve rahatlık verir.
    * Karın şişliğine ve migren ağrılarına iyi gelir.
    * Lavanta suyuyla cilt temizlenirse, cilde canlılık kazandırır.
    * Sivilce ve aknelerin solmasına yardımcı olur.
    * Lavanta yağı, ciltte sertleşmiş bölgeleri yumuşatır.
    * Yemek ve salatalara 2-3 damla lavanta yağı katmak cinsel gücü arttırıcı etki gösterir.
    * Cildi yatıştırır.
    * İdrar ve gaz söktürür.
    * Lavanta yağı, egzama, yanık, sedef, akne gibi cilt rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.
    * Özellikle karaciğere çok faydalıdır. Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. Karaciğer yetmezliği, hepatit B ve C, sarılık gibi hastalıklarda faydası görülür.
    * Lavanta çayı, romatizma ağrılarını hafifletir.
    Lavantanın Zararları,Lavanta Yağının Zararları,Lavantanın yan Etkileri,Lavantqa Yağının yan Etkileri
    Lavanta yağının aşırısı zararlı olabileceğinden 5-6 damladan fazla almamak gerekir. İçki kullananlar, hamileler ve emziren anneler lavanta kullanmamalıdır.
    Lavantanın Faydaları,Lavantanın Saça Faydaları,Lavantanın Cilde faydaları,Lavanta Yağının Faydaları, Lavanta Yağının Yararları,Lavantanın Zararları,Lavanta Yağının Zararları

    Lavantanın Faydaları ve Zararları

    Konu Saati  08:39  |  in  Lavantanın Zararları  |  Devamı»

    Lavanta Yağının Yararları,Lavantanın Zararları, Lavanta Yağının Zararları
    Lavanta ve Lavanta Yağının Faydaları Zararları
    Lavantanın Faydaları ve Zararları
    Lavantanın Faydaları,Lavantanın Saça Faydaları, Lavantanın Cilde faydaları,Lavanta Yağının Faydaları, Lavanta Yağının Yararları,Lavantanın Zararları, Lavanta Yağının Zararları
    En sevilen renklerden biri olan mor rengi ile, hem sağlık hem de güzellik için çağlardan beri kullanılan lavantanın faydaları konusunda sizleri bilgilendirmek istedik. Lavanta sadece çiçek olarak değil lavanta yağı ve lavanta çayı olarak da insanlığın hizmetinde olan bir bitki..Baklaım lavantanın ve lavanta yağının faydaları nelermiş..


    Lavantanın Faydaları,Lavantanın Saça Faydaları,Lavantanın Cilde faydaları,Lavanta Yağının Faydaları, Lavanta Yağının Yararları,Lavantanın Zararları,Lavanta Yağının Zararları
    * Saç derisine sürüldüğünde saç dökülmesini azaltır.
    * Lavanta çiçeği yağı kapalı göze kompres yapılırsa gözleri kuvvetlendirir ve rahatlık verir.
    * Karın şişliğine ve migren ağrılarına iyi gelir.
    * Lavanta suyuyla cilt temizlenirse, cilde canlılık kazandırır.
    * Sivilce ve aknelerin solmasına yardımcı olur.
    * Lavanta yağı, ciltte sertleşmiş bölgeleri yumuşatır.
    * Yemek ve salatalara 2-3 damla lavanta yağı katmak cinsel gücü arttırıcı etki gösterir.
    * Cildi yatıştırır.
    * İdrar ve gaz söktürür.
    * Lavanta yağı, egzama, yanık, sedef, akne gibi cilt rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.
    * Özellikle karaciğere çok faydalıdır. Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. Karaciğer yetmezliği, hepatit B ve C, sarılık gibi hastalıklarda faydası görülür.
    * Lavanta çayı, romatizma ağrılarını hafifletir.
    Lavantanın Zararları,Lavanta Yağının Zararları,Lavantanın yan Etkileri,Lavantqa Yağının yan Etkileri
    Lavanta yağının aşırısı zararlı olabileceğinden 5-6 damladan fazla almamak gerekir. İçki kullananlar, hamileler ve emziren anneler lavanta kullanmamalıdır.
    Lavantanın Faydaları,Lavantanın Saça Faydaları,Lavantanın Cilde faydaları,Lavanta Yağının Faydaları, Lavanta Yağının Yararları,Lavantanın Zararları,Lavanta Yağının Zararları

    18 Temmuz 2013 Perşembe

    Kumpir Evde Yapılırmı,Kumpir Evde,Kumpir Evde Nasıl Yapılır,Evde Kolay Kumpir Tarifi
    Evde Kumpir Yapımı
    Evde Kumpir Nasıl Yapılır ?
    Evde Kumpir Yapımı,Evde Kumpir Nasıl yapılır,Kumpir tarifi,Kumpir Yapılışı,Kumpir Nasıl Yapılır,Kumpir Evde Yapılırmı,Kumpir Evde,Kumpir Evde Nasıl Yapılır,Evde Kolay Kumpir Tarifi
    Eğer siz de kumpir sevenlerden iseniz bu muhteşem lezzeti kendiniz de evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Bu gün sizlerle evde kumpir nasıl yapılır konusunu paylaşacağız.. Kağıt kalemleriniz hazı ise, hemen malzemeleri saymaya başlayalım.

    Evde Kumpir yapımı İçin Gerekli Malzemeler ;
    *4 adet orta boy patates,
    *4 tatlı kaşığı tereyağı,,
    *4 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri
    *4 çay kaşığı tuz,
    *4yemek kaşığı yoğurt,
    *4 çay kaşığı ince doğranmış dereotu,
    *1 su bardağı garnitür konservesi,
    Evde Kumpir Yapımı,Evde Kumpir Nasıl yapılır,Kumpir tarifi,Kumpir Yapılışı,Kumpir Nasıl Yapılır,Kumpir Evde Yapılırmı,Kumpir Evde,Kumpir Evde Nasıl Yapılır,Evde Kolay Kumpir Tarifi
    Patatesleri bol suyla yıkadıktan sonra teker teker alüminyum folyoya sarın.Önceden ısıtılmış 200 derece fırına yerleştirip ortalama 30 dakika pişirin.Pişen patatesleri fırından çıkarıp yatay şekilde ortadan kesin.Tatlı kaşığı yardımıyla tereyağı ve tuzu patatesin içine koyup karıştırın.Garnitürü, patateslere pay edin.Rendelenmiş kaşar peyniri ve yoğurt koyup karıştırın.Üzerine dereotu serpiştirip servis yapın. Afiyet olsun...
    Evde Kumpir Yapımı,Evde Kumpir Nasıl yapılır,Kumpir tarifi,Kumpir Yapılışı,Kumpir Nasıl Yapılır,Kumpir Evde Yapılırmı,Kumpir Evde,Kumpir Evde Nasıl Yapılır,Evde Kolay Kumpir Tarifi

    Evde Kumpir Nasıl Yapılır ?

    Konu Saati  03:27  |  in  Kumpir Yapılışı  |  Devamı»

    Kumpir Evde Yapılırmı,Kumpir Evde,Kumpir Evde Nasıl Yapılır,Evde Kolay Kumpir Tarifi
    Evde Kumpir Yapımı
    Evde Kumpir Nasıl Yapılır ?
    Evde Kumpir Yapımı,Evde Kumpir Nasıl yapılır,Kumpir tarifi,Kumpir Yapılışı,Kumpir Nasıl Yapılır,Kumpir Evde Yapılırmı,Kumpir Evde,Kumpir Evde Nasıl Yapılır,Evde Kolay Kumpir Tarifi
    Eğer siz de kumpir sevenlerden iseniz bu muhteşem lezzeti kendiniz de evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Bu gün sizlerle evde kumpir nasıl yapılır konusunu paylaşacağız.. Kağıt kalemleriniz hazı ise, hemen malzemeleri saymaya başlayalım.

    Evde Kumpir yapımı İçin Gerekli Malzemeler ;
    *4 adet orta boy patates,
    *4 tatlı kaşığı tereyağı,,
    *4 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri
    *4 çay kaşığı tuz,
    *4yemek kaşığı yoğurt,
    *4 çay kaşığı ince doğranmış dereotu,
    *1 su bardağı garnitür konservesi,
    Evde Kumpir Yapımı,Evde Kumpir Nasıl yapılır,Kumpir tarifi,Kumpir Yapılışı,Kumpir Nasıl Yapılır,Kumpir Evde Yapılırmı,Kumpir Evde,Kumpir Evde Nasıl Yapılır,Evde Kolay Kumpir Tarifi
    Patatesleri bol suyla yıkadıktan sonra teker teker alüminyum folyoya sarın.Önceden ısıtılmış 200 derece fırına yerleştirip ortalama 30 dakika pişirin.Pişen patatesleri fırından çıkarıp yatay şekilde ortadan kesin.Tatlı kaşığı yardımıyla tereyağı ve tuzu patatesin içine koyup karıştırın.Garnitürü, patateslere pay edin.Rendelenmiş kaşar peyniri ve yoğurt koyup karıştırın.Üzerine dereotu serpiştirip servis yapın. Afiyet olsun...
    Evde Kumpir Yapımı,Evde Kumpir Nasıl yapılır,Kumpir tarifi,Kumpir Yapılışı,Kumpir Nasıl Yapılır,Kumpir Evde Yapılırmı,Kumpir Evde,Kumpir Evde Nasıl Yapılır,Evde Kolay Kumpir Tarifi

    17 Temmuz 2013 Çarşamba

    Son dönemde sürekli atılımlar yapan Linux dağıtımları bu hamlelerini oyun severleri de bünyesine katacak şekilde gelişmelerle taçlandırıyorlar. Valve'ın Steam oyun merkezinin kapılarının Linux'e açılmasının meyvelerini Linux dağıtımları yavaş yavaş toplamaya başlıyorlar. (Windows oyuncuları kaybetmek üzeresin!)




    Bir çok oyuncunun tutkuyla oynadığı Warcraft'ın savaş modu DotA(Defence of the

    Dota 2 Linux'e Geliyor

    Konu Saati  13:35  |  in  Ubuntu  |  Devamı»

    Son dönemde sürekli atılımlar yapan Linux dağıtımları bu hamlelerini oyun severleri de bünyesine katacak şekilde gelişmelerle taçlandırıyorlar. Valve'ın Steam oyun merkezinin kapılarının Linux'e açılmasının meyvelerini Linux dağıtımları yavaş yavaş toplamaya başlıyorlar. (Windows oyuncuları kaybetmek üzeresin!)




    Bir çok oyuncunun tutkuyla oynadığı Warcraft'ın savaş modu DotA(Defence of the

    16 Temmuz 2013 Salı

    Twitterın güvenlik açıklarına kapı aralamasından ötürü uzun süredir eleştirilen konularından birisi olan iki aşamalı doğrulamayı kullanmıyor olmayışı bugünden itibaren twitterın yaptığı güncelleme ile tarihe karışmış oldu.

    Yapılan resmi duyuru metni orijinal olarak şöyle:



     Bugün Twitter hesabınızı daha iyi koruyacak yeni bir güvenlik özelliğini sunuyoruz: giriş doğrulaması.


    Peki iki aşamalı

    Twitter İki Aşamalı Doğrulamayı Devreye Soktu

    Konu Saati  00:11  |  in  Twitter  |  Devamı»

    Twitterın güvenlik açıklarına kapı aralamasından ötürü uzun süredir eleştirilen konularından birisi olan iki aşamalı doğrulamayı kullanmıyor olmayışı bugünden itibaren twitterın yaptığı güncelleme ile tarihe karışmış oldu.

    Yapılan resmi duyuru metni orijinal olarak şöyle:



     Bugün Twitter hesabınızı daha iyi koruyacak yeni bir güvenlik özelliğini sunuyoruz: giriş doğrulaması.


    Peki iki aşamalı

    15 Temmuz 2013 Pazartesi

    Explorer yeni sürümünün eskisiyle alakası olmadığını, geçmişten dersler alarak bambaşka bir tarayıcı yarattıkları tüm dünyaya söylüyor. Deneyen biri olarak, ben de karşılaştığım sonuca şaşırdım diyebilirim. Explorer 10, eski versiyonlarına göre, %20’lik bir performans artışı sunarken, HTML5 ve CSS3 gibi yeni web teknolojilerinde ise %60 a varan performans artışı sunuyor.

    Tabletler için de

    Yeni Internet Explorer 10 bu sefer olmuş!

    Konu Saati  05:56  |  in  İnternet Tarayıcılar  |  Devamı»

    Explorer yeni sürümünün eskisiyle alakası olmadığını, geçmişten dersler alarak bambaşka bir tarayıcı yarattıkları tüm dünyaya söylüyor. Deneyen biri olarak, ben de karşılaştığım sonuca şaşırdım diyebilirim. Explorer 10, eski versiyonlarına göre, %20’lik bir performans artışı sunarken, HTML5 ve CSS3 gibi yeni web teknolojilerinde ise %60 a varan performans artışı sunuyor.

    Tabletler için de

    13 Temmuz 2013 Cumartesi

    Tatile cebinde yeni bir akıllı telefonla gitmek isteyenler için çok sayıda yeni seçenek var. Peki, beklentilerinize en iyi cevap veren ürün hangisi?

    Akıllı telefon seçenekleri artarken ,”hangisini almalı?” sorusunun yanıtını bulmak da zorlaşıyor. Hangi akıllı telefonu seçeceğinize kolayca karar vermeniz için Teknolog öne çıkan modelleri inceledi.

    Samsung Galaxy Note 2

    Phablet sınıfı

    Akıllı Telefonlardan Hangisini Seçmeli?

    Konu Saati  07:32  |  in  Android Haber  |  Devamı»

    Tatile cebinde yeni bir akıllı telefonla gitmek isteyenler için çok sayıda yeni seçenek var. Peki, beklentilerinize en iyi cevap veren ürün hangisi?

    Akıllı telefon seçenekleri artarken ,”hangisini almalı?” sorusunun yanıtını bulmak da zorlaşıyor. Hangi akıllı telefonu seçeceğinize kolayca karar vermeniz için Teknolog öne çıkan modelleri inceledi.

    Samsung Galaxy Note 2

    Phablet sınıfı

    10 Temmuz 2013 Çarşamba

    Libido kaybı ile ilgili mutlu değilseniz, yerleşik hale gelmeden önce bunu aşmak en iyisidir.

    İlişki içinde aşağıdakilerden herhangi birini yaşıyor musunuz?

    *Sizin için dokunmak sadece yatak odasında mı yer alır?
    *Seks sizin için paylaşmak değildir.
    *Artık seks için sabırsızlanmıyorsunuz.
    *Seks sizin için mekanik ve rutin.
    *Eşiniz hakkında cinsel düşünceler ya da fanteziler üretmiyorsunuz.
    *Ayda an fazla bir ya da iki kez seks yapıyorsunuz.

    Yukarıdaki belirtilerden biri veya daha fazlası varsa, cinsel istek kaybı yaşıyorsunuz demektir.. Libido kaybı ile ilgili mutlu değilseniz, yerleşik hale gelmeden önce bunu aşmak en iyisidir.

    1- Cinsel yaşamınızı egzersiz ile artırın 
    Koşu, yürüyüş, yüzme veya zevk alabileceğiniz herhangi bir fiziksel aktivite. Egzersiz yaparken, kendinizi biraz fazla zorlayın. Bunu başarırsanız canlılık duygusunu hissedersiniz. Bu fiziksel güven sizi, cinsel güven içine taşıyacak. Seks ve egzersiz de stresi azaltmak, rahat ve mutlu olmanıza yardımcı olacaktır. Egzersiz aynı zamanda cinsel isteği artırmaya yardımcı olur. Egzersiz, sağlıklı bir diyet ve yeterli uyku ile birlikte, cinsel dürtüyü artırabilir.

    2- Seks her zaman mükemmel değildir 
    Her cinsel karşılaşmanın mükemmel olması gerektiği gerçeğini bir kenara bırakın. Bu tür bir beklenti seks yaşamınızda performans düşüklüğüne ve hatta anksiyeteye bile yol açabilir. Dünya genelinde cinsel birlikteliğin %30 ile %40'ı karşılıklı olarak tatmin edici olabilir.

    3- Cinsel fantezilerle kendinizi şımartın 
    Eşinizle beraber deneyim kazanmak istiyorsanız, yeni erotik filmler, erotik kitaplar size arzu bakımından değişik bir potansiyel sunabilir. Hem siz hem de eşiniz fantezileriniz hakkında birbirinizle konuşun.

    4- Programlı seks
    Seks, son derece spontane olmalıdır. Sadece anın ısısı ile tabii ki harika olur. Ancak, gerçekte, her şey her zaman bu şekilde olmuyor.  Bazen işlerden, sorumluluklardan fırsat kalmıyor. Bunun için zaman ayıramıyorsanız en azından bir süre programlı bir şekilde cinsel birliktelik yaşayabilirsiniz.

    5- Fazla odaklanmak 
    Sadece genital değil onu diğer erojen bölgeler üzerinde yoğunlaşırken, performans ve basınç artışı zevk azaltabilir. Potansiyel zevk noktalarınızı keşfetmek ve cinsel uyarılma aşırı duyarlı olan bu alanlarda daha fazla zaman geçirmek için birbirinizin vücudunu keşfedin. Hedef odaklı, zevk odaklı olun.

    6- Çift olarak sosyalleşin
    Diğer insanlarla birlikte bir akşam yemeği partisine gitmek ya da onları evinize çağırmak size mutlu günlerinizi yeniden hatırlatacak ve kendinizi daha genç daha enerjik hissedeceksiniz. Ve hatta hiç tanımadığınız insanlarla sohbet ederken birbirinizi kıskanabilir ve yeniden arzu duymaya başlayabilirsiniz.

    7- Profesyonel yardım alın
    Libido kaybı söz konusu olduğunda, Seks ve evlilik uzmanları, yararlı olabilir. Rol oynayan olabilecek herhangi bir tıbbi koşullar olup olmadığını görmek için doktorunuza danışın. Libido kaybına neden olabilecek bir anti-depresan ilaçlar, alıyorsanız, doktorunuza danışarak bırakın ya da alternatifleri konuşun.

    8- İhtiyaçları hakkında konuşun 
    Cinsel yaşam geliştirmek için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri, eşiniz ile iyi iletişim kurmaktır.

    İstekleri artırmanın 8 yolu burada...

    Konu Saati  04:50  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Libido kaybı ile ilgili mutlu değilseniz, yerleşik hale gelmeden önce bunu aşmak en iyisidir.

    İlişki içinde aşağıdakilerden herhangi birini yaşıyor musunuz?

    *Sizin için dokunmak sadece yatak odasında mı yer alır?
    *Seks sizin için paylaşmak değildir.
    *Artık seks için sabırsızlanmıyorsunuz.
    *Seks sizin için mekanik ve rutin.
    *Eşiniz hakkında cinsel düşünceler ya da fanteziler üretmiyorsunuz.
    *Ayda an fazla bir ya da iki kez seks yapıyorsunuz.

    Yukarıdaki belirtilerden biri veya daha fazlası varsa, cinsel istek kaybı yaşıyorsunuz demektir.. Libido kaybı ile ilgili mutlu değilseniz, yerleşik hale gelmeden önce bunu aşmak en iyisidir.

    1- Cinsel yaşamınızı egzersiz ile artırın 
    Koşu, yürüyüş, yüzme veya zevk alabileceğiniz herhangi bir fiziksel aktivite. Egzersiz yaparken, kendinizi biraz fazla zorlayın. Bunu başarırsanız canlılık duygusunu hissedersiniz. Bu fiziksel güven sizi, cinsel güven içine taşıyacak. Seks ve egzersiz de stresi azaltmak, rahat ve mutlu olmanıza yardımcı olacaktır. Egzersiz aynı zamanda cinsel isteği artırmaya yardımcı olur. Egzersiz, sağlıklı bir diyet ve yeterli uyku ile birlikte, cinsel dürtüyü artırabilir.

    2- Seks her zaman mükemmel değildir 
    Her cinsel karşılaşmanın mükemmel olması gerektiği gerçeğini bir kenara bırakın. Bu tür bir beklenti seks yaşamınızda performans düşüklüğüne ve hatta anksiyeteye bile yol açabilir. Dünya genelinde cinsel birlikteliğin %30 ile %40'ı karşılıklı olarak tatmin edici olabilir.

    3- Cinsel fantezilerle kendinizi şımartın 
    Eşinizle beraber deneyim kazanmak istiyorsanız, yeni erotik filmler, erotik kitaplar size arzu bakımından değişik bir potansiyel sunabilir. Hem siz hem de eşiniz fantezileriniz hakkında birbirinizle konuşun.

    4- Programlı seks
    Seks, son derece spontane olmalıdır. Sadece anın ısısı ile tabii ki harika olur. Ancak, gerçekte, her şey her zaman bu şekilde olmuyor.  Bazen işlerden, sorumluluklardan fırsat kalmıyor. Bunun için zaman ayıramıyorsanız en azından bir süre programlı bir şekilde cinsel birliktelik yaşayabilirsiniz.

    5- Fazla odaklanmak 
    Sadece genital değil onu diğer erojen bölgeler üzerinde yoğunlaşırken, performans ve basınç artışı zevk azaltabilir. Potansiyel zevk noktalarınızı keşfetmek ve cinsel uyarılma aşırı duyarlı olan bu alanlarda daha fazla zaman geçirmek için birbirinizin vücudunu keşfedin. Hedef odaklı, zevk odaklı olun.

    6- Çift olarak sosyalleşin
    Diğer insanlarla birlikte bir akşam yemeği partisine gitmek ya da onları evinize çağırmak size mutlu günlerinizi yeniden hatırlatacak ve kendinizi daha genç daha enerjik hissedeceksiniz. Ve hatta hiç tanımadığınız insanlarla sohbet ederken birbirinizi kıskanabilir ve yeniden arzu duymaya başlayabilirsiniz.

    7- Profesyonel yardım alın
    Libido kaybı söz konusu olduğunda, Seks ve evlilik uzmanları, yararlı olabilir. Rol oynayan olabilecek herhangi bir tıbbi koşullar olup olmadığını görmek için doktorunuza danışın. Libido kaybına neden olabilecek bir anti-depresan ilaçlar, alıyorsanız, doktorunuza danışarak bırakın ya da alternatifleri konuşun.

    8- İhtiyaçları hakkında konuşun 
    Cinsel yaşam geliştirmek için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri, eşiniz ile iyi iletişim kurmaktır.

    “20 yıldır denize giremediğini söyleyen hastalarım oldu”

    Kadın güzelliği ve doğurganlığının en önemli simgelerinden biri olan göğüsler için sağlıktan çok estetik kaygıların ön plandadır. Kusursuz kadın bedeni idealinin empoze edildiği günümüzde bu estetik kaygılar kadınların sosyal yaşam kalitelerine de doğrudan etkide bulunuyor.

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Tuncel, göğüs ölçüsündeki memnuniyetsizlikler sebebiyle kendisine gelen birçok hastanın sosyal yaşamında bu sorunlara bağlı sıkıntılar yaşadığını dile getiriyor. Göğüs ölçüsünün yaşama olan etkileriyse sorunun biçimine bağlı olarak farklılık gösteriyor.

    “20 yıldır denize giremediğini söyleyen hastalarım oldu”

    Küçük göğüslü kadınların kendilerine uygun giysi bulmak, karşı cinsle yakınlaşmada tedirginlik ve içine kapanıklık gibi çeşitli sorunlar yaşadığını söyleyen Tuncel, estetik müdahalenin ardından bu hastalarından sosyal yaşamlarına dair oldukça olumlu geri dönüşler aldığını belirtiyor. Büyük göğüslü kadınların sıkıntılarıysa daha farklı. İskelet sistemi rahatsızlıklarının yanı sıra, göğüslerini gizlemek için gösterdikleri çabanın, kadının duruşundan, konuşmasına ve varlığını ifade etmesine kadar birçok unsuru etkileyebildiğini söyleyen Tuncel’in aktardığı bir anekdotsa yaşanan sorunların boyutunu adeta gözler önüne serer nitelikte. 37 yaşında göğüs küçültme operasyonu için kendisine gelen bir hastası yaklaşık 20 yıldır dalga geçilme korkusuyla denize gidemediğini gözyaşları içinde anlatıyor. Operasyonun 1. yılının ardından elinde deniz fotoğraflarından oluşan bir albümle ziyaretine gelen hastanın Tuncel’e bir de sürprizi var, yaz tatilinde tanıştığı kişiyle evlilik davetiyesi…

    “Vücut yapısına uygun ölçü tercih edilmeli”

    Estetik cerrahi yöntemlerinin gelişmesiyle birlikte operasyona engel bir hastalığı olmayan herkesin meme estetiği yaptırabileceğini söyleyen Tuncel, kadınlara empoze edilen güzellik anlayışının gerçeği yansıtmadığını ve operasyon kararı alınmadan önce kadınların kendi bedenlerine karşı adaletli olmaları gerektiğini vurguluyor. Hastaların sorunsuz gerçekleşen bir operasyonun ardından 3 ile 7 gün arasında günlük yaşamlarına dönebildiğini belirten Tuncel, daha travmatik sonuçlarla karşılaşmamaları için kadınları kendi vücut yapılarına uygun ölçüyü tercih etmeleri konusunda uyarıyor.

    Son olarak göğüs ölçüsünde değişiklik yaptırmak isteyen kişilere öncelikle kan tetkikleri, mamografi veya meme ultrasonografisi öneren Op.Dr. Alper Tuncel ailesinde meme kanseri olan ya da risk grubunda yer alanların ise mutlaka düzenli muayene ve kontrol amaçlı tetkikler ile durumunu takip etmesini öneriyor.

    Göğüs ölçüsü yaşam kalitesini nasıl etkiliyor?

    Konu Saati  04:50  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    “20 yıldır denize giremediğini söyleyen hastalarım oldu”

    Kadın güzelliği ve doğurganlığının en önemli simgelerinden biri olan göğüsler için sağlıktan çok estetik kaygıların ön plandadır. Kusursuz kadın bedeni idealinin empoze edildiği günümüzde bu estetik kaygılar kadınların sosyal yaşam kalitelerine de doğrudan etkide bulunuyor.

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Tuncel, göğüs ölçüsündeki memnuniyetsizlikler sebebiyle kendisine gelen birçok hastanın sosyal yaşamında bu sorunlara bağlı sıkıntılar yaşadığını dile getiriyor. Göğüs ölçüsünün yaşama olan etkileriyse sorunun biçimine bağlı olarak farklılık gösteriyor.

    “20 yıldır denize giremediğini söyleyen hastalarım oldu”

    Küçük göğüslü kadınların kendilerine uygun giysi bulmak, karşı cinsle yakınlaşmada tedirginlik ve içine kapanıklık gibi çeşitli sorunlar yaşadığını söyleyen Tuncel, estetik müdahalenin ardından bu hastalarından sosyal yaşamlarına dair oldukça olumlu geri dönüşler aldığını belirtiyor. Büyük göğüslü kadınların sıkıntılarıysa daha farklı. İskelet sistemi rahatsızlıklarının yanı sıra, göğüslerini gizlemek için gösterdikleri çabanın, kadının duruşundan, konuşmasına ve varlığını ifade etmesine kadar birçok unsuru etkileyebildiğini söyleyen Tuncel’in aktardığı bir anekdotsa yaşanan sorunların boyutunu adeta gözler önüne serer nitelikte. 37 yaşında göğüs küçültme operasyonu için kendisine gelen bir hastası yaklaşık 20 yıldır dalga geçilme korkusuyla denize gidemediğini gözyaşları içinde anlatıyor. Operasyonun 1. yılının ardından elinde deniz fotoğraflarından oluşan bir albümle ziyaretine gelen hastanın Tuncel’e bir de sürprizi var, yaz tatilinde tanıştığı kişiyle evlilik davetiyesi…

    “Vücut yapısına uygun ölçü tercih edilmeli”

    Estetik cerrahi yöntemlerinin gelişmesiyle birlikte operasyona engel bir hastalığı olmayan herkesin meme estetiği yaptırabileceğini söyleyen Tuncel, kadınlara empoze edilen güzellik anlayışının gerçeği yansıtmadığını ve operasyon kararı alınmadan önce kadınların kendi bedenlerine karşı adaletli olmaları gerektiğini vurguluyor. Hastaların sorunsuz gerçekleşen bir operasyonun ardından 3 ile 7 gün arasında günlük yaşamlarına dönebildiğini belirten Tuncel, daha travmatik sonuçlarla karşılaşmamaları için kadınları kendi vücut yapılarına uygun ölçüyü tercih etmeleri konusunda uyarıyor.

    Son olarak göğüs ölçüsünde değişiklik yaptırmak isteyen kişilere öncelikle kan tetkikleri, mamografi veya meme ultrasonografisi öneren Op.Dr. Alper Tuncel ailesinde meme kanseri olan ya da risk grubunda yer alanların ise mutlaka düzenli muayene ve kontrol amaçlı tetkikler ile durumunu takip etmesini öneriyor.

    Son dönemde iyice artan ve toplumda infiale neden olan ‘cinsel istismar’ olayları; öfke kadar şaşkınlıkla da karşılandı. ‘Hiç ummadık’, ‘yapacak en son kişi’ diye düşünülen şahsiyetlerin adının ‘cinsel istismar’la anılması; ‘sapkın kişiliklerin’ toplumdaki her sosyal statüden çıkabileceğini gösterdi. 

    Medical Park Fatih Hastanesi’nden Klinik Psikolog Sinem Demir’e göre; cinsel dürtülerinin akıntısına kapılmış ve bunu duygu-düşünce-davranışlarında göstermekten kendini alıkoyamayan kişiler, genel olarak ‘sapkın kişilik’ olarak değerlendirilebilir. Psikolog Demir; ‘sapkın kişilikler’in analizini yaptı:  

    Aşırı Bastırılma Maskesi Takanlar: Sapkın kişilikleri anlamak her zaman kolay olmayabilir. Çünkü sapkınlıklarını maskelemek için, cinselliği çağrıştıran ‘her unsura’ abartılı tepki verebilirler. Örneğin; sapkın bir kişilik, bir okulda görevli olabilir ve ilkokul çağındaki kız çocukların eteklerinin ne kadar kısa olduğu, saçlarının-tokalarının gösterişli olduğu konularında ‘abartılı’ bir tepkisellik sergileyebilir. Bu kişi büyük olasılıkla, kız çocuklarının vücutlarından uyarılma endişesiyle, cinsel duygularını bastırmak için aşırı çaba sarf ediyordur. Aşırı bastırmanın altında cinsel patlamalar yatar; bu patlamalar, bastırmayla kontrol altına alınmaya çalışılır, ancak bir şekilde yeniden patlar.

    Fiziksel Şiddete Başvuranlar: Sapkınlıkları zor anlaşılabilecek bir diğer grup, açık bir şekilde şiddete başvuranlardır. Ergenlik dönemine yaklaşan kızını sürekli döven bir babanın, bu şiddet davranışının, cinsel boyutu da vardır: Sistematik (tekrarlayan) şiddet uygulayan kişiler; genellikle bu dayaklarla hem cinsel bir uyarılmayı bastırmaya çalışırlar, hem dayak atma esnasında cinsel haz alırlar. Bu nedenle, sıklıkla şiddete başvuran ailelerde/kurumlarda, cinsel bir istismardan da söz edilebilir.

    Sürekli Cinsel Konulardan Söz Edenler: Konuştukları konu ne olursa olsun, o konu eninde sonunda cinselliğe kayar. Cinsel konulara aşırı tepki, ardından gelen ‘çiğ’ konular (kendi cinselliğinden bahsediverme, cinsellik içeren bir tabir kullanma, ) birbirini izler. Bir yandan bu kontrolsüzlükle başa çıkmaya çalışır, ama sapkınlık kemikleşmiş ise, bu başa çıkma gayreti her zaman başarısızlıkla sonuçlanır. Karşılarındaki kişinin bu konuları açmak istememesi, rahatsız olduğunu ifade etmesi, sapkın bir kişilik için engelleyici değil, motive edici etki yaratır. Karşısındaki kişilerin öfkesi-şaşkınlığı-mide bulantısı ifadesi, tam da onun temel sorununa hizmet eder: ‘Bakın benim cinsel yeterliliğim varmış ki karşımdakinde etki yarattım!’ Sapkın kişi temelde, kendisine sürekli bu kuşkusunu ispatlamaya çalışır.

    Sapkınlığı Yaratan Koşullar

    Sapkınlığa veya cinsellikte ani patlamalara yol açan durumların çoğunda; cinsellik konusunda bilgisizlik, cinsel konularla uygunsuz-travmatik yollarla tanışma, kendi ailesinde cinselliğin ya aşırı tabu olması ya da cinsellik konusunda sınırların olmaması yatar.

    Çocukları Cinsel Obje Yapmak

    Çok küçük yaşlardan itibaren, kız olduğu için giyimine kuşamına dikkat etmesi, erkek çocuklara yanaşmaması uyarısını alan, oje sürdüğü için dayak yiyen bir kız çocuğuna şu mesaj gider: “Kendine dikkat etmezsen, erkekleri cinsel olarak uyarabilirsin, bunun sorumlusu da sen olursun!”
    Madalyonun daha açık görünen yüzünde ise çocukların doğrudan cinsel obje olarak sunulduğu durumlar vardır: Gece çalışmalarında yetişkin kıyafetleri-makyajı ile dans ettirilmeleri, çocuk ‘güzellik’ yarışmalarında yine yetişkin kıyafetleri-makyaj ile beğeniye sunulmaları…

    Erkek Çocukları Doğru Eğitin!

    Erkek çocuklar cephesinde, anne-baba veya başka yakın akrabalar tarafından ‘erkekliğe’ ilişkin yanlış bilgiler verildiğine tanık oluruz: ‘Hadi oğlum ablaların bacaklarını elle’, ‘Benim oğlum büyüyünce çok canlar yakacak’… Komik ve masum gibi görünen bu cümleler, küçük erkeğin kadına bakışının, büyük kadın ve erkekler tarafından nasıl çarpık bir şekilde yerleştirilebileceğine küçük örnekler...
    Küçük çocuklara, kaldırabileceklerinden daha fazla sorumluluk vererek onlara ‘kendini aşırı derecede kontrol et/kendini kontrol etmene gerek yok’ mesajı veren her tutum, normalden ‘sapma’dır ve sapkınlığa gitme potansiyeli vardır.

    Sapkın Kişilikler Yanıbaşınızda Olabilir

    Konu Saati  04:50  |  in  Ruh Sağlığı  |  Devamı»

    Son dönemde iyice artan ve toplumda infiale neden olan ‘cinsel istismar’ olayları; öfke kadar şaşkınlıkla da karşılandı. ‘Hiç ummadık’, ‘yapacak en son kişi’ diye düşünülen şahsiyetlerin adının ‘cinsel istismar’la anılması; ‘sapkın kişiliklerin’ toplumdaki her sosyal statüden çıkabileceğini gösterdi. 

    Medical Park Fatih Hastanesi’nden Klinik Psikolog Sinem Demir’e göre; cinsel dürtülerinin akıntısına kapılmış ve bunu duygu-düşünce-davranışlarında göstermekten kendini alıkoyamayan kişiler, genel olarak ‘sapkın kişilik’ olarak değerlendirilebilir. Psikolog Demir; ‘sapkın kişilikler’in analizini yaptı:  

    Aşırı Bastırılma Maskesi Takanlar: Sapkın kişilikleri anlamak her zaman kolay olmayabilir. Çünkü sapkınlıklarını maskelemek için, cinselliği çağrıştıran ‘her unsura’ abartılı tepki verebilirler. Örneğin; sapkın bir kişilik, bir okulda görevli olabilir ve ilkokul çağındaki kız çocukların eteklerinin ne kadar kısa olduğu, saçlarının-tokalarının gösterişli olduğu konularında ‘abartılı’ bir tepkisellik sergileyebilir. Bu kişi büyük olasılıkla, kız çocuklarının vücutlarından uyarılma endişesiyle, cinsel duygularını bastırmak için aşırı çaba sarf ediyordur. Aşırı bastırmanın altında cinsel patlamalar yatar; bu patlamalar, bastırmayla kontrol altına alınmaya çalışılır, ancak bir şekilde yeniden patlar.

    Fiziksel Şiddete Başvuranlar: Sapkınlıkları zor anlaşılabilecek bir diğer grup, açık bir şekilde şiddete başvuranlardır. Ergenlik dönemine yaklaşan kızını sürekli döven bir babanın, bu şiddet davranışının, cinsel boyutu da vardır: Sistematik (tekrarlayan) şiddet uygulayan kişiler; genellikle bu dayaklarla hem cinsel bir uyarılmayı bastırmaya çalışırlar, hem dayak atma esnasında cinsel haz alırlar. Bu nedenle, sıklıkla şiddete başvuran ailelerde/kurumlarda, cinsel bir istismardan da söz edilebilir.

    Sürekli Cinsel Konulardan Söz Edenler: Konuştukları konu ne olursa olsun, o konu eninde sonunda cinselliğe kayar. Cinsel konulara aşırı tepki, ardından gelen ‘çiğ’ konular (kendi cinselliğinden bahsediverme, cinsellik içeren bir tabir kullanma, ) birbirini izler. Bir yandan bu kontrolsüzlükle başa çıkmaya çalışır, ama sapkınlık kemikleşmiş ise, bu başa çıkma gayreti her zaman başarısızlıkla sonuçlanır. Karşılarındaki kişinin bu konuları açmak istememesi, rahatsız olduğunu ifade etmesi, sapkın bir kişilik için engelleyici değil, motive edici etki yaratır. Karşısındaki kişilerin öfkesi-şaşkınlığı-mide bulantısı ifadesi, tam da onun temel sorununa hizmet eder: ‘Bakın benim cinsel yeterliliğim varmış ki karşımdakinde etki yarattım!’ Sapkın kişi temelde, kendisine sürekli bu kuşkusunu ispatlamaya çalışır.

    Sapkınlığı Yaratan Koşullar

    Sapkınlığa veya cinsellikte ani patlamalara yol açan durumların çoğunda; cinsellik konusunda bilgisizlik, cinsel konularla uygunsuz-travmatik yollarla tanışma, kendi ailesinde cinselliğin ya aşırı tabu olması ya da cinsellik konusunda sınırların olmaması yatar.

    Çocukları Cinsel Obje Yapmak

    Çok küçük yaşlardan itibaren, kız olduğu için giyimine kuşamına dikkat etmesi, erkek çocuklara yanaşmaması uyarısını alan, oje sürdüğü için dayak yiyen bir kız çocuğuna şu mesaj gider: “Kendine dikkat etmezsen, erkekleri cinsel olarak uyarabilirsin, bunun sorumlusu da sen olursun!”
    Madalyonun daha açık görünen yüzünde ise çocukların doğrudan cinsel obje olarak sunulduğu durumlar vardır: Gece çalışmalarında yetişkin kıyafetleri-makyajı ile dans ettirilmeleri, çocuk ‘güzellik’ yarışmalarında yine yetişkin kıyafetleri-makyaj ile beğeniye sunulmaları…

    Erkek Çocukları Doğru Eğitin!

    Erkek çocuklar cephesinde, anne-baba veya başka yakın akrabalar tarafından ‘erkekliğe’ ilişkin yanlış bilgiler verildiğine tanık oluruz: ‘Hadi oğlum ablaların bacaklarını elle’, ‘Benim oğlum büyüyünce çok canlar yakacak’… Komik ve masum gibi görünen bu cümleler, küçük erkeğin kadına bakışının, büyük kadın ve erkekler tarafından nasıl çarpık bir şekilde yerleştirilebileceğine küçük örnekler...
    Küçük çocuklara, kaldırabileceklerinden daha fazla sorumluluk vererek onlara ‘kendini aşırı derecede kontrol et/kendini kontrol etmene gerek yok’ mesajı veren her tutum, normalden ‘sapma’dır ve sapkınlığa gitme potansiyeli vardır.

    Onu izleyin, vücut dili size olan alakası hakkında fazlaca ipuçları verecektir.

    Seviyor, sevmiyordan önce yani sevgisini sorgulamadan önce asıl bilmemiz gereken bizimle ilgilenip, ilgilenmediğidir. Bunu çok merak ediyorsunuz fakat söylediklerinden Hiçbir şey anlamıyorsunuz. Onu izleyin, vücut dili size olan alakası hakkında fazlaca ipuçları verecektir.

    Kaşlarını kaldırıyor! 
    İnsan davranışları hakkında araştırma yapanlar, erkeklerin sevdikleri bir şey gördükleri zaman kaşlarını kaldırdıklarını söylüyorlar. Kaşlarını kaldırdıkları zaman gözleri daha büyük gözükür  ve ışığın da yansımasıyla daha çekici görünürler. Bu saniyelik bir hareket değildir, siz farkedene kadar dakikalarda sürebilir.

    Önüne eğiliyor! 
    Sizinle ilgilenip, ilgilenmediğini öğrenmek için davranışlarını izlerken buna özellikle dikkat edin. Yanınızdayken davranışlarına özellikle çok dikkat edin. Kelimeler dudaklarından dökülmeden önce çoktan davranışlarına yansımış olabilir. Karşılıklı oturuyorsunuz ya da yan yana duruyorsunuz, eğer sürekli size sırtını dönüyor, sandalyesiyle oyunuyorsa kesinlikle sizden hoşlanmak bir yana kardeşi gibi görüyordur. Zamanınızı boşuna harcamayın.

    Açık beden! 
    Eğer bir kadın bacak, bacak üzerine atıyorsa buradan çok bir anlam çıkmaz. Fakat bunu bir erkek yapıyorsa size açılmak istemiyor olabilir. Kollarını önünde bağlaması da kendini kapatması anlamına gelir. Yanınızdayken ne kadar rahat davrandığına bakın. Sizinle ilgilendiğini anlamak için yanınızda bir süre kalıp ortama alıştıktan sonra ne kadar kendini açtığına ve rahat davrandığına bakın.

    Sizin için iyi görünmeye çalışıyor! 
    Sizinle ilgileniyorsa, sizin için iyi gürünmeye çalışacaktır. Peki siz bunu nereden anlayacaksınız? Yanınızdayken sürekli saçınız düzeltmesinden, üzerine başına çeki düzen vermesinden tabiiki.

    Size baktığını çok belli ediyor! 
    Size baktığını çok belli ediyor çünkü baktığı şeyden keyif alıyor. Kendinizi yeni keşfedilen bir ada gibi hissedebilirsiniz. Çünkü her 5 dakikada bir sizi baştan aşağıya süzecek ve bunu gizlemeyecek.

    Yüzüne dokunuyor! 
    Yüzüne, kulaklarına veya çenesine dokunuyorsa, sizinle ilgilendiğini düşünmeniz için iyi bir sebebiniz var. Uzmanlara göre erkekler heyecanlı ve gergin olduklarında ciltlerine bir kereden daha fazla dokunuyorlar.

    Size dokunmak istiyor! 
    Bir şey anlatırken, size doğru eğilir bir şekilde temasta bulunur.

    Size bir şey ödünç vermeye çalışıyor! 
    Centilmen her erkek yanında üşüyen bir kadın olduğu zaman mutlaka ceketini ödünç verir. Fakat geri vermenize rağmen almamakta hoşlanıyorsa hanımlar kesinlikle sizinle ilgileniyor. Bu centilmen davranışı yüzünden sadece iyi anılmayacak aynı zamanda sizinle bir daha buluşmak için iyi bir bahanesi olacak.

    Sizden hoşlanıyor mu? Vücut dilini izleyin!

    Konu Saati  04:49  |  in  Yaşam  |  Devamı»

    Onu izleyin, vücut dili size olan alakası hakkında fazlaca ipuçları verecektir.

    Seviyor, sevmiyordan önce yani sevgisini sorgulamadan önce asıl bilmemiz gereken bizimle ilgilenip, ilgilenmediğidir. Bunu çok merak ediyorsunuz fakat söylediklerinden Hiçbir şey anlamıyorsunuz. Onu izleyin, vücut dili size olan alakası hakkında fazlaca ipuçları verecektir.

    Kaşlarını kaldırıyor! 
    İnsan davranışları hakkında araştırma yapanlar, erkeklerin sevdikleri bir şey gördükleri zaman kaşlarını kaldırdıklarını söylüyorlar. Kaşlarını kaldırdıkları zaman gözleri daha büyük gözükür  ve ışığın da yansımasıyla daha çekici görünürler. Bu saniyelik bir hareket değildir, siz farkedene kadar dakikalarda sürebilir.

    Önüne eğiliyor! 
    Sizinle ilgilenip, ilgilenmediğini öğrenmek için davranışlarını izlerken buna özellikle dikkat edin. Yanınızdayken davranışlarına özellikle çok dikkat edin. Kelimeler dudaklarından dökülmeden önce çoktan davranışlarına yansımış olabilir. Karşılıklı oturuyorsunuz ya da yan yana duruyorsunuz, eğer sürekli size sırtını dönüyor, sandalyesiyle oyunuyorsa kesinlikle sizden hoşlanmak bir yana kardeşi gibi görüyordur. Zamanınızı boşuna harcamayın.

    Açık beden! 
    Eğer bir kadın bacak, bacak üzerine atıyorsa buradan çok bir anlam çıkmaz. Fakat bunu bir erkek yapıyorsa size açılmak istemiyor olabilir. Kollarını önünde bağlaması da kendini kapatması anlamına gelir. Yanınızdayken ne kadar rahat davrandığına bakın. Sizinle ilgilendiğini anlamak için yanınızda bir süre kalıp ortama alıştıktan sonra ne kadar kendini açtığına ve rahat davrandığına bakın.

    Sizin için iyi görünmeye çalışıyor! 
    Sizinle ilgileniyorsa, sizin için iyi gürünmeye çalışacaktır. Peki siz bunu nereden anlayacaksınız? Yanınızdayken sürekli saçınız düzeltmesinden, üzerine başına çeki düzen vermesinden tabiiki.

    Size baktığını çok belli ediyor! 
    Size baktığını çok belli ediyor çünkü baktığı şeyden keyif alıyor. Kendinizi yeni keşfedilen bir ada gibi hissedebilirsiniz. Çünkü her 5 dakikada bir sizi baştan aşağıya süzecek ve bunu gizlemeyecek.

    Yüzüne dokunuyor! 
    Yüzüne, kulaklarına veya çenesine dokunuyorsa, sizinle ilgilendiğini düşünmeniz için iyi bir sebebiniz var. Uzmanlara göre erkekler heyecanlı ve gergin olduklarında ciltlerine bir kereden daha fazla dokunuyorlar.

    Size dokunmak istiyor! 
    Bir şey anlatırken, size doğru eğilir bir şekilde temasta bulunur.

    Size bir şey ödünç vermeye çalışıyor! 
    Centilmen her erkek yanında üşüyen bir kadın olduğu zaman mutlaka ceketini ödünç verir. Fakat geri vermenize rağmen almamakta hoşlanıyorsa hanımlar kesinlikle sizinle ilgileniyor. Bu centilmen davranışı yüzünden sadece iyi anılmayacak aynı zamanda sizinle bir daha buluşmak için iyi bir bahanesi olacak.

    Evlilikle ilgili yapılan tartışmaların sonu gelmiyor. Bir taraf evliliğin hayata olumsuz etkilerinden bahsetse de araştırmalar aslında evliliğin hayat kurtardığını ortaya koyuyor. 

    Evliliğin hem kalp sağlığı yönünden, hem de kalp krizine bağlı ölümleri azaltması açısından kalbe iyi geldiği söyleyen Liv HOSPITAL Kalp Sağlığı Kliniği’nden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi evliliğin yararlarından bahsetti.

    Evlilik hem kadında hem de erkeklerde kalp krizi riskini azaltıyor. Daha önce yayınlanmış bazı çalışmalarda, evliliğin kalp hastalıkları yönünden riski azaltıcı etkisi gösterilmişti ama bunlar daha çok erkek hastalar üzerine yoğunlaşmıştı. ‘Europan Journal of Preventive Cardiology’ de yayınlanan yeni araştırmaya göre hem kadın hem de erkeğin akut koroner olaya bağlı bir kalp krizi ve ölüm olasılığının belirli oranda azaldığı ortaya çıktı.

    Bekarlık sultanlık değilmiş
    Finlandiya’da yapılan bu araştırmaya göre her iki cinsiyette ve tüm yaş gruplarında, evli olanlarda akut koroner olaya bağlı bir kalp krizi ve ölüm olasılığının belirgin olarak azaldığı vurgulanıyor. Özellikle orta yaşlı evli ve birlikte yaşayan çiftlerde akut olaydan sonraki süreç çok daha olumlu seyrediyor. Araştırmada 1993 ile 2002 arasında kalp krizi geçirmiş 15.300 hasta incelendi. Bu hastalardan 7.700’ü ilk 28 gün içinde hayatını kaybetti. Bekar olan erkeklerde kalp krizi gelişme ihtimali evli olanlara göre yüzde 58-66 daha yüksek bulundu. Kadınlarda da bu oran yüzde 60-65 daha yüksek saptandı.

    Kalp krizine bağlı ölüm oranlarının ise bekar olanlarda çok daha yüksek olduğu gözlendi. Bekar erkeklerde kalbe bağlı ölüm oranı evli erkeklere göre yüzde 60-68 daha yüksek saptanırken bekar kadınlarda bu oran yüzde 71 daha fazlaydı. Bekarlığın sultanlık olmadığını bu çalışmayı referans göstererek vurgulamak yanlış olmaz. Sağlıklı bir kalp için önce kalbi sevgi ve aşkla dolduracak bir eş bulmak önemli.

    İşte nedenler
    • Yalnız yaşayan insanın yemek alışkanlıkları ve hayat düzeni sağlıklı olmaz. Ayrıca günün getirdiği zorlukları da paylaşacağı bir eşi olmaması nedeniyle hayatın yükünü tek başına omuzlar.

    • Birlikte yaşayan çiftler birbirlerine özen gösteriyorlarsa, hem yemek alışkanlıkları daha sağlıklı olur, hem de bir hastalık ile karşı karşıya kaldıklarında daha titiz bir bakım sağlanır.

    Kardiyoloji Uzmanı
    Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu
    • Çiftler el ele yürüyüşlere de çıkıyor, günlük egzersizlerini yapabiliyorlarsa sonuçlar kalp sağlığı yönünden daha da başarılı olur. Sağlıklı bir kalp için mutlu ve sevgi dolu bir evlilik artık reçetelerimize yazılabilir.

    • Bekar insanların sosyo-ekonomik düzeyi daha düşük olabilir.

    • Evli insanların ekonomik düzeyi daha iyi, daha sağlıklı yaşıyorlar, sosyal çevreleri var ve destek alma ihtimalleri daha yüksek.

    • Evli çiftlerin ambulans çağırmaları daha kolay oluyor. Evli insanların hem hastane hem de eve çıktıktan sonraki süreçlerinde bakım ve tedavileri daha başarılı oluyor. Bekar veya yalnız yaşayanların sağlıkları ile takipleri yetersiz kalabiliyor. Günlük ilaç takibi, kolesterol düşürücü veya tansiyon ilaçların düzenli alımı aksayabiliyor.

    Evlilik kalbe iyi geliyor

    Konu Saati  04:49  |  in  sağlık  |  Devamı»

    Evlilikle ilgili yapılan tartışmaların sonu gelmiyor. Bir taraf evliliğin hayata olumsuz etkilerinden bahsetse de araştırmalar aslında evliliğin hayat kurtardığını ortaya koyuyor. 

    Evliliğin hem kalp sağlığı yönünden, hem de kalp krizine bağlı ölümleri azaltması açısından kalbe iyi geldiği söyleyen Liv HOSPITAL Kalp Sağlığı Kliniği’nden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi evliliğin yararlarından bahsetti.

    Evlilik hem kadında hem de erkeklerde kalp krizi riskini azaltıyor. Daha önce yayınlanmış bazı çalışmalarda, evliliğin kalp hastalıkları yönünden riski azaltıcı etkisi gösterilmişti ama bunlar daha çok erkek hastalar üzerine yoğunlaşmıştı. ‘Europan Journal of Preventive Cardiology’ de yayınlanan yeni araştırmaya göre hem kadın hem de erkeğin akut koroner olaya bağlı bir kalp krizi ve ölüm olasılığının belirli oranda azaldığı ortaya çıktı.

    Bekarlık sultanlık değilmiş
    Finlandiya’da yapılan bu araştırmaya göre her iki cinsiyette ve tüm yaş gruplarında, evli olanlarda akut koroner olaya bağlı bir kalp krizi ve ölüm olasılığının belirgin olarak azaldığı vurgulanıyor. Özellikle orta yaşlı evli ve birlikte yaşayan çiftlerde akut olaydan sonraki süreç çok daha olumlu seyrediyor. Araştırmada 1993 ile 2002 arasında kalp krizi geçirmiş 15.300 hasta incelendi. Bu hastalardan 7.700’ü ilk 28 gün içinde hayatını kaybetti. Bekar olan erkeklerde kalp krizi gelişme ihtimali evli olanlara göre yüzde 58-66 daha yüksek bulundu. Kadınlarda da bu oran yüzde 60-65 daha yüksek saptandı.

    Kalp krizine bağlı ölüm oranlarının ise bekar olanlarda çok daha yüksek olduğu gözlendi. Bekar erkeklerde kalbe bağlı ölüm oranı evli erkeklere göre yüzde 60-68 daha yüksek saptanırken bekar kadınlarda bu oran yüzde 71 daha fazlaydı. Bekarlığın sultanlık olmadığını bu çalışmayı referans göstererek vurgulamak yanlış olmaz. Sağlıklı bir kalp için önce kalbi sevgi ve aşkla dolduracak bir eş bulmak önemli.

    İşte nedenler
    • Yalnız yaşayan insanın yemek alışkanlıkları ve hayat düzeni sağlıklı olmaz. Ayrıca günün getirdiği zorlukları da paylaşacağı bir eşi olmaması nedeniyle hayatın yükünü tek başına omuzlar.

    • Birlikte yaşayan çiftler birbirlerine özen gösteriyorlarsa, hem yemek alışkanlıkları daha sağlıklı olur, hem de bir hastalık ile karşı karşıya kaldıklarında daha titiz bir bakım sağlanır.

    Kardiyoloji Uzmanı
    Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu
    • Çiftler el ele yürüyüşlere de çıkıyor, günlük egzersizlerini yapabiliyorlarsa sonuçlar kalp sağlığı yönünden daha da başarılı olur. Sağlıklı bir kalp için mutlu ve sevgi dolu bir evlilik artık reçetelerimize yazılabilir.

    • Bekar insanların sosyo-ekonomik düzeyi daha düşük olabilir.

    • Evli insanların ekonomik düzeyi daha iyi, daha sağlıklı yaşıyorlar, sosyal çevreleri var ve destek alma ihtimalleri daha yüksek.

    • Evli çiftlerin ambulans çağırmaları daha kolay oluyor. Evli insanların hem hastane hem de eve çıktıktan sonraki süreçlerinde bakım ve tedavileri daha başarılı oluyor. Bekar veya yalnız yaşayanların sağlıkları ile takipleri yetersiz kalabiliyor. Günlük ilaç takibi, kolesterol düşürücü veya tansiyon ilaçların düzenli alımı aksayabiliyor.

    Etiketler

    Hakkımızda-Gizlilik-İletişim
    Copyright © 2013 Develi Kayseri. by Her Telden
    By Seven Blogcu.
    back to top